World Socialist Web Site


Bugün Yeni
Olanlar

Haber ve Analiz
Tarih
Sanat Eleştirisi
Polemikler
Bilim
Bildiriler
Röportajlar
Okur Mektupları

Arşiv

DSWS Hakkında
DEUK Hakkında
Yardım

DİĞER DİLLER
İngilizce

Almanca
Fransızca
İtalyanca
İspanyolca
Portekizce
Lehçe
Çekce
Rusça
Sırp-Hırvat dili
Endonezyaca
Singalaca
Tamilce


ANA BAŞLIKLAR

Dünya ekonomik krizi, kapitalizmin başarısızlığı ve sosyalizmin gerekliliği
SEP/DSWS/TEUÖ bölgesel konferanslarında kabul edilen karar önergesi

Bush, Türkiye’ye Irak’ta PKK’ya saldırması için yeşil ışık yaktı
Türk-Kürt çatışmasındaki tarihsel ve siyasi sorunlar

Asya’da tsunami: neden hiçbir uyarı yapılmadı

Mehring Books’tan yeni bir kitap: Amerikan Demokrasisinin Krizi: 2000 ve 2004 Başkanlık seçimleri

Livio Maitan (1923-2004):
eleştirel bir değerlendirme

  DSWS : DSWS/TR : Haber ve Analiz : Bölgesel haberler : Avrupa Birliği

Yazıcıya hazırla

Obama ulusa sesleniş konuşmasında Suriye’ye savaş planlarında ısrarını sürdürdü

Alex Lantier ve Joe Kishore
17 Eylül 2013
İngilizce’den çeviri (11 Eylül 2013)

ABD Başkanı Obama, dün gece, ulusal televizyon kanallarında, ABD halkına yönetimin Suriye ile savaş yönelimindeki son diplomatik yönelimini sunduğu ulusa sesleniş konuşmasını yaptı. O, 15 dakikalık derme çatma konuşmasında, Kongre’den savaş yetkisi istemedi. Bunun yerine, Rusya ile Suriye’nin kimyasal silahları imha etme önerisinden kaynaklanan BM görüşmelerini, uluslararası hukuku ve ABD içindeki halk muhalefetini hiçe sayarak, bir savaşı başlatmanın siyasi çerçevesi olarak açıklamaya çalıştı.

Obama, tek bir kanıt bile sunmaksızın, 21 Ağustos’taki kimyasal silah saldırısından Suriye’deki Beşar Esad yönetiminin sorumlu olduğuna ilişkin iddiaları yineledi. O, bu savı, sözkonusu saldırının kurbanlarına ilişkin korkunç görüntüler eşliğinde, bir takım doğrulanmamış iddialarla desteklemeye çalıştı.

Yönetim, bu temelde, Suriye, Ortadoğu ve tüm dünya halkları için yıkıcı sonuçları olacak bir savaşı başlatmak için gerekçeler arıyor. Obama, ABD’nin savaş planlarının “sınırlı” olduğu yalanını yinelerken, aynı zamanda, amaçlarının “Esad’ın yeteneklerini azaltma”yı; yani Suriye ordusunun ve diğer kurumların büyük kesimini imha etmeyi içerdiğini açıkladı. O, “ABD ordusu iğnelemez [küçük işler yapmaz anlamında-çev]” diye ekledi.

Suriye’ye karşı savaş yetkisi almaya yönelik yasa tasarısı ABD Kongresi’nde büyük ihtimalle kabul edilmeyecek olan Obama, bunun yerine, Suriye ile Rusya’nın Suriye’nin kimyasal silahlarını uluslararası denetçilere teslim etmesine ve ardından imhasına ilişkin önerisi üzerine görüşmelere arka çıktı. Obama, Kongre’den, “biz diplomatik yolu izlerken, güç kullanımı yetkisine ilişkin oylamayı ertelemesini” istediğini söyledi.

