World Socialist Web Site


Bugün Yeni
Olanlar

Haber ve Analiz
Tarih
Sanat Eleştirisi
Polemikler
Bilim
Bildiriler
Röportajlar
Okur Mektupları

Arşiv

DSWS Hakkında
DEUK Hakkında
Yardım

DİĞER DİLLER
İngilizce

Almanca
Fransızca
İtalyanca
İspanyolca
Portekizce
Lehçe
Çekce
Rusça
Sırp-Hırvat dili
Endonezyaca
Singalaca
Tamilce


ANA BAŞLIKLAR

Dünya ekonomik krizi, kapitalizmin başarısızlığı ve sosyalizmin gerekliliği
SEP/DSWS/TEUÖ bölgesel konferanslarında kabul edilen karar önergesi

Bush, Türkiye’ye Irak’ta PKK’ya saldırması için yeşil ışık yaktı
Türk-Kürt çatışmasındaki tarihsel ve siyasi sorunlar

Asya’da tsunami: neden hiçbir uyarı yapılmadı

Mehring Books’tan yeni bir kitap: Amerikan Demokrasisinin Krizi: 2000 ve 2004 Başkanlık seçimleri

Livio Maitan (1923-2004):
eleştirel bir değerlendirme

  DSWS : DSWS/TR : Haber ve Analiz : Diğer haberler ve analizler

Merrill-Lynch raporu: servetin en tepede yoğunlaşması süreci 2003 yılında da devam etti

Jamie Chapman
6 Temmuz 2004

Dünyanın dört bir yanında yüz milyonlarca insan günde bir ya da iki dolarla hayatta kalmaya çabalarken, zengin ve ultra-zenginlerin safları büyümeye devam ediyor.

Sahip oldukları mali varlıkların toplam değeri 1 milyon doları aşan insanların sayısı geçen yıl 2002 yılına kıyasla yüzde 7,5 oranında artarak 7,7 milyona ulaştı. Dünyanın en büyük borsa şirketi Merrill Lynch ile ticari danışmanlık şirketi Capgemini Group’un 15 Haziran’da yayınlanan ortaklaşa hazırladıkları rapora göre bu seçkin grubunun toplam serveti 2002 yılına göre yüzde 7,7 oranında artarak 28,8 trilyon ABD doları düzeyine ulaştı.

Rapor aynı zamanda "aşırı-zengin" olarak adlandırılan, nakit varlıkları 30 milyon dolardan fazla olanların servetini de ölçüyor. Bütün dünya çapında 70.000 kadar insandan oluşan –ya da sadece "zengin" olarak nitelendirilenlerin yüzde 1’ini oluşturan- bu grup toplam 2,8 trilyon nakit varlığı ya da zenginlerin sahip oldukları toplam varlığın yaklaşık olarak yüzde onunu elinde tutuyor.

Rapor ticari nedenlerle yapılan gayrimenkul yatırımlarını ve gayrimenkul yatırım kuruluşlarına yapılan yatırımları bu hesaplamaya dahil etmesine karşın, kişisel kullanım amaçlı evleri hesap dışı tutuyor. Sahip olunan kişisel kullanım amaçlı evlerin değerinin hesaplamaya katılması durumunda, dünyanın bir çok köşesinde konut fiyatlarında görülen hızlı artış göz önüne alındığında, seçkinlerin elinde tuttuğu servetin boyutu daha da artacaktır.

Raporu yazanlar 2003 yılında borsaların tırmanışta olduğuna ve büyük servet sahibi olan kişilerin yılın başlarında ellerindeki hisse senedi portföyünü belirgin bir biçimde artırdıklarına işaret ediyorlar. Yüksek net değere sahip kişiler (raporun bu insanları adlandırdığı şekliyle YNDS’ler) 2002 yılında hisse senetleri toplam yatırımlarının yüzde 20’sini oluştururken 2003 yılında bu oranı yüzde 35’e çıkardılar. Dünya borsalarının indeksleri onları memnun eden bir seyir izledi: ABD’de Dow yüzde 22 ve NASDAQ yüzde 45, Almanya’nın DAX’ı yüzde 30 ve Japonya’nın Nikkei’si yüzde 25 oranında yükseldi.

Kimi "yükselen piyasalar" daha da hızlı artış gösterdiler: 2003 yılında Hindistan’da önde gelen Mumbai borsası yüzde 110 oranında yükseldi ve Brezilya’da Sao Paulo borsasında piyasa kapitalizasyonu [bir şirketin cari piyasa fiyatlarıyla tüm menkul kıymetlerinin değeri - ç.n.] yüzde 85 oranında artış gösterdi.

