DSWS : DSWS/TR : Haber ve Analiz : İşçi mücadeleleri
Almanya: işçiler DaimlerChryslerde varılan anlaşmayı öfkeyle karşıladılar
Ludwig Niethammer 20 Ağustos 2004
Kısa bir süre önce bir DSWS haber ekibi Almanyanın güneyinde, Stuttgartın Sindelfingen semtinde yer alan DaimlerChrysler fabrikasında çalışan işçilerle görüştü.
23 Temmuzda fabrikanın sendika komitesi ve IG Metal mühendis sendikası şirket yönetiminin acımasız taleplerine boyun eğdi ve işçilerin ücretlerinden yılda 500 milyon euro (611 milyon dolar) indirim yapılmasını kabul etti. Bu rakam anlaşmazlığın ortaya çıktığı sırada şirket yönetiminin talep etmiş olduğu rakamla hemen hemen aynı. Fabrika komitesi ve IG Metal, şirketin istihdam düzeyini 2012 yılına kadar aynı düzeyde tutmayı taahhüt ettiği konusunda ısrar ediyorlarsa da hiç kimse böyle bir taahhüdün nasıl yerine getirilebileceğini açıklayamıyor.
Nihai anlaşmaya varılmasından önce, on binlerce işçinin katıldığı bir grev ve protesto gösterileriyle dolu, birkaç haftaya yayılan bir anlaşmazlık dönemi yaşandı. Ne var ki gürültülü gösteriler fabrikada örgütlü sendikalar tarafından hiç ciddiye alınmadı ve önceden tahmin edilebilir teslimiyetleri için bir dekor oluşturmaktan öteye gitmedi. DaimlerChryslerde varılan anlaşmanın savaş sonrası Alman tarihinde bir benzeri bulunmuyor. Daha önce hiçbir zaman bir şirket yönetiminin bu kadar kısa bir süre içinde bu derece sert ücret indirimlerini dayatması mümkün olmamıştı.
DaimlerChrysler sıradan bir şirket değil: bugün için dünya çapında faaliyet gösteren en güçlü şirketlerden biri. Şirket toplam 362.000 kişilik bir işgücüne ve 136 milyar euro (166,2 milyar dolar) yıllık ciroya sahip. Yalnızca yan şirketi Mercedesin kârı geçen yıl 3,1 milyar euroya (3,8 milyar dolar) ulaştı.
IG Metal sendikası uzun bir süre DaimlerChryslerde uygulanan ücret ve sosyal hakları diğer toplu sözleşmeleri için kıstas olarak kullandı. Almanyadaki yerleşik endüstri ilişkileri uygulamasına göre ilk görüşmelerin yapılacağı eyaletler sendikalar tarafından seçilir ve sendikalar geleneksel olarak yüksek sendikal örgütlenmenin bulunduğu eyaletleri - örneğin Mercedesin bir çok büyük fabrikasının bulunduğu güney eyaleti Baden-Württembergi - seçerlerdi. Baden-Württembergde imzalanan tatmin edici bir sözleşme, daha sonra bütün Almanya çapında diğer pazarlıklarda bir model olarak kullanılırdı. Şimdi bunun tersi bir süreç işliyor. Pek çok diğer Alman şirketi – Volkswagen ve MAN bunlara dahil – DaimlerChryslerdeki son ücret indirimini kendi fabrikalarında sağlanacak ödünlerin ve ücret indirimlerinin bir işareti olarak görüyorlar.
DaimlerChryslerde elde edilen sonuç sadece iş çevrelerini ve medyayı memnun etmedi, siyasi partiler ve Alman hükümeti de anlaşmayı gizlemeye gerek görmedikleri bir memnuniyetle karşıladılar. Alman şansölyesi Gerhard Schröder anlaşmayı "sağduyunun zaferi" olarak tanımladı ve muhafazakar muhalefet partisi Hıristiyan Sosyal Birliğinin başkanı Edmund Stoiber anlaşmanın "Almanyanın gelecekte bir sanayi üssü olacağının bir işareti" olduğundan söz etti.
DSWSnin görüştüğü işçilerin büyük çoğunluğu varılan anlaşmayı heyecana kapılmadan ölçülü bir şekilde değerlendirdiler. İşçilerin çoğu anlaşmanın içeriğini kabul etmiyorlar ve sendikaların ve fabrika komitesinin oynadığı rolden büyük bir öfkeyle söz ediyorlar. İşçilerin çoğu aynı zamanda fabrika düzeyinde sınırlı kalan protestoların ve işverenler üzerinde baskı kurma çabalarının şirket yönetimin şantajını etkisiz hale getirmeye yetmeyeceğinin de farkındalar.
