DSWS : DSWS/TR : Haber ve Analiz : Bölgesel haberler : Amerika Birleşik Devletleri
Bushun eğitim bakanı öğretmenler sendikasına "terörist örgüt" dedi
Patrick Martin 26 Şubat 2004
Bush yönetiminin, eğitimden sorumlu en üst düzey görevlisi, Pazartesi günü, Beyaz Sarayı ziyaret eden eyalet valilerinden oluşan bir delegasyona hitaben yaptığı konuşmada, ABD öğretmenler sendikasına "terörist bir örgüt" gözüyle baktığını söyledi.
Eğitim Bakanı Roderick Paige, bu sözü, Bush yönetiminin kamusal eğitimin altını oymak ve özel okulları desteklemek için kullandığı Hiçbir Çocuk Geride Bırakılmayacak [No Child Left Behind] yasasının yürürlüğe konuluşu ile ilgili bir tartışma sırasında söyledi.
2,7 milyon üyesi olan Ulusal Eğitim Birliği (UEB), işin başında, 2001 yılında Bush, Beyaz Saray ve başını Senatör Edward Kennedynin çektiği Temsilciler Meclisinde ve Senatodaki önde gelen Demokrat Parti temsilcileri arasında varılan karşılıklı anlaşmanın ürünü olan, Hiçbir Çocuk Geride Bırakılmayacak yasasını destekledi. Yasa öğrencilerin hem ilk hem de orta okulda düzenli bir biçimde sınava alınmalarını, sınav sonucunda federal standartları karşılayamadığı ortaya çıkan okulların parasal olarak cezalandırılmasını ve hatta kesin olarak kapatılması tehdidini içeriyor.
Daha sonraları, belirlenen standartların binlerce devlet okulunu başarısız olarak ilan edip, kapanmaya zorlamak ve bu okulların öğrencilerini kamusal eğitim sisteminden dışarı çıkarıp özel okullara yönlendirmek üzere kurgulandığı ortaya çıkınca, UEB ve daha küçük boyutlu Amerikan Öğretmenler Federasyonu yasaya karşı çıkmaya başladılar. Sendikalar, Bush yönetimini, mahalli okulların kendileri için zorunlu tutulan hedeflere ulaşmalarını sağlamak üzere gerekli kaynağı sağlayacağı konusundaki sözünden dönmekle suçladılar.
Bu suçlama, her ikisi de Hiçbir Çocuk Geride Bırakılmayacak yasası lehine oy kullanmış olan, Demokratların adaylık yarışmasında önde giden ve olası başkan adayı olan Senatör John Kerry ve Kerrynin geriye kalan son önemli rakibi olan Senatör John Edwards da dahil olmak üzere, Demokrat Partinin başkan aday adayları tarafından benimsendi ve yasaya daha önce onay vermiş olanlar şimdi onu suçluyorlar.
Eğitim "reformu" yasası Bush yönetimi açısından iki amaca hizmet ediyor. Yasa, kısa vadede, geleneksel olarak Demokratların kullandığı bir temaya ortak olmayı ve Bushun yeniden seçilebilmesi için "eğitim yanlısı başkan" olarak kampanya yürütebilmesini hedefliyor. Uzun vadede ise, faaliyetleri köktenci Hıristiyan temelleri tarafından yönlendirilen Cumhuriyetçi Partinin hesaplarına göre, Hiçbir Çocuk Geride Bırakılmayacak yasası devlet okullarını başarısız olarak ilan edecek ve böylece devletin özel dini okullara kamu kaynaklarını aktarabilmesinin yolu açılacak.
Paigenin sözleri, Hiçbir Çocuk Geride Bırakılmayacak yasasına şimdilerde eğitimcilerin yaygın olarak karşı çıkması ve başkanlık seçimi kampanyasında yasasının siyasi saldırıların hedefi haline gelmesiyle, bu siyasi hesapların önüne set çekilmesine karşı duyulan asabiyeti yansıtıyor. Cumhuriyetçilerin denetimindeki yasama meclisleri bile Utahda ve Virginiada federal standartlara, keyfi oldukları ve mevcut kaynaklarla bu standartların tutturulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle karşı çıktılar.
