World Socialist Web Site


Bugün Yeni
Olanlar

Haber ve Analiz
Tarih
Sanat Eleştirisi
Polemikler
Bilim
Bildiriler
Röportajlar
Okur Mektupları

Arşiv

DSWS Hakkında
DEUK Hakkında
Yardım

DİĞER DİLLER
İngilizce

Almanca
Fransızca
İtalyanca
İspanyolca
Portekizce
Lehçe
Çekce
Rusça
Sırp-Hırvat dili
Endonezyaca
Singalaca
Tamilce


ANA BAŞLIKLAR

Dünya ekonomik krizi, kapitalizmin başarısızlığı ve sosyalizmin gerekliliği
SEP/DSWS/TEUÖ bölgesel konferanslarında kabul edilen karar önergesi

Bush, Türkiye’ye Irak’ta PKK’ya saldırması için yeşil ışık yaktı
Türk-Kürt çatışmasındaki tarihsel ve siyasi sorunlar

Asya’da tsunami: neden hiçbir uyarı yapılmadı

Mehring Books’tan yeni bir kitap: Amerikan Demokrasisinin Krizi: 2000 ve 2004 Başkanlık seçimleri

Livio Maitan (1923-2004):
eleştirel bir değerlendirme

  DSWS : DSWS/TR : Lev Trotskiy

Yazıcıya hazırla

Dünya ekonomik krizi, kapitalizmin başarısızlığı ve sosyalizmin gerekliliği

SEP/DSWS/TEUÖ bölgesel konferanslarında kabul edilen karar önergesi


13 Haziran 2009
İngilizce’den çeviri (21 Mayıs 2009)

Aşağıda yer alan, "Dünya Ekonomik Krizi, Kapitalizmin Başarısızlığı ve Sosyalizmin Gerekliliği" üzerine karar önergesi, Dünya Sosyalist Web Sitesi, Sosyalist Eşitlik Partisi ve Toplumsal Eşitlik yolunda Uluslararası Öğrenciler tarafından desteklenen üç konferansta tartışıldı ve oy birliğiyle kabul edildi.

Bu konferanslar Ann Arbor, Michigan (25 Nisan); New York City (3 Mayıs) ve Los Angeles, Kaliforniya’da (10 Mayıs) düzenlendiler. Bu belge, konferanslar sırasında yapılan değişiklik ve düzeltme önerilerini içermektedir.

1. Kapitalist sistem 1930’ların Büyük Buhranından bu yana görülen en ciddi krizine girmiş durumda. İşçilerin bu krize cevap olarak sosyalist bir çözüm öne sürmeleri gerekmektedir. Üstelik bu kriz uluslararası niteliktedir, dünya üzerindeki bütün ülkelerin emekçilerini etkilemektedir. Küresel olarak bütünleşmiş kapitalist sistemin çöküşünün, ulusal bir çözümü bulunmamaktadır.Dünya Sosyalist Web Sitesi, Sosyalist Eşitlik Partisi ve Toplumsal Eşitlik yolunda Uluslararası Öğrenciler, aşağıda yer alan programı, işçi sınıfının yeni bir toplumsal ve siyasi hareketinin temeli olarak öne sürmektedirler.

2. "Bir sosyalist programı benimsemek neden gerekli olsun?" diye soran işçilere şu cevabı veriyoruz: Çünkü kapitalist sistem başarısızlığa uğradı! Var olan ekonomik sistemin işçi sınıfına sömürüden, yoksulluktan, baskıdan ve savaştan başka sunabileceği hiçbir şey yoktur. Gerçekler gün gibi ortadadır.

3. İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk kez, 2009 yılında, küresel ekonomi küçülecektir. Bu yıl dünya çapında 50 milyondan fazla insan, şirketler kapandığı ya da işçi çıkardıkları için işlerini kaybedecekler. "Kronik açlık çeken" insan sayısının 2009 yılında 100 milyon kişi artacağı ve toplam açıklık çeken insan sayısının 1 milyarın üzerine çıkacağı tahmin ediliyor.

