World Socialist Web Site


Bugün Yeni
Olanlar

Haber ve Analiz
Tarih
Sanat Eleştirisi
Polemikler
Bilim
Bildiriler
Röportajlar
Okur Mektupları

Arşiv

DSWS Hakkında
DEUK Hakkında
Yardım

DİĞER DİLLER
İngilizce

Almanca
Fransızca
İtalyanca
İspanyolca
Portekizce
Lehçe
Çekce
Rusça
Sırp-Hırvat dili
Endonezyaca
Singalaca
Tamilce


ANA BAŞLIKLAR

Bush, Türkiye’ye Irak’ta PKK’ya saldırması için yeşil ışık yaktı
Türk-Kürt çatışmasındaki tarihsel ve siyasi sorunlar

Asya’da tsunami: neden hiçbir uyarı yapılmadı

Mehring Books’tan yeni bir kitap: Amerikan Demokrasisinin Krizi: 2000 ve 2004 Başkanlık seçimleri

Livio Maitan (1923-2004):
eleştirel bir değerlendirme

  DSWS : DSWS/TR : Bildiriler

DSWS/SEP Londra toplantısı: "İşçi sınıfının kendi uluslararası stratejisine ihtiyacı var"

DSWS muhabiri
26 Haziran 2003

22 Haziran'da Dünya Sosyalist Web Sitesi ve Britanya'nın Sosyalist Eşitlik Partisi (SEP) Irak savaşının derslerini ve Avrupa işçi sınıfının görevlerini tartışmak üzere Londra'da halka açık bir toplantı düzenledi.

Açılış konuşmasını yapan DSWS Yazı Kurulu üyesi ve Almanya'nın Sosyalist Eşitlik Partisi'nin (Partei fur Soziale Gleichheit) yöneticilerinden Peter Schwarz, Irak savaşının uluslararası siyasette bir dönüm noktası oluşturduğunu vurguladı.

Schwarz, "Savaş sonrası dönemin eski siyasi mekanizmaları ve kurumları Amerikan dış politikasının yeni yönelişi tarafından ezilip geçildi." dedi. "Bu sadece uluslararası ilişkiler için değil fakat ulusal koşullar için de geçerlidir. Herhangi bir ülkede bundan etkilenmemiş bir toplumsal ya da siyasi yapı bulmak çok zordur."

Bu durum kendisini Jean-Pierre Raffarin'in sağcı hükümetinin emeklilik reformu planına karşı milyonlarca işçinin greve gittiği ve gösterilere katıldığı Fransa'da yaşanan son olaylarda göstermektedir.

Schwarz, "Bu hareketin iki dikkate değer yanı var" dedi. "Hareketin azimliliği, büyüklüğü ve kararlılığı-hükümet parlamentoda büyük bir çoğunluğu elinde tutmasına rağmen büyük ölçüde yalıtılmış durumda-ve hareketin başarıya ulaşması açısından vazgeçilmez olan siyasi perspektif ve önderliğin bulunmaması. Soldaki bütün siyasi eğilimler ve bütün sendikalar ya harekete açıkça karşı çıkarak onu sabote ettiler ya da çıkmaz sokaklara yönelttiler. Sonuçta işçiler hiçbir şey elde edemedi."

Sendikalar, Sosyalist ve Komünist parti ve radikal solun partilerinin oynadığı rolü ayrıntılı olarak ele aldıktan sonra Schwarz şu sonucu çıkardı:

"Son Fransa deneyiminden bir dizi ders çıkartılmalıdır. Birincisi eski mücadele biçimleri ve eski reformist partiler ve sendikalar kendilerini fazlasıyla tüketmiş durumdadırlar. Son 50 yıl boyunca esas olarak sendikal biçim almış olan sınıf mücadelesi, şimdi artık siyasi bir biçim almalıdır (yani doğrudan burjuva düzenini ve onun toplum üzerindeki denetimini hedeflemelidir).

