Dow Jones en büyük tek günlük düşüşünü kaydederken küresel piyasalar altüst oluyor

Nick Beams
12 Şubat 2018

Pazartesi günü, Wall Street hisse senetleri, küresel bir piyasa satışının ortasında düştü. Günün sonunda, Dow Jones borsası, şiddetli hareketlerin ardından, tarihteki en büyük tek günlük düşüşle, 1.175 puan azaldı.

Böylece Dow Jones, geçtiğimiz Cuma günkü düşüş dahil, bu yılki tüm kazançlarını silecek şekilde, iki günde 1.800 puandan fazla gerilemiş oldu.

Dünkü düşüşün en önemli özelliklerinden biri hızıydı. Dow Jones, ABD saati ile öğleden sonra üçten hemen sonraki yaklaşık 11 dakika içinde, bir miktar toparlanmadan önce, eksi 700 puandan eksi 1.600 puana geriledi ve bu, bir satış “çığı” olarak betimlendi. Satışlar devam etti ve endeks, günü yüzde 4,6 kayıpla kapattı.

Diğer endeksler de, 2011’den beri en büyük düşüşle, keskin bir şekilde gerilediler. S&P 500 yüzde 4,1, Nasdaq yüzde 3,78 ve Russell 2000 yüzde 3,63 değer kaybetti. Apple ile Alphabet’in (Google’ın ana şirketi) yüzde 10’dan fazla gerilemesiyle, teknoloji şirketleri hisse senetleri büyük düşüşler kaydetti.

Geniş tabanlı S&P 500 endeksinin her sektörü geriledi. Mali sektör hisse senetleri yüzde 4,7, sağlık hizmetleri yüzde 4,6, sanayi hisse senetleri yüzde 4,5 ve enerji şirketlerininkiler yüzde 4,3 düştü.

Piyasadaki kargaşa, en büyük bir günlük oran artışıyla yüzde 111 yükselen Vix adlı dalgalanma endeksindeki ani artışa yansıdı. Bu, Vix’in şimdiye kadarki en düşük ortalama yıllık oranını kaydettiği geçtiğimiz yılki durumdan büyük bir kopuşa işaret ediyordu.

Wall Street Journal, borsa düşüşü ile ilgili haberinde, Dow Jones’taki düşüş 1.600 puana ulaşınca “işlemciler artan bir kaygı sergilediler” diye yazdı ve New York Borsası’nın salonunda çığlıklar atılırken, bunun “bir süredir ilk kez panik sınırındaki bir satış gibi olduğunu söyleyebilirim” diyen bir yatırım uzmanının sözlerini aktardı.

Hızlı düşüş, bunun bir “ani çöküş”ün (bir “tombul parmak”ın ya da başka bir aksaklığın ürünü ani bir düşüşün) sonucu olabileceği korkusuna yol açtı. Fakat böyle bir şey gerçekleşmiş gibi görünmüyor. Bu düşüş, büyük bilgisayar modelli alım satımlarla hızlandırıldı.

Geçtiğimiz Cuma günü ABD piyasalarında yaşanan düşüşün ardından işlemler başlarken, Wall Street’teki düşüşü küresel piyasalardaki önemli gerilemeler izledi. Japonya’daki Topix endeksi yüzde 2,2 gerilerken, Hong Kong piyasası bir noktada yüzde 2,7 kadar düştü.

Avrupa’da işlem günü başladığında da piyasalar geriledi. Stoxx Europe 600 endeksi yüzde 1,6 değer kaybederken, Londra’daki FTSE endeksi yüzde 1,5 düştü.

Piyasa uzmanları ve yorumcular, satışların nedenleri konusunda bölündü. Bazıları, bunun gerekli bir düzeltme olduğunu ve daha yüksek büyüme yönünde düzeltilmiş beklentilerle birlikte ekonomik temellerin sağlıklı kaldığını savundu. Diğerleri ise, merkez bankalarının, parasal genişlemeyi geri çevirme ve 2008 mali krizinden beri piyasa kabarmasını beslemede bu denli asli bir rol oynamış olan düşük faiz oranı düzenine son vermeye başlama hamlelerine dikkat çektiler.

