WSWS internet sansürüne karşı koymak için sosyalist ve savaş karşıtı web sitelerine güç birliği çağrısı yapıyor

Niles Niemuth
25 Ocak 2018

Dünya Sosyalist Web Sitesi’nin (WSWS) Uluslararası Yayın Kurulu Başkanı David North, 16 Ocak’ta, sosyalist ve savaş karşıtı web sitelerine ve gazetecilere, internet sansürüne karşı koymak için uluslararası bir güç birliği oluşturma çağrısı yaptı.

North, bu çağrıyı, gazeteci Chris Hedges ile canlı yayınlanan İnternet Sansürüne Direniş Örgütleme toplantısı sırasında yaptı. Toplantı, azımsanmayacak bir küresel dinleyici kitlesi çekti ve yayına girmesinin ardından Facebook’ta ve YouTube’da 15.000’ten fazla izlendi. Yayın sırasında, WikiLeaks’in kurucusu Julian Assange’ın etkinliği destekleyen açıklaması okundu.

North, “İnternet özgürlüğünü, ağ tarafsızlığını katı bir şekilde savunmak, saldırıya uğrayan web sitelerinin ve bireylerin savunusunu örgütlemek için bir güç birliği oluşturulması gerekiyor.” dedi. O, “sosyalizm mücadelesini ve savaşa muhalefeti üstlenmiş olan” herkesi koalisyona katılmaya çağırdı ve ekledi: “Dünya Sosyalist Web Sitesi ve Uluslararası Komite, söz konusu olan son derece önemli sorunları anlayanlarla bu ilkesel temelde çalışmaya hazırdır.”

“İnternet Sansürüne Direniş Örgütleme” toplantısının tam videosu

North ile Hedges arasındaki tartışmada, tarihsel düzeylerdeki toplumsal eşitsizlik dahil olmak üzere, interneti sansürleme ve ağ tarafsızlığını kaldırma çabalarının siyasi bağlamı ele alındı. Hem North hem de Hedges, savaş ile ifade özgürlüğü de dahil olmak üzere demokratik hakların ortadan kaldırılması arasındaki ayrılmaz bağı vurguladı.

Hedges, şunları belirtti: “Şirket kapitalizmi, küreselleşme, neoliberalizm, adına ne derseniz deyin, kriz içinde. İlk olarak, ideolojinin kendisi güvenilirliğini yitirdi. Artık siyasi yelpaze genelinde herhangi bir geçerliliğe sahip değil. Bir yalan olduğu açığa çıktı… Egemen seçkinler, kendilerinin kurmuş olduğu ve hem Cumhuriyetçi hem Demokratik Parti’de, ister Bush ister Clinton hanedanları, isterse Barack Obama olsun, önderliğin şirketleştirilmiş devletin hizmetçisi olduğu siyasi maskaralığı gördükleri için, korkuyorlar.”

North ve Hedges, ayrıca, ifade özgürlüğünü bastırmayı haklı göstermek için kullanılan bahaneleri mercek altına aldılar ve bu tür bir hareketin Demokratik Parti’den bağımsız olması gerekliliği dahil, demokratik hakları savunmaya yönelik siyasi stratejileri tartıştılar.

Hedges, “Kuşkusuz, seçkinler, enerjiyi ölü bir sisteme, yani Demokratik Parti’ye yedeklemeye çabaladılar ve bunda oldukça başarılı oldular.” dedi ve şunları ekledi: “Benim Bernie Sanders’i desteklemememin nedeni, o umursamasa da ya da önemli olmamakla birlikte, bütün o paranın ve enerjinin (hatırlayın, o ‘devrim’ sözcüğünü bile kullandı) sonunda onun tüm ülkeyi dolaşıp herkese Hillary Clinton’a oy vermesini söylemesiyle sonuçlanmasıydı.”

David North ve Chris Hedges

North, özgür ve açık bir internetin devrimci bir uluslararası işçi sınıfı hareketi inşa etme yönünden önemini vurguladı. “En önemlisi, biz internet özgürlüğünü savunmak istiyoruz; çünkü, kapitalizmin krizine ilişkin bir kavrayışın gelişmesi için devrimci bir program uğruna mücadelenin gerekli olduğunu düşünüyoruz.”

Etkinlik sırasında, North, WSWS’nin solcu ve savaş karşıtı web sitelerine yönelik sansüre karşı kampanyasını değerlendirdi. Kampanya, geçtiğimiz yıl, WSWS’nin Google arama sonuçlarından siteye yönlendirmelerde dikkate değer bir düşüş yaşandığını fark etmesinin ardından başlamıştı.

