|
Tarih Sanat Eleştirisi Polemikler Bilim Bildiriler Röportajlar Okur Mektupları DSWS Hakkında DİĞER DİLLER ANA BAŞLIKLAR Asyada tsunami: neden hiçbir uyarı yapılmadı Mehring Bookstan yeni bir kitap: Amerikan Demokrasisinin Krizi: 2000 ve 2004 Başkanlık seçimleri |
DSWS : DSWS/TR : Haber ve Analiz : Savaş haberleri : Irak
Türkiye Iraka asker gönderiyorJustus Leicht 15 Ekim 20037 Ekimde Türk parlamentosu Iraka asker göndermeye yeşil ışık yaktı. Hükümetteki ılımlı İslamcı AKPnin (Adalet ve Kalkınma Partisi) 358 milletvekili asker gönderme teskeresinin lehinde oy kullanırken, muhalefetteki CHPnin (Cumhuriyet Halk Partisi) 183 milletvekili hayır oyu kullandı. Parlamentonun aldığı karar Türk hükümetinin başı Tayyip Erdoğana ABDnin koşulları ile uzlaşmaya varma, Türk askeri gücünün boyutunu ve ne zaman gönderileceğini belirleme konusunda geniş yetki veriyor. Türkiyenin orta Iraka, bir yıllık bir süre için 10,000 asker göndereceği tahmin ediliyor. Bu durumda Türk birliği iki ana işgal gücünün –ABD ve Büyük Britanyanın- ardından Irakta açık arayla en büyük askeri güce sahip olan ülke olacak. Türkiye aynı zamanda halkının çoğunluğu Müslüman olup da Iraka asker gönderen ilk ülke olacak. Asker gönderme kararının 1 Mart oylamasında olduğu gibi Erdoğanın kendi parlamento grubu içinden gelecek muhalefet sonucunda başarısızlığa uğrayacağı yolundaki tahminler doğru çıkmadı. Mart ayında yapılan oylamada 100e yakın AKPli milletvekili Irakın işgaline yönelik olarak Türk topraklarına Amerikan askerlerinin konuşlandırılmasını öngören teskereye karşı oy kullanmıştı. O sırada bu oylama hükümet için bir yenilgi olmuş ve Ankara ve Washington arasındaki atmosferin bozulmasına yol açmıştı. Son oylama öncesinde de hükümetin saflarında bir muhalefetin olduğunu gösteren işaretler vardı. Meclis Dışişleri Komisyonu Başkanı Mehmet Dülger, ABDnin kendi askeri ölmesin diye Türk askerini istediğini söylemişti. Ayrıca kamuoyu yoklamalarına göre Türk halkının üçte ikiye yakını Iraka asker gönderilmesine karşı. Ancak Başbakan Erdoğanın oylama öncesinde isyancı milletvekillerine çok cazip teklifler sunduğu anlaşılıyor. Erdoğan, Iraka müdahalenin basına kapalı bir oturumla –CHPye göre "Türk halkından korktukları" için- tartışılmasına ve oylanmasına izin verdiyse de, Türk hükümetinin sağlayacağı askeri destek karşılığında bir ödeme yapılmasını beklediği herkesin bildiği bir sır. ABD Kongresi Türkiyeye koşulları sıkı bir biçimde Türkiyenin Irakta ABDyi desteklemesine bağlı olan 8.5 milyar $lık bir kredi vermeyi onayladı. Türkiye, parasının ve bir bütün olarak ekonomisinin yeni bir çöküş yaşamasını önleyebilmek için bu krediye acilen ihtiyaç duyuyor. 2001de yaşanan ekonomik çöküş Türk halkının geniş kesimleri için bir yıkım oldu ve şimdiki hükümete verilen destek, büyük ölçüde, ekonomide son zamanlarda bir istikrar ortamının oluşmuş olmasına dayanıyor. Buna ek olarak, Türkiyenin Amerikalılardan, büyük bölümü Kuzey Irakta bulunan ve toplam sayısının 5,000ni bulduğu tahmin edilen, Kürdistan İşçi Partisi (PKK/KADEK) gerillalarına karşı harekete geçeceği konusunda güvenceler aldığından söz ediliyor. Iraklı Kürtlere yönelik olarak baskıcı önlemlerin alınmasını gerektiren bu güvenceler için gerekli olan bağlantı, asker göndermeyi kamuoyu önünde hararetle desteklemiş olan Türk ordusunun önderliği tarafından sağlandı. Genel Kurmay Başkanı Hilmi Özkök bütün olup biteni bir piyangoya benzetti: eğer risk almaya hazır değilseniz, bu durumda hiçbir şey kazanamazsınız. PKK/KADEK dört yıl önce, önderi Abdullah Öcalanın yakalanmasının ardından, Kuzey Iraka geri çekildi ve Türk devletine karşı yürüttüğü gerilla savaşını sona erdirdi. Bu süre içinde örgüt bir genel af çıkarılması ve Kürtlerin kültürel haklarının tanınması karşılığında silah bırakmayı ve Türk devletine sadakatle hizmet etmeyi önerdi. Türkiye bu öneriler üzerinden bir pazarlık yapmayı reddetti. ABD resmi