Obama şunları anlattı: “En yakın müttefiklerimiz olan Fransa’nın ve Britanya’nın yöneticileriyle görüştüm. Rusya’ya ve Çin’e danışarak, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde Esad’ın kimyasal silahları teslim etmesini ve onların uluslararası denetim altında bütünüyle imhasını dayatan bir karar önerisi sunmak için birlikte çalışacağız... Bu arada, ordumuza Esad üzerindeki baskıyı sürdürmek ve diplomasi başarısız olduğunda tepki gösterecek konumda olmak için durumunu koruması emrini verdik.”

Washington’ın müttefikleri, BM görüşmelerinin başarısız olmasını ya da bir ABD savaşına sözde yasal bir bahane sağlamasını sağlamak için, şimdiden hızlı bir şekilde harekete geçiyorlar. Fransız hükümeti, taslağını yazdığı BM kararının, Suriye’ye karşı askeri harekata bir “zorlama” mekanizması olarak özellikle izin vereceğini açıkladı. Paris, BM kararının Suriye’ye karşı askeri harekata izin vermemesi gerektiğinde ısrar eden Rusya Devlet Başkanı Viladimir Putin’in itirazlarını bir kenara atmaktadır. Bunun üzerine, Rusya, Salı günü için çağrısı yapılmış olan bir BM Güvenlik Konseyi toplantısını iptal etti.

Obama, ABD ordusunun her an bir hava saldırısı başlatmaya hazır olduğunu belirtti. O, Akdeniz’deki savaş gemilerinin, “Esad üzerindeki baskıyı sürdürmek ve diplomasi başarısız olduğunda tepki gösterecek konumda olmak için mevcut durumlarını koruyacaklarını” söyledi.

Obama, konuşmasının hiçbir yerinde, kendi pozisyonunun barındırdığı şu açık çelişkiden söz etmedi: Eğer bu savaş gerçekten Washington’ın Suriye’nin kimyasal silahları kullanmasını önlemesiyle ilgiliyse, o neden Suriye yönetiminin onları devretme sözü vermesinden sonra savaş için baskı yapmaya devam ediyor?

Obama, ABD’nin başını El Kaide bağlantılı güçlerin çektiği muhalif milisleri desteklemek için müdahale edeceği bir savaşın başlatılmasına ilişkin genel kaygıya da değindi. Bununla birlikte, bu kaygıları, ABD’nin askeri olarak doğrudan müdahale etmeme yönündeki bir kararının El Kaide’yi daha fazla güçlendireceği biçimindeki saçma bir savla reddetti. Obama, “Esad’ın kimi karşıtlarının aşırı güçler olduğu doğru. Ama El Kaide, yalnızca, daha fazla kaotik bir Suriye’de; oradaki insanlar, dünyanın masum sivillerin gazla öldürülmesini önlemek için hiçbir şey yapmadığını görmesi durumunda güçlenecektir.” dedi.

Bu, açıkça yanlıştır. Suriye ordusu ile savaşan ABD destekli muhalif milislere önderlik eden El Kaide bağlantılı güçler bir yenilgiyle karşı karşıya ve onlar, Suriye ordusunu etkisizleştirmeyi ve imha etmeyi amaçlayan bir ABD saldırısından kaçınılmaz olarak yarar sağlayacaklar. Bu, Washington’ın El Kaide’ye karşı küresel ölçekte “terörle mücadele” verdiği iddialarının siyasi sahtekarlık olduğu gerçeğini kanıtlamaktadır.

Obama’nın savlarının -akla uygun bir şekilde değerlendirildiğinde- saçma ve tutarsız olmasının nedeni, onların bir yalan etrafında kurulu olmasıdır. Savaşın bahanesi (Obama’nın Suriye’nin kimyasal silahlar kullandığına ilişkin kanıtlanmamış iddiaları), ABD politikasına yön veren dürtü değildir. Tersine, Suriye’de kendi önderliğinde verilen vekil savaşının gidişatını değiştirmeyi, Esad yönetimini yıkmayı ve Esad’ın başlıca müttefikleri İran ve Rusya ile bölgesel düzeyde daha kapsamlı bir çatışmaya hazırlanmayı amaçlayan Washington, ABD ile Avrupalı ve Ortadoğulu müttefikleri tarafından örgütlenip finanse edilmiş muhalefet güçlerini desteklemek için müdahale ediyor.