İşçilerin ruh hali genel olarak şu şekilde özetlenebilir: "Bize şantaj yapıldığını ve fabrika komitesinin ve sendikanın bize ihanet ettiğini biliyoruz. Ancak DaimlerChrysler 6.000 işçiyi işten çıkartıp üretimi başka yere taşıma tehdidini uygulamaya koysaydı ne yapabilirdik?"
Daimlerde 28 yıldır çalışmakta olan 61 yaşındaki Gerd W. şöyle diyordu:
"Bana sorarsanız her şey sendika komitesi ve şirket yönetimi tarafından önceden planlandı ve ardından taraflar sadece kendilerine düşen rolleri oynadılar. Anlaşmaya varılmasının ardından fabrikada çok baskıcı ve bunaltıcı bir hava oluşturuldu.
"İşlerimizi 2012 yılına kadar koruyacağımıza dair taahhüde güvenemeyiz. Geçen sonbaharda gelecek iki yıl için ücretlerimizi ve çalışma koşullarımızı belirleyen bir anlaşmamız vardı ve şimdi o anlaşmayı kaldırıp çöpe atabilirsiniz. Neden, ekonominin çalkantılı olduğu herkesçe bilinirken, birden bire işlerimizi sekiz yıl süreyle güvence altına alıyorlar? Kimse böyle bir taahhüde inanmaz!
"Ücretler sürekli olarak düşürülüyor, bunun sonu nereye varacak? Bütün para bankaların elinde toplanıyor ve işçilerin cebine gittikçe daha az para girerken küçük bir azınlık bütün serveti elinde tutuyor; ne tür bir toplum haline geliyoruz böyle?"
Genç stajyer Markus, DSWS ile yaptığı tartışma sırasında Mercedesin geçen yıl elde ettiği yüksek düzeyde kâra işaret etti. Markus bu nedenle işçilerin fedakarlık yapmatan yana olmadıklarını belirtti.
"Şu ana kadar bize 500 milyon euro tasarruf sağlamak için nerelerde kesinti yapılacağını söylemediler. Kuşkusuz bu sadece başlangıç. Şimdi bizden her yıl daha fazla ücret indirimi isteyecekler, yönetim ve ortaklar daha ve daha fazlası için uğraşacaklar."
23 yaşındaki Stefan K. şunu söylüyor:
"Sendika en azından işçilere bu sonuca razı olup olmadıklarını sorabilirdi. Belki her şeyi engelleyemezdik ancak daha iyi bir sonuç elde etmek için greve gidebilirdik. İşçilerin çoğu varılan anlaşmadan hoşnut değil ve işten çıkarma taahhüdüne gelince –bunun üzerinde yazdığı kağıt kadar değeri olduğunu zannetmiyorum. İşten adam atmak istedikleri zaman yine atacaklar."
20 yaşındaki ve staj döneminin üçüncü yılını bitirmekte olan Marcel anlaşma ile ilgili şunları söyledi:
"Her şey başından planlanmıştı. İşçilerin çoğu anlaşmaya karşı greve gitmeye hazırdılar ancak bu planın bir parçası değildi. Şimdi benim gibi stajyer olanlar eğitimimizi bitirdikten sonra havuz adını verdikleri bir grupta yer alacaklar. Ardından bizi bir fabrikadan ötekine istedikleri gibi kaydırabilecekler."
Ali B. (46 yaşında) Daimlerde 25 yıldır çalışıyor. Ali, DSWS muhabirlerine şunları anlattı:
"Onlara kalsa sosyal hakları olan insanları değil, sadece robotları istihdam edecekler. Gelecek beş yılda iş güvencemizin olacağı konusunda güven duymuyorum; dünya ekonomisinin durumu kötüye gidiyor ve her yerde işten çıkarmalar yaşanıyor ve işçilerin yaşam standartları tehdit ediliyor."
Sayfanın başı
Okuyucularımız: DSWS yorumlarınızı bekliyor. Lütfen e-posta gönderin.
Telif Hakkı 1998-2012
Dünya Sosyalist Web Sitesi
Bütün hakları saklıdır
|