olarak PKKyi ve onun devamı olan KADEKi terörist örgüt olarak ilan etmiş durumda. Buna karşılık, ABD şu ana kadar PKK/KADEKin kuzey Iraktaki üslerine karşı herhangi bir harekette bulunmadı. Bunun asıl olarak iki nedeni var. Birincisi, PKK/KADEK bugüne kadar bölgede Amerikanın arzularını tehdit edecek hiçbir şey yapmadı ve mümkün olan her fırsatta işgal güçleriyle işbirliği yapmaya hazır olduğunu ifade etti. Örgütün önderleri ABD işgalinin bütün Ortadoğuda demokrasinin kuruluşuna yönelik bir ilk adım olarak selamlayacak kadar ileri gittiler! İkincisi ise, yeni bir savaş cephesi açmak, kararlı bir Irak direnişi tarafından kuşatılmış olan Amerikan ordusunun pek de çıkarına olmayacaktır. Şimdilerde Türkiye ile ABDnin yeni bir anlaşmaya vardığına dair işaretler belirmiş durumda. Günlerce süren tartışmaların ardından, her iki hükümetin temsilcileri, ABD Dış İşleri Bakanı Powellın sözleriyle, PKKnın oluşturduğu "tehdidi ortadan kaldırmak" için bir "eylem planı" üzerinde karşılıklı olarak anlaşmaya vardıklarını açıkladılar. ABD hükümetinin yayın organı Amerikanın Sesi (VOA), gerekli olması durumunda, bu amaçla askeri yöntemlerin kullanılabileceğini söyledi. Hükümet çevrelerine yakın olduğu bilinen Türk gazetesi Zaman, daha Eylül ayında, ABDnin Kasımın başından itibaren Iraktaki PKK kamplarını bombalamaya başlayacağını ve Türk askerlerinin sınırdan kaçmaya çalışacak olan gerillaların yolunu kesmek için gerekli konumu aldıklarını belirtmişti. Şu anda, bu tür bir askeri operasyonun gerçekleşip gerçekleşmeyeceği ve bunun ne tür bir operasyon olacağı belli değil. Belli olan bir şey varsa o da herhangi bir operasyonun çözülmemiş olan Kürt sorununu kuşatan gerilimleri daha da arttıracağıdır. PKKnın önderleri daha şimdiden köşeye kıstırılmaları durumunda, Türkiyenin batısında sivil hedeflere yönelik saldırılarını yeniden başlatmak üzere hazırlanacaklarını belirttiler. ABD, bir yandan Türkiyenin Iraka asker göndermesi için yaptığı baskıyı arttırırken, Iraktan gelen tepkilerin büyük bir bölümü böyle bir girişime karşı çıkıyor. Türkiyenin asker göndermesine özellikle iki Kürt partisi, KDP ve KYP karşı çıkıyor. Her iki partinin de temsilcileri ABDnin kuklası olan geçici hükümette ve Amerikan işgalinin en sadık destekçileri arasında yer alıyorlar. KDP ve KYPnin egemenliği altındaki kuzey Irakta güvenlik durumu –ülkenin geri kalanıyla taban tabana zıt biçimde- göreli bir istikrara sahip. Ne var ki bu durum Türk askerinin müdahalesiyle birlikte çok hızlı bir şekilde değişebilir. Kuzey Iraktaki Türkmen azınlığın savunucusuymuş pozunu takınan Türkiye, gerekli olması durumunda bölgede bağımsız bir Kürt devletinin ortaya çıkmasını engellemek için askeri güç kullanacağı tehdidini pek çok kez tekrarladı. Bugün için Türk askerinin orta Irakta Sünnilerin egemenliğindeki bölgelere yerleştirilmesi planlanıyor ancak takviye ve tedarik yolunu açmak için askerlerin bir bölümünün kuzeye doğru kaydırılması gerekecek. Irak Geçici Hükümet Konseyi Dış İşleri Bakanı, KDP görevlisi Hoşyar Zebari, Türk askerlerinin her türden müdahalesini reddediyor. Konsey başkanı ve Pentagonun müttefiki Ahmet Çelebi de Türk askerlerinin gelişine karşı çıkarak şöyle dedi: "Daha az yabancı askere ihtiyacımız var, daha fazlasına değil." Daha az diplomatik bir ifadeyle söylenen şu: Irak halkı Türk ordusunu –çok haklı olarak- ABD-Britanya işgalci güçlerini kurtarmaya gelen bir güç olarak görecek. Irakta yaşayan insanların bir çoğu, modern Irakı birinci Dünya Savaşına kadar boyunduruk altında tutmuş olan Osmanlı İmparatorluğunun mirasını unutmuş değiller. O kadar insanın arasında, Türk dışişleri bakanının kısa bir süre önce Iraka Türk askerlerini göndermeyi haklı göstermek üzere söylediği sözler ise bu türden korkuların sadece artmasına yol açacak nitelikte: "Biz bu bölgeyi yüzyıllar boyunca yönettik."
Telif Hakkı 1998-2008 Dünya Sosyalist Web Sitesi Bütün hakları saklıdır |