|
DSWS : DSWS/TR : Haber ve Analiz : Seçim haberleri
Yazıcıya hazırla
Avustralya: SEP Werriwa ara seçimi kampanyasını başlattı
Richard Phillips
10 Mart 2005
İngilizceden çeviri (28 Şubat 2005)
Sosyalist Eşitlik Partisi (Avustralya) 19 Martta yapılacak olan Werriwa ara seçimlerine yönelik kampanyasını, Cuma akşamı Ingleburnda düzenlenen başarılı bir halka açık toplantıyla resmi olarak başlattı. Batı Sydneyde, esas olarak işçi sınıfı kökenli seçmenlerden oluşan, işsizlik oranlarının yüksek düzeylerde seyrettiği Werriwada ara seçim kararı, Avustralya İşçi Partisi önderi Mark Lathamın Ocak ayında, 1996dan bu yana her seçimden yenilgiyle çıkan partisini dördüncü kez yenilgiye sürüklemesinin üzerinden sadece üç ay geçtikten sonra, ani bir şekilde istifa etmesinin ardından alındı.
SEPin Werriwa adayı Mike Head ve SEP merkez komitesi üyesi Terry Cook Cuma günü yapılan, hem bölge halkından insanların hem de SEP üyelerinin ve taraftarlarının katıldığı toplantının baş konuşmacılarıydılar.
Toplantıya başkanlık eden SEP kampanyasının yöneticisi James Cogan ara seçime 16 adayın katılmasına rağmen, bunların içinde SEPin işçi sınıfının çıkarlarını temsil eden tek örgüt olduğunu bildirdi. SEPin bu müdahalesinin amacının emekçilerin ve gençlerin, Iraktaki savaş ve artan toplumsal eşitsizlik ve yoksulluk gibi yüz yüze oldukları önemli siyasi sorunlar konusunda geniş çaplı bir tartışmanın yapılmasını sağlamak olduğunu söyledi.
Dünya Sosyalist Web Sitesinin sürekli yazarlarından ve Western Sydney Üniversitesinde hukuk okutmanı olarak görev yapan Mike Head 2004 yılında yapılan federal seçimlerine de Werriwadan SEP adayı olarak katılmıştı. Head konuşmasına, SEPin Howard hükümetinin geçen hafta ABDnin önderliğindeki Irak işgaline 450 kişilik savaş gücü gönderme kararını şiddetle kınadığını belirterek başladı.
"Bizim kampanyamızın tam merkezinde bütün Avustralyalı, Amerikalı, Britanyalı, Japon ve diğer yabancı askerlerin Iraktan bütünüyle ve derhal çekilmesi talebi yer alıyor. Bizler aynı zamanda Irak halkına ülkelerinin uğradığı yıkım ve yağma nedeniyle tazminat ödenmesini istiyoruz."
SEP adayı, Howardın ilave askerlerin, kısa bir süre önce yapılan seçimin ardından Irakta demokrasinin güvence altına alınması için gönderilmeleri gerektiğine dair iddialarının "saçma ve anlamsız" olduğunu söyledi. "Gerçek şu ki, yabancı işgal güçlerini namlularının gölgesinde ve ABDnin başa getirdiği kukla hükümet tarafından zorla uygulanan sıkıyönetim koşullarında sahneye konulan seçim, demokrasi yolunda atılmış bir adım olmaktan çok uzaktadır."
Head, Iraka ilave Avustralya askeri sevk edilmesinin demokrasiyle bir ilişkisinin olmadığını fakat Iraka karşı yürütülen savaşın yasadışı ve yeni sömürgeci karakterini daha fazla teşhir ettiğini söyledi. "Howardın kendisi tarafından da kabul edildiği şekilde asker talebi Iraktaki demokratik olarak seçildiği varsayılan yetkililerden değil, en büyük işgalci güçten geldi."
Head, Avrupa ülkeleri yardım sağlamayı ya reddederlerken ya da askerlerini Iraktaki kötüleşen askeri ve siyasi bataklıktan çekerlerken, Avustralyanın Washingtonun dağılmakta olan "gönüllü koalisyonuna" destek vermeyi sürdüren az sayıdaki ülkeden biri olduğunu anlattı.
ABDnin başını çektiği askeri saldırganlık Irakta durmayacak diye uyardı. "Washingtonun militarizmi, Bush yönetiminin ABDnin uzun süredir devam etmekte olan ekonomik çöküşünü tersine çevirebilmek ve ABDyi Avrupalı ve Asyalı rakiplerine üstün ulus devlet olarak kabul ettirmek üzere Amerikanın askeri gücünü kullanmaya girişmesiyle birlikte, yeni bir sömürgecilik ve büyük güç rekabeti çağının başladığına işaret ediyor."
