DSWS : DSWS/TR : Haber ve Analiz : Seçim haberleri : 2004Sri Lanka seçimleri
Sri Lanka seçimlerinde kırsal kesim sert tepki verdi
W.A. Sunil 23 Nisan 2004
Sri Lankada, 2001 yılının Aralık ayında yapılan genel seçimlerde iktidardaki Sri Lanka Özgürlük Partisinin (SLÖP) önderliğindeki koalisyon 6 puan oy kaybederek ağır bir yenilgiye uğramış ve ülkenin 22 seçim bölgesinden sadece birinde seçimi kazanabilmişti. Bundan sadece 27 ay sonra, 2 Nisan seçimlerinde, Birleşik Ulusal Cephe (BUC) hükümeti SLÖPnin Janatha Vimukthi Peramuna (JVP) ile yaptığı yeni koalisyon karşısında benzer bir yıkım yaşadı. BUCnin sandalye sayısı 109dan 82ye düşerken 9 bakan da koltuğunu kaybetti.
BUCye verilen tepki, özellikle oylardaki kaymanın beş ile yedi puan arasında değişim gösterdiği güneyde ve ülkenin ortasında yer alan kırsal alanlarda sert oldu. Orta-kuzeyde yer alan Anuradhapura ve Polonnaruwa bölgelerinde BUCnun oyları sırasıyla 17.000 (6 puan) ve 11.000 (7 puan) azaldı. BUC, ülkenin güneyinin ucunda bulunan Hambantotada 13.000 oy kaybetti –bu 5 puanlık bir oy kaybına tekabül ediyor. Hatta BUC çoğunluk oylarını aldığı Badullada bile 20.000 oy ya da 4 puan oy kaybetti.
Oylarda görülen bu hızlı kaymalar, çiftçilerin ve kırsal kesimdeki yoksulların yaşam standartlarını mahveden ekonomik yeniden yapılanmatı uygulamaya koymaktan sorumlu olan her iki büyük burjuva partisine – SLÖP ve Birleşik Ulusal Parti (BUP) – karşı artarak duyulan yabancılaşmayı ve güvensizliği yansıtıyor. SLÖP oylarını ancak popülist demagojinin ve boş vaatlerin bir karışımını kullanarak yaygın olan düşmanlıkları sömüren şovenist JVP ile ittifak yapmak suretiyle arttırabildi.
Geçtiğimiz iki yıl boyunca kırsal bölgeler ağır darbeler aldı. BUC hükümeti Samurdhi ödeneği [yoksulluk yardımı] alanların sayısını üçte bir oranında azalttı ve gübre sübvansiyonlarını kaldırarak fiyatlarının ikiye katından fazla artmasına neden oldu. Ürünlerin zarar görmesine engel olan çeşitli ilaçların fiyatı en az yüzde 45-50 oranında artış gösterdi. Aynı zamanda kamunun sağladığı sağlık ve eğitim harcamalarında kesintiye gidildi. Kamu kuruluşlarının şirketleştirilmesi ya da satılması büyük miktarlarda iş kayıplarına neden olarak işşizlik oranının artmasına yol açtı.
Dünya Sosyalist Web Sitesi birkaç kırsal bölgede, büyük partilere karşı duydukları kızgınlığı ve hayal kırıklığını ifade eden ve karşı karşıya bulundukları zor durumu anlatan insanlarla görüşmeler yaptı.
Orta Badulla bölgesinde yer alan Neluwedandada çay işçisi olarak çalışan 47 yaşındaki Gunathilaka DSWSye 2001 yılında yapılan seçimlerde oyunu BUCya verdiğini ancak bu seçimde fikrini değiştirerek oyunu BHCBye verdiğini söyledi. Gunathilaka yeni hükümetin yaşam koşullarında bir ölçüde rahatlama sağlayacağını umuyor ancak bunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinden emin değil.