4. Amerika Birleşik Devletleri’nde her ay yüz binlerce iş yok oluyor. İşsiz ya da eksik istihdam edilen işçi sayısı yalnızca bir yıl içinde 10 milyon kişi artarak 24 milyona ulaştı. Resmi işsizlik oranı yüzde 8,9 düzeyinde ve birçok eyalette yüzde 10’u aşmış durumda. Gerçek işsizlik oranı ise çok daha yüksek düzeyde. Milyonlarca işçi aynı durumda: sürekli bir iş ve insan onuruna yakışan bir ücret olmadan, konut kredisi taksitlerini, kredi kartı borçlarını ödeyemiyorlar, ailelerinin sağlık, çocuklarının eğitim giderlerini ya da yaşamlarını sürdürmek için gerekli olan diğer temel harcamaları karşılayamıyorlar. Şirketler, kriz derinleştikçe, işçileri daha büyük çaplı ücret ve sosyal hak indirimlerini kabul etmeye zorluyorlar.

5. İşçiler içinde bulundukları bu durum nedeniyle suçlanamazlar. Aksine bu kriz kapitalizmin suçlanması gerektiğini ortaya koymaktadır. Yaşanmakta olan kriz kırk yıl öncesine uzanan ekonomik, toplumsal ve siyasi gelişmelerin bir sonucudur. 1960’lı yılların ortalarından bu yana Amerikan kapitalizminin küresel konumu dramatik bir biçimde zayıfladı. Amerikan kapitalizminin bir zamanlar egemen konumda olan sanayileri, Avrupa ve Asya’daki rakipleri tarafından geride bırakıldı. Amerikan egemen sınıfı buna cevap olarak sömürü düzeyini yukarı çekebilmek için, Amerikan işçi sınıfının yaşam koşullarına ve toplumsal konumuna yönelik acımasız bir taarruz başlattı. Amerikan ekonomisinin sektörleri -imalat sanayinin çoğu dalı dâhil olmak üzere- bir bütün olarak, yeterince kârlı olmadıkları için, sistematik bir biçimde, adım adım ortadan kaldırıldılar. Milyonlarca iş yok edildi ve şehirler, bir bütün halinde harabeye dönüştü. Aynı zamanda Amerikan sermayesi yer küreyi ucuz emek kaynaklarının ve yüksek kârların bulunduğu yerleri tespit etmek için bir uçtan diğerine tarayıp durdu.

6. Amerikan imalat sanayinin uzun süredir devam eden gerileyişi ve şirket kârları için yatırım bankacılığının ve spekülasyonun başlıca kaynak haline gelmesi, iktidarın, nereden bakılırsa bakılsın, siyasi ve ekonomik politikaları dikte eden bir finansal oligarşinin elinde toplanmasına neden oldu. Sırtını Amerikan piyasalarının ve ABD dolarının ayrıcalıklı konumuna dayayan bu oligarşi, gerçek değer taşıyan her türlü üretimden giderek daha fazla kopan, asalakça faaliyetlerini finanse edebilmek için, dünyanın dört bir yanından kaynak borçlanabiliyordu. Bu süreç dünya ekonomisinde, Amerika Birleşik Devletleri’nin borçluluğunda aşırı bir büyümeyi de içeren, derin yapısal dengesizlikler yarattı. Hisse senetleri, türev ürünler ve en nihayet ipoteğe dayalı menkul kıymetler üzerinde spekülasyonun yaygınlaşması, devasa servetlerin elde edilmesini sağlayan araçlardı. Bu süreç, doğal olarak, istikrarsız bir süreçti ve çöküş kendisini gösterdi.

Obama yönetimi

7. Amerika Birleşik Devletleri’nin başını çektiği dünya hükümetlerinin verdikleri tepki, krizden bizzat sorumlu olan insanların çıkarlarını savunmak oldu. Giderek daha pervasız hale gelen multitrilyon dolarlık kurtarma programlarının ardında ağır basan tek bir kaygı var: büyük bankaların ve zengin yatırımcıların çıkarlarını korumak.

