|
DSWS : DSWS/TR : Haber ve Analiz : Bölgesel haberler
Yazıcıya hazırla
Hindistanda tsunami kurbanları devletten yardım görmüyor
Sasi Kumar ve M. Kailasam
2 Mart 2005
İngilizceden çeviri (23 Şubat 2005)
Güney Hindistan kıyılarını vuran tsunamiden neredeyse iki ay sonra, kurtulan binlerce kişi zor koşullarda yaşıyor. Akrabalarını, evlerini, eşyalarını ve birçok durumda geçim kaynaklarını kaybetmiş insanlar her gün ayakta kalma mücadelesi veriyor.Dünya Sosyalist Web Sitesine konuşanlar - yerel olsun, eyalet veya ulusal olsun - tüm yetkililere, çektikleri ıstırabı hafife aldıkları için duydukları kızgınlığı ve öfkeyi ifade ettiler.
DSWS muhabirleri kısa bir süre önce güney Hindistannın Tamil Nadu eyaletinde, Madras yakınlarında, tsunamiden etkilenen bölgelerden birini ziyaret etti. Madrastan 41 km uzakta, Palavetkadudaki 24 küçük köyde 30.000e yakın insan yaşıyor. Bu köylerden onu tsunami tarafından vuruldu. Dört çocuğun ve beş kadının yaşamını yitirmesine karşın birçok insan teknelerini, ağlarını ve ev eşyalarını yitirdi. Balıkçılık yapamayan bölge insanları hükümet dışı örgütlerin (HDÖ) yaptıkları yardımlara bağımlı durumdalar. Devletin sağladığı yardım ise tek kelimeyle yetersiz.
Fener bölgesinden (köy konsey bölgesi) 39 yaşındaki Desam Sivaraj şöyle açıkladı: "Bizim bölgemizde 244 aile yaşıyor. Bizler hepimiz depremle gelen tsunami dalgasından etkilendik. Hükümet yardım paketi olarak her aileye 5.000 rupi (115 dolar) ve 40 kg pirinç sözü verdi. Ancak dağıtılan sarilerin [Hindistanda geleneksel kadın elbisesi-ç.n], yatakların ve dhotilerin [Hindistanda erkeklerin giydiği geleneksel peştamal-ç.n.] bedelini verilecek olan 5.000 rupiden düşecekler ve her aileye 4.000 rupi verecekler.
"Bununla birlikte bölgemizde yaşayan 244 aileden sadece 125i bu parayı alabildiler. Bu nedenle bu parayı bütün ailelere dağıtmak zorunda kaldık. Sonuç olarak devlet her aileye 2.000 rupi vermiş oldu. Ben balık alıp satıyorum ancak henüz yeniden denize açılamadım. Yeterli miktarda devlet yardımı olmadığından biz de yardım için yüzümüzü hükümet dışı örgütlere döndük."
Satankuppam ve Koraikuppam, Palavetkaduya 4 km uzaklıkta yer alan ufacık iki köy. Satankuppamda üç kadın ve Koraikuppamda iki kadın ve dört çocuk öldü. Bu köyler birer ada üzerinde kuruluydu denilebilir. Köylüler pazara ya da okula gidebilmek için nehri aşmak zorundaydılar. Koraikuppam tsunami nedeniyle su baskınına uğradı ancak su Palavetkadu Nehri yoluyla çekilip gittiğinden köyde yaşayan 341 kişiden çoğu kurtulabildi.
25 yaşındaki Rajesh Sampath bize şunları anlattı: "Komşu köyde yaşayan akrabalarımız hepimizin öldüğünü düşünmüşler. Ancak hepimiz sağ olarak kurtulduk ve onlar ısrarla artık burada yaşamamamız gerektiğini söylüyorlar. Bize tarlalarında yetiştirdikleri tahıllarla yapılmış günde üç öğün yemek hazırlamayı önerdiler. Seçim sırasında politikacılar oylarımızı alabilmek için bizi denizden korumak üzere bir duvar inşa edileceğine dair sahte sözler verdiler. Ancak seçimler bittikten sonra buraya hiç kimse uğramaz.
"Deniz suyu iç kısımlardaki köylere ulaştığından su kaynakları bundan etkilendi. Şu anda hükümet Methur köyünden su getiriyor ancak bu su içilebilir nitelikte değil. İçecek su alabilmek için insanların 3 km uzaklıktaki Karunkeliye botla gitmeleri gerekiyor. Ancak su dolu kapları botla getiremeyeceklerinden kapları başlarının üzerinde taşıyorlar."