Howardın bu yasadışı girişime katılması, Asya-Pasifik bölgesinde Avustralyanın artan militarizmine yönelik Washingtonun desteğini garanti altına almaya yönelik. Head, Avustralyanın yeni asker göndererek aynı zamanda Avustralyanın en büyük ticaret ortağı olan Japonya ile bağlarını daha da sıkılaştırdı dedi.
SEP adayı İşçi Partisinden hiçbir gerçek muhalefetin gelmeyeceğini bildiğinden Howardın askerleri gönderirken kendinden emin olduğunu anlattı. "Latham ve diğer İşçi Partisi yöneticileri hiçbir zaman Bush ve Howard hükümetlerinin Irakı işgal ederlerken ortaya koydukları çarpıtmaları ve işledikleri suçları açıkça kınamadılar. Ne de Iraklı sivillerin ve Avustralya vatandaşları David Hicks ve Mahmut Habibin de içinde yer aldığı yasadışı bir biçimde düşman muharipler olarak adlandırılan diğer insanların içeri alınmalarını ve işkence görmelerini kınadılar.
Head, "İşçi Partisinin Liberallerle olan işbirliği dış politikayla sınırlı değil," dedi. İşçi Partisi lideri Beazley sağlık hizmetlerinin, eğitimin ve diğer temel sosyal ihtiyaçların altını oyan politikalara tam destek verdi. İşçi Partisi aynı zamanda Howard hükümetinin demokratik haklara yönelik saldırısı konusunda fikir birliği ederek, polise ve güvenlik güçlerine insanları gizlice tutuklama ve sorgulama konusunda yeni çok geniş yetkiler verilmesine destek verdi.
Head bu politikaların ardında kâr sisteminin derinleşen krizinin yattığını anlattı. Militarizmin ve savaşın patlak verişine, artan eşitsizliğe ve demokratik hakların tırpanlanmasına verilebilecek tek ilerici yanıtın Avustralyada ve uluslararası düzeyde sosyalist bir program üzerinde yükselen bağımsız bir emekçi hareketinin inşa edilmesi olduğunu söyledi. SEPin Werriwada seçimlere yönelik müdahalesi bu mücadelenin çok önemli bir parçasını oluşturuyor.
İşçi Partisinin sicili
SEP merkez komitesi üyesi Terry Cook, özellikle 13 yıllık Hawke-Keating İşçi Partisi hükümeti döneminin üzerinde durarak, İşçi Partisinin ve sendika bürokrasisinin tarihsel sicilini ele aldı.
Eski sendika yöneticisi ve küçük boyutlu bir işadamı olan Chris Hayesin İşçi Partisinin Werriwa ara seçiminde adayı olmasının, AİPnin varlıklıların çıkarları doğrultusunda çalışacağını açıkça ilan etmiş olan yeni seçilmiş İşçi Partisi önderi Kim Beazleye yönelik eleştirileri güçlendirdiğini söyledi.
Cook, sağcı Avustralya İşçileri Sendikasının eski ulusal sekreter yardımcısı ve daha sonra Polis Federasyonunun danışmanı olan Hayesin, İşçi Partisinin ve sendikal hareketin geçirdiği dönüşümü ve büyük sermayenin doğrudan bir aracı haline gelişini simgelediğini vurguladı.
Hayes bir sendika bürokratı olarak cebini doldurdu ve 1999da bir "endüstriyel ilişkiler arabulucusu" olarak kendi işini kurdu. Cook, "Bu, işverenlere, bir yandan zorluklarla kazanılmış hakları tırpanlarlarken, işyerlerinde baş gösterecek huzursuzlukları en iyi şekilde nasıl bastırabilecekleri konusunda tavsiyeler veren bir ajan için çok incelikli bir unvan," dedi. Hayesin müşterileri arasında Sydney Havaalanı Şirketi, Ulusal Suç Otoritesi, matbaa sektörü işverenleri ve sağlık hizmetleri ve yaşlılara bakım hizmetleri sağlayan şirketler yer alıyor.
Cook sendika bürokrasisinin Howardın yeni endüstriyel ilişkiler reformları konusunda kısa bir süre önce dile getirdikleri şikayetlerden söz ettikten sonra, Koalisyon hükümetinin bir sendikayı, İnşaat İşçileri Federasyonunu yok eden ve emekçilere karşı orduyu kullanan, Hawke-Keating hükümeti kadar ileri gitmediğini söyledi.