Obama yönetimi, başlangıçta, herhangi bir sorunun sorulmasına fırsat vermeden, hızla bir savaş başlatmak için -muhtemelen ABD ile Suudi Arabistan tarafından desteklenen muhalefet güçleri tarafından gerçekleştirilmiş olan- 21 Ağustos saldırısından yararlanacağını umdu. Obama yönetimi ve onun müttefikleri, bu kimyasal silah saldırısının “kırmızı çizgi”yi aştığını ve askeri bir yanıt verilmesi gerektiğini açıkladılar.

Muhalefet güçlerinin gerilemesi çöküşün eşiğine geldiği için, ABD önderliğinde bir bombardıman saldırısı gerekiyordu.

Bununla birlikte, ABD yönetimi ve onun Avrupalı müttefikleri, halk kitleleri ABD’nin 2003’te Irak’ı istilasını haklı göstermek için kullanmış olduğu kitlesel imha silahlarına ilişkin yalanları hatırladığında, savaş planlarına karşı gelişen ezici kitlesel muhalefete hazır değildi. Bu, emperyalist güçlerin savaşı hızla başlatmaya yönelik stratejilerinin altını oydu. 29 Ağustos’ta, Britanya Avam Kamarası, Obama’yı uluslararası destekten mahrum ederek, Suriye’ye karşı askeri güç kullanma yetkisine karşı oy kullandı.

Obama, bir saldırı savaşına siyasi kılıf sağlamak için, ABD Kongresi’nde bir oylama düzenleyeceği çağrısında bulunarak tepki gösterdi. Bununla birlikte, kısa süre içinde, ABD Temsilciler Meclisi’nin de savaş yetkisine karşı oy kullanabileceği açığa çıktı. Nihayet, Obama, dünkü konuşmasında, tutarsız bir şekilde, Washington’ın BM görüşmelerinden ne sonuç çıkarsa çıksın, Washington’ın askeri harekata hazırlanması gerektiğini iddia ederken, Kongre’de herhangi bir oylama yapılıp yapılmayacağını belirsiz bıraktı.

Böylece, Obama, bir yandan, Suriye’deki kimyasal silahlar “güvenliğimizi tehlikeye soktuğu” için Esad’a karşı savaşın gerekli olduğunu ilan etti. O, öte yandan, kamuoyunu hazırlıklarını yapmakta olduğu savaşa karşı duyarsızlaştırmak için onun çapını önemsiz gibi göstermeye çalışarak, şunları belirtti: “Esad yönetimi, bizim ordumuzu ciddi şekilde tehdit edecek yeteneğe sahip değil... Onun sonunu getirebilecek bir tırmanmadan, ne Esad’ın ne de onun müttefiklerinin herhangi bir çıkarı bulunuyor.” Bu, Suriye’nin ABD’nin güvenliği için herhangi bir tehlike oluşturmadığını; Obama’nın savaş bahanesinin düzmece, planlanan savaşın da gayrımeşru olduğunu açıkça göstermektedir.

Tüm siyaset kurumu ve medya tarafından kışkırtılan Obama yönetimi, bu yalanlar zırhının ardında, askeri bir çözüm istiyor. Bir BM kararı konusundaki mevcut tartışma, savaş tehlikesini görece geciktirmiş olabilir ama hiçbir şekilde ona son vermiş değil.

 

Sayfanın başı

Okuyucularımız: DSWS yorumlarınızı bekliyor. Lütfen e-posta gönderin.



Telif Hakkı 1998-2012
Dünya Sosyalist Web Sitesi
Bütün hakları saklıdır