DSWS : DSWS/TR : Haber ve Analiz : Diğer haberler ve analizler
Merrill-Lynch raporu: servetin en tepede yoğunlaşması süreci 2003 yılında da devam etti
Jamie Chapman 6 Temmuz 2004
Dünyanın dört bir yanında yüz milyonlarca insan günde bir ya da iki dolarla hayatta kalmaya çabalarken, zengin ve ultra-zenginlerin safları büyümeye devam ediyor.
Sahip oldukları mali varlıkların toplam değeri 1 milyon doları aşan insanların sayısı geçen yıl 2002 yılına kıyasla yüzde 7,5 oranında artarak 7,7 milyona ulaştı. Dünyanın en büyük borsa şirketi Merrill Lynch ile ticari danışmanlık şirketi Capgemini Groupun 15 Haziranda yayınlanan ortaklaşa hazırladıkları rapora göre bu seçkin grubunun toplam serveti 2002 yılına göre yüzde 7,7 oranında artarak 28,8 trilyon ABD doları düzeyine ulaştı.
Rapor aynı zamanda "aşırı-zengin" olarak adlandırılan, nakit varlıkları 30 milyon dolardan fazla olanların servetini de ölçüyor. Bütün dünya çapında 70.000 kadar insandan oluşan –ya da sadece "zengin" olarak nitelendirilenlerin yüzde 1ini oluşturan- bu grup toplam 2,8 trilyon nakit varlığı ya da zenginlerin sahip oldukları toplam varlığın yaklaşık olarak yüzde onunu elinde tutuyor.
Rapor ticari nedenlerle yapılan gayrimenkul yatırımlarını ve gayrimenkul yatırım kuruluşlarına yapılan yatırımları bu hesaplamaya dahil etmesine karşın, kişisel kullanım amaçlı evleri hesap dışı tutuyor. Sahip olunan kişisel kullanım amaçlı evlerin değerinin hesaplamaya katılması durumunda, dünyanın bir çok köşesinde konut fiyatlarında görülen hızlı artış göz önüne alındığında, seçkinlerin elinde tuttuğu servetin boyutu daha da artacaktır.
Raporu yazanlar 2003 yılında borsaların tırmanışta olduğuna ve büyük servet sahibi olan kişilerin yılın başlarında ellerindeki hisse senedi portföyünü belirgin bir biçimde artırdıklarına işaret ediyorlar. Yüksek net değere sahip kişiler (raporun bu insanları adlandırdığı şekliyle YNDSler) 2002 yılında hisse senetleri toplam yatırımlarının yüzde 20sini oluştururken 2003 yılında bu oranı yüzde 35e çıkardılar. Dünya borsalarının indeksleri onları memnun eden bir seyir izledi: ABDde Dow yüzde 22 ve NASDAQ yüzde 45, Almanyanın DAXı yüzde 30 ve Japonyanın Nikkeisi yüzde 25 oranında yükseldi.
Kimi "yükselen piyasalar" daha da hızlı artış gösterdiler: 2003 yılında Hindistanda önde gelen Mumbai borsası yüzde 110 oranında yükseldi ve Brezilyada Sao Paulo borsasında piyasa kapitalizasyonu [bir şirketin cari piyasa fiyatlarıyla tüm menkul kıymetlerinin değeri - ç.n.] yüzde 85 oranında artış gösterdi.
Rapor şu yorumu yapıyor: "Pek çok ülkede halkın geniş kesimleri toparlanmanın etkilerini daha yeni hissetmeye başlamışlarken, bir grup olarak [YNDSler] toparlanmanın meyvelerini son 12 aydır topluyorlar."
Varlıklı katman, hedge fonları [hisse senedi veya bonoların borç olarak alıp verilmesine izin vererek yüksek kazanç sağlayabilen imtiyazlı fonlar –ç.n.], yatırım ortaklığı fonları, sanat eserleri ve şarap gibi nakde çevrilmesi zor olmayan özellikli ürünler satın almak gibi sıradan yatırımcıların ulaşamayacakları sofistike yatırım araçlarını da daha fazla kullanmaya başladılar. Bu katmanın varlıkları içinde gayrimenkullerin payı da 2 puan artış gösterdi.
