World Socialist Web Site (www.wsws.org)

www.wsws.org/tr/2012/dez2012/obam-d20.shtml

Seçimlerin ardından: Obama Ortadoğu’daki savaş kışkırtıcılığını kızıştırıyor

Bill Van Auken
20 Aralık 2012
İngilizce’den çeviri (30 Kasım 2012)

Geniş bir sözde liberal ve "solcu" kesimi tarafından "insani" müdahaleyi gerektiren bir kriz olarak gösterilen Suriye’deki savaşın acımasız ve kanlı bir fetih faaliyeti olduğu her zamankinden daha açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Washington ve bütün büyük güçler, kanlı bir mezhep savaşını kışkırtmada, Beşar Esad rejimini devirmeyi amaçlayan daha doğrudan bir askeri müdahalenin ve onun müttefiki İran’a karşı daha büyük bir savaşın hazırlığında yer almaktadır.

New York Times, [29 Kasım] Perşembe günü, Obama yönetiminin "Devlet Başkanı Beşar Esad’ın iktidardan alaşağı edilmesi"ne yardımcı olmak için Suriye’ye "daha derin bir müdahale" hazırladığını bildirdi.

Times’ın kapağı adı belirtilmeyen ABD "stratejistleri" ve "önde gelen hükümet yetkilileri" tarafından yapılmış açıklamalar üzerine kuruluydu. Medyaya yapılan bu tür bilgi sızdırmalar, her zaman, kamuoyunu olacaklara ya da Washington’ın -muhtemelen- şimdiden örtülü bir şekilde başlatmış olduğu şeye hazırlamak üzere tasarlanırlar.

Makale, Obama yönetiminin ve NATO’nun, Türkiye’nin, Suriye sınırına Patriot füze bataryaları gönderilmesi talebini onayladığını belirtiyor. Bu sevkiyatın bahanesi Türkiye’yi Suriye’den gelecek, gerçekte olmayan bir saldırı tehlikesi karşısında korumak ise de,Times’a göre, gerçek amaç, Suriye hava kuvvetlerinin "gözünü korkutmak" ve Batı destekli "asiler" tarafından ele geçirilmiş olan Kuzey Suriye’deki sınır bölgelerini bombalamasını engellemektir.

Bu da, bir uçuşa yasak bölge ilanının ve sözde "kurtarılmış" bölgede daha doğrudan bir ABD ve NATO müdahalesi için en önemli hazırlık olarak kukla bir yönetimi dayatmanın yolunu açacaktır.

Times’a göre, buna ek olarak, "muhaliflere özellikle Katar gibi ülkeleri kullanarak silah sağlamayı sürdürmekle yetinmektense, bunu doğrudan yapmak"ve "şu anda büyük ölçüde onların denetimi altında olan bölgelerdeki muhalefet savaşçıları ile birlikte çalışmak üzere, Suriye topraklarına CIA görevlilerini ya da müttefik istihbarat örgütlerini yerleştirmek" yönünde çalışmayı da içeren öneriler de Obama yönetimi tarafından değerlendiriliyor.

Makale, bütün bu düşüncelerin "başkanlık seçimlerinden önce" tartışılmış olduğunu ama Obama’nın yeniden seçilmesinin "Beyaz Saray’ı risk almaya daha istekli hale getirmiş" olduğunu belirtiyor.

Siyasi sonuçlar ortada. Obama ile yardımcıları 6 Kasım’dan önce Suriye’ye yönelik daha doğrudan bir askeri saldırıyı tartışırken, bu planların uygulanmasını seçimler bitene kadar ertelemek istemişlerdi; böylece, militarizmin yükselişinin yaygın siyasi tartışma konusu olmamasını sağladılar. Obama’nın amacı, aynı Beyaz Saray’daki selefi gibi, Amerikan halkını, onayını almak şöyle dursun, önceden haberi bile olmaksızın savaşa sürüklemektir.

ABD’nin egemen seçkinleri içinde bu savaş planlarına verilen partilerüstü destek, George W. Bush’un dışişleri bakanı ve ulusal güvenlik danışmanı Condoleezza Rice tarafından yazılan ve geçen haftaWashington Post’ta yayımlanan bir makalede dile getirildi.

Rice, makalesini, başkanlık mücadelesinin Suriye’deki askeri müdahalenin tırmanmasına kısa bir ara verilmesini gerektirdiğini kabul ederek tamamladı. O, "Ortadoğu’daki savaş ortadan kaybolmuyor; şiddetini giderek arttırıyor. Bizdeki seçimler bitti. Şimdi, ABD’nin harekete geçmesi gerekiyor"diye yazdı.

Rice,Times’ın sözünü ettiği, bir uçuşa yasak bölgenin dayatılmasını ve ABD silahlarının sözde asilere doğrudan sağlanmasını içeren önerilerin oldukça benzerlerini savunmaktadır.

