World Socialist Web Site


Bugün Yeni
Olanlar

Haber ve Analiz
Tarih
Sanat Eleştirisi
Polemikler
Bilim
Bildiriler
Röportajlar
Okur Mektupları

Arşiv

DSWS Hakkında
DEUK Hakkında
Yardım

DİĞER DİLLER
İngilizce

Almanca
Fransızca
İtalyanca
İspanyolca
Portekizce
Lehçe
Çekce
Rusça
Sırp-Hırvat dili
Endonezyaca
Singalaca
Tamilce


ANA BAŞLIKLAR

Dünya ekonomik krizi, kapitalizmin başarısızlığı ve sosyalizmin gerekliliği
SEP/DSWS/TEUÖ bölgesel konferanslarında kabul edilen karar önergesi

Bush, Türkiye’ye Irak’ta PKK’ya saldırması için yeşil ışık yaktı
Türk-Kürt çatışmasındaki tarihsel ve siyasi sorunlar

Asya’da tsunami: neden hiçbir uyarı yapılmadı

Mehring Books’tan yeni bir kitap: Amerikan Demokrasisinin Krizi: 2000 ve 2004 Başkanlık seçimleri

Livio Maitan (1923-2004):
eleştirel bir değerlendirme

  DSWS : DSWS/TR : Haber ve Analiz : Bölgesel haberler : Amerika Birleşik Devletleri

Yazıcıya hazırla

Pentagon Suriye’ye Savaş Planları Hazırlıyor

Bill Van Auken
12 Mart 2012
İngilizce’den çeviri (9 Mart 2012)

Pentagon’un sivil şefleri, bir Senato komitesi önünde verdikleri ifadede, Beyaz Saray’ın talebi üzerine Suriye’ye karşı savaş planları hazırlıyor olduklarını kabul ettiler.

Washington’ın ve başlıca Avrupalı müttefiklerinin Suudi Arabistan ile Katar’daki sağcı monarşik rejimlerle birlikte çalıştığına ilişkin belirgin emarelerin ortasında Savunma Bakanı Leon Panetta ile ABD Genel Kurmay Başkanı General Martin Dempsey tarafından yapılan açıklamalar, Suriye’de rejim değişimi gerçekleştirmeyi amaçlayan örtülü bir müdahaleyi kışkırtıyor.

Çarşamba günkü oturuma ilişkin medyada yer alan yorumların çoğu Arizona Senatörü ve Cumhuriyetçi Parti’nin önceki başkan adayı John McCain’ın aşırı sağcı müdahalesi üzerine odaklandı. McCain, Batı destekli silahlı grupların Beşar Esad yönetimine karşı askeri saldırılar hazırlayabileceği "güvenli bölgeler" oluşturmak için ABD’nin Suriye’ye karşı hava saldırıları düzenlemesini talep ediyor.

NCCain, Panetta’yai "bizim katliamlara son vermek ve Esad’ı iktidarı terk etmeye zorlamak için talep ettiğimiz askeri önlemlerin gerekli olduğuna ikna olmanız için daha ne kadar sivil can kaybı yaşanması gerekiyor?" diye sordu.

Savunma Bakanı, MCCain’i, "Bu konuda farklı düşünmüyoruz" diyerek yanıtladı. O, Pentagon’un Esad rejiminin devrilmesini hızlandırmak için, "gerektiğinde askeri seçenekleri de içeren", "atılabilecek bütün ek adımları gözden geçirdiğini" vurguladı.

General Dempsey, ülkenin "oldukça farklı demografik, etnik ve dinsel bileşimi" göz önünde bulundurulduğunda, Suriye’ye bir ABD müdahalesinin NATO’nun Libya’daki savaşından daha zor olacağına dikkat çekti. Dempsey, bununla birlikte, Senato toplantısına, "ABD çıkarlarını savunmamız gerekirse, biz hazır olacağız" güvencesini verdi. Genel Kurmay Başkanı, üzerinde düşünülen askeri operasyonların bir "uçuşa yasak bölge" uygulamasını, bir "insani koridor" açılmasını, Suriye sahillerinin denizden abluka altına alınmasını ve hava saldırılarını içerdiğini ekledi.

Hem Panetta hem de Dempsey, Beyaz Saray’da Başkan Obama tarafından yapılacak bir basını bilgilendirme toplantısından bir gün önce yaptıkları açıklamalarda, "tek taraflı olarak askeri harekata girişmenin" bir "hata" olacağını yinelediler.

Bununla birlikte, onların hiç biri, Suriye’ye bir ABD askeri müdahalesinin ön koşulu olarak askeri güç kullanımına izin veren bir Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararından söz etmedi.

Adı açıklanmayan önde gelen bir savunma Bakanlığı görevlisi, CNN’e, yönetimin -hem Rusya hem de Çin tarafından bu güne kadar engellenmiş olan ve her ikisinin de Güvenlik Konseyi’nde veto gücüne başvuracağı- bir BM kararını gerekli görmediğini açıkladı. Görevli, "yerel bir örgütlenmenin bir tür talebinin" ya da Bush yönetiminin Irak savaşı öncesinde uyduruverdiği "gönüllüler koalisyonu" gibi herhangi bir çok taraflı örtünün ABD müdahalesine sağlanacak yeterli olacağını belirtti.

Bu ay "Suriye’nin Dostları" konferansına ev sahipliği yapacak olan Türkiye, bu bakımdan özellikle önemli. Türkiye, "bölge dışından" herhangi bir gücün askeri müdahalesine resmi olarak karşı çıkarken, Esad’ın devrilmesi için çağrı yapmış ve Suriye’nin "insani yardım koridorunun" açılmasına izin vermesini talep etmiş durumda.

