World Socialist Web Site


Bugün Yeni
Olanlar

Haber ve Analiz
Tarih
Sanat Eleştirisi
Polemikler
Bilim
Bildiriler
Röportajlar
Okur Mektupları

Arşiv

DSWS Hakkında
DEUK Hakkında
Yardım

DİĞER DİLLER
İngilizce

Almanca
Fransızca
İtalyanca
İspanyolca
Portekizce
Lehçe
Çekce
Rusça
Sırp-Hırvat dili
Endonezyaca
Singalaca
Tamilce


ANA BAŞLIKLAR

Dünya ekonomik krizi, kapitalizmin başarısızlığı ve sosyalizmin gerekliliği
SEP/DSWS/TEUÖ bölgesel konferanslarında kabul edilen karar önergesi

Bush, Türkiye’ye Irak’ta PKK’ya saldırması için yeşil ışık yaktı
Türk-Kürt çatışmasındaki tarihsel ve siyasi sorunlar

Asya’da tsunami: neden hiçbir uyarı yapılmadı

Mehring Books’tan yeni bir kitap: Amerikan Demokrasisinin Krizi: 2000 ve 2004 Başkanlık seçimleri

Livio Maitan (1923-2004):
eleştirel bir değerlendirme

  DSWS : DSWS/TR : Haber ve Analiz : Bölgesel haberler : Diğer bölgeler

Yazıcıya hazırla

ABD olası görüşmeler için işaret verirken Kuzey Kore’yi tehdit ediyor

Alex Lantier
11 Nisan 2013
İngilizce’den çeviri (6 Nisan 2013)

Hem ABD hem de Kuzey Kore tarafından düzenlenen tatbikatların ortasında, krizin, ABD tarafından tırmandırılmasına ilişkin Obama yönetimince aylar öncesinden hazırlanmış bir "senaryo"yu izlediği yollu açıklamaların ardından, Kore Yarımadası’ndaki savaş korkusu sürüyor.

Washington, dün (5 Nisan, Cuma), sürmekte olan "Yavru Kartal" adlı ABD-Güney Kore tatbikatındaki Amerikan F-22 hayalet uçaklarının fotoğraflarını yayımladı. O, geçtiğimiz haftalarda, Kore’ye güdümlü füzeler taşıyan savaş gemileri ve nükleer silah kullanma kapasitesine sahip B-2 ve B-52 ağır bombardıman uçakları göndermişti. Washington, bunun ABD’nin "nükleer caydırıcılık" yeteneğini göstermek amacını taşıdığını iddia etti.

Dinlemelerden ve uydu fotoğraflarından bahseden ABD yetkilileri, Pyongyang’daki Kuzey Kore yönetiminin, doğu sahilinden orta menzilli Musudan füzeleri fırlatmaya hazırlandığını söyledi. Güney Kore Savunma Bakanı Kim Kwan-jin, Seul’deki parlamentoda, kısa süre içinde gerçekleşecek "askeri tatbikat"ın işaretini veren bir konuşma yaptı.

ABD’li yetkililer, CNN’e, bu füze fırlatmasının ABD’yi ya da ABD’nin Japonya ve Güney Kore gibi müttefiklerini hedefleyen bir saldırı hazırlığı değil de bir deneme olduğuna inandıklarını söyledi. Musudan füzelerinin 2.500 mil menzile sahip olduğu, yani Japonya’ya ulaşabileceği ama ABD anakarası bir yana Hawai’yi bile vuramayacağı belirtiliyor.

Bununla birlikte, ABD Savunma Bakanı Chuck Hagel, Kuzey Kore’nin Guam’a, Hawai’ye ve ABD anakarasına yönelik tehditlerinin "ciddiye alınması" gerektiğini vurguladı.

Jane’s Defense Weekly’nin Asya-Pasifik başyazarı James Hardy, "Hayır, Kuzey Kore Hawai’yi vuramaz" başlıklı bir makalesinde, Hagel’in iddialarını etkili bir şekilde çürüttü. O, şöyle yazdı: "Stratejik güçlerinde mucizevî bir dönüş olmadığı sürece, Kuzey Kore’nin Guam’ı, Hawai’yi ya da Kore Yarımadası dışında ABD güçlerinin konuşlandırıldığı herhangi bir yeri füzeyle vurma şansı neredeyse hiç yok."

