World Socialist Web Site (www.wsws.org)

www.wsws.org/tr/2013/jul2013/gree-j22.shtml

Yunan işçiler 2013’ün dördüncü genel grevinde

Robert Stevens
22 Temmuz 2013
İngilizce’den çeviri (17 Temmuz 2013)

Koalisyon hükümeti tarafından uygulamaya konulan son kemer sıkma programına karşı 24 saatlik bir genel grev yapan on binlerce Yunan işçisi, 16 Temmuz Salı günü, Atina’da gösteri düzenledi.

Bu yılki dördüncü ve 2010’dan bu yana yaşanan onlarca benzerinin sonuncusu olan bu genel grevin çağrısı, kamuda ve özel sektörde örgütlü, 2,5 milyon dolayında işçiyi temsil eden sendika federasyonları ADEDY ve GSEE tarafından yapıldı. Grev öncesinde, Pazartesi gecesi, öğretmenler ve eğitim işçileri işten çıkartmalara ve okul kapatmalara karşı protestolar düzenlediler. Eğitim işçilerinin eylemleri, işsizlik, ücret kesintileri ve artan yoksulluk karşısındaki işçiler tarafından düzenlenen bir dizi grev ve protestonun sonuncusuydu.

Demiryollarının özelleştirilmesi planlarına karşı mücadele eden demiryolu işçileri, Proastiakos banliyö trenleri de dahil demiryolu hizmetlerini durdurarak grev yapıyorlar. Sağlık emekçileri grevleri destekledikleri için, hastanelerde yalnızca acil hizmetler veriliyor. Uçuşlar, hava trafik kontrolörlerinin 12:00 ile 14:00 saatleri arasında işi bırakmasının ardından altüst oldu. Grevi, çöpçüler, otobüs şoförleri, banka çalışanları ve gazeteciler de destekliyor. Atina’nın turistlerin ilgisini en çok çeken yeri Akropolis, erkenden kapandı.

Otobüsler ve troleybüsler, işçilerin çeşitli gösterilere katılması için gün boyunca çalıştı.

ADEDY’ye, GSEE’ye ve belediye işçilerinin sendikası POE-OTA’ya üye binlerce işçi, Sintagma Meydanı’na doğru yürüyüşe geçmeden önce Klaftimonos Meydanı’nda toplandı. Stalinist Komünist Partisi’nin sendikası PAME, yine Sintagma Meydanı’nda birleşen ayrı bir yürüyüş düzenledi.

İşçiler, "Troyka’yı kov!", "Daha fazla özveri yok!" ve "Rakam değil insanız!" gibi hükümet karşıtı sloganlar yazılı pankartlar taşıdılar.

Emekli öğretmen ve iki çocuk annesi olan 58 yaşındaki Eleni Fotopoulou, Reuters haber ajansına şunları söyledi: "Sanki Yunanistan ölmüş ve cesedinin üzerinde akbabalar uçuşuyor. Artık kızgın değilim; iğreniyorum. Karşı koymak zorundayız."

İşten çıkarılmayla karşı karşıya olan belediye zabıtaları da Atina’da bir protesto gösterisi düzenlediler. Selanik ve Hanya dahil, ülke düzeyinde protestolar ve yürüyüşler düzenlendi.

Grev sırasında, vergi daireleri ve belediye hizmetleri durdu. Pazartesi günü 24 saat grev yapmış olan belediye işçileri, geçtiğimiz hafta boyunca, işyeri işgallerini de içeren protestolara katıldılar. Onlar, yine Sintagma Meydanı’nda, akşam 6’dan itibaren gece boyu oturma eylemi başlattılar.

Yeni Demokrasi Partisi-PASOK hükümeti, Yunanistan’ın kemer sıkma önlemlerinin "troyka" (Avrupa Birliği, Avrupa Merkez Bankası ve Uluslararası Para Fonu) tarafından kısa süre önce gözden geçirilmesinin ardından üzerinde anlaşılmış olan kesintileri bütünüyle oylayacak. Hükümetin, troykadan 5,8 milyar İngiliz Sterlini (hemen hemen 17 milyar TL) daha borç alması için, aralarında öğretmenlerin, hastane çalışanlarının ve belediye işçilerinin olduğu on binlerce kamu sektörü işçisinin işten çıkartılmasını dayatacak olan yasayı meclisten geçirmesi gerekiyor.

Bloomberg’e göre, bir Avrupa Birliği yetkilisi, avro bölgesi üst düzey mali görevlilerinin, Yunanistan’ın toplam 240 milyar avroluk (yaklaşık 650 milyar TL) borç anlaşmasından daha fazla borç almaya yeterli olup olmadığına karar vermek için 24 Temmuz’da bir görüşme yapacağını söylemiş.

Troykanın belirlediği ve özelleştirmelerde, sağlık sektörü harcamalarında ve vergilendirmelerde değişiklikler içeren 109 maddeden oluşan kapsamlı yasanın 19 Temmuz’a kadar çıkartılması gerekiyor. Yasa, bu yıl içinde, öğretmenlerin, radyo-televizyon işçilerinin, kamu binalarındaki kapıcıların ve belediye zabıtalarının dahil olduğu 4.000 devlet çalışanının işten çıkartılması üzerinde yoğunlaşıyor. Ayrıca, 2014’ün sonuna kadar 15.000 kişi daha işten çıkartılacak. 25.000 çalışan da bir hareketlik planına dahil edildi ki onların 4.200’ü Temmuz sonuna kadar, 12.500’ü ise bu yıl içinde yer değiştirecek.