O, "geçtiğimiz yılların en büyük yanlışı, Beşar Esad’ın yönetimiyle olan çatışmayı insani bir mesele olarak tanımlamak"olduğunu savunmaktadır. Rice, "çok sayıda masum insan katledilmiştir"itirafında bulunuyor ama "bundan çok daha fazlası söz konusudur" diye ekliyor.

Rice, Suriye’de söz konusu olan şeyin yalnızca o ülkeye ABD destekli bir işbirlikçi yönetimin dayatılmasından çok, bütün bir bölgenin yeni sömürgeci şekilde yeniden düzenlenmesi olduğunu ifade etmektedir. O, Mısır, Türkiye ve İran hariç, "diğer önemli devletlerin her biri, sınırları bir zarfın üstüne çizmiş olan Britanyalılar ve Fransızlar tarafından yaratılmış modern bir yapıdır"iddiasında bulunuyor. Buradan çıkartılabilecek kesin sonuç, bütün bu "yapay devletlerin" ekarte edilebileceği, sınırların yeniden çizilebileceği ve stratejik olarak yaşamsal önem taşıyan bu petrol zengini bölgenin, ABD emperyalizminin çıkarlarına uygun biçimde yeniden kurulabileceğidir.

Bu, Rice’ın, Afganistan’da ve Irak’ta ABD saldırı savaşlarının başlatılmasıyla, bizzat derinlemesine dahil olduğu bir projedir. Bu proje, geçtiğimiz yıl, Tunus’taki ve Mısır’daki kitlesel ayaklanmaların ardından Libya ve Suriye’deki savaşlarla sürdürülmektedir.

Böylesi kapsamlı hedeflere ulaşmak için kullanılan araçlar, hem doğrudan ABD askeri müdahalesi hem de Washington’ın İran’a ve onun müttefiklerine karşı Türkiye, Suudi Arabistan, Katar ve diğer Körfez monarşileri -buna, Sünni İslamcılığın, 11 Eylül terörist saldırılarını gerçekleştiren ve şimdi Suriye "devrimi"nin belkemiği olan kesimini de ekleyelim- ile aynı safta yer aldığı bölge çapında mezhep savaşının kışkırtılmasıdır. Onun sözünü ettiği bu kanlı "şiddetlenme", Rusya ve Çin dahil, dışta duran güçleri kolaylıkla içine çekebilir ve milyonlarca cana malolabilir.

Hazırlanmakta olan şey, büyük devletlerin I. Dünya Savaşı öncesi dönemde Afrika’yı, Asya’yı ve Ortadoğu’yu paylaşmasına oldukça benzer şekilde, bölgenin emperyalist bir yeniden paylaşımıdır.

Bu ülkelerde ulusal burjuvaziler tarafından kurulmuş olan rejimler, yapısal olarak, bu yeniden fethetmeye karşı koyma kapasitesine sahip değildir. Dahası, Libya’dan Suriye’ye ve İran’a, hedefe yerleştirilen ülkelerdeki ayrıcalıklı sınıflar içinde, yeniden sömürge olmayı memnuniyetle karşılayan ve emperyalizme kendi ülkelerindeki emekçilere olduğundan çok daha yakın olan güçlü kesimler ortaya çıkmıştır.

Aynı şey, politikaları orta sınıfların ayrıcalıklı kesimlerinin çıkarlarını yansıtan, ABD’deki ve Avrupa’daki bütün bir sahte sol örgütler dizisi için de söylenebilir. Onların bütün bu gelişmeler içindeki rolü, şimdi bütünüyle açığa çıkmaktadır. Onların hepsi, İslamcı milislerin sürdürdüğü kanlı mezhep savaşını ve intihar bombacılarını "bir toplumsal devrim" gibi gösterirken, emperyalist bir fetih savaşını "insani" müdahale olarak meşrulaştırmak gibi kirli bir siyasi faaliyet içindeler.

Bunlar, Fransız Yeni Kapitalizm Karşıtı Parti (NPA) ve Alman Sol Parti’den, Britanyalı Sosyalist İşçi Partisi ve ABD’deki Uluslararası Sosyalist Örgüt’e kadar uzanmaktadırlar.

İsimleri ne olursa olsun, bu örgütlerin sosyalizmle ya da kapitalizme muhalefetle hiçbir ilişkileri yoktur. Onların tamamı, Suriye’de rejim değişikliği için savaşı savunurken, CIA’in yardımcıları işlevini görmekte; korkunç ve tarihsel ölçekte bir suça derinlemesine dahil olmaktadırlar.



Telif Hakkı 1998-2009, Dünya Sosyalist Web Sitesi, Bütün hakları saklıdır