8. 2008 yılının Eylül ayında mali kriz patlak verdiği zaman, Bush yönetimi, Demokrat Parti’nin desteğiyle, bankalar için devasa bir kurtarma paketi -700 milyar dolarlık Sorunlu Varlıkları Kurtarma Programı (TARP)- hazırladı. Ne var ki bu tutar bankaları "sağlıklarına kavuşturmak" -yani spekülatif yatırımlarının çöküşüyle ortaya çıkan boşluğu doldurmak- için yeterli olmadı. Obama yönetimi, koruyucu yatırım fonlarına [hedge fonları], bankaların bilançolarındaki "zehirli varlıkları" satın almaları için, trilyon dolarlık bir desteği içeren, bir dizi yeni önlemi uygulamaya koydu.

9. Obama, kurtarılan bankaların kredi vermeyi sürdüreceklerini ve Amerikalı tüketicilere ve küçük işletmelere yardımcı olacaklarını iddia ediyor. Böyle bir şey söz konusu olmadı. Bankalar vergi mükelleflerinin paralarını bilançolarının içini doldurmak, şirket satın alma operasyonlarını finanse etmek ve elbette üst düzey yöneticilere büyük tutarlarda ücret ve ikramiye ödemek için kullanıyorlar. Bu kurtarmalar en sonunda işçi sınıfına yapılan saldırılar ve Sosyal Güvenlik, Medicare ve Medicad [ABD'de yaşlılara tıbbi bakım sağlayan kamu hizmeti - ç.n] dâhil, kilit önemdeki sosyal programlarda yapılacak kesintilerle ödenecektir.

10. Obama yönetimi finansal sektör yöneticilerine ödenen ikramiyeleri savunurken, sözleşmelerin "kutsallığı"na başvurdu. Ne var ki, bu ilke işçiler için geçerli olmamaktadır. Obama otomobil işçilerinden, ABD’li otomobil şirketlerini "kendi ayakları üzerinde durabilir hale" getirmek -yani yatırımcılara uygun ve sürekli bir kâr payının sağlanmasını güvence altına almak- için ücretlerinde, istihdamda ve sosyal haklarında indirimler yapılmasını kabul etmelerini talep etti. Bu açık çifte standardın ardında, hükümetin egemen sınıfın çıkarlarına hizmet ettiği siyasi gerçeği yatmaktadır. Bunun işçiler üzerindeki etkisi felaket boyutlarına ulaşmış durumdadır. General Motors 23.000 kişiyi işten çıkarmaya yönelik planlarını açıkladı. Chrysler, ücretler ve sosyal haklarda yaptığı büyük çaplı indirimlerin ardından, iflasını ve en azından sekiz fabrikasını kapatacağını ilan etti.

11. Obama, egemen sınıfın çıkarlarını dış politika ve askeri politika alanlarında da savunuyor. Irak’ın işgali sürüyor. Yeni başkan Afganistan’a, halka karşı kanlı saldırılar düzenlemeleri için on binlerce ABD askeri daha gönderdi ve Pakistan’a yönelik, ülkeyi istikrarsızlaştırmak ve daha geniş bir savaşı kışkırtmakla tehdit eden saldırıları tırmandırıyor. Obama, sosyal programlarda her alanda kesintiler yapılması gerektiğini ısrarla vurgularken, askeri harcamaları bu yıl 640 milyar dolara çıkardı. Yeni yönetim uluslararası ve iç hukuku ihlal etmekten suçlu olan hükümet görevlilerinin yargı önünde hesap vermelerine karşı çıkarken ve savaş suçlarını belgeleyen fotoğrafların yayınlanmasını engellerken, Bush yönetiminin demokratik haklara yönelik saldırılarını yürürlükte tutuyor.

12. Obama, 2008 seçimlerini Bush yönetimine karşı duyulan yaygın muhalefete ve "değişim" arzusuna seslenerek kazandı. Ne var ki, yeni yönetimin sınıf karakteri her gün biraz daha açık bir biçimde ortaya çıkmaktadır. Yeni yönetimin icraatları, işçi sınıfı Demokrat Parti’ye ve iki-parti sistemine bağlı kaldığı sürece hiçbir şeyin değiştirilemeyeceğini göstermektedir.