Bu plana dahil edilenlerden 1.000’i hastane kadrosu ve bu adım, zaten yıkıma uğramış olan halk sağlığı ihtiyaçlarının karşılanmasını daha da kötüleştirecek. Plan, itfaiye işçileri için bir örtmece. Onlar, sekiz ay süreyle maaşlarının yüzde 75’ini alacaklar. Bu sürenin sonunda, kendilerine önerilen herhangi bir işi kabul etmek zorunda olacak ya da kamu sektörünün başka alanlarında onlar için bir yer yoksa -ki bu neredeyse kesin- işten çıkartılacaklar.

Bu hafta, "Yunanistan’ın kamu çalışanlarının en iyilerini seçip ayırması, geçmişe sünger çekmeyi müjdeliyor" diye yazan Financial Times (FT)troykanın/hükümetin önerilerini memnuniyetle karşıladı.

Kamu sektörü için "oyun bitti" diye belirten FT, şunları yazdı: "Politikaya atılmadan önce McKinsey [ABD merkezli küresel bir danışmanlık şirketi] için çalışmış olan yeni kamu yönetimi bakanı Kyriakos Mitsotakis’e göre, bu yılki işten çıkarmalar, kamu hizmetlerindeki ücret toplamının yüzde 1’inden daha az meblağa denk düşmekle birlikte, kamu sektörü işçilerinin işten çıkartılması konusunda eskiden beri süregelen tabunun kırılmış olduğu mesajını vermektedir."

FT’nin sızlanmasıyla ifade edersek, bu önlemler de yeterli olmuyor: "Artık yaşam boyu iş garantisi olmadığı halde, işten çıkarma işlemleri sürüncemede kalabilir. İşten çıkarılmalarına itiraz ederek mahkemelere başvurdukları için, geçici iş sözleşmeleri bitmiş olan kapıcıların, temizlikçilerin ve bahçıvanların aralarında olduğu 6.000 kamu çalışanına tam ücret ödeniyor. Hükümet, bütün bu anlaşmazlıkları bu yıl çözme konusunda anlaşmış durumda."

Geçen hafta yayımlanan son işsizlik rakamları, 1,3 milyon işsizin yanı sıra, 3,3 milyon insanın "ekonomik olarak aktif olmadığını" ortaya koydu. Nisan 2008’de, küresel ekonomik krizden ve Yunan halkının yaşam standartlarına yönelik ağır saldırıların başlamasından hemen önce, 380.775 kişi işsiz olarak kayıtlıydı. Yalnızca beş yıl içinde, işsizlik kayıtlarına neredeyse bir milyon kişi eklenmiş durumda.

Guardian’ın Yunanistan muhabiri Helena Smith, çok sayıda işçi ve genç içindeki ruh hali ile ilgili olarak şu yorumu yaptı: "Yunanistan’ın taşma noktasına geldiğinin giderek artan işaretleri var. İşsizliğin yüzde 27’ye vardığı bir dönemde 25.000 dolayında kamu çalışanının işten çıkartılması, işten atmaların ne anlama geldiği hangi dille örtülürse örtülsün, basitçe, fazlasıyla aşırı bir talep olarak görülüyor."

Yaşam koşulları Yunan halkının çoğunluğu için kötüleşirken, sendikalar, işçilerin öfkelerini boşaltmak için yeni bir genel grev çağrısı yaptılar. Onlar, nefret edilen büyük burjuva partilerine izledikleri yolu değiştirmeleri yönünde baskı yapılabileceği yolunda yanılsamalar yaymak için, önceden olduğu gibi, fırsattan yararlandılar. ADEDY’nin başkan yardımcısı Vasilis Polimeropoulos, "milletvekillerinden, bu yasaya oy vermemelerini istiyoruz; çünkü bu, trajik bir hata olacaktır." dedi.

GSEE’nin genel sekreteri Nikos Kioutsoukis, "Milletvekillerinin karşı karşıya olduğu ikilem, [troykanın] genelgelerine mi yoksa halka mı uyacaklarıdır." yorumunu yaptı.

Bir dizi göstermelik, sembolik iş bırakmalarla birbiri ardına gelen kemer sıkma programlarını kolaylaştırmış olan sendikaların konumu, eylem yapan Yerel Yönetimler Merkezi Sendikası’nın önderi Costas Askounis tarafından özetlendi. "Biz reforma karşı değiliz" diyen Askounis, yoksulluğa mahkum edilen milyonlarca işçi ya da gencin şimdi işsiz olan yüzde 64’ü için herhangi bir kaygı ifade etmedi. O, bunun yerine, "bizim karşı çıktığımız şey, belediye zabıtası ve devlet okullarını koruyan personel gibi bütün kurumların ortadan kaldırılmasıdır." dedi.

Hükümete kendinden menkul "sadık muhalefet" gibi davranan sahte sol parti SYRİZA, bir gösteri gerçekleştirmek için Salı günkü protestolardan faydalandı. Bu partinin milletvekillerinden bir heyet, üzerinde "Hükümeti sepetleyelim. Kamuda ve özel sektörde işten çıkarmalara hayır!" yazılı bir pankartı elden ele vermek için parlamento binasından çıktı.



Telif Hakkı 1998-2009, Dünya Sosyalist Web Sitesi, Bütün hakları saklıdır