North, bu düşüşün bir algoritma güncellemesinin rastlantısal sonucu değil; savaş ve kapitalizm karşıtı içerik yayınlayan web sitelerine erişimi engellemek için kasıtlı bir çaba olduğunu açıkladı. Önceden Google kullanıcılarını WSWS’ye yönlendiren “sosyalizm”, “Troçkizm” ve “Rus Devrimi” ifadelerini içeren başlıca 150 arama teriminden 145’i, Haziran ayına gelindiğinde, artık bu yönlendirmeyi yapmıyordu.

Hedges, şunları ifade etti: “Benim gibi kapitalizm eleştirmenleri, emperyalizm eleştirmenleri, düzen eleştirmenleri, 15 yıl çalıştığım New York Times gibi anaakım yayınların dışına itildiler. Bizler şimdi, özünde, onların artık insanlara yutturabilecekleri bir karşıt sava sahip olmadıklarını görüyoruz. Bu yüzden, bu dışlanmış eleştirmenler (bir avuç sitenin yapacağı gibi, Dünya Sosyalist Web Sitesi, kapitalizme, işçi sınıfını sömürmesine ilişkin eleştiriler yayınlayacak; Counterpunch çok iyi, Alternet de öyle), egemen seçkinler artık bu eleştirileri tehlikeli ve etkili buldukları için hedef alınıyorlar.

Yayın sırasında, Assange’dan, belgeselci John Pilger’dan ve savaş karşıtı aktivist Cindy Sheehan’dan gelen destek mesajları okundu.

Beş buçuk yıldır Londra’daki Ekvador büyükelçiliğinde kapana kısılmış olan Assange, etkinlikten dolayı “WSWS’yi takdir ettiğini” belirtti. O, internetin egemen seçkinler için sorun yarattığına işaret etti ve onların düşüncelerin internette yayılmasını denetleme çabaları hakkında uyarıda bulundu.

Assange, “İnternet insanların kendilerini ve başkalarını eğitme becerisinde bir devrime yol açarken, sonuçta ortaya çıkan demokratik olgular mevcut kurumları tepeden tırnağa sarsmıştır” diyor ve ekliyordu: “Toplumsal, lojistik ve finansal olarak mevcut seçkinler ile bütünleşmiş olan Google, Facebook ve onların Çinli karşılıkları, düşünceyi ifade üzerinde yeniden denetim kurmaya koyulmuş durumda. Bu, basitçe düzeltme hareketi değildir. Yapay zekanın güçlendirmiş olduğu farkedilemez kitlesel toplumsal etki, insanlığa yönelik varoluşsal bir tehdittir.” (Assange’ın tam açıklaması)

Piller, anaakım medyanın internet sansürünü haklı gösterme çabasındaki rolüne dikkat çekti: “Bir zamanlar anaakım içinde hoşgörülen muhalif görüş, liberal kapitalizm bir şirket diktatörlüğü biçimine ilerledikçe mecazi bir yeraltına çekilmiştir. Bu, gazeteciler yeni düzenin çeperlerini denetlediği için, tarihi bir değişikliktir. Özellikle Guardian ve New York Times gibi liberal gazetelerdeki Rusya karşıtı histeriye ve #MeToo [#BenDe] cadı avlarına bakın. Bağımsız gazetecilerin anaakımdan çıkartılmasıyla birlikte, dünya çapında ağ (www), ciddi ifşaatların ve kanıta dayalı çözümlemenin, yani gerçek gazeteciliğin yaşamsal kaynağı olarak kalıyor.”

Sheehan’ın açıklaması, egemen sınıfın Amerikan halkını savaşı desteklemeye zorlamak için internetteki muhalif sesleri susturmaya çalıştığını açıklıyordu.

“Ulusal güvenlik devleti, muhalefeti bastırmaya yönelik yeni yollar geliştirmekle kalmamakta; internet kullanıcılarını imparatorluğun bizim düşünmemizi istediği şekilde düşünmeye yönlendirmektedir: En büyük sosyal medya sitesinin sahibi, yüzsüzce, son derece şaşırtıcı bir yumuşaklıkla, ona (şimdiki şirket dahil değil) karşı öfkesini itiraf etti. Bu arada, eğer propaganda bizi savaş makinesi ile uyumlu biçimde yürütecek kadar hızlı işlemiyorsa, Hawaii halkına son derece işe yarar ama sahte bir balistik füze uyarısı işe yarayabilir.”

Tartışmanın tamamını izlemek ve internet sansürüne karşı mücadele katılmak için endcensorship.org adresine girin.