World Socialist Web Site


Bugün Yeni
Olanlar

Haber ve Analiz
Tarih
Sanat Eleştirisi
Polemikler
Bilim
Bildiriler
Röportajlar
Okur Mektupları

Arşiv

DSWS Hakkında
DEUK Hakkında
Yardım

DİĞER DİLLER
İngilizce

Almanca
Fransızca
İtalyanca
İspanyolca
Portekizce
Lehçe
Çekce
Rusça
Sırp-Hırvat dili
Endonezyaca
Singalaca
Tamilce


ANA BAŞLIKLAR

Dünya ekonomik krizi, kapitalizmin başarısızlığı ve sosyalizmin gerekliliği
SEP/DSWS/TEUÖ bölgesel konferanslarında kabul edilen karar önergesi

Bush, Türkiye’ye Irak’ta PKK’ya saldırması için yeşil ışık yaktı
Türk-Kürt çatışmasındaki tarihsel ve siyasi sorunlar

Asya’da tsunami: neden hiçbir uyarı yapılmadı

Mehring Books’tan yeni bir kitap: Amerikan Demokrasisinin Krizi: 2000 ve 2004 Başkanlık seçimleri

Livio Maitan (1923-2004):
eleştirel bir değerlendirme

  DSWS : DSWS/TR : Haber ve Analiz : Bölgesel haberler : Amerika Birleşik Devletleri

Bush’un eğitim bakanı öğretmenler sendikasına "terörist örgüt" dedi

Patrick Martin
26 Şubat 2004

Bush yönetiminin, eğitimden sorumlu en üst düzey görevlisi, Pazartesi günü, Beyaz Sarayı ziyaret eden eyalet valilerinden oluşan bir delegasyona hitaben yaptığı konuşmada, ABD öğretmenler sendikasına "terörist bir örgüt" gözüyle baktığını söyledi.

Eğitim Bakanı Roderick Paige, bu sözü, Bush yönetiminin kamusal eğitimin altını oymak ve özel okulları desteklemek için kullandığı Hiçbir Çocuk Geride Bırakılmayacak [No Child Left Behind] yasasının yürürlüğe konuluşu ile ilgili bir tartışma sırasında söyledi.

2,7 milyon üyesi olan Ulusal Eğitim Birliği (UEB), işin başında, 2001 yılında Bush, Beyaz Saray ve başını Senatör Edward Kennedy’nin çektiği Temsilciler Meclisi’nde ve Senato’daki önde gelen Demokrat Parti temsilcileri arasında varılan karşılıklı anlaşmanın ürünü olan, Hiçbir Çocuk Geride Bırakılmayacak yasasını destekledi. Yasa öğrencilerin hem ilk hem de orta okulda düzenli bir biçimde sınava alınmalarını, sınav sonucunda federal standartları karşılayamadığı ortaya çıkan okulların parasal olarak cezalandırılmasını ve hatta kesin olarak kapatılması tehdidini içeriyor.

Daha sonraları, belirlenen standartların binlerce devlet okulunu başarısız olarak ilan edip, kapanmaya zorlamak ve bu okulların öğrencilerini kamusal eğitim sisteminden dışarı çıkarıp özel okullara yönlendirmek üzere kurgulandığı ortaya çıkınca, UEB ve daha küçük boyutlu Amerikan Öğretmenler Federasyonu yasaya karşı çıkmaya başladılar. Sendikalar, Bush yönetimini, mahalli okulların kendileri için zorunlu tutulan hedeflere ulaşmalarını sağlamak üzere gerekli kaynağı sağlayacağı konusundaki sözünden dönmekle suçladılar.

Bu suçlama, her ikisi de Hiçbir Çocuk Geride Bırakılmayacak yasası lehine oy kullanmış olan, Demokratların adaylık yarışmasında önde giden ve olası başkan adayı olan Senatör John Kerry ve Kerry’nin geriye kalan son önemli rakibi olan Senatör John Edwards da dahil olmak üzere, Demokrat Parti’nin başkan aday adayları tarafından benimsendi ve yasaya daha önce onay vermiş olanlar şimdi onu suçluyorlar.

Eğitim "reformu" yasası Bush yönetimi açısından iki amaca hizmet ediyor. Yasa, kısa vadede, geleneksel olarak Demokratların kullandığı bir temaya ortak olmayı ve Bush’un yeniden seçilebilmesi için "eğitim yanlısı başkan" olarak kampanya yürütebilmesini hedefliyor. Uzun vadede ise, faaliyetleri köktenci Hıristiyan temelleri tarafından yönlendirilen Cumhuriyetçi Parti’nin hesaplarına göre, Hiçbir Çocuk Geride Bırakılmayacak yasası devlet okullarını başarısız olarak ilan edecek ve böylece devletin özel dini okullara kamu kaynaklarını aktarabilmesinin yolu açılacak.