İşçi sınıfının seferberliği için!

13. İşçilerin çıkarlarını savunabilmek için, krize karşı kendi çözümlerini geliştirmeleri gerekmektedir. Bu, kitlesel gösteriler, grevler, fabrika işgalleri ve işçi sınıfı mücadelelerinin diğer biçimlerine başvurulması anlamına gelmektedir. İşçiler bu tür mücadelelere girişmeksizin, işlerine ve geçimlerine yapılan sonu gelmeyen bu saldırıya hiçbir biçimde karşı koyamazlar.

14. İşçi sınıfının sahip olduğu her kazanım mücadele yoluyla elde edildi. İşçi sınıfı -1870’lerden, sekiz saatlik iş gününden ve sanayide çocuk emeğinin kullanımına ilişkin yasalardan, 1930’ların kitlesel grevlerine ve sanayide sendikal örgütler kurma hakkına ve oradan ırklar arası eşitliğe ve demokratik haklara uzanan bir çizgide- elde ettiği her şey için savaşmak zorunda kaldı. 1930’ların Büyük Buhranı bir kitlesel eylemler dalgasının ortaya çıkmasına yol açtı. Bu eylemler 1932’nin ikramiye yürüyüşlerini, 1934’ün Minneapolis (Teamsters), Toledo (otomobil işçilerinin) ve San Francisco (liman işçilerinin) kitlesel grevlerini ve 1936-37’de Flint, Michigan’daki, Birleşik Otomobil İşçileri sendikasının [UAW] kurulmasına öncülük eden büyük oturma grevlerini içermektedir. 1950’ler, 60’lar ve 70’ler boyunca kitlesel işçi sınıfı grevleri Amerikan yaşamının kanıksanmış bir özelliği haline gelmişti.

15. Bununla birlikte, son 20 yıldır Amerika Birleşik Devletleri’nde açık sınıf mücadelesi neredeyse tamamen ortadan kalkmış durumda. Bu durum uzlaşmaz sınıf çelişkilerinde ya da toplumsal gerilimlerde yaşanan bir azalmadan kaynaklanmıyor -aslında, aynı dönem içinde toplumsal eşitsizlik çok büyük artış gösterdi. Bu durum her şeyden önce işçi sınıfını temsil etmeleri beklenen eski örgütlerin iflasından kaynaklanmaktadır. Bugün AFL-CIO ve Kazanmak için Değiş Koalisyonu’nda [Change to Win Coalition] örgütlü olan bürokratik aygıtlar -yalnızca ismen işçi sendikası olan bu örgütler- işçilere karşı şirketlerce girişilen taarruzun işbirlikçisi rolünü üstlenmektedirler.

16. Bu örgütler kapitalist sistemle çok uzun zaman önce barışık hale geldiler. İkinci Dünya Savaşı’nın ardından işçi bürokrasisi, devletin desteğiyle birlikte, militanlara ve sosyalistlere -sendikaların kurulmasına bizzat öncülük etmiş olan insanlara- karşı bir temizlik harekâtına girişti. İşçilerin çıkarlarının kapitalizmin çerçevesi içinde, ekonomik sistemde herhangi bir radikal değişikliğe gitmeksizin ya da fabrikaların ve işyerlerinin büyük kapitalistler eliyle kontrolüne ve yönetilmesine meydan okumaksızın gözetilebileceğini söylediler. Sendika bürokrasisi, sahip olduğu milliyetçi bakış açısının merkezi bir parçası olarak, Amerikan militarizmine destek vererek, egemen sınıfın çıkarlarının yurtdışında güçlendirilmesine hizmet etti.

