World Socialist Web Site


Bugün Yeni
Olanlar

Haber ve Analiz
Tarih
Sanat Eleştirisi
Polemikler
Bilim
Bildiriler
Röportajlar
Okur Mektupları

Arşiv

DSWS Hakkında
DEUK Hakkında
Yardım

DİĞER DİLLER
İngilizce

Almanca
Fransızca
İtalyanca
İspanyolca
Portekizce
Lehçe
Çekce
Rusça
Sırp-Hırvat dili
Endonezyaca
Singalaca
Tamilce


ANA BAŞLIKLAR

Dünya ekonomik krizi, kapitalizmin başarısızlığı ve sosyalizmin gerekliliği
SEP/DSWS/TEUÖ bölgesel konferanslarında kabul edilen karar önergesi

Bush, Türkiye’ye Irak’ta PKK’ya saldırması için yeşil ışık yaktı
Türk-Kürt çatışmasındaki tarihsel ve siyasi sorunlar

Asya’da tsunami: neden hiçbir uyarı yapılmadı

Mehring Books’tan yeni bir kitap: Amerikan Demokrasisinin Krizi: 2000 ve 2004 Başkanlık seçimleri

Livio Maitan (1923-2004):
eleştirel bir değerlendirme

  DSWS : DSWS/TR : Haber ve Analiz : Bölgesel haberler

Yazıcıya hazırla

Hindistan’da tsunami kurbanları devletten yardım görmüyor

Sasi Kumar ve M. Kailasam
2 Mart 2005
İngilizce’den çeviri (23 Şubat 2005)

Güney Hindistan kıyılarını vuran tsunamiden neredeyse iki ay sonra, kurtulan binlerce kişi zor koşullarda yaşıyor. Akrabalarını, evlerini, eşyalarını ve birçok durumda geçim kaynaklarını kaybetmiş insanlar her gün ayakta kalma mücadelesi veriyor.Dünya Sosyalist Web Sitesi’ne konuşanlar - yerel olsun, eyalet veya ulusal olsun - tüm yetkililere, çektikleri ıstırabı hafife aldıkları için duydukları kızgınlığı ve öfkeyi ifade ettiler.

DSWS muhabirleri kısa bir süre önce güney Hindistan’nın Tamil Nadu eyaletinde, Madras yakınlarında, tsunamiden etkilenen bölgelerden birini ziyaret etti. Madras’tan 41 km uzakta, Palavetkadu’daki 24 küçük köyde 30.000’e yakın insan yaşıyor. Bu köylerden onu tsunami tarafından vuruldu. Dört çocuğun ve beş kadının yaşamını yitirmesine karşın birçok insan teknelerini, ağlarını ve ev eşyalarını yitirdi. Balıkçılık yapamayan bölge insanları hükümet dışı örgütlerin (HDÖ) yaptıkları yardımlara bağımlı durumdalar. Devletin sağladığı yardım ise tek kelimeyle yetersiz.

Fener bölgesinden (köy konsey bölgesi) 39 yaşındaki Desam Sivaraj şöyle açıkladı: "Bizim bölgemizde 244 aile yaşıyor. Bizler hepimiz depremle gelen tsunami dalgasından etkilendik. Hükümet yardım paketi olarak her aileye 5.000 rupi (115 dolar) ve 40 kg pirinç sözü verdi. Ancak dağıtılan sarilerin [Hindistan’da geleneksel kadın elbisesi-ç.n], yatakların ve dhotilerin [Hindistan’da erkeklerin giydiği geleneksel peştamal-ç.n.] bedelini verilecek olan 5.000 rupiden düşecekler ve her aileye 4.000 rupi verecekler.

"Bununla birlikte bölgemizde yaşayan 244 aileden sadece 125’i bu parayı alabildiler. Bu nedenle bu parayı bütün ailelere dağıtmak zorunda kaldık. Sonuç olarak devlet her aileye 2.000 rupi vermiş oldu. Ben balık alıp satıyorum ancak henüz yeniden denize açılamadım. Yeterli miktarda devlet yardımı olmadığından biz de yardım için yüzümüzü hükümet dışı örgütlere döndük."

Satankuppam ve Koraikuppam, Palavetkadu’ya 4 km uzaklıkta yer alan ufacık iki köy. Satankuppam’da üç kadın ve Koraikuppam’da iki kadın ve dört çocuk öldü. Bu köyler birer ada üzerinde kuruluydu denilebilir. Köylüler pazara ya da okula gidebilmek için nehri aşmak zorundaydılar. Koraikuppam tsunami nedeniyle su baskınına uğradı ancak su Palavetkadu Nehri yoluyla çekilip gittiğinden köyde yaşayan 341 kişiden çoğu kurtulabildi.

25 yaşındaki Rajesh Sampath bize şunları anlattı: "Komşu köyde yaşayan akrabalarımız hepimizin öldüğünü düşünmüşler. Ancak hepimiz sağ olarak kurtulduk ve onlar ısrarla artık burada yaşamamamız gerektiğini söylüyorlar. Bize tarlalarında yetiştirdikleri tahıllarla yapılmış günde üç öğün yemek hazırlamayı önerdiler. Seçim sırasında politikacılar oylarımızı alabilmek için bizi denizden korumak üzere bir duvar inşa edileceğine dair sahte sözler verdiler. Ancak seçimler bittikten sonra buraya hiç kimse uğramaz.