Kuzey Kore’nin füze programını mahkûm eden Hardy, Washington’ın "bu programın varlığını, Asya-Pasifik-koruyucu füze savunma sistemlerini arttırmanın gerekçesi olarak kullanıyor" olması ihtimaline değindi. Hardy, bunun, "Asya-Pasifik’e ‘dönüş’ planlarıyla ilişkilendirileceğini ama bu tür hamleleri coşkuyla karşılamadığının işaretlerini şimdiden vermiş olan Çin’i etkileyeceğini"belirtti.

Batılı medya tarafından papağan gibi tekrarlanan ve ABD’nin eylemlerini Pyongyang’dan gelen saldırı tehditlerine bir yanıt gibi sunan açıklamalar düzmecedir. Gerçekte, yalıtılmış, gizlice dinlenen, ABD ile müttefiklerinin ondan askeri olarak çok daha üstün olduğu ve temel gıda maddeleri ile yakıt bakımından Çin’e bağımlı olan Kuzey Kore yönetimi, Washington önderliğindeki acımasız bir gerilim kampanyası ile karşı karşıyadır.

Bu, büyük askeri yığınak yapılmış Kuzey Kore-Güney Kore sınırında, ABD ile Çin arasında bir karşı karşıya gelme biçimini alacak gerçek bir çatışma tehlikesi oluştururken, Pyongyang’ın ABD’yi doğrudan tehdit etmesi pek mümkün görünmüyor. Aksine, Washington, Pyongyang’ı uslandırmak ve Çin yönetimini hizaya çekmek için bu krizden yararlanıyor.

Büyük ABD borçlarını elinde tutan ve BM’nin Suriye ile İran’a yönelik savaşa meşruiyet kazandırmaya hizmet eden faaliyetlerini engelleyen Çin, ABD emperyalizminin küresel planlarını engelleyen en güçlü ülke olarak ortaya çıkmış durumda. Kuzey Kore’yi, ABD destekli Güney Kore ile kendi toprakları arasında bir tampon olarak kullanmak, Kore Savaşı’ndan bu yana, Çin’in dış politikasının temel taşlarından biri olmuştur. Washington, yeni seçilmiş, bölünmüş Çin Komünist Partisi önderliğine Kuzey Kore konusunda baskı yaparak, Çin’in dış politikasında kendisi yararına kapsamlı bir altüst oluş yaşanmasını ummaktadır.

Pekin, Pyongyang’a karşı geçen ay çıkmasına yardımcı olduğu kimi BM yaptırımlarını resmen uyguluyor ve böylece Kuzey Kore yönetiminin krizini derinleştiriyor.

ABD Ulusal Güvenlik Konseyi sözcüsü Caitlin Hayden, Pyongyang’a, "Başkan Obama’nın barış yolunu ve uluslararası yükümlülüklerini yerine getirme yolunu seçme çağrısına kulak vermeye"davet etti ve "tehidtler ve kışkırtmalar Kuzey Kore’ye peşinde koştuğu güvenliği, uluslararası saygınlığı ve ekonomik gelişmeyi sağlamayacak" dedi.

Adı açıklanmayan bir ABD Savunma Bakanlığı yetkilisi, dün CNN’e yaptığı açıklamada, Pyongyang üzerindeki askeri baskıyı sürdürürken, aynı zamanda görüşmeler için daha avantajlı koşullar yaratmayı amaçladıklarını açıkladı.

Bir yetkili, "sesi alçaltmaya çalışıyoruz"dedi. CNN’e göre, bu değişiklik, "ABD askeri donanımının bölgeye nasıl gönderildiği yerine, Obama yönetiminin basın açıklamalarına atıfta bulunuyordu."Yani, iki ay süren Yavru Kartal askeri tatbikatının ortasında ABD bombardıman uçaklarının ve savaş gemilerinin saldırgan bir şekilde bölgeye gönderilmesi sürecek.

Bununla birlikte, adı açıklanmayan yetkili, "Biz, kesinlikle, söylemdeki gerginliği azaltmaya çalışıyoruz. Bir çevrimin parçası haline geldik. Bunun olmasına izin verdik."