Şaşırtıcı olmayan bir biçimde servet yoğunlaşması en geniş bir biçimde Kuzey Amerikada ve Avrupada yaşandı. ABDde ve Kanadada 2,5 milyon insan 8,5 trilyon ABD doları değerindeki varlığı elinde tutuyor. Kuzey Amerikada zenginlerin hem sayısı hem de sahip oldukları varlıkların değeri 2003 yılında yüzde 13,5 oranında artış gösterdi. Sayıları 2,6 milyonu bulan -çok daha geniş bir nüfus tabanı üzerinde yer alan- Avrupalı milyonerlerin ellerinde 8,7 trilyon ABD doları değerinde varlık bulunuyor. Avrupalı milyonerlerin sayısı ve sahip oldukları varlıkların değeri Kuzey Amerikaya kıyasla daha yavaş artıyor –sırasıyla yüzde 2,4 ve yüzde 3,7. Rapor bu durumla ilgili olarak İspanya, Rusya ve Çek Cumhuriyeti gibi "önemli istisnaların" dışında Avrupanın genel olarak "kişisel servetin birikimini engelleyen kısıtlayıcı gelir vergisi politikalarına" işaret ediyor.
Buna karşılık ABDde "YNDSler Bush Yönetiminin yılın başında" hem yüksek gelir hem de veraset üzerinden alınan "vergileri azaltma kararından en çok faydalananlar oldular."
Çin ve Hindistanın 2003 yılında Gayri Safi Yurt İçi Hasılalarının (GSYİH) ateşli bir biçimde, sırasıyla yüzde 9,7 ve yüzde 7,4 oranında artması, milyoner sayısının Çinde yüzde 12 ve Hindistanda ise yüzde 22 oranında artmasını sağladı. Çin, 236.000 milyonere sahip olmakla övünç duyarken, Hindistan sadece 61.000 milyonere ev sahipliği yapıyor. Bu katman her iki ülkenin de bir milyarı aşan toplam nüfusu içinde çok cüzi bir yer kaplıyor.
Rapor zenginlerin ve aşırı-zenginlerin servet birikimi süreci için herhangi bir bitim noktası görmüyor ve gelecek beş yılda bu kesimlerin servet birikiminin yıllık ortalama artış hızının yüzde 7 düzeyinde olacağını öngörüyor. Yazarlar 2008 yılında milyonerlerin ve multi-milyonerlerin 40,7 trilyon ABD dolarına hükmedeceklerini tahmin ediyorlar.
Raporun yayınlanmasına eşlik eden basın toplantısı sırasında Capgemininin başkan yardımcılarından biri, varlıklı insanlar arasında vergi, mülk ve hayırsever hizmetlerinin planlanması konusunda artan talebi yorumladı. Alvi Abuaf şu açıklamayı yaptı: "Pek çok aşırı-varlıklı aile, aile üyelerini iş alanları gibi ele alarak 100-yıl planları yapıyor ve şirketlerden esinlenerek, aile görev direktifi, yönetim yapıları ve iletişim kurallarına sahip olmaya önem veriyor."
Raporu kaleme almış olanların morali, hizmetlerini satabilecekleri milyoner havuzunun büyüyor olması nedeniyle artarken, istatistikler toplumsal kutuplaşmanın küresel olarak arttığını, en tepede yer alan çok küçük bir kesim yaratılan zenginliğin gittikçe daha büyük bir bölümüne el koyarken, büyük çoğunluğun yaşam standartlarının durakladığına ya da gerilediğine tanık olduğunu gösteriyor.
Sayfanın başı
Okuyucularımız: DSWS yorumlarınızı bekliyor. Lütfen e-posta gönderin.
Telif Hakkı 1998-2008
Dünya Sosyalist Web Sitesi
Bütün hakları saklıdır
|