World Socialist Web Site


Bugün Yeni
Olanlar

Haber ve Analiz
Tarih
Sanat Eleştirisi
Polemikler
Bilim
Bildiriler
Röportajlar
Okur Mektupları

Arşiv

DSWS Hakkında
DEUK Hakkında
Yardım

DİĞER DİLLER
İngilizce

Almanca
Fransızca
İtalyanca
İspanyolca
Portekizce
Lehçe
Çekce
Rusça
Sırp-Hırvat dili
Endonezyaca
Singalaca
Tamilce


ANA BAŞLIKLAR

Dünya ekonomik krizi, kapitalizmin başarısızlığı ve sosyalizmin gerekliliği
SEP/DSWS/TEUÖ bölgesel konferanslarında kabul edilen karar önergesi

Bush, Türkiye’ye Irak’ta PKK’ya saldırması için yeşil ışık yaktı
Türk-Kürt çatışmasındaki tarihsel ve siyasi sorunlar

Asya’da tsunami: neden hiçbir uyarı yapılmadı

Mehring Books’tan yeni bir kitap: Amerikan Demokrasisinin Krizi: 2000 ve 2004 Başkanlık seçimleri

Livio Maitan (1923-2004):
eleştirel bir değerlendirme

  DSWS : DSWS/TR : Haber ve Analiz : Bölgesel haberler

Yazıcıya hazırla

Mısırlı İslamcılar ordunun parlamentoyu feshetmesini onaylıyor

Johannes Stern
17 Temmuz 2012
İngilizce’den çeviri (11 Temmuz 2012)

Mısırdaki askeri cunta ile İslamcı Müslüman Kardeşler arasındaki artan gerilimin ortasında, Müslüman Kardeşler, ordunun parlamentoyu lağveden 14 Haziran darbesini kabul ettiğinin işaretini verdi. O gün, Anayasa Mahkemesi, İslamcıların egemenliğindeki parlamentonun anayasal olmadığını ilan etmişti.

Pazar günü, Mısır'ın yeni İslamcı devlet başkanı Muhammed Mursi, lağvedilmiş parlamentoya "bütün yetkileriyle" haklarını iade eden bir kararname yayınladı. O, aynı zamanda, yeni anayasa taslağının hazırlanmasından 60 gün sonra yeni parlamento seçimlerinin yapılması çağrısında bulundu.

Müslüman Kardeşler, Silahlı Kuvvetler Yüksek Konseyi (SKYK) cuntasını devlet başkanlığı kararnamesini kabul etmeye zorlamak için, Salı günü Kahire'deki Tahrir Meydanı'nda kitlesel bir gösteri düzenleme çağrısı yaptı.

Pazartesi günü, SKYK, Mursi'nin kararnamesine, Mısır parlamentosunun yasama organı Halk Meclisi'nin lağvını savunan bir açıklamayla tepki gösterdi. SKYK, aynı zamanda, 14 Haziran darbesini de savundu. Anayasa Mahkemesi'nin kararına dayanan generaller, devlet başkanlığı seçimlerinin ikinci turundan kısa süre önce parlamentoyu ve kurucu meclisi feshetmişlerdi. Onlar, anayasaya bir ekleme yaparak, kendilerine, yasama, bütçe ve yeni anayasa taslağının hazırlanması üzerinde denetimi de içeren geniş yetkiler tanıdılar.

SKYK'deki generaller, Pazartesi günkü açıklamalarında, devlet kurumlarının "anayasal hükümlere" saygılı olacaklarından emin olduklarını ekleyerek, Mursi'yi ve Müslüman Kardeşleri anayasaya saygılı olmaları konusunda uyardılar.

İslamcılar ile ordu arasındaki iktidar mücadelesinin istikrarsızlaştırıcı etkilerinden kaygılanan Mısır'daki rejimin emperyalist destekleyicileri, bir uzlaşma için araya girdiler. ABD Dışişleri bakanı Hillary Clinton, bir basın toplantısında şunları söyledi: "Anlaşılabilir ama geçiş [sürecini] yolundan çıkartabilecek olan her türlü zorluğu önlemek ve çözülmesi gereken sorunların üstesinden gelmeye çalışmak için, bütün tarafların diyaloğunda ve uyumlu çabasında güçlü bir şekilde ısrar ediyoruz."

Mursi ve Müslüman kardeşler, SKYK'nin ve onun emperyalist destekleyicilerinin baskısı altında, SKYK'nin devlet üzerindeki kontrolünü tehdit etmeyecekleri ve onun göstermelik yöneticileri rolünü oynamaya devam edecekleri konusunda generallere güvence vermekte acele ettiler. Mursi, Mısır'daki ve bölgedeki stratejik ve ekonomik çıkarlarını koruyacağı konusunda Batı emperyalizmine de güvence verdi.