Washington’ın askeri hareketlerinin Kore’deki gerilimleri arttırmış olduğunu etkileyici ibr şekilde kabul ettikten sonra, ABD yetkilileri, saçma bir şekilde, bunun kasıtlı bir politika olmadığını ve karşılaşılan sonuca şaşırmış olduklarını ima ettiler. Savunma Bakanlığı’ndaki kaynaklarından alıntı yapan CNN, "kimi Pentagon yetkilileri, ABD’nin Kuzey Kore’ye ilişkin basın duyurularının ve açıklamalarının nasıl dünya çapında manşetlere çıktığı ve bu yüzden[bunların]Pyongyang’ı bir tepki göstermeye kışkırtığı konusunda şaşırdılar" diye yazdı.

Bir başka ABD Savunma Bakanlığı yetkilisi, "Kuzey Koreliler’i ortamı kızıştırmakla suçladık; şimdi bizim aynı şeyi yaptığımızdan korkuyoruz."dedi.

Bu iddialar inandırıcı değildir. Washington, ağır bombardıman uçaklarını ve yüksek teknoloji içeren güçleri Kore’ye sevk etmekte; bunların ABD’nin nükleer yeteneklerini kanıtlamayı amaçladığını açıklamakta; üstü kapalı olarak, Kuzey Kore’yi yok edecek ve ABD’yi Çin ile savaşa sürükleyecek nükleer savaş tehdidinde bulunmaktadır. Açıktır ki bu, Asya’daki gerilimleri büyük ölçüde arttıracak ve "dünya çağında manşetlere çıkacak"tır.

Dün, Kuzey Kore, Pyongyang’daki seçilmiş yabancı büyükelçilikleri, tahliyeyi düşünmelerini önererek, bir savaş durumunda güvenliklerini sağlayamayacağı konusunda uyardı. Bununla birlikte, Rusya ve Britanya büyükelçilikleri kadrolarını tahliye etmeme kararı aldılar.

Kuzey Kore Halk Ordusu (KKHO), 4 Nisan Perşembe günü Kuzey Kore Merkezi Haber Ajansı tarafından yayımlanan bir açıklamada, "Bir savaşın başlayıp başlamayacağını ya da onun bugün mü yoksa yarın mı patlayacağını hiç kimse söyleyemez. Bu ciddi durumun sorumluluğu bütünüyle ABD yönetimi ile haydutça bir mantıkla Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti’nin egemenliğini ortadan kaldırmaya ve onun saygın toplumsal sistemini devirmeye hevesli savaş kışkırtıcılarına aittir."dedi.

Gerçekte, gerici Pyongpang bürokrasisi, ilişkileri, bir ihracat sanayisi kurmak için Kuzey Koreli işçilerin ucuz işgücünü sömürme temelinde yeniden kurmaya heveslidir. Bununla birlikte, o, bölgedeki mevcut patlayıcı jeopolitik anlaşmazlık koşullarında, böylesi bir siyasi değişikliği nasıl yaşama geçireceği konusunda bütün büyük güçlerle bir anlaşma üzerinde görüşme yapabilecek durumda değil. Dahası, yönetimin, başta ordu olmak üzere belirli kesimleri içinde, Pyongyang’ın "önce ordu" biçimindeki şimdiki Songun politikasından vazgeçmesinin kendi zararlarına gerçekleşeceği kaygısı yaşanıyor.

Öyle görünüyor ki, ABD’nin gerginliği arttırması, kısmen Güney Kore’ye ve Japonya’ya Washington’ın Asya’da askeri üstünlüğünü kullanma kararlılığını koruduğunu göstermeyi de amaçlıyor. Bir ABD subayı, CNN’e, "Yavru Kartal’ın bütçe kesintilerinden[devlet harcamalarında yapılan ve Mart ayından itibaren uygulamaya konan bir dizi kesinti]etkilenmeyeceği ortaya çıktığında kimilerinin kaşları çatılmaya başladı." dedi.

Yani, Washington, Amerikalı işçilere -temel sosyal hizmetlerde kitlesel işten çıkarmalara ve kesintilere yol açan- uzun vadeli kesintilerde trilyonlarca dolar yüklerken, Asya’da yıkıcı bir savaş başlatma yeteneğini korumakta tedbirlidir.

 

Sayfanın başı

Okuyucularımız: DSWS yorumlarınızı bekliyor. Lütfen e-posta gönderin.



Telif Hakkı 1998-2012
Dünya Sosyalist Web Sitesi
Bütün hakları saklıdır