Rapor şu yorumu yapıyor: "Pek çok ülkede halkın geniş kesimleri toparlanmanın etkilerini daha yeni hissetmeye başlamışlarken, bir grup olarak [YNDS’ler] toparlanmanın meyvelerini son 12 aydır topluyorlar."

Varlıklı katman, hedge fonları [hisse senedi veya bonoların borç olarak alıp verilmesine izin vererek yüksek kazanç sağlayabilen ‘imtiyazlı’ fonlar –ç.n.], yatırım ortaklığı fonları, sanat eserleri ve şarap gibi nakde çevrilmesi zor olmayan özellikli ürünler satın almak gibi sıradan yatırımcıların ulaşamayacakları sofistike yatırım araçlarını da daha fazla kullanmaya başladılar. Bu katmanın varlıkları içinde gayrimenkullerin payı da 2 puan artış gösterdi.

Şaşırtıcı olmayan bir biçimde servet yoğunlaşması en geniş bir biçimde Kuzey Amerika’da ve Avrupa’da yaşandı. ABD’de ve Kanada’da 2,5 milyon insan 8,5 trilyon ABD doları değerindeki varlığı elinde tutuyor. Kuzey Amerika’da zenginlerin hem sayısı hem de sahip oldukları varlıkların değeri 2003 yılında yüzde 13,5 oranında artış gösterdi. Sayıları 2,6 milyonu bulan -çok daha geniş bir nüfus tabanı üzerinde yer alan- Avrupalı milyonerlerin ellerinde 8,7 trilyon ABD doları değerinde varlık bulunuyor. Avrupalı milyonerlerin sayısı ve sahip oldukları varlıkların değeri Kuzey Amerika’ya kıyasla daha yavaş artıyor –sırasıyla yüzde 2,4 ve yüzde 3,7. Rapor bu durumla ilgili olarak İspanya, Rusya ve Çek Cumhuriyeti gibi "önemli istisnaların" dışında Avrupa’nın genel olarak "kişisel servetin birikimini engelleyen kısıtlayıcı gelir vergisi politikalarına" işaret ediyor.

Buna karşılık ABD’de "YNDS’ler Bush Yönetimi’nin yılın başında" hem yüksek gelir hem de veraset üzerinden alınan "vergileri azaltma kararından en çok faydalananlar oldular."

Çin ve Hindistan’ın 2003 yılında Gayri Safi Yurt İçi Hasılalarının (GSYİH) ‘ateşli’ bir biçimde, sırasıyla yüzde 9,7 ve yüzde 7,4 oranında artması, milyoner sayısının Çin’de yüzde 12 ve Hindistan’da ise yüzde 22 oranında artmasını sağladı. Çin, 236.000 milyonere sahip olmakla övünç duyarken, Hindistan sadece 61.000 milyonere ev sahipliği yapıyor. Bu katman her iki ülkenin de bir milyarı aşan toplam nüfusu içinde çok cüzi bir yer kaplıyor.

Rapor zenginlerin ve aşırı-zenginlerin servet birikimi süreci için herhangi bir bitim noktası görmüyor ve gelecek beş yılda bu kesimlerin servet birikiminin yıllık ortalama artış hızının yüzde 7 düzeyinde olacağını öngörüyor. Yazarlar 2008 yılında milyonerlerin ve multi-milyonerlerin 40,7 trilyon ABD dolarına hükmedeceklerini tahmin ediyorlar.

Raporun yayınlanmasına eşlik eden basın toplantısı sırasında Capgemini’nin başkan yardımcılarından biri, varlıklı insanlar arasında vergi, mülk ve hayırsever hizmetlerinin planlanması konusunda artan talebi yorumladı. Alvi Abuaf şu açıklamayı yaptı: "Pek çok aşırı-varlıklı aile, aile üyelerini iş alanları gibi ele alarak ‘100-yıl planları’ yapıyor ve şirketlerden esinlenerek, aile görev direktifi, yönetim yapıları ve iletişim kurallarına sahip olmaya önem veriyor."

Raporu kaleme almış olanların morali, hizmetlerini satabilecekleri milyoner havuzunun büyüyor olması nedeniyle artarken, istatistikler toplumsal kutuplaşmanın küresel olarak arttığını, en tepede yer alan çok küçük bir kesim yaratılan zenginliğin gittikçe daha büyük bir bölümüne el koyarken, büyük çoğunluğun yaşam standartlarının durakladığına ya da gerilediğine tanık olduğunu gösteriyor.

 

Sayfanın başı

Okuyucularımız: DSWS yorumlarınızı bekliyor. Lütfen e-posta gönderin.



Telif Hakkı 1998-2008
Dünya Sosyalist Web Sitesi
Bütün hakları saklıdır