World Socialist Web Site


Bugün Yeni
Olanlar

Haber ve Analiz
Tarih
Sanat Eleştirisi
Polemikler
Bilim
Bildiriler
Röportajlar
Okur Mektupları

Arşiv

DSWS Hakkında
DEUK Hakkında
Yardım

DİĞER DİLLER
İngilizce

Almanca
Fransızca
İtalyanca
İspanyolca
Portekizce
Lehçe
Çekce
Rusça
Sırp-Hırvat dili
Endonezyaca
Singalaca
Tamilce


ANA BAŞLIKLAR

Dünya ekonomik krizi, kapitalizmin başarısızlığı ve sosyalizmin gerekliliği
SEP/DSWS/TEUÖ bölgesel konferanslarında kabul edilen karar önergesi

Bush, Türkiye’ye Irak’ta PKK’ya saldırması için yeşil ışık yaktı
Türk-Kürt çatışmasındaki tarihsel ve siyasi sorunlar

Asya’da tsunami: neden hiçbir uyarı yapılmadı

Mehring Books’tan yeni bir kitap: Amerikan Demokrasisinin Krizi: 2000 ve 2004 Başkanlık seçimleri

Livio Maitan (1923-2004):
eleştirel bir değerlendirme

  DSWS : DSWS/TR : Haber ve Analiz : Bölgesel haberler : Avrupa Birliği

Yazıcıya hazırla

Yunan öğretmenlerin grevine ihanet

Chris Marsden
1 Haziran 2013
İngilizce’den çeviri (18 Mayıs 2013 )

Yunanistan’da ortaöğretimde örgütlü sendika olan OLME’nin yerel başkanları, Perşembe günü, ülke çapında yapılacak üniversite sınavları sırasında yapılması planlanmış bir dizi grevden kaçarak, öğretmenleri arkadan vurdular.

Sendika bürokrasisi, böylece, bütün Yunan işçi sınıfına ciddi bir darbe indirmiş; şimdi daha sert kemer sıkma önlemleri dayattıkları sırada, iktidarı ve devleti güçlendirmiştir. OLME’nin suç ortaklarına, önde gelen sendika federasyonları ve sahte solcu muhalefet partisi SYRİZA da dahildir.

Yunan öğretmenler, defalarca ve ezici çoğunlukla (yüzde 90’ın üzerinde), haftalık çalışma saatlerinin iki saat arttırılmasına ve ortaöğretimdeki diğer okullara zorunlu tayinlere karşı çıkmak için 17 Mayıs’ta grev başlatma yönünde oy kullanmıştı. Öğretmenlerin duruşu, okulları ve üniversiteleri kapatarak ve kamu sektöründeki 150.000 işi tasfiyeye yönelik kapsamlı planın bir parçası olarak, 10.000 öğretmen kadrosunu ortadan kaldırma yoluyla, kamu eğitimi sistemini paramparça etmeye yönelik planlara karşıydı.

Hükümet, 88.000’den fazla öğretmene, sivil seferberlik emirleriyle yanıt verdi. Bu emirler, Yunanistan’da 2008’de başlayan kemer sıkma önlemlerinin uygulanmasından bu yana, Yunanistan’ın, hiç kimsenin zorla çalıştırılamayacağını belirten anayasasına aykırı biçimde, grevleri yasadışı ilan etmek için giderek artan sıklıkla kullanılmaktadır. Toplu işten çıkartmalar, tutuklamalar ve hapis cezaları tehdidini barındıran sivil seferberlik emri, görünüşte "savaş zamanında ve olağanüstü durumlarda ulusal savunmayı güvence altına almak için" işçilere askeri disiplin dayatmaktadır.

Bu tür bir emir, içinde bulunduğumuz yıl üçüncü kez çıkartılıyor. Sivil seferberlik emrine, Ocak ayında Atina’daki metro işçilerinin grevini kırmak için baş vurulmuş ve ardından, onlarla dayanışma sergileyen 2.500 tren ve tramvay işçisine karşı kullanılacak şekilde genişletilmişti.

Hükümetin öğretmenlere karşı harekete geçmesi, kararlı bir direnişe yol açtı. Sivil seferberlik emirlerini topluca yakan yerel öğretmen birlikleri, emirlere karşı gelmek ve grev için oy kullandı. Öğretmenler, Atina’da, binlerce kişinin katıldığı bir gösteride, 1967-1974 yılları arasındaki askeri yönetim altındaki koşullara dönüşü göstermek amacıyla, askeri üniformalar giydiler.

OLME önderlerinin herkesin önündeki tavrı, büyük sendika federasyonlarının greve yardımını sağlamayı amaçlıyordu. Ama bu, hiçbir zaman bir grev başlatmaya niyeti olmayan OLME adına siyasi bir tiyatroydu. OLME’nin, iktidardaki Yeni Demokrasi Partisi’ni destekleyen başkanı Nikos Papachristos, daha önce, bir sivil seferberlik uygulanması durumunda -ki o, bunun olacağını biliyordu- "başımız dik, okullarımıza döneceğiz" demişti.

Kamu çalışanları sendikaları federasyonuna (ADEDY), Perşembe ve Cuma günleri sınavlara denk düşen 48 saatlik formalite icabı bir genel grev çağrısı yapıldı. Bu çağrı reddedildi. ADEDY, sanki bu, hükümetin kitlesel tutuklamalar ve işten çıkarmalar tehdidinde bulunduğu koşullar altında yapılmamış gibi, sınavların aksamasına karşı olduğunu açıkladı. O, bunun yerine, Salı günü bir grev ve Perşembe günü özel sektördeki sendika federasyonu GSEE ile yan yana dört saatlik bir iş bırakma önerdi.