"Aldığım ücret yeterli olmadığından, şu anda biraz daha fazla para kazanabilmek için sahip olduğum küçücük toprağımda [0,2 hektar] çiftçilik yapıyorum. Eşim de plantasyonda çalışıyor ve günde 114 rupi ($1,2) kazanıyor. Ancak ayda sadece 22 gün çalışabiliyor -bazen daha da az. Yani ayda yaklaşık 1.500 rupi ya da biraz daha az kazanıyor. Çiftçilik yapmak zor. Gübre, ilaçlar ve tohum fiyatları yüksek. Hayat pahalılığı hergün artıyor."
Gunathilakanın dört çoçuğu var. En büyük kızı Kolomboda bir konfeksiyon fabrikasında düşük bir ücret karşılığında çalışıyor. Gunathilakanın ikinci kızı da daha üç ay öncesine kadar bir konfeksiyon fabrikasında çalışıyormuş ancak fabrika kapanmış ve işçilerini çıkartmış.
Gunathilakanın ailesi ayda 700 rupi yoksulluk yardımı alıyordu ancak kısa bir süre önce bu yardım kesildi. Köyde yaşayan ailelerin çoğu, çiftçilik yaparak ya da geçici işlerde çalışarak temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetecek kadar para kazanamadıkları için bu yardıma bağımlı konumdalar.
Yaklaşık 50 ailenin yaşadığı köye ulaşabilmek için ana yoldan ayrıldıktan sonra yaklaşık bir kilometrelik bir mesafeyi yürümek gerekiyor. Köyde bulunan tek küçük okul BUC hükümeti tarafından kapatılmış. Şimdi çocuklar diğer bir okula gidebilmek için üç kilometre daha fazla yürümek zorunda kalıyorlar.
DSWS, Galleın güneyinde yer alan Galagodada, barakalarda yaşayan birkaç aile ile görüştü. Bu insanlar toprağı olmayan çevre köylerden gelmişler. Yaşadıkları evlerin dallarla ve kerpiçten yapılmış ve çatıları katran tabakasıyla kaplanmış. Oturma odasının olmadığı evde sadece bir veranda, küçük bir oda ve mutfak bulunuyor. Bu insanların ana yoldan evlerine ulaşabilmeleri için üç kilometre yol yürümeleri gerekiyor.
32 yaşında genç bir kadın olan Ranjani geçimini sağlamak için hindistan cevizi liflerini sicim haline getirerek ip üretiyor. Kırsal kesimde ip üretimi yapan bir küçük ev sanayii var. Ranjani "Bu elle çalışan makine ile ip üretebilmek için üç kişinin birlikte çalışması gerekiyor" diyor. "Ancak üçümüz günde sadece 60 rupi kazanabiliyoruz – yani kişi başına 20 rupi. Yaşamımızı günün büyük bölümünde şekersiz çay içerek sürdürüyoruz."
Daha önce ürettikleri ipler büyük bir şirket –Hayley- tarafından toplanıyormuş. Fakat son altı ayda, şirket alımları durdurmuş. Ranjaninin kocası düzensiz işlerde çalışarak para kazanmaya çalışıyor. Ranjani, "Hiçbir hükümet bizim gibi yoksul insanların durumunu düzeltmek için hiç birşey yapmadı. Bu hükümetin de ne yapacağı bilmiyoruz" diyor.
Güney Hambantota bölgesindeki Uduwilagoda da durum farklı değil. Dharmasena, gübrenin ve diğer girdilerin fiyatlarının yüksek olması nedeniyle çiftçilik yapmanın çok zorlaştığını açıkladı. Ciddi bir kuraklığa rağmen hükümet çiftçilere yardım etmemiş. Dharmasena "Toprağım yok" diyor. "Köyün tapınağına ait bir dönüm kadarlık bir çeltlik tarlasında çalışıyorum. Tapınağın payı ödendikten sonra bana ancak yaşamımı sürdürecek kadar bir pay kalıyor. Biraz daha para bulup yaşamımı sürdürebilmek için sağda solda çalışıyorum."