17. İşçi sınıfına karşı otuz yıl önce büyük şirketler-finans sermayesi eliyle başlatılan saldırıya sendika bürokrasisinin verdiği tepki, kendisini daha da eksiksiz bir biçimde, var olan yönetim yapısıyla bütünleştirmek oldu. 1980’li yıllardan itibaren sendika yönetimleri her büyük grevi yalıtmak ve ihanete uğratmak için, bilinçli bir biçimde çalıştılar. O tarihten bu yana, işçi sınıfına yönelik taarruz şiddetlendiği halde, grev sayıları dramatik bir gerileme gösterdi. Sendikaların altına imza attıkları her toplu iş sözleşmesi ücretler, sosyal haklar ve istihdamda daha fazla ödün içerir oldu. Bu örgütleri artık "işçi sendikaları" olarak adlandırmak mümkün değildir. Bunlar şirket yönetimlerinin, işçi sınıfını denetim altında tutan, toplumsal huzursuzluğu frenleyen ve ödünler verilmesini dayatan şubeleri gibi işlev görmektedirler. UAW, otomobil işçilerine karşı yürütülen taarruzun parçası olarak hem Chrysler’in hem de GM’in, sözüm ona temsil ettiği işçilerin sömürülmesinden doğrudan çıkar sağlayan, büyük ortaklarından biri haline gelecektir.

18. Bu örgütler aynı zamanda işçi sınıfını kapitalist sisteme ve onun siyasi temsilcilerine, özellikle Demokrat Parti’ye tabi hale getirmek için çalıştılar. Mevcut ekonomik krize tepkileri, kapitalist sınıfla olan işbirliklerini güçlendirmenin dışında, ABD işçilerinin çıkarlarının, onları göçmen işçilere ve diğer ülkelerdeki işçilere karşı rekabete sokarak savunulabileceğini söyleyen milliyetçi yalana destek vermek oldu.

19. İşçiler, on yıllardır sürmekte olan bu ödünler ve yenilgiler dönemini sona erdirmelidir. Sınıf mücadelesinin yeniden canlanması, eski örgütlerden kararlı bir kopuşu gerektirmektedir. Bizler, tabanda oluşturulan bağımsız işyeri komiteleri ve mahalle ve gençlik komitelerini içeren, yeni örgütlerin oluşturulması için çağrıda bulunuyoruz. Bu örgütler gerçek anlamda demokratik karar almanın ve kitlesel eylemleri planlamanın merkezleri haline gelmelidir. Bizler, özellikle otomobil işçilerini, şirketlere ve onların UAW’daki işbirlikçilerine karşı kitlesel direnişler örgütlemek için, zaman yitirmeksizin bir taban muhalefeti koordinasyon komitesi oluşturmaya çağırıyoruz.

İşçi sınıfı için siyasi bir program

20. Sınıf mücadelesinin sürdürülmesi yaşamsal öneme sahiptir ve zorunludur. Ne var ki, bu mücadelelerin başarıya ulaşabilmeleri için, siyasi bir strateji eliyle yönlendirilmeleri gerekmektedir. Çıkış noktası, bu mücadelenin, özel kârın çıkarları adına işçi sınıfının sömürülmesine dayanan bir sistem olan kapitalist sisteme karşı verilen bir mücadele olduğunun kabul edilmesi olmalıdır.

21. Dünya ekonomisinin temel örgütlenmesinde radikal bir değişikliğe gidilmesi zorunludur. İnsanlığın sahip olduğu muazzam üretici güçler artık daha fazla bir avuç milyarderin çıkarlarına tabi kılınamaz. Milyarlarca emekçinin karşı karşıya olduğu sorunlara bir çözüm ancak ekonomik yaşamın özel kârın değil, toplumsal ihtiyaçların karşılanmasını sağlayacak biçimde, sosyalist temeller üzerinde yeniden örgütlenmesi yoluyla bulunabilir.