Salı günü, Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle de görüşme yapmak üzere Kahire'de Mursi ile buluştu. Westerwelle, 40 dakikalık görüşmenin ardından, gazetecilere, "bir çözüm bulunabileceği izlenimi" edindiğini söyledi. O, Mursi'nin kendisine "anayasa mahkemesinin kararını sorgulamayı amaçlamadığını; sorunun, kararın uygulanmasının nasıl düzenleneceği ile ilgili olduğu" konusunda güvence verdiğini ekledi. Westerwelle, Mursi'nin, kendisini, Mısır'ın "Ortadoğu'dakiler de dahil" (Mısır'ın İsrail ile olan barış anlaşmasına gönderme yapılıyor) bütün uluslararası anlaşmalara saygılı olacağına inandırdığını da söyledi.

Mursi'nin SKYK'ye ilk karşı çıkışı ve cuntanın tepkisi, Mısır egemen sınıfının rakip iki hizbi olan Mısır ordusu ile İslamcılar arasındaki yükselen iktidar mücadelesini ön plana çıkartmıştır. Hem ordu hem de İslamcılar Mısır ekonomisinin büyük bölümünü denetim altında tutmakta; ordu, Müslüman Kardeşler'in önceki diktatör Hüsnü Mübarek'in devrimci yoldan alaşağı edilmesinin ardından Mısır devlet aygıtı içinde artan gücüne kuşkuyla yaklaşmaktadır. Müslüman Kardeşler, daha fazla yabancı yatırım çekmeye, Mısır ekonomisini daha fazla özelleştirmeye ve liberalleştirmeye çabalıyor; generaller ise bunu kendi ekonomik güçlerine yönelik bir tehdit olarak değerlendiriyor.

Çatışan çıkarlarına rağmen, Mısır siyaset kurumunun bütün hiziplerinin (ordu, İslamcılar ya da liberaller ve küçük burjuva sahte sol güçler) başlıca kaygısı, işçi sınıfının yeni devrimci mücadelelerinin ortaya çıkmasını engellemektir. Mısırlı işçiler ve gençlik Mısır devriminin ardındaki başlıca güçtü ve onların geçtiğimiz yılın başındaki tarihsel mücadelesi, Ortadoğu'da, Mısır burjuva devletini ve Batı emperyalizmini temellerinden sarsmıştı.

Mursi tarafından Salı günü için çağrısı yapılan parlamento toplantısı cuntaya ve onun kurumlarına yaranmayı ifade eden bir gösteriydi. Toplantı yalnızca beş dakika sürdü ve Müslüman Kardeşler'in parlamentodaki sözcüsü Saad el-Katatni, yasama organının yalnızca "mahkeme kararlarını ve Anayasa Mahkemesi'nin kararını gözden geçirmek için" toplanmış olduğunu açıkladı. Katatni, parlamento "karara karşı çıkmıyor; saygın mahkemenin kararının uygulanması için bir yöntem arıyor. Bugün başka bir gündem yok" diye vurguladı.

El-Katatni, Anayasa Mahkemesi'nin parlamentoya karşı kararını temyize götürmeyi önerdi. Parlamento öneriyi onayladı ve toplantıyı kapattı. Ardından, El-Katatni, parlamentonun Temyiz Mahkemesi'nin kararına kadar toplanmayacağını açıkladı. Müslüman Kardeşler, bunun ardından, Tahrir Meydanı'ndaki kitlesel protesto çağrısını geri çekti.

Salı günü ilerleyen saatlerde, Anayasa Mahkemesi, Mursi'nin Mısır Parlamentosu'na haklarını iade eden başkanlık kararnamesini iptal etti. Devlet denetimindeki El-Ahram gazetesine göre, Anayasa Mahkemesi, 14 Haziran tarihli kararının uygulanmasını hükme bağladı.

SKYK, Mursi'nin kararnamesini geçersiz kılarak, Mısır devleti üzerindeki tam denetimini savunmak ve devlet başkanı olarak Mursi'nin yetkilerinin generaller tarafından belirlenmeye devam etmesini sağlamak peşinde olduğunu ortaya koymuştur.

Mursi'nin sahip olduğu asıl yetki, halkı bastırmak için ordudan yararlanma çağrısı yapmaktır. SKYK tarafından açıklanan ve Müslüman Kardeşler tarafından uygun bulunan ek anayasa maddesi, devlet başkanının "ülkenin silahlı kuvvetlerin müdahalesini gerektiren bir iç huzursuzlukla karşı karşıya kalması durumunda güvenliği korumak ve kamu mülkiyetini savunmak için -SKYK'nin onayıyla- silahlı kuvvetleri görevlendirme kararı çıkarmasına" izin veriyor.

 

Sayfanın başı

Okuyucularımız: DSWS yorumlarınızı bekliyor. Lütfen e-posta gönderin.



Telif Hakkı 1998-2017
Dünya Sosyalist Web Sitesi
Bütün hakları saklıdır