"İkincisi Fransa'da bırakın tek başına bu sorumluluğu üstlenmeyi, bu sorunu orataya koyacak tek bir siyasi ya da toplumsal örgütlenme bulunmamaktadır. Ancak emeklilik haklarını ya da diğer toplumsal kazanımları korumak için burjuva düzenine meydan okuyan ve işçi sınıfının çıkarlarını savunan bir hükümet kurmaktan başka bir yol kesinlikle yoktur. Bu kolay bir görev değildir, ne de buna bir gecede ulaşılabilir. Bu görev yeni bağımsız bir siyasi partinin inşasını gerektirir. Bu sorun açıkça ortaya konulmadığı sürece, hiçbir zaman çözülemeyecektir.

"Böyle bir parti - ki bu üçüncü sonuçtur - mevcut siyasi örgütlerden temel olarak farklı bir stratejiye ihtiyaç duyar. Emeklilik sorununun Fransa'nın sınırları içinde çözülebileceği düşüncesi saçmadır. Benzer saldırılar Avrupa'nın ve dünyanın dört bir yanında uygulanıyor. Fransız işçiler sadece Raffarin ve Chirac'la karşı karşıya değiller; onların arkasında işverenler örgütü Medef, Avrupa Birliği ve uluslararası finans kapital var. Raffarin geri adım atacak olsa bile, Fransa derhal uluslararası pazarlar tarafından cezalandırılacaktır.

"Üretimin küreselleşmesi taviz politikalarının ve sınıf uzlaşmasının altını uzun bir süredir oyuyor. Irak savaşı ve Avrupa ile Amerika arasındaki şiddetli çelişki şimdilerde bu süreci son derece hızlandırmış durumda. ABD emperyalizmi bütün dünya ekonomisini serbest piyasanın en çıplak ve acımasız biçimleri temelinde yeniden şekillendirmeye çalışıyor.

"Fransız ve Alman hükümetleri ABD'nin savaş yönelişine teslim oldular. Irak savaşını gecikmeli olarak onayladılar ve şimdi Amerika ile rekabet etmeye çalışıyorlar: ekonomik olarak Amerika'nın toplumsal koşullarını Avrupa'ya getirerek, askeri olarak sömürgeci müdahale için kendi güçlerini inşa ederek.

"Bu koşullar altında emeklilik haklarının ve sosyal kazanımların savunulması emperyalizme ve savaşa karşı mücadele ile çakışıyor. İşçi sınıfının bu tehlikelerle kendi ulusal kabuğuna çekilerek baş edemeyeceği açıktır. İşçi sınıfı kendi uluslararası stratejisine ihtiyaç duymaktadır.

"Bu stratejinin ana unsurlarından biri Avrupa Birleşik Sosyalist Devletleri için mücadeledir. Tek Pazar, Avrupa Birliği ve ortak para birimi euro ekonomik olarak kıtayı bütünleştirmiş ve dahili sınırların birçoğunu ortadan kaldırmıştır. Ancak Avrupa burjuvazisi ne kıtayı uyumlu bir biçimde birleştirmeye, ne de ABD'nin meydan okumasına tepki göstermeye muktedirdir.

"Biz eşitlik, demokrasi ve sosyalizm temelinde birleşmiş bir Avrupa inşa etmeyi amaçlıyoruz. Biz bütün insanların -milliyet, renk ya da dinine bakmaksızın yerli halkın ya da göçmenlerin, biz ekonomik yaşamın sosyalist bir temel üzerinde yeniden yapılanmasından yanayız.

"Sosyalist bir Avrupa ABD emperyalizmine karşı güçlü bir ağırlık oluşturacaktır. Bizim savaşa karşı cevabımız silahsızlanma değil, fakat uluslararası işçi sınıfının ABD emperyalizmine karşı harekete geçirilmesidir. Bu anti-Amerikancılık değildir. Aslında, böyle bir politika ABD işçi sınıfı için güçlü bir çekim noktası olacaktır. Biz Amerikan işçilerine Washington'da bir 'rejim değişikliği' tasarımında yardımcı olmak istiyoruz."

Bu konuşmayı Fransa'daki grev ve artan toplumsal krizle ilgili olarak Britanya basınının ve Blair'in İşçi Partisi hükümetinin sığınmacıları günah keçisi haline getirme çabaları üzerine yapılan güzel bir tartışma izledi.

 

Sayfanın başı

Okuyucularımız: DSWS yorumlarınızı bekliyor. Lütfen e-posta gönderin.



Telif Hakkı 1998-2008
Dünya Sosyalist Web Sitesi
Bütün hakları saklıdır