World Socialist Web Site


Bugün Yeni
Olanlar

Haber ve Analiz
Tarih
Sanat Eleştirisi
Polemikler
Bilim
Bildiriler
Röportajlar
Okur Mektupları

Arşiv

DSWS Hakkında
DEUK Hakkında
Yardım

DİĞER DİLLER
İngilizce

Almanca
Fransızca
İtalyanca
İspanyolca
Portekizce
Lehçe
Çekce
Rusça
Sırp-Hırvat dili
Endonezyaca
Singalaca
Tamilce


ANA BAŞLIKLAR

Dünya ekonomik krizi, kapitalizmin başarısızlığı ve sosyalizmin gerekliliği
SEP/DSWS/TEUÖ bölgesel konferanslarında kabul edilen karar önergesi

Bush, Türkiye’ye Irak’ta PKK’ya saldırması için yeşil ışık yaktı
Türk-Kürt çatışmasındaki tarihsel ve siyasi sorunlar

Asya’da tsunami: neden hiçbir uyarı yapılmadı

Mehring Books’tan yeni bir kitap: Amerikan Demokrasisinin Krizi: 2000 ve 2004 Başkanlık seçimleri

Livio Maitan (1923-2004):
eleştirel bir değerlendirme

  DSWS : DSWS/TR : Haber ve Analiz : Bölgesel haberler : Amerika Birleşik Devletleri

Yazıcıya hazırla

Küresel ekonomide önemli bir yön değişimi

Nick Beams
15 Kasım 2012
İngilizce’den çeviri (10 Kasım 2012)

2008’deki ABD başkanlık seçimlerine giderken, Amerikan egemen seçkinlerinin önemli bir kesimi, Lehman Brothers’ın çökmesiyle başlayan mali krizin ardından Obama’yı destekleme kararı almıştı. Onların hesapları, Obama’nın seçim kampanyasında üretilmiş olan "değişim" ve "değişime inanabilirsin" yanılsamalarının Bush yönetimine yönelik yaygın düşmanlık dalgasının ortasında bir soluklanma fırsatı sağlayacağı düşüncesi üzerine kuruluydu.

Dört yıl sonra, ABD ve dünya ekonomisinde, sınıf mücadelelerinde uluslararası düzeyde bir yoğunlaşmayı ateşleyecek olan önemli bir değişimle eşzamanlı olarak, hayal kırıklığı her zamankinden daha fazla yaygınlaşıyor. Genel olarak söylersek, mali iflası ve küresel durgunluğu önlemek için dünyanın her yerindeki hükümetler ve mali yetkililer tarafından devreye sokulan bir dizi önlem, sınırlı etkilerinin sonuna ulaşıyor.

ABD’de, Obama yönetiminin -General Motors’ta, başlangıç saat ücretini 14 dolara indiren "yeniden yapılandırma"sında öncülüğü alan büyük şirketler, kârlarını koruyabilmiş, birçok durumda ise arttırmıştır. Ama maliyet azaltma programı, gelirlerin azalması ve baskı altına alınmış talep karşısında süresiz olarak devam edememektedir. Gelecekteki durumun en sağlam göstergesi olan iş yatırımları, üçüncü çeyrekte yüzde sıfırlık büyümeyle tarihsel olarak düşük düzeylerde kalmaya devam ediyor.

Geçtiğimiz dört yıl boyunca, aktif varlıklarını yaklaşık 2,5 trilyon dolara yükselten ABD Merkez Bankası (Fed), sınırsız miktarda son derece ucuz para pompalayarak mali kuruluşları ve bankaları desteklemeye çalıştı. Ama parasal teşvik adrenalini etkisini yitiriyor.

Fed’in politikası, bütün dünyada merkez bankaları tarafından kopyalandı. Onların bilançolarındaki mali varlıklar ortalama 6 trilyon dolardan 18 trilyon dolara yükseldi ki bu, küresel gayrisafi hâsılanın neredeyse üçte birine denk. Maliye gazetecisi Satyajit Das’ın kısa süre önce belirttiği gibi, "küresel ekonomi, hastanın yaşamını sürdürmesi için gerekli"artan dozda "parasal eroin bağımlısıdır."

Özel bankaların borçları kamu borcuna dönüştürüldüğü için, devlet borçlarının düzeyi hızla artmaktadır. Önde gelen 11 ülkenin borçluluğu 2007’de gayrisafi yurtiçi hâsılanın yüzde 381’i iken, 2012 yılında yüzde 417’sine ulaşmıştır. Bütün kapitalist hükümetlerin programı, bankaları kurtarırken gerçekleşen büyük giderleri, sosyal harcamaları kısmaya ve işçi sınıfını yoksullaştırmaya yönelik kapsamlı kemer sıkma programları yoluyla geri kazanmaya yöneliktir.

Kriz patladığında, çeşitli mali yorumcular ve medya alimleri, Çin’in ve diğer "sözde "yükselen piyasalar"ın büyük ekonomilerden "ayrışacabileceğini" ve dünya kapitalizmi için yeni büyüme merkezleri oluşturacaklarını iddia etmişti.

