|
Tarih Sanat Eleştirisi Polemikler Bilim Bildiriler Röportajlar Okur Mektupları DSWS Hakkında DİĞER DİLLER ANA BAŞLIKLAR Asyada tsunami: neden hiçbir uyarı yapılmadı Mehring Bookstan yeni bir kitap: Amerikan Demokrasisinin Krizi: 2000 ve 2004 Başkanlık seçimleri |
DSWS : DSWS/TR : Haber ve Analiz : Bölgesel haberler : Avustralya
İşçi sınıfının uluslararası birliği içinDünya Sosyalist Web Sitesi ve Sosyalist Eşitlik Partisi 5-6 Temmuz 2003 tarihinde Avustralya'nın Sydney şehrinde "Irak Savaşı'nın Dersleri: uluslararası işçi sınıfının ilerleyeceği yol" başlıklı uluslararası bir konferans düzenledi. Aşağıda bu konferansta kabul edilen karar önergelerinin Türkçe çevirisini bulacaksınız. Bu konferans 14-16 Şubat 2003'te yaşanan küresel savaş karşıtı gösterilerin derin tarihsel öneme sahip olduğunu tekrar teyit eder. Bütün kıtalarda, 10 milyondan fazla insan, şehirlerde, kasabalarda ve köylerde, dünya tarihinde bir dönüm noktasına işaret eden savaşa karşı, uluslararası dayanışma göstermek üzere sokaklara döküldü. Bu kitlesel insan akımı, hem boyut hem de kapsam olarak, daha önce yaşanmış olanların çok ötesine geçti. Bu hareket, büyük ölçüde, eski siyasi partilerin ve örgütlerin çerçevesi dışında gelişti. Gösteriler sadece halk kitlelerinin Irak'ın işgaline yürekten karşı çıkışlarını ve ABD, Britanya ve Avustralya hükümetlerine duydukları kini ifade etmiyor, fakat aynı zamanda, sıradan insanlarda birleşmiş bir küresel mücadelenin parçası oldukları duygusunun gün geçtikçe geliştiğini de gösteriyordu. En temel düzeyde, emperyalizme karşı yeni bir uluslararası hareketin doğuşunu temsil etmekteydiler. Kitlesel hareketler geçici bir süre için hız kestiyse de, bunların nesnel önemi olduğu gibi duruyor. Kendisini bu gösterilere katılmak zorunda hisseden milyonların yüz yüze geldikleri en yaşamsal konu, protesto gösterilerinin savaşın çıkmasını önlemekte tek başına yeterli olmadığıdır. İnsanlar yeni bir siyasi perspektif benimsemenin ve emperyalizme karşı mücadeleyi yeni ve daha üst bir düzeye taşımanın gerekliliği ile karşı karşıyadırlar. Bu eşi görülmemiş gelişmenin ardında derin nesnel süreçler yatmaktadır. Geçtiğimiz 25 yılda, ulus-ötesi şirketlerin öncülüğünü yaptığı kapitalist üretimin küresel bütünleşmesi, uluslararası işçi sınıfının nesnel birliğini güçlendirdi. Bu süreç, korunan ve devlet tarafından düzenlenen piyasaları ve kapitalist hükümetlere reformlar için yapılan çağrıları temel alan bütün ulusal programları işe yaramaz hale getirdi. Aynı zamanda, sömürü ve toplumsal eşitsizliği yoğunlaştırarak gelişmiş ülkelerden "Üçüncü Dünya" ülkelerine varıncaya kadar bütün emekçi insanların gittikçe daha benzer koşullarla karşı karşıya kalmalarına yol açtı. Bu yolla, gittikçe daha fazla anti-kapitalist bir karakter kazanacak olan, büyük toplumsal mücadelelerin küresel koordinasyonu için, gerekli temel hazırlanmış oldu. İşçi sınıfı, kendisini giderek daha çok ulusal değil, uluslararası terimlerle tanımlayacak. Tıpkı on dokuzuncu yüzyılın sonunda, küresel bütünleşmenin ilk çağının, önde gelen emperyalist güçler arasında ortaya çıkan keskin çelişkilerin, 1914 ve 1945 arasındaki otuz yıllık bir süre içinde savaş, depresyon ve faşizmle sonuçlanması gibi, küreselleşmiş üretimin daha fazla gelişmesi pazarlar, doğal kaynaklar ve ucuz emek kaynaklarına yönelik yenilenmiş ve vahşi bir mücadeleyi başlattı. Kapitalizmin temel çelişkileri -dünya ekonomisi ile ulus devlet sistemi ve üretimin toplumsallaşması ile servetin özel mülkiyeti arasındaki çelişkiler- bir kez daha patlayıcı bir hal alarak, insanlığı felaketle tehdit etmeye başladı. Bu konferans emperyalizme ve savaşa karşı mücadelenin gerçek kitle temelini uluslararası işçi sınıfının oluşturabileceğini ve bu mücadelenin bilinçli bir uluslararası yöneliş ve perspektif gerektirdiğini teyit eder. Bu konferans işçileri ulusal, etnik, ırksal, cinsel ya da dini temellerde bölme girişimlerine karşı çıkar. Bu tür kimlik politikasının amacı, nesnel sınıf çıkarları karşısında ikincil ve siyasi olarak bütünüyle önemsiz olanı, yanlış bir biçimde öne çıkartarak işçi sınıfının birliğine zarar vermek ve onu zayıflatmaktadır. Bunun tam tersine, sosyalist enternasyonalizm, bütün ülkelerin işçilerinin en ilerici ve devrimci tarihsel eğilimlerine karşılık gelir ve bütün ülkelerin işçilerinin mücadelelerinin barış, toplumsal eşitlik ve adalet için ortak bir dünya perspektifi temelinde birleştirme kavgasını içerir. Irak savaşına karşı yapılan küresel eylemler, gelmekte olanın habercisidir. Bu eylemler savaşa kitlesel olarak karşı çıkış, derinleşen toplumsal eşitsizlik ve demokratik haklara yönelik artan saldırılarla atılım gösterecek olan işçi sınıfının bir sonraki büyük kalkışmasının, hızla uluslararası bir biçim alacağı anlamına gelmektedir. Bu konferans, önümüzde duran merkezi görevin, ortaya çıkmakta olan bu hareket içindeki perspektif krizini yenmek, siyasi sınıf bilincinin gelişimini desteklemek ve hareketin emperyalist savaşa karşı mücadele ile uluslararası sosyalizm için mücadele arasındaki zorunlu bağı anlamasına yardımcı olmak olduğunu kabul etmektedir.
Telif Hakkı 1998-2008 Dünya Sosyalist Web Sitesi Bütün hakları saklıdır |