"Deniz suyu iç kısımlardaki köylere ulaştığından su kaynakları bundan etkilendi. Şu anda hükümet Methur köyünden su getiriyor ancak bu su içilebilir nitelikte değil. İçecek su alabilmek için insanların 3 km uzaklıktaki Karunkeli’ye botla gitmeleri gerekiyor. Ancak su dolu kapları botla getiremeyeceklerinden kapları başlarının üzerinde taşıyorlar."

Rajesh şöyle devam etti: "Köyümüzün insanları için dükkanlara ya da okullara gitmek genellikle güç. Nehri geçmeleri gerektiğinden, akşam saat 8’den sonra insanları botla taşımak güç. Eğer biri hastalanırsa ya da yaşamı tehlikeye girerse gece hastaneye gitmek zor. Ve bizler için okula gitmek zor. Hindistan’ın ekonomik olarak gelişmiş olduğunu söylüyorlar ancak biz karanlıkta denizden ve köyümüzden başka hiçbir şeyden haberdar olmadan yaşıyoruz.

"Genellikle balıkçılar için hiçbir tuvalet yeri yok ve bunun sonucunda çeşitli hastalıklara yakalanma tehlikesi var. Şimdi içme suyu kıtlığı var. Hükümet bize kalacak alternatif bir yer sağlasaydı iyi olurdu. Bu köyde yaşamaktan korkuyoruz. Bu korkunç olaydan korkuyorum, uykularımda bile beni korkutuyor. Hükümetler bizlerle yıllardır ilgilenmediklerinden, bize ev eşyaları ve yaşayacak alternatif yer sağlayacaklarına güvenemiyoruz."

Aynı köyden 25 yaşındaki Ragu Desappan DSWS’ye yeni sandallar, balık ağları ve diğer gerekli araç gereçleri almanın 300.000 rupiye mal olacağını anlattı. "Faciadan etkilendiğimizde hükümet tazminat ödemeye söz verdi ancak sadece 15.000 rupi aldık. Bu parayla balık ağlarını bile almamız mümkün değil. Ayrıca yardım fonu açacaklarını söylediler ama bundan hiç umudum yok. "

Ragu, Hindistan’daki milyonlarca yoksul insan gibi bölgedeki köylülerin hiçbirinin banka hesabı olmadığını ve bunun da ek bir sorun olduğunu belirtti. "Bize yetkililer tarafından verilen 15.000 rupilik çeki bozdurabilmek için yeni bir banka hesabı açtırmamız bile zor oluyor. Bankacılar yeni bir hesap açmak için çok sayıda kefil istiyorlar. Haftalar geçti ancak çekin karşılığında hiç para alamadık. Hesabı açtırdıktan sonra bile, bir tasarruf hesabında en az 500 rupi bulundurmak zorunlu olduğundan, sadece 14.500 rupi çekebiliyoruz!"

Şu anda birçok balıkçının balığa çıkmak konusunda endişe duyduğunu söyledi. "Daha önce denize açıldığımızda sadece kendi yaşamımızdan endişe ederdik. Fakat şimdi denize açılınca hem çocuklarımızın, hem anne-babalarımızın ve hem de karılarımızın yaşamından endişe edeceğiz."

Satankuppam’dan 28 yaşındaki Sekar Rathnavelu balıkçıların yüzde 75’inin büyük dalgaların ve fırtınaların farkına varabildiklerini ancak tsunamiyi öngöremediklerini söyledi. Dalgalar ilk olarak Endonezya’yı vurduğunda insanlar radyo ya da televizyon tarafından haberdar edilmeliydi dedi.

"Öksüz kaldığımızı hissediyoruz. Bize gönüllü kuruluşlar yardım ediyor. Ancak biz bu şekilde yaşamak istemiyoruz -bir ay boyunca işe gitmeyerek sadece oturarak ve yiyerek! Hükümete güvenmek yerine işimizi sürdürmemiz için gerekli araç gereçleri alabileceğimiz bir kredi almak daha iyi olur. Başka seçeneğimiz yok" dedi Ragu.

50 yaşındaki Abibullah Ashif felakette karısını yitirmiş. Zor durumda kalanların sadece balıkçılar olmadığını fakat giyecek ve yiyecek işi yapan küçük tüccarların da kötü durumda olduğunu söyledi. "Ne zaman balılçılık yapmaya yeniden başlayabiliriz bilemiyoruz. Koşullar sadece balıkçılar için değil, fakat bütün köy için kötüye gitti.

"26 Aralık felaketinden bu yana büyük ölçüde gönüllü yardımlar sayesinde hayatta kaldık. Bu yardım sona erdiğinde balıkçılar denize açılmak zorunda kalacaklar. Ancak gerekli araç-gereçlere sahip değiller. [Başbakan] Manmohan Singh federal hükümetin sağlayacağı yardımın evleri ve araç gereçleri içereceğini söyleyerek övünüyor ancak ortada bunların verileceğine dair hiçbir işaret yok."

Aynı zamanda bakınız
Makalenin İngilizce orjinali
(23 Şubat 2005)
Tsunami felaketinin toplumsal kökleri
( 11 Şubat 2005)
Doğu Hindistan’da tsunamiden kurtulanlar DSWS’ye konuştular
( 10 Şubat 2005)

 

Sayfanın başı

Okuyucularımız: DSWS yorumlarınızı bekliyor. Lütfen e-posta gönderin.



Telif Hakkı 1998-2008
Dünya Sosyalist Web Sitesi
Bütün hakları saklıdır