Bu yanılsama, Çin ekonomisinin, hükümetin -Goldman Sachs tarafından ekonomi tarihindeki en büyük teşvik paketi olarak tanımlanan- harcama önlemleri ve kredi genişlemesi bir yatırım patlamasına yol açtığı için devamlı büyümesi eliyle desteklendi. Ama Çin yönetiminin önlemleri, ülkenin ihracat pazarlarının -öncelikle de Avrupa ile ABD’nin- toparlanacağına olan inanç üzerine kuruluydu. Bu yanılsama tamamen çöktü ve Çin’in teşvik paketinin doğal sınırları ortaya çıktı.

Financial Times’ın Çin muhabiri David Pilling’e göre, Çin’deki ekonomik atmosfer, son aylarda "hissedilir ölçüde kararmış" durumda. Çin’in ekonomik büyüme oranı geçtiğimiz yedi ay boyunca azaldı ve şimdi, 1999’dan bu yana gözlenen en düşük seviyede.

Yatırım patlamasının boyutu öyle büyüktü ki, Çin’in bütün fiziksel altyapısının geçtiğimiz altı yıl içinde inşa edildiği tahmin ediliyor. Gayrisafi yurtiçi hâsılanın yüzde 50 kadarını oluşturan yatırım harcaması üzerine kurulu ekonomik büyüme, doğası gereği sürdürülemez olduğu için, kimi ekonomi yorumcuları açık bir şekilde bir krizin kaçınılmazlığından söz ediyor.

Küresel gayrisafi hâsılanın yüzde 20’sini oluşturan ve hem Çin hem de ABD ekonomisinden daha büyük olan Avro bölgesinden gelen en son rakamlar, küresel durgunluk eğiliminin en yalın ifadeleridir. Bu hafta, Avrupa Komisyonu, gelecek yıla ilişkin ekonomik büyüme tahminini, bu yıl için öngörülen yüzde 0,4’lük küçülmenin ardından, yüzde 1’den yüzde 0,1’e indirdi.

Bu aşağıya doğru gözden geçirmenin başlıca nedeni, çarpıcı biçimde, önceki yüzde 1,7’lik tahmine göre gelecek yıl yalnızca yüzde 0,8 büyümesi öngörülen Alman ekonomisindeki gerilemedir. Alman ekonomisinin kilit sektörlerinde büyük işten çıkartmaların gerçekleşeceği açıklandı. Rakamları yorumlayan Avrupa Merkez Bankası Başkanı Mario Draghi, Almanya’nın önceden Avro bölgesinin geri kalanındaki ekonomik sorunlardan yalıtık olduğunu ama bu dönemin artık sona erdiğini söyledi.

İşsizliğin, Avrupa’nın her yerinde yüzde 12’den fazlaya tırmanacağı tahmin ediliyor ki bu Yunanistan ve İspanya’daki çöküş benzeri koşulların bütün kıtaya yayılacağı anlamına geliyor.

Ekonomik büyüme geriledikçe, parasal istikrarsızlık, Yunanistan, İspanya ya da bir dizi başka ülkeden birinin borçlarını ödeyememesi durumunda küresel ölçekte bir kriz tehlikesi oluşturacak şekilde artacaktır. Sorunlar çevre denilen ülkelerle sınırlı değildir.

Alman bankalarının görünümü "olumsuz seyir" izlemeye devam ediyor ve Fransız bankalarına ilişkin kaygılar sürüyor. Büyük bir krizin patlaması, şimdiye kadar, yalnızca Avrupa Merkez Bankası’nın (AMB) para sıkıntısı çeken bankalara 1 trilyon dolar sağlaması ve yüksek borçlu ülkelerin tahvillerini satın almayı üstlenmesi sayesinde önlendi. Ama AMB’nin sahip olduğu nakit miktarı, büyük Avrupalı bankaların ve mali kuruluşların bir nakit sıkıntısı değil de borcunu ödeyememe krizine düşmesi biçimindeki asıl sorunun üstesinden gelemez.

Küresel kapitalist ekonominin sürmekte olan çöküşüyle karşılaşan egemen sınıfın yanıtı, işçi sınıfına yönelik saldırlarını dünya çapında yoğunlaştırmaktır. Yeniden seçilmiş Obama yönetimi, başta sosyal güvenlik yardımları olmak üzere kapsamlı harcama kısıntılarını kurumsallaştırmayı gündeminin ilk maddesine almış durumda. Avrupa’da, İspanya’yı ve Yunanistan’ı çöküşün eşiğine getirmiş olan kemer sıkma programları yoğunlaşacak. Çin’de ise geçtiğimiz dört yılın teşvik önlemleri küresel gerileme döneminin duvarına çarpmış durumda.

Dünya ekonomisindeki kötüye gidiş, işçi sınıfına yönelik son derece önemli siyasi tehditler doğurmaktadır. Bunlara karşı koyabilmenin ilk adımı, kapitalist sistemin başarısızlığa uğradığının ve yeniden "normal" koşullara dönülmeyeceğinin kavranmasıdır.

"Yeni normal", Büyük Bunalım koşullarına (savaş, kitlesel işsizlik ve diktatörce egemenlik biçimleri) dönüştür. Bu durum, işçi sınıfının, tarihsel olarak miadını doldurmuş kâr sistemini yıkmak ve planlı sosyalist ekonomiyi inşa etmek için siyasi bir mücadeleye girişmesini gerektirmektedir.

 

Sayfanın başı

Okuyucularımız: DSWS yorumlarınızı bekliyor. Lütfen e-posta gönderin.



Telif Hakkı 1998-2012
Dünya Sosyalist Web Sitesi
Bütün hakları saklıdır