Dharmasena 2001de BUCnin "100-gün programından" bir şeyler kazanabilmek umuduyla BUCne oy vermiş. Bu program altında, BUC çiftçiler ve yoksullar üzerindeki yükü hafifletmek için herşeyi sağlayacağını vaadetmişti. Dharmasena "Ama umudumuz boşa çıktı. Bu kez yeni cephe çiftçilik girdilerinin fiyatlarını düşürme vaadi verdi," diyor. Ancak vaatlerin tutulacağı konusunda iyimser değil.
BUCnin kendi "Sri Lankayı geri kazanma" programına göre yoksulluk yaygın durumda. Güney Sri Lankanın yedi vilayetinin altısında, resmi rakamlara göre, halkın yüzde 40ından fazlası günde sadece 30 rupi yada ayda 950 rupi olan yoksulluk çizgisinin altında bulunuyor. Daha kırsal olan Kuzey Batı ve Uva vilayetlerinde sırasıyla halkın yüzde 52 ve 55i yoksulluk içersinde yaşıyor.
Bu bölgelerdeki yoksul köylüler sadece para değil temiz su, uygun hıfzısıhha, yol, elektrik ve basit hizmetler gibi temel tesislerden de yoksunlar. Ardışık hükümetlerin devlet harcamalarını kesme politikaları sonucu sınırlı sayıdaki sağlık ocakları ve okulların altı oyulurken bazı durumlarda tamamen kapatıldılar. Adanın savaştan çıkmış Kuzey ve Doğu kesimlerinde evleri, çiftlikleri ve işyerlerini tahrib eden yirmi yıllık savaş nedeniyle durum daha da kötü.
Alternatif Politika Merkezinin son zamanlarda yaptığı bir kamuoyu araştırmasına göre seçmenlerin yüzde 61.6sı hayat pahalılığını en önemli sorun olarak gösterdi. Diğer bir yüzde 55 ise işşizliği en önemli sorun olarak görüyor.
Seçimlerden önceki aylarda JVP, yaygın olan kızgınlığı kullanmak için Hambantota, Ratnapura, Polonnaruwa ve Kurunegalada binlerce çiftçinin katıldığı gösteriler düzenledi. Geçen Ekim ve Kasım aylarında su kaynaklarının kontrolü ve satılması için hazırlanan bir yasa tasarısını Anuradhapura, Polonnaruwa ve Kurunegalada binlerce köylü protesto etti.
Artık şimdi JVP-SLÖP koalisyonu hükümeti kurma durumundalar. Özellikle JVP kırsal alanlarla ilgili önemli bakanlıkları almayı planlıyor. Ama bu partilerden hiç biri kırsal kitlelerin karşı karşıya bulundukları sorunlara karşı bir çözüme sahip değiller. 1994-2001 yılları arasında SLÖP önderliğindeki hükümet BUC hükümeti zamanında devam edilen ve yaygınlaştırılan ekonomik yapılanma programlarının bir çoğunu inşa etmişti.
Halk bu koşullarda yaşamanın imkansız olduğunu gördükçe bir çok kırsal bölgede bir toplumsal patlama için ortam hızla oluşmakta. Çiftçiler ve yoksul köylüler hakim sınıfın diğer kısımlarından gelecek çözümlere yönelmek yerine diğer yöne bakmaya başlamalıdırlar – kendi çıkarları için, Kolombo ve diğer şehir merkezlerindeki, benzer bir toplumsal felaket ile yüz yüze bulunan işçi sınıfıyla mücadelelerini birleştirmelidirler.
Sayfanın başı
Okuyucularımız: DSWS yorumlarınızı bekliyor. Lütfen e-posta gönderin.
Telif Hakkı 1998-2008
Dünya Sosyalist Web Sitesi
Bütün hakları saklıdır
|