İşçi sınıfının uluslararası birliği için

22. Krize işçi sınıfının çıkarları doğrultusunda bir çözüm ancak uluslararası düzeyde sağlanabilir. Bugün dünya ekonomisi tarihte herhangi bir anda olduğundan çok daha yakın bir biçimde bütünleşmiş durumdadır. Bu küresel bütünleşme, insanlığın yaşam koşullarında muazzam gelişmeler sağlamak için gerekli olan temeli oluşturmaktadır. Ne var ki, bu bütünleşme, büyük şirketleri kontrolü altında tutan seçkinin farklı kesimlerinin ulusal çıkarları ile çelişki içindedir. Onlar kendi çıkarlarını korumak için işçileri, kendi işlerini korumanın diğer ülkelerdeki işçilerin işlerine saldırmayı gerektirdiğine inandırmaya çalışıyorlar. Bu bir yalandır. Karşılanacak olan ihtiyaçlar alanında herhangi bir kıtlık söz konusu değildir ve bu ihtiyaçlar çalışabilecek durumda olan herkesin emeğine ihtiyaç göstermektedir.

23. Amerika Birleşik Devletleri’nde işçilerin karşı karşıya oldukları sorunların hiçbiri ulusal düzeyde çözüme kavuşturulamaz. Ekonomik çöküş, savaş, demokratik haklara yapılan saldırılar, sömürü, işsizlik, yoksulluk ve çevrenin tahrip edilmesi yalnızca Amerikan sorunları değildir. Bunlar dünya sorunlarıdır ve küresel çözümlere ihtiyaç duymaktadırlar. İşçi sınıfı gerçek anlamda tek uluslararası sınıftır, çıkarları bütün ulusal sınırların ötesine geçen tek sınıftır. Amerika Birleşik Devletleri’nde işçiler kurumsal ve finansal seçkinin iktidarına karşı, yalnızca bütün ülkelerin işçileri ile yakın işbirliğine girerek savaşabilirler.

Acil bir sosyal ve kamu istihdam programı için

24. Bizler ekonomik krize karşı işçi sınıfının çıkarlarını gözeten önlemler içeren bir acil programın uygulamaya konmasını talep ediyoruz. Bu program çok zor durumda olanlara gıda, ilaç ve barınma olanaklarının sağlanması için milyarlarca dolar kaynak ayrılmasını öngörmektedir. Amerika Birleşik Devletleri’nde, sanayinin yeniden ayağa kaldırılmasını, okulların ve sağlık hizmeti veren kuruluşların yeniden inşa edilmelerini ve yaygınlaştırılmalarını ve kritik öneme sahip sosyal altyapının geliştirilmesini kendisi için acil bir görev olarak kabul eden bir kamu işleri programına gereksinim duyulmaktadır.

25. Her işçiye temel ihtiyaç maddelerinin fiyatlarına endeksli ücretlerle birlikte, istihdam güvencesi ve insan onuruna yakışan yaşam koşulları sağlanmalıdır. Aynı zamanda çalışma süreleri kısaltılmalıdır -hiç kimse geçimini sağlayabilmek için birden çok işte çalışmaya zorlanmamalıdır. Bizler herkese yüksek kaliteli eğitim ve genel kapsamlı sağlık hizmeti sağlayacak büyük çaplı bir yatırım seferberliğine girişilmesini, konforlu ve uygun fiyatlı evler inşa edilebilmesi için devlet sübvansiyonuyla konut inşa edilmesini, bütün çalışan insanlara insan onuruna yakışan bir gelirle emeklilik güvencesi sağlanmasını ve sanat, kültür ve bilimsel araştırma için ayrılan fonların artırılmasını talep ediyoruz.

26. Amerikan egemen sınıfı uzun yıllar boyunca, herkese insan onuruna yakışan bir iş sağlamak ve sosyal programları uygulamaya koymak için "hiç para" olmadığını öne sürdü. Şimdi Barack Obama her hükümet programının ince elenip sık dokunarak yeniden gözden geçirileceğini ısrarla belirtiyor. Ülke yönetiminin bankalara trilyonlarca dolar akıtmasından sonra yapılacak olan bu kesintiler, zaten ciddi kaynak sıkıntısı içinde olan sosyal programlar üzerinde yıkıcı bir etki yaratacaktır.