Benzer bir şekilde, Birleşmiş Milletler, Suriyeli sivillere gıda yardımı için 90 günlük bir "acil durum planı" hazırlamış durumda. ABD Dışişleri Bakanlığı, Suriye’deki bütün "etkilenmiş bölgelere derhal güvenilir ve engelsiz erişim" talep eden plana sıkı sıkıya sarıldı.

Buna karşılık, Suriye Dışişleri Bakanı Walid el-Muallim, hükümetinin her türlü yapancı müdahaleye karşı direneceğini söyledi. Muallim, "İnsani yardım koridoru askeri koridor anlamına gelir. Askeri koruma olmadan insani yardım koridorları oluşturulamaz" dedi.

Senato’daki ifadesi sırasında, Panetta’ya ABD’nin Esad yönetimini devirmek isteyen silahlı gruplara "iletişim donanımları" sağlayıp sağlamayacağı soruldu. Panetta, yönetimin "silahları içermeyen bir yardım dizisini göz önünde bulundurduğunu" kabul ederken, "bunu kapalı bir oturumda tartışmayı yeğlerim" yanıtını verdi.

Gerçekte, ABD yönetiminin bunun fazlasıyla ötesine gitmiş olduğuna işaret eden birden çok rapor var.

Foreign Policy dergisi, Salı günkü bir raporda, önde gelen yönetim görevlilerinden, Ulusal Güvenlik Konseyi Milletvekilleri Komitesi’nin bir toplantısının "ABD’nin Suriyeli eylemcilerle bağlantısını genişletme ve onlara kendilerini örgütlemeleri için gerekli araçları sağlama konusunda" bir karar almış olduğunu doğrulayan alıntılar yaptı.

Bir görevli, dergiye, "ABD politikası, şimdi, muhalefetin Esad rejimini devirmesini sağlamaya odaklanmış durumda" olduğunu söylüyor. "Bu, bizim Suriye politikamızdaki önemli bir değişimi sisteme bağlamaktadır."

Bu görevli, Suriye Ulusal Konseyi tarafından son dönemde oluşturulmuş olan ve Washington’ın Özgür Suriye Ordusu’ndan daha güvenilir bir kukla güç olduğunu düşündüğü askeri komiteyi desteklemeye yönelik adımların atılıyor olduğunu sözlerine ekledi. Görevli, "Muhalefete silahları içermeyen bir yardımın gerekli olabileceği kabul ediliyor ama şimdi değil" dedi.

Bununla birlikte, Wikileaks tarafından ABD’deki özel istihbarat şirketi Stratfor’dan edinilmiş iç belgelerin bir parçası olarak yayımlanan bir mail, bu tür bir "silah içermeyen yardımın" aylardır sürdürüldüğünü gösteriyor.

Aralık 2011 tarihli mail, Strafor’un çözümlemeler müdürü Reva Bhala’dan. Bu mail, bir Britanyalı ve bir Fransız subayın da aralarında olduğu askeri istihbarat subaylarıyla Pentagon’da yapılan bir toplantıdan söz ediyor. ABD Hava Kuvvetleri’nin stratejik çalışmalar grubunda yer alan subaylar, "şimdiden olay yerinde olan SOF [özel operasyon güçleri] timlerinin keşif görevi ve muhalif güçleri eğitme üzerinde yoğunlaşmış" olduğunu iddia etmişler.

Bhalla’ya göre, subaylar, özel güç timlerinin amacının "gerilla saldırıları, suikast eylemleri düzenlemek ve onları içeriden zayıflatarak Alevi güçlerin belini kırmaya çalışmak" olduğunu söylemiş.

Panetta’nın ve Dempsey’in Senato Silahlı Hizmetler Komitesi önüne çıkmasından bir gün önce, ABD’nin Ortadoğu’daki bütün güçlerinden sorumlu ABD Merkez Komutanlığı’nın (Centcom) başında olan Denizci General James Mattis, aynı panelde konuşma yapmış ve ABD’nin Suriye’deki amaçlarına ilişkin açık bir değerlendirmede bulunmuştu.

Mattis ifadesinde, "eğer bize Esad’ın devrilmesini hızlandırmak için her türlü seçenek sunulsaydı, bu Tahran’da büyük bir kaygıya ve huzursuzluğa yol açardı" dedi.

İran’ı "bölgedeki en önemli tehdit" ilan eden Mattis, sözlerine şunları ekledi: "Eğer Esad devrilirse, bu İran için yirmi yıl içindeki en büyük stratejik gerileme olacaktır."

Washington’ın Suriye’de sivilleri savunmaya ilişkin bütün yapmacık tavrının arkasında, ABD emperyalizminin gerçek yöntemleri ve amaçları açıkça ortaya çıkmaya başlamaktadır. O, daha doğrudan askeri müdahaleye hazırlık amacıyla Suriye’de terörist bir kampanya başlatmaktadır.

Onun Esad’ı devirmeye çalışmasının nedeni, insan hakları ya da demokrasi için değildir. Amaç, Washington’ın İran Körfezi’ndeki ve Orta Asya’daki petrol zengini bölgeler üzerinde egemenlik kurma girişiminin önünde başlıca engel olarak gördüğü -Suriye’nin müttefiki- İran’ı zayıflatarak stratejik ABD çıkarlarını ilerletmektir. Bu yüzden, Suriye’de sürekli gelişen Amerikan müdahalesi, küresel sonuçlara sahip daha kapsamlı bir savaşın hazırlıklarını içermektedir.

 

Sayfanın başı

Okuyucularımız: DSWS yorumlarınızı bekliyor. Lütfen e-posta gönderin.



Telif Hakkı 1998-2017
Dünya Sosyalist Web Sitesi
Bütün hakları saklıdır