İşçi Partisinin işçi sınıfına yönelik saldırısının ücretlerden kârlara doğru büyük boyutlu bir aktarım yapılmasını sağladığını, zorlu mücadelelerle kazanılmış hakları ortadan kaldırdığını, ucuz emek gücü sağlamaya yönelik diğer önlemleri uygulamaya koyduğunu ve 1996 yılında Howard hükümetinin seçilmesine giden yolu açtığını söyledi. Sendikalar Howard döneminde de ücretlere ve çalışma koşullarına yapılan saldırının koruma görevlisi olmayı sürdürdüler.
Cook, İşçi Partisinin ve sendikaların büyük sermayenin doğrudan ajanları haline gelmelerinin, İşçi Partisinin ulusal reformist programının temellerini kalıcı bir biçimde sarsmış olan üretimin küreselleşmiş karakteriyle bağlantılı olduğunu söyledi. "Ne işçi partisi ne de onun bir zamanlar temel olarak aldığı ulusal reformizm perspektifi yeniden canlandırılamaz," diye vurguladı.
İzleyenlerin İşçi Partisinin sicili, Werriwa ara seçimi kampanyası ve Howard hükümetinin Mahmut Habibe yönelik yasadışı muamelesi üzerine sordukları sorular Head ve Cooka SEPin siyasi programını daha fazla tartışma fırsatını verdi. Toplantı SEPin Seçim Fonu için para toplanmasıyla ve toplantıda bulunanlara önümüzdeki üç hafta oyunca SEP kampanyasına destek vermeleri çağrısının yapılmasıyla sona erdi.
1989da yaşanan Tiananmen Meydanı katliamının ardından Çinden Avustralyaya göç etmiş olan Lu JianDünya Sosyalist Web Sitesine konuştu. Lu daha önce İşçi Partisini desteklediğini ancak bu toplantıya katılmaya karar verdiğini, çünkü İşçi Partisinin Howardın 450 Avustralya askerini daha Iraka göndereceği açıklamasına karşı çıkmayı reddetmesi nedeniyle endişe duyduğunu söyledi.
"Son seçimde İşçi Partisinin savaşa karşı bir şeyler söyleyeceğini düşünüyordum. Fakat hiçbir şey söylemediler ve bu şekilde Howard yeniden seçildi çünkü insanları faiz oranları konusunda korkutmayı başardı.
"Neden sessiz kaldıklarını anlayamıyorum. Belki ortalama sıradan insanların desteğini kazanmaya çalışıyorlardı; fakat benim tanıdığım insanların içinde Irakın işgaline destek veren hiç kimse yok. Bu akşamki konuşmacılarınızın söylediklerine katılıyorum, bunun bu seçimde asıl tartışılan konu olması gerekir.
"Çok açık ki Irakta durum daha da kötüye gidecek ve Bushun sürekli olarak diğer ülkeleri tehdit ettiğini duymak çok endişe verici. Aynı zamanda yaşadığım bölgedeki işsizlik sorunlarından da endişe duyuyorum. Geçen seçimde politikacıların hiçbiri, Irak konusu gibi bu konuyu da konuşmak istemediler ve bu sefer de kimsenin bu konuyu gerçekten tartışmak istediğini düşünmüyorum."
Eschol Parkta yaşayan işsiz ve yalnız anne Narelle Kelly de DSWS muhabirleriyle konuştu. Kelly, Irakın işgal edilmesine karşı çıkmış ve daha öncesinde savaşı haklı göstermek için öne sürülmüş olan nedenlerin hiçbirini kabul etmemiş. "Ancak Bush, Howard ve diğerleri savaşa karşı muhalefeti dikkate almadılar ve insanları hep beraber bunun içine ittiler.
"Ben Campbelltown TAFE üniversitesinde sosyal refah konusunda eğitim gördüm ve toplumsal eşitsizlikle ilgili her şeyi biliyorum, ancak bu akşamki toplantı diğer bir çok toplumsal eşitsizlikler konusunda gözlerimi açtı," dedi.
Yardım örgütü Misyon Avustralyada çalışmış biri olarak, hem hükümetin sosyal yardım ajansı Centrelinkin hem de Misyon Avustralyanın sosyal yardım alan insanları "terörize ettiklerini", sürekli olarak verilen sosyal yardımı kesmekle tehdit ettiklerini söyledi. Kelly her zaman İşçi Partisine oy vermiş biri olmasına karşın, "İşçi Partisinin evrimi ile ilgili değerlendirmenize katılıyorum. Bu parti işçileri temsil etmiyor," dedi.
Sayfanın başı
Okuyucularımız: DSWS yorumlarınızı bekliyor. Lütfen e-posta gönderin.
Telif Hakkı 1998-2008
Dünya Sosyalist Web Sitesi
Bütün hakları saklıdır
|