Piyasaların kısa vadeli seyrini öngörmek mümkün olmasa da, gerçekleşmekte olan önemli değişimler söz konusu. Cuma günü başlayan satışlar, ABD’deki ortalama ücretlerin geçtiğimiz yıl yüzde 2,9 artmış olduğuna ilişkin raporlar eliyle tetiklendi ki bu, 2009’dan beri en büyük artıştı. Bu, oranının kritik yüzde 3 seviyesine ilerlediği yönünde kaygılar uyandıracak şekilde, gösterge niteliğindeki 10 yıllık ABD Hazine tahvili faiz oranında yüzde 2,85’lik bir artışı harekete geçirdi.

Ücret artışının önemi, piyasanın yüzde 2,7’lik artış beklentisinin çok az üstünde, görece küçük bir artış olan rakamın kendisi değil ama ne anlama geldiğiydi. Piyasalar, her şeyden önce, işçi sınıfı içinde, ABD’de ve uluslararası ölçekte işaretleri artan, ücret artışları konusundaki militanlığın canlanmasından korkuyorlar. Bu, ABD para politikasının Ekim 1987’deki borsa çöküşüne kadar geriye giden en önemli yanlarından birine son vermeyi gerektirecektir.

ABD Merkez Bankası (Fed) Yönetim Kurulu’nun göreve yeni gelen başkanı Alan Greenspan, o zaman, merkez bankasının mali musluklarının piyasayı beslemek için açılacağını ilan etti ve “Greenspan hamlesi” olarak bilinen şey, o zamandan beri her piyasa dalgalanması döneminde etkin hale getirildi.

Ancak işçi sınıfının son kırk yıllık sürekli ücret kesintilerini geri püskürtmeye çalışmasıyla birlikte, Fed bu tür bir atağa karşı koymak için faiz oranlarını yükseltirken, bu politika bırakılmak zorunda kalınabilir.

Fed’in faiz oranları yüzde 1,25 ile 1,5 arasında hala görece düşükken tahvil piyasası faiz oranlarının yüzde 3’e doğru hareket etmesi, bunun ABD firmaları üzerindeki etkisi ve küresel yansımalarından dolayı kaygıyla izleniyor.

Londra’daki Longview Economics’in, sonuçları Financial Times’ta aktarılan bir raporundaki bulgulara göre, eğer ABD’deki faiz oranları hızla yüzde 3’ün üstüne çıkarsa, bunun etkisi çok kapsamlı olacak. Çünkü ABD’deki şirketlerin yaklaşık yüzde 12’si “zombi” şirketler. Yani, onların kazançları faiz ödemelerini karşılamıyor ve sürekli aşırı ucuz para sağlanmasına o kadar bağımlı hale gelmiş durumdalar ki, ani bir faiz artışı onları iflasa götürecek.

CNBC’nin yayınladığı, Bank of America Merrill Lynch tarafından yapılan araştırmaya dayanan bir habere göre, ucuz krediye bağımlı kayda değer sayıda “zombi” firmanın olduğu Avrupa’da da benzer bir durum söz konusu. Bankanın raporu, Avrupa’daki şirketlerin yüzde 9’unun, “çok zayıf faiz karşılama ölçüleri” nedeniyle “zombi” olduğunu gösteriyordu. Bu oran, 2008 çöküşü öncesindeki dönemde yüzde 6, 2013 sonunda ise yüzde 5 idi.

Raporda, “Avrupa’daki parasal destek bolluğu, geçtiğimiz beş yıl boyunca düşük karlılığa sahip şirketlerin borçlarını yeniden finanse etmelerine ve güçlükleri atlatmalarına izin verdi.” deniliyordu.

Piyasaların yakın geleceği ne olursa olsun, dünkü satışlar, Trump yönetiminin krizini derinleştirerek, şimdiden siyasi bir etkide bulunmuş durumda. Trump, daha on gün önce İsviçre’nin Davos kentindeki küresel seçkinler zirvesine yaptığı konuşmada, borsa yükselişinden, kendi ekonomi politikalarının doğruluğunun kanıtı olarak “birbiri ardına rekor kırıyor” diye söz etmişti.

O, dün Cincinnati bölgesindeki bir imalat şirketinde yaptığı konuşmada “dev bir güzel haberler dalgası”nı överken, konuşmasını yayınlayan televizyon ekranının köşesinde Dow Jones’ta eksi 1.600 puana doğru yeni bir düşüş yaşandığı haberi geçiyordu.