Eğitim bakanının söylemiş olduğu bu sözler, öğrencilerin İngilizce beceri standartlarını karşılamada daha büyük bir güçlük çektikleri, göçmen nüfusun yoğun olduğu bölgelerde sınav koşullarını gevşetmek zorunda bırakılmasından, dört gün sonra söyledi. Bu gevşetme kararı, bu türden hiçbir muafiyetin tanınmaması gerektiği konusunda ısrarcı olan hükümet açısından önemli bir geri adımdı.
Valilerle yaptığı toplantıdan birkaç saat sonra yayınladığı yazılı bir açıklama ile Paige söylediği sözden dolayı özür diledi ancak bunu yaparken neredeyse provokatif bir dil kullandı. Paige açıklamasında "UEBnin, Hiçbir Çocuk Geride Bırakılmayacak yasasının getirdiği tarihsel eğitim reformlarına karşı tuttuğu Washington lobicilerinin, korku yaratarak engelleme taktiklerini tanımlarken uygun olmayan kelimeler seçmiş" olduğunu söyledi.
Paigein sözleri sadece bir "gaf" değildi. Paigein dil sürçmesi, ülke içindeki siyasi muhalefete gayrı meşru gözüyle bakan, sağcı, işçi sınıfı düşmanı hükümetin kafa yapısını ortaya koyuyor. Bush, kendisini, "teröre karşı savaş" veren bir hükümetin başındaki "savaş dönemi başkanı" olarak ilan etti. Bu son olay, Bush yönetiminin, yurt dışında uyguladığı baskı ve şiddet yöntemlerinin aynısını, ülke içinde kullanmaya hazırlandığı izlenimini uyandırıyor.
Buna karşılık, öğretmenler sendikasının Paigein yorumuna verdiği tepki tipik bir biçimde sönüktü. UEB Başkanı Reg Weaver şunları söyledi: "Amerikanın çocuklarını eğiten insanları teröristlerle bir tutmak ahlaki olarak tiksindiricidir. Yine de bu hükümetten, kendi dünya görüşüne karşı çıkanlara karşı bu tür bir söylemi kullanmalarını bekliyorduk."
Paigein görevden alınması ya da istifa etmesi çağrısı yapmayan Weaver, sözlerini UEBnin eğitim yasası ile ilgili görüş ayrılığının "hükümete ya da herhangi bir kimseye, başka birine isim takma hakkını vermediğini" söyleyerek sona erdirdi.
Sözlü saldırıya tanık olan Demokrat Partili valiler de benzer bir biçimde tepkilerini sınırlı tuttular. Pennsylvania valisi Edward Rendell, Paigein sözleri ile ilgili olarak şöyle dedi: "Sözlerinde bütünüyle ciddi olup olmadığını bilmiyorum, fakat muhtemelen kastı aşan sözler söyledi." Missouri valisi Bob Holden valilerin Paigein öfkeli sözleri karşısında irkildiklerini belirtti ve şunları ekledi: "Sanırım, Paige, başkanın yaptıklarının sorgulanması karşısında çok fazla endişe duyuyor." Michigan valisi Jennifer Granholm şunları söyledi: "Paigein öğretmenleri terörist olarak adlandırmadığını biliyorum, ancak onların üye oldukları örgütün terörist bir örgüt olduğunu öne sürmesi de yerinde olmayan bir davranış."
Sayfanın başı
Okuyucularımız: DSWS yorumlarınızı bekliyor. Lütfen e-posta gönderin.
Telif Hakkı 1998-2008
Dünya Sosyalist Web Sitesi
Bütün hakları saklıdır
|