Yalnızca bir avuç okulun ve hastanenin kapandığı Salı günkü 24 saatlik genel grev gerçekleşmedi. ADEDY tarafından aynı akşam örgütlenen bir gösteriye 300’den az insan katıldı; öğretmenlerin ADEDY’nin önderi Antonis Antonakos’u bir grev kırıcı olarak suçladığı görüldü.

OLME’nin aynı akşam toplanan bölgesel konferanslarında, yüzde 95’e varan oranda grevden yana oy kullanıldı. Bu sırada, ADEDY’nin önderleri, Yeni Demokrasi ile planlanmış olan grevi nasıl engelleyecekleri konusunu görüşüyordu.

Çarşamba günü, OLME’den Papachristos, iktidardaki başlıca partiler olan Yeni Demokrasi ve PASOK ile yaptığı toplantının ardından, hükümetin sivil seferberlik emirlerini çekmesi durumunda grevi iptal edeceğini açıkladı.

Bu iptalden bile vazgeçildi. Papachristos, Perşembe günü OLME’nin ve orta öğretim öğretmenleri sendikası ELME’nin yerel başkanları arasında yapılan 12 saatlik bir toplantıda, oradaki bürokratlara, bir grevi ayakta sürdürmeye yeterli toplumsal desteğin varlığını hissedip hissetmedikleri konusunda oylama önerdi. Dokuz kişi karşı, 57 kişi ise boş oy kullanırken, yalnızca 18 kişi bir grevin koşullarının varolduğundan yana oy verdi. Grev, resmen iptal edildi.

Bu ihanete varan süreç boyunca, SYRİZA, hükümetle herhangi bir karşılıklı meydan okumaya karşı son derece önemli bir siyasi rol oynadı. Papachristos, bir tek sivil seferberlik emirlerinin geri çekilmesi koşuluyla grevden vazgeçilmesi önerisini geliştirmiş olan SYRİZA’nın önderi Alexis Tsipras ile görüşmeler yapıyordu.

Tsipras, egemen seçkinleri, diktatörce yetkilere başvurmanın işçi sınıfı içindeki kitlesel muhalefeti kışkırtma tehlikesi taşıdığı konusunda uyardı. Tsipras, "sürekli olağanüstü hal, yasanın ve düzenin yerleşmesine değil ama onların çökmesine olanak sağlar" diyerek, bunun gerçekleşmesini önlemek için kendisinin ve sendikalar içindeki müttefiklerinin hizmetini sundu.

Tsipras, Pazartesi günü, Yunan Girişimciler Federasyonu’nda (SEV) yaptığı konuşmada, Yunanistan’ı kurtarmanın tek zemini olarak, yeni bir Ulusal Genel Toplu İş Sözleşmesi’nin hazırlanmasında patronlar ile sendikalar arasında işbirliği yapılması çağrısında bulundu. SEV’in başkanı Dimitris Daskalopoulos, Yunanistan radikal çözümlere gereksinim duyduğundan, "SYRİZA’nın radikalliği faydalı ve memnuniyet verici" yanıtını verdi.

Geçtiğimiz hafta boyunca yaşananlar, her yerdeki işçilere, aynı ölçüde çürümüş sendika önderlerinin ve sahte solcu partilerin önderliği altında, kesintilere, işyeri kapanmalarına, iş kayıplarına ve hızlandırmaya karşı etkili bir mücadele vermenin olanaksız olduğunu gösteren bir uyarıdır.

GSEE’nin, ADEDY’nin ve OLME’nin rolü, farklı isimler ve aynı kesintisiz ihanetler zinciri halinde, Almanya’da DGB ile ona bağlı sendikalar, Britanya’da TUC, İspanya’da UGT ve CC.OO, ABD’de ise AFL-CIO tarafından oynanıyor. Her yerdeki sahte sol gruplara gelince; SYRİZA onların başlıca modeli ve siyasi esin kaynağıdır. Onlar, SYRİZA’nın ve Almanya’daki Sol Parti’nin, kapitalizm yanlısı politikalar geliştirirken kemer sıkma önlemleri karşıtı konuşmalar sayesinde elde edilmiş seçim başarılarını, kendilerinin de burjuvazinin siyasi hizmetçileri olarak devlet aygıtı içindeki güvenceli yerlere göz dikebileceklerinin kanıtı olarak görüyorlar.

Kendi çıkarlarına hizmet eden bu küçük burjuva güçler eliyle işçi sınıfının sürekli zaptedilmesi büyük tehlikelere yol açmaktadır.

Tüm Avrupa’da, egemen sınıf, 70.000 öğretmenin kısa süre önce Danimarka hükümeti tarafından işten çıkartılmasında olduğu gibi, her zamankinden fazla otoriter egemenlik biçimlerine yöneliyor. İşçi sınıfı, şimdi, devlete ve onun savunduğu kapitalist sisteme karşı siyasi bir mücadeleye dahil olmuştur. Bu yüzden, egemen sınıfa karşı koymak, sendikalardan ve onların sahte solcu gruplar içindeki müttefiklerinden kopuş ve yeni bir sosyalist önderliğin inşası anlamına gelmektedir. Bu, Avrupa’daki kapitalist hükümetlere son vermek ve Avrupa Birleşik Sosyalist Devletleri içinde işçi hükümetleri oluşturmak için kitlesel ve sosyalist bir hareket geliştirmek demektir.

 

Sayfanın başı

Okuyucularımız: DSWS yorumlarınızı bekliyor. Lütfen e-posta gönderin.



Telif Hakkı 1998-2012
Dünya Sosyalist Web Sitesi
Bütün hakları saklıdır