Mısır’da camiye yapılan terör saldırısında en az 235 kişi katledildi

Niles Niemuth
28 Kasım 2017

Cuma günü, İslamcı militanların Mısır’ın Sina Yarımadası’nda bulunan Bir el-Abed’deki bir Sufi camisine düzenledikleri saldırıda ibadet yapan en az 235 kişi öldürüldü, 109 kişi yaralandı. Mısır hükümeti, saldırının, ülkenin modern tarihindeki en kanlı terör saldırısı olduğunu ilan etti.

Saldırı, öğlen kılınan Cuma namazının tamamladığı sırada cami içinde muhtemelen bir intihar bombacısının kendisini patlatmasıyla başladı. İnsanlar camiden kaçarken, kamyonetlerdeki maskeli adamlar tarafından üzerlerine ateş açıldı. İnsanların kaçmasını engellemek için araçlar ateşe verilmişti. Ambulanslar ölülere ve yaralılara bakmak için olay yerine geldiğinde, silahlı kişiler sağlık görevlilerine ateş açtılar ve ölü sayısını önemli ölçüde arttırdılar.

Mısır Cumhurbaşkanı General Abdül Fettah el-Sisi, saldırıdan kısa süre sonra bakanlarıyla yaptığı bir acil durum toplantısının ardından, saldırının sorumlularına karşı hızlı bir yanıt sözü verdi. Sisi, “Silahlı kuvvetler ve polis, şehitlerimizin intikamını alacak ve azami güçle güvenliği ve istikrarı yeniden sağlayacaklar.” dedi.

Birkaç saat sonra, Mısır savaş uçakları Bir el-Abed’i çevreleyen dağları bombaladı ve söylendiğine göre belirsiz bir sayıda savaşçıyı öldürüp, kullanılan araçları imha etti.

Hükümet, ayrıca, saldırıya yanıt olarak, Sina ile Gazze Şeridi arasındaki Refah sınır kapısının açılışını erteleyeceğini duyurdu. Sınır kapısı, İsrail’in Mısır diktatörlüğü ile birlikte Filistinliler için kalıcı hale getirdiği bir açık hava hapishanesi olan Gazze’ye elzem malzemelerin geçişine izin vermek için Cumartesi’den Pazartesi’ye kadar açılacaktı.

Saldırının sorumluluğunu hiçbir grup üstlenmezken, katliam, büyük ihtimalle, Sufi Müslümanları dinden dönmüş olarak gören IŞİD’e bağlı Sünni militanlar tarafından gerçekleştirildi.

Sina’da, Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin Sisi’yi iktidara getiren askeri darbeyle devrildiği 2013’ten beri bir İslamcı ayaklanma devam ediyor. Saldırılar, son döneme kadar, büyük ölçüde, askeri hedeflerle, güvenlik noktalarıyla ve askeri konvoylarla sınırlı kalmıştı.

Sınırlı bir askeri varlığın bulunduğu büyük kısmı çöl olan Sina, ABD’nin Rusya ve İran destekli Esad hükümetini devirme çabasının parçası olarak Libya’dan ve Tunus’tan Suriye’ye akıtılan İslamcı militanlar ve silahlar için bir geçiş noktası olarak kullanılmıştı.

IŞİD’in Irak’taki ve Suriye’deki resmi yenilgisiyle birlikte, yabancı savaşçıların çoğu, şimdi Sina’ya ve Kuzey Afrika geneline geri dönüyorlar.

Sina’da Mısır ordusuna karşı bir ayaklanma yürüten Sünni İslamcı milis gücü Ensar Beyt el Makdis, 2014’te IŞİD’e biat etmişti. Örgüt, 2015’te tatil kenti Şarm El Şeyh’ten kalkan bir Rus yolcu uçağının bombalanmasının sorumluluğunu üstlenmişti. Saldırıda 224 yolcu öldürülmüştü.

Örgütün bir komutanı, Ocak ayında, Cuma günkü saldırının gerçekleştiği bölge dahil olmak üzere Sina’da yaşayan Sufileri toptan yok edeceklerini ilan etmişti. Yaşlı bir Sufi vaiz, 2016 sonunda IŞİD’e bağlı örgüt tarafından idam edildi ve Sufi ilçeleri yok edilmek üzere hedef alındı.

Sina’da aktif olan bir diğer İslamcı milis gücü, El Kaide ile bağlara sahip olduğunu iddia eden Ensar el-İslam grubu.

Saldırı, dünya genelindeki önderlerden gelen göstermelik kınamalara ve Kahire’deki askeri diktatörlüğe destek ifadelerine neden oldu.

ABD Başkanı Donald Trump başsağlığı dilerken, fırsatı, ABD’nin Ortadoğu’da ve Afrika genelinde sözde terörle mücadele basmakalıp bahanesiyle sürdürdüğü emperyalist savaşları genişletmeyi talep etmek için kullandı. Trump, Twitter’da, “Dünya terörizmi hoş göremez, onları askeri olarak yenmemiz ve varlıklarının temelini oluşturan aşırılıkçı ideolojiyi gözden düşürmemiz gerekiyor!” diye yazdı.

Bunu, göçmen ve Müslüman karşıtı gerici gündemini kabul ettirmeye çalışmak için saldırıdan yararlanan bir başka tweet izledi: “Hiç olmadığı kadar SERT ve AKILLI olmak zorundayız ve olacağız. DUVAR gerek, YASAK gerek! Tanrı Mısır halkını kutsasın.”