Paige’nin sözleri, Hiçbir Çocuk Geride Bırakılmayacak yasasına şimdilerde eğitimcilerin yaygın olarak karşı çıkması ve başkanlık seçimi kampanyasında yasasının siyasi saldırıların hedefi haline gelmesiyle, bu siyasi hesapların önüne set çekilmesine karşı duyulan asabiyeti yansıtıyor. Cumhuriyetçilerin denetimindeki yasama meclisleri bile — Utah’da ve Virginia’da — federal standartlara, keyfi oldukları ve mevcut kaynaklarla bu standartların tutturulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle karşı çıktılar.

Eğitim bakanının söylemiş olduğu bu sözler, öğrencilerin İngilizce beceri standartlarını karşılamada daha büyük bir güçlük çektikleri, göçmen nüfusun yoğun olduğu bölgelerde sınav koşullarını gevşetmek zorunda bırakılmasından, dört gün sonra söyledi. Bu gevşetme kararı, bu türden hiçbir muafiyetin tanınmaması gerektiği konusunda ısrarcı olan hükümet açısından önemli bir geri adımdı.

Valilerle yaptığı toplantıdan birkaç saat sonra yayınladığı yazılı bir açıklama ile Paige söylediği sözden dolayı özür diledi ancak bunu yaparken neredeyse provokatif bir dil kullandı. Paige açıklamasında "UEB’nin, Hiçbir Çocuk Geride Bırakılmayacak yasasının getirdiği tarihsel eğitim reformlarına karşı tuttuğu Washington lobicilerinin, korku yaratarak engelleme taktiklerini tanımlarken uygun olmayan kelimeler seçmiş" olduğunu söyledi.

Paige’in sözleri sadece bir "gaf" değildi. Paige’in dil sürçmesi, ülke içindeki siyasi muhalefete gayrı meşru gözüyle bakan, sağcı, işçi sınıfı düşmanı hükümetin kafa yapısını ortaya koyuyor. Bush, kendisini, "teröre karşı savaş" veren bir hükümetin başındaki "savaş dönemi başkanı" olarak ilan etti. Bu son olay, Bush yönetiminin, yurt dışında uyguladığı baskı ve şiddet yöntemlerinin aynısını, ülke içinde kullanmaya hazırlandığı izlenimini uyandırıyor.

Buna karşılık, öğretmenler sendikasının Paige’in yorumuna verdiği tepki tipik bir biçimde sönüktü. UEB Başkanı Reg Weaver şunları söyledi: "Amerika’nın çocuklarını eğiten insanları teröristlerle bir tutmak ahlaki olarak tiksindiricidir. Yine de bu hükümetten, kendi dünya görüşüne karşı çıkanlara karşı bu tür bir söylemi kullanmalarını bekliyorduk."

Paige’in görevden alınması ya da istifa etmesi çağrısı yapmayan Weaver, sözlerini UEB’nin eğitim yasası ile ilgili görüş ayrılığının "hükümete ya da herhangi bir kimseye, başka birine isim takma hakkını vermediğini" söyleyerek sona erdirdi.

Sözlü saldırıya tanık olan Demokrat Partili valiler de benzer bir biçimde tepkilerini sınırlı tuttular. Pennsylvania valisi Edward Rendell, Paige’in sözleri ile ilgili olarak şöyle dedi: "Sözlerinde bütünüyle ciddi olup olmadığını bilmiyorum, fakat muhtemelen kastı aşan sözler söyledi." Missouri valisi Bob Holden valilerin Paige’in öfkeli sözleri karşısında irkildiklerini belirtti ve şunları ekledi: "Sanırım, Paige, başkanın yaptıklarının sorgulanması karşısında çok fazla endişe duyuyor." Michigan valisi Jennifer Granholm şunları söyledi: "Paige’in öğretmenleri terörist olarak adlandırmadığını biliyorum, ancak onların üye oldukları örgütün terörist bir örgüt olduğunu öne sürmesi de yerinde olmayan bir davranış."

 

Sayfanın başı

Okuyucularımız: DSWS yorumlarınızı bekliyor. Lütfen e-posta gönderin.



Telif Hakkı 1998-2008
Dünya Sosyalist Web Sitesi
Bütün hakları saklıdır