Rajesh şöyle devam etti: "Köyümüzün insanları için dükkanlara ya da okullara gitmek genellikle güç. Nehri geçmeleri gerektiğinden, akşam saat 8den sonra insanları botla taşımak güç. Eğer biri hastalanırsa ya da yaşamı tehlikeye girerse gece hastaneye gitmek zor. Ve bizler için okula gitmek zor. Hindistanın ekonomik olarak gelişmiş olduğunu söylüyorlar ancak biz karanlıkta denizden ve köyümüzden başka hiçbir şeyden haberdar olmadan yaşıyoruz.
"Genellikle balıkçılar için hiçbir tuvalet yeri yok ve bunun sonucunda çeşitli hastalıklara yakalanma tehlikesi var. Şimdi içme suyu kıtlığı var. Hükümet bize kalacak alternatif bir yer sağlasaydı iyi olurdu. Bu köyde yaşamaktan korkuyoruz. Bu korkunç olaydan korkuyorum, uykularımda bile beni korkutuyor. Hükümetler bizlerle yıllardır ilgilenmediklerinden, bize ev eşyaları ve yaşayacak alternatif yer sağlayacaklarına güvenemiyoruz."
Aynı köyden 25 yaşındaki Ragu Desappan DSWSye yeni sandallar, balık ağları ve diğer gerekli araç gereçleri almanın 300.000 rupiye mal olacağını anlattı. "Faciadan etkilendiğimizde hükümet tazminat ödemeye söz verdi ancak sadece 15.000 rupi aldık. Bu parayla balık ağlarını bile almamız mümkün değil. Ayrıca yardım fonu açacaklarını söylediler ama bundan hiç umudum yok. "
Ragu, Hindistandaki milyonlarca yoksul insan gibi bölgedeki köylülerin hiçbirinin banka hesabı olmadığını ve bunun da ek bir sorun olduğunu belirtti. "Bize yetkililer tarafından verilen 15.000 rupilik çeki bozdurabilmek için yeni bir banka hesabı açtırmamız bile zor oluyor. Bankacılar yeni bir hesap açmak için çok sayıda kefil istiyorlar. Haftalar geçti ancak çekin karşılığında hiç para alamadık. Hesabı açtırdıktan sonra bile, bir tasarruf hesabında en az 500 rupi bulundurmak zorunlu olduğundan, sadece 14.500 rupi çekebiliyoruz!"
Şu anda birçok balıkçının balığa çıkmak konusunda endişe duyduğunu söyledi. "Daha önce denize açıldığımızda sadece kendi yaşamımızdan endişe ederdik. Fakat şimdi denize açılınca hem çocuklarımızın, hem anne-babalarımızın ve hem de karılarımızın yaşamından endişe edeceğiz."
Satankuppamdan 28 yaşındaki Sekar Rathnavelu balıkçıların yüzde 75inin büyük dalgaların ve fırtınaların farkına varabildiklerini ancak tsunamiyi öngöremediklerini söyledi. Dalgalar ilk olarak Endonezyayı vurduğunda insanlar radyo ya da televizyon tarafından haberdar edilmeliydi dedi.
"Öksüz kaldığımızı hissediyoruz. Bize gönüllü kuruluşlar yardım ediyor. Ancak biz bu şekilde yaşamak istemiyoruz -bir ay boyunca işe gitmeyerek sadece oturarak ve yiyerek! Hükümete güvenmek yerine işimizi sürdürmemiz için gerekli araç gereçleri alabileceğimiz bir kredi almak daha iyi olur. Başka seçeneğimiz yok" dedi Ragu.
50 yaşındaki Abibullah Ashif felakette karısını yitirmiş. Zor durumda kalanların sadece balıkçılar olmadığını fakat giyecek ve yiyecek işi yapan küçük tüccarların da kötü durumda olduğunu söyledi. "Ne zaman balılçılık yapmaya yeniden başlayabiliriz bilemiyoruz. Koşullar sadece balıkçılar için değil, fakat bütün köy için kötüye gitti.
"26 Aralık felaketinden bu yana büyük ölçüde gönüllü yardımlar sayesinde hayatta kaldık. Bu yardım sona erdiğinde balıkçılar denize açılmak zorunda kalacaklar. Ancak gerekli araç-gereçlere sahip değiller. [Başbakan] Manmohan Singh federal hükümetin sağlayacağı yardımın evleri ve araç gereçleri içereceğini söyleyerek övünüyor ancak ortada bunların verileceğine dair hiçbir işaret yok."
Sayfanın başı
Okuyucularımız: DSWS yorumlarınızı bekliyor. Lütfen e-posta gönderin.
Telif Hakkı 1998-2008
Dünya Sosyalist Web Sitesi
Bütün hakları saklıdır
|