Bankaların ve büyük şirketlerin ulusallaştırılmaları için

27. Bu programı gerçekleştirmek için üstlenilmesi gereken en önemli görev, Amerika Birleşik Devletleri’nde izlenecek politikaları dikte eden ve bir küresel yağma politikası güden finansal oligarşinin boyunduruğunun kırılmasıdır. Bizler büyük finansal kuruluşların, işçi sınıfının demokratik denetimi altında ulusallaştırılmalarını talep ediyoruz. İşçi sınıfı tarafından yaratılmış olan servet birikimi, acil toplumsal ihtiyaçların karşılanması yolunda kullanılmalıdır. Bankaların özel ellerin denetiminde olmasına bir son verilmesi, işçilere ve küçük işletmelere borç yardımı sağlanabilmesinin önkoşuludur. Bizler, ipotekli evlerin haczedilmesinin derhal durdurulmasıyla birlikte, ipotek karşılığı kullandırılmış olan uzun vadeli konut kredilerinde, öğrenci borçlarında ve kredi kartı borçlarında büyük çaplı bir indirim yapılmasını talep ediyoruz. Ekonomik yaşamın yeniden örgütlenmesinin ekonomik temellerini oluşturabilmek için, bütün büyük şirketlerin kamuya ait ve demokratik olarak denetlenen kuruluşlar haline getirilmelerini talep ediyoruz.

Toplumsal eşitlik için

28. Son 30 yıldır, sömürünün ve asalaklığın büyümesine paralel olarak, toplumsal eşitsizlik de muazzam bir artış gösterdi. 1979’dan bu yana Amerikan nüfusunun en zengin yüzde 1’lik kesimi ulusal servetten aldığı payı iki katından fazla artırarak, yüzde 19’dan yüzde 40’ın üzerine çıkarttı. 2008 yılında, 25 koruyucu yatırım fonu yöneticisi, ekonomik çöküşün ortasında bile 11,6 milyar dolar aldılar.

29. Bizler, nüfusun çoğunluğu için vergileri azaltırken, zenginlerden alınan vergilerde büyük bir artış yapılmasını içeren, bir toplumsal eşitlik programı talep ediyoruz. Yasadışı yollardan ve spekülasyonla elde edilmiş olan servetlere el konulmalıdır. Dev şirketlerin ve finansal kuruluşların hesapları kamusal inceleme için açılmalıdır. Hileli işlerden suçlu bulunanlar yargı önüne çıkarılmalıdır.

Militarizmin ve savaşın sona erdirilmesi için

30. Şu anda, Irak savaşının başlamasının üzerinden altı yıldan fazla bir zaman geçmiş durumda. Bu saldırı eylemi 4.000’den fazla ABD askerinin ölümüne yol açarken, bir milyondan fazla Iraklının ölümüyle ve bütün bir toplumun tahrip olmasıyla sonuçlandı. Amerikan finansal ve kurumsal seçkini Afganistan ve Irak’ta savaşı sürdürerek, petrol ve diğer doğal kaynaklar açısından zengin olan bölgeler üzerinde askeri denetim kurmaya çalışıyor.

31. Ekonomik kriz derinleşirken, Amerika kapitalizminin uzun dönemli çöküşü ile egemen sınıfın doymak bilmez iştahı arasındaki çelişki askeri fetih yönelişini güçlendirecek ve bu da Amerikan emperyalizmini Avrupa ve Asya’daki rakipleriyle giderek daha fazla karşı karşıya getirecektir. Dünya, bu kez nükleer silahlara sahip güçler arasında yaşanacak yeni bir dünya savaşı felaketi ile yüz yüze gelmektedir.

32. Bizler ABD askerlerinin ve paralı askerlerin Irak ve Afganistan’dan derhal ve koşulsuz olarak çekilmelerini ve bütün dünyada ABD’nin askeri saldırganlığına son verilmesini talep ediyoruz. ABD’nin savaş makinesi ortadan kaldırılmalıdır ve ona harcanan muazzam tutardaki kaynaklar, Amerikan bombalarıyla yıkıma uğrayan toplumlara savaş tazminatlarının ödenmesinde ve ülke içinde acil toplumsal ihtiyaçların karşılanmasında kullanılmalıdır.

