DSWS : DSWS/TR : Bildiriler
DSWS/SEP Londra toplantısı: "İşçi sınıfının kendi uluslararası stratejisine ihtiyacı var"
DSWS muhabiri
26 Haziran 2003
22 Haziran'da Dünya Sosyalist Web Sitesi ve
Britanya'nın Sosyalist Eşitlik Partisi (SEP) Irak
savaşının derslerini ve Avrupa işçi sınıfının
görevlerini tartışmak üzere Londra'da halka açık bir
toplantı düzenledi.
Açılış
konuşmasını yapan DSWS Yazı Kurulu üyesi ve
Almanya'nın Sosyalist Eşitlik Partisi'nin (Partei fur Soziale
Gleichheit) yöneticilerinden Peter Schwarz, Irak savaşının uluslararası
siyasette bir dönüm noktası oluşturduğunu vurguladı.
Schwarz, "Savaş sonrası dönemin eski
siyasi mekanizmaları ve kurumları Amerikan dış
politikasının yeni yönelişi tarafından ezilip geçildi."
dedi. "Bu sadece uluslararası ilişkiler için değil fakat ulusal
koşullar için de geçerlidir. Herhangi bir ülkede bundan etkilenmemiş
bir toplumsal ya da siyasi yapı bulmak çok zordur."
Bu durum kendisini Jean-Pierre Raffarin'in
sağcı hükümetinin emeklilik reformu planına karşı
milyonlarca işçinin greve gittiği ve gösterilere
katıldığı Fransa'da yaşanan son olaylarda
göstermektedir.
Schwarz, "Bu hareketin iki dikkate değer
yanı var" dedi. "Hareketin azimliliği, büyüklüğü ve
kararlılığı-hükümet parlamentoda büyük bir çoğunluğu
elinde tutmasına rağmen büyük ölçüde yalıtılmış
durumda-ve hareketin başarıya ulaşması açısından
vazgeçilmez olan siyasi perspektif ve önderliğin bulunmaması. Soldaki
bütün siyasi eğilimler ve bütün sendikalar ya harekete açıkça
karşı çıkarak onu sabote ettiler ya da çıkmaz sokaklara yönelttiler.
Sonuçta işçiler hiçbir şey elde edemedi."
Sendikalar, Sosyalist ve Komünist parti ve
radikal solun partilerinin oynadığı rolü
ayrıntılı olarak ele aldıktan sonra Schwarz şu sonucu
çıkardı:
"Son Fransa deneyiminden bir dizi ders
çıkartılmalıdır. Birincisi eski mücadele biçimleri ve eski
reformist partiler ve sendikalar kendilerini fazlasıyla tüketmiş
durumdadırlar. Son 50 yıl boyunca esas olarak sendikal biçim
almış olan sınıf mücadelesi, şimdi artık siyasi bir
biçim almalıdır (yani doğrudan burjuva düzenini ve onun toplum
üzerindeki denetimini hedeflemelidir).
"İkincisi Fransa'da bırakın tek
başına bu sorumluluğu üstlenmeyi, bu sorunu orataya koyacak tek
bir siyasi ya da toplumsal örgütlenme bulunmamaktadır. Ancak emeklilik
haklarını ya da diğer toplumsal kazanımları korumak
için burjuva düzenine meydan okuyan ve işçi sınıfının
çıkarlarını savunan bir hükümet kurmaktan başka bir yol
kesinlikle yoktur. Bu kolay bir görev değildir, ne de buna bir gecede
ulaşılabilir. Bu görev yeni bağımsız bir siyasi
partinin inşasını gerektirir. Bu sorun açıkça ortaya
konulmadığı sürece, hiçbir zaman çözülemeyecektir.
"Böyle bir parti - ki bu üçüncü sonuçtur -
mevcut siyasi örgütlerden temel olarak farklı bir stratejiye ihtiyaç
duyar. Emeklilik sorununun Fransa'nın sınırları içinde
çözülebileceği düşüncesi saçmadır. Benzer saldırılar
Avrupa'nın ve dünyanın dört bir yanında uygulanıyor.
Fransız işçiler sadece Raffarin ve Chirac'la karşı
karşıya değiller; onların arkasında işverenler
örgütü Medef, Avrupa Birliği ve uluslararası finans kapital var.
Raffarin geri adım atacak olsa bile, Fransa derhal uluslararası pazarlar
tarafından cezalandırılacaktır.
"Üretimin küreselleşmesi taviz
politikalarının ve sınıf uzlaşmasının
altını uzun bir süredir oyuyor. Irak savaşı ve Avrupa ile
Amerika arasındaki şiddetli çelişki şimdilerde bu süreci
son derece hızlandırmış durumda. ABD emperyalizmi bütün
dünya ekonomisini serbest piyasanın en çıplak ve acımasız
biçimleri temelinde yeniden şekillendirmeye çalışıyor.
"Fransız ve
Alman hükümetleri ABD'nin savaş yönelişine teslim oldular. Irak
savaşını gecikmeli olarak onayladılar ve şimdi Amerika
ile rekabet etmeye çalışıyorlar: ekonomik olarak
Amerika'nın toplumsal koşullarını Avrupa'ya getirerek,
askeri olarak sömürgeci müdahale için kendi güçlerini inşa ederek.
"Bu koşullar altında emeklilik
haklarının ve sosyal kazanımların savunulması emperyalizme
ve savaşa karşı mücadele ile çakışıyor.
İşçi sınıfının bu tehlikelerle kendi ulusal
kabuğuna çekilerek baş edemeyeceği açıktır.
İşçi sınıfı kendi uluslararası stratejisine
ihtiyaç duymaktadır.
"Bu stratejinin ana unsurlarından biri
Avrupa Birleşik Sosyalist Devletleri için mücadeledir. Tek Pazar, Avrupa
Birliği ve ortak para birimi euro ekonomik olarak kıtayı
bütünleştirmiş ve dahili sınırların birçoğunu
ortadan kaldırmıştır. Ancak Avrupa burjuvazisi ne
kıtayı uyumlu bir biçimde birleştirmeye, ne de ABD'nin meydan
okumasına tepki göstermeye muktedirdir.
"Biz eşitlik, demokrasi ve sosyalizm
temelinde birleşmiş bir Avrupa inşa etmeyi amaçlıyoruz. Biz
bütün insanların -milliyet, renk ya da dinine bakmaksızın yerli
halkın ya da göçmenlerin, biz ekonomik yaşamın sosyalist bir
temel üzerinde yeniden yapılanmasından yanayız.
"Sosyalist bir Avrupa ABD emperyalizmine
karşı güçlü bir ağırlık oluşturacaktır.
Bizim savaşa karşı cevabımız silahsızlanma
değil, fakat uluslararası işçi sınıfının ABD
emperyalizmine karşı harekete geçirilmesidir. Bu
anti-Amerikancılık değildir. Aslında, böyle bir politika
ABD işçi sınıfı için güçlü bir çekim noktası
olacaktır. Biz Amerikan işçilerine Washington'da bir 'rejim
değişikliği' tasarımında yardımcı olmak
istiyoruz."
Bu konuşmayı Fransa'daki grev ve
artan toplumsal krizle ilgili olarak Britanya basınının ve
Blair'in İşçi Partisi hükümetinin
sığınmacıları günah keçisi haline getirme
çabaları üzerine yapılan güzel bir tartışma izledi.
Sayfanın başı
Okuyucularımız: DSWS yorumlarınızı bekliyor. Lütfen e-posta gönderin.
Telif Hakkı 1998-2008
Dünya Sosyalist Web Sitesi
Bütün hakları saklıdır
|