Demokratik hakların savunulması için

33. "Teröre karşı savaş" bahanesinin arkasına saklanan Amerikan hükümeti, işkence, teslimat [rendition: CIA’nin zanlıları kaçırıp, uçaklarda sorguladıktan sonra işkenceci ülkelerdeki hapishanelere teslim yöntemine verilen ad-ç.n.], süresiz gözaltı ve ülke içinde casusluk dâhil bir dizi anti demokratik önlemi uygulamaya koydu. Bu politikaların gerçek amacı, Amerikan egemen sınıfının politikalarına karşı gelişebilecek her türlü direnişi, Amerika Birleşik Devletleri’nin içinde ortaya çıkan direniş de dâhil, bastırmaktır.

34. Bizler bu programların tamamının derhal sona erdirilmesini ve temel demokratik ve anayasal hakların yeniden yürürlüğe konmasını istiyoruz. İşkence emri vermiş olan üst düzey hükümet görevlilerinin tutuklanmalarını ve yargı önüne çıkarılmalarını talep ediyoruz. Bu fiilleri bilen ve onları gizleyen herkes -Demokrat Parti’nin önde gelen üyeleri dâhil- işkence uygulamalarından sorumlu tutulmalıdır.

Sosyalist Eşitlik Partisi’ni inşa et!

35. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki iki-parti sistemi, finansı ve büyük şirketleri yöneten seçkinin, siyasi süreci kontrolü altında tutmasını sağlayan siyasi mekanizmadır. Yeni yönetimin icraatları, sıradan insanların çıkarlarının Obama’yı seçerek iyileştirilebileceği yanılsamasına destek veren, bütün sözüm ona "sol" eğilimlerin müflisliğini gözler önüne sermiştir.

36. İşçi sınıfının kendi çıkarlarını geliştirebilmek için, uluslararası ve sosyalist bir stratejiye dayanan kendi partisine, Sosyalist Eşitlik Partisi’ne ihtiyacı var. SEP ve onun önceli İşçi Ligası, uluslararası işçi sınıfının bağımsız çıkarları için, Stalinizme, sendika bürokrasisine ve işçi sınıfını kapitalist sisteme ve onun siyasi temsilcilerine bağlamaya çalışan bütün eğilimlere karşı kavga verme yolunda, kesintisiz bir mücadele geçmişine sahiptir.

37. SEP kapitalizmi reformlar yoluyla düzeltmeyi değil, bir işçi hükümetinin kurulması ve dünya ekonomisinin devrimci dönüşümünün sağlanması yoluyla, sosyalist, demokratik ve eşitlikçi bir toplumun yaratılmasını amaçlıyor. Bizler Amerika Birleşik Devletleri’de ve uluslararası düzeyde işçileri sosyalizm için verilen ortak mücadele içinde -yani eşitlik ve gezegenin sahip olduğu zenginliklerin akılcı ve demokratik bir biçimde kullanılması için verilen mücadele içinde- birleştirmek istiyoruz.

38. Bu konferans bütün Amerika Birleşik Devletleri’nde ve uluslararası düzeyde işçilere ve gençliğe acil bir çağrı yapmaktadır: Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi’ni, Sosyalist Eşitlik Partisi’ni ve onun öğrenci örgütü olan Toplumsal Eşitlik yolunda Uluslararası Öğrencileri inşa edin! Sosyalizm için verilen kavgaya katılın!

Makalenin İngilizce orijinali
(21 Mayıs 2009)
Sosyalist Eşitlik Partisi’nin 2008 yılı seçim bildirisi
( 24 Eylül 2008)
Dünya kapitalist sisteminin siyasi ve ekonomik krizi ve Sosyalist Eşitlik Partisi’nin perspektifi ve görevleri üzerine notlar
( 20 Mayıs 2008)

 

Sayfanın başı

Okuyucularımız: DSWS yorumlarınızı bekliyor. Lütfen e-posta gönderin.



Telif Hakkı 1998-2012
Dünya Sosyalist Web Sitesi
Bütün hakları saklıdır