World Socialist Web Site (www.wsws.org)

www.wsws.org/tr/2013/jul2013/pers-j16.shtml

İstihbarat-sanayi bloğu

Joseph Kishore
16 Temmuz 2013
İngilizce’den çeviri (15 Temmuz 2013)

Casusluk faaliyetlerinin, Ulusal Güvenlik Bürosu’nun (NSA) usulsüzlüklerini kamuoyuna duyuran Edward Snowden tarafından geçtiğimiz ay boyunca sergilenmiş olan önemli bir boyutu, devasa telekomünikasyon ve teknoloji şirketleri ile Obama yönetimi ve ABD istihbarat kurumları arasında demokratik hakların sistematik olarak çiğnenmesi konusundaki gizli anlaşmadır.

Bu şirket-istihbarat bağlantısındaki başlıca unsur, geçtiğimiz haftanın sonlarında, yazılım devi Microsoft’un NSA ve FBI ile gizli ilişkileri ayrıntılı şekilde açıklayan makalelerde ortaya çıktı.

Snowden’a göre, Microsoft, şirketin Hotmail, Messenger ve yaygın şekilde kullanılan diğer programları içeren Outlook.com hizmetine özgürce ulaşmasını sağlayacak şekilde, kendi şifreleme mekanizmasının üstesinden gelecek işlemler geliştirmek için NSA ile birlikte çalışmış. Microsoft, ayrıca, 250 milyon kadar insan tarafından kullanılan dosya barındırma hizmeti SkyDrive’a ulaşmalarını sağlamak için de FBI ve NSA ile işbirliği yapmış.

Microsoft, 2011’de, halen 800 milyon kullanıcısı olan sohbet, sesli ve görüntülü iletişim sistemi Skype’ı satın aldı. Skype, ABD istihbarat kurumlarıyla işbirliğine daha önce başlamışken, NSA, ulaştığı görüntülü arama sayısının Microsoft’un şirketi almasından sonra üçe katlandığıyla övündü.

ABD yönetiminin Microsoft ile ilişkileri, onun çok büyük bilgi stoklarını içeren veri tabanlarını toplama yönündeki çabaları için son derece önemli. Dünyanın en zengin ikinci insanı Bill Gates tarafından yönetilen Microsoft, dünyanın en büyük yazılım üreticisi. Şirketin Windows işletim sistemi, internet ağı bağlantılı bilgisayarların neredeyse yüzde 90’ında kullanılıyor. En son ifşaatlar göz önünde bulundurulduğunda, Microsoft kullanılan bilgisayarlar üzerindeki uygulamaların çoğunun hükümetin izlemesine uygun olduğu varsayılmalı.

Microsoft, kesinlikle, devlete büyük ölçekte bilgi sağlamak için müşterilerinin arkasından gizlice çalışan tek şirket değil.

Snowden’ın ilk ifşaatı, Yabancı İstihbaratı İzleme Mahkemesi’nin, iletişim devi Verizon’dan milyonlarca müşterisinin telefon kayıtlarını teslim etmesini isteyen bir kararıyla ilgiliydi. Bu, 2006’da başlamış olan ve Obama yönetimi altında devam eden, aralarında AT&T ve Sprint’in de bulunduğu bütün büyük telefon şirketlerinden "üstveri" toplamaya yönelik bir programın parçasıdır. Devlet, kimin kime ve nereden telefon ettiğine ilişkin ayrıntılı bilgilerle, fiilen her ABD yurttaşının sosyal ve siyasal ilişkilerini saptayabilmektedir.

Skype kullanıcılarının dinlenmesi, 2007’de başlamış olan ve NSA’nın onun üzerinden, Microsoft, Yahoo, Google, Facebook, AOL, YouTube ve Apple’ı kapsayan ABD internet şirketlerinin servis sağlayıcılarına doğrudan ulaşabildiği kapsamlı PRISM programının bir parçasıdır.

PRISM de, NSA’nın, telefon ve internet iletişiminin çoğunun üzerinden gerçekleştiği fiber optik kablolar sistemi olan "internet omurgası"nı izlemek / dinlemek amacıyla doğrudan bağlandığı çok daha kapsamlı bir programın parçasıdır. Bu kablolar, aralarında telefon kayıtlarını teslim eden aynı iletişim devlerinin yanı sıra 3 Communications ve CenturyLink gibi firmaların da bulunduğu büyük şirketler tarafından işletiliyor ve denetleniyor. NSA, bu yolla, dünya internet trafiğinin büyük bölümünü gerçek zamanlı olarak izleyebilmekte ve sürekli depolama amacıyla yönlendirebilmektedir.

Bloomberg News, geçen ay, "teknoloji, para ve üretim alanlarında faaliyet gösteren binlerce şirket ABD ulusal güvenlik kurumlarıyla yakın işbirliği içinde çalışıyor; onlara hassas bilgiler sağlıyor ve bunun karşılığında gizli bilgilere ulaşma da dahil kimi çıkarlar elde ediyorlar." haberini vermişti. Bu şirketler, hükümetle olan gizli işbirliğinin karşılığında, sıkça, faaliyetlerinden dolayı cezalandırılmayacaklarını güvence altına alan belgeler ediniyorlar.

Bloomberg tarafından anılan programlar çeşitli ve uzun vadelidir. Onlar, işletim sistemleri halka sunulmadan önce, onlardaki yazılım hataları konusunda NSA’ya bilgi verme konusunda Microsoft ile yapılmış olan bir anlaşmayı da içeriyor. Bu anlaşma, NSA’ya, ABD içindeki ve dışındaki bilgisayarlara sızmak için bu bilgilerden yararlanma fırsatı sunmaktadır. İnternet güvenliği yazılımları üreten ve Intel’in bir alt kuruluşu olan McAfee de istihbarat örgütleriyle düzenli biçimde ortak çalışmaktadır.

Şirket-istihbarat işbirliği küreseldir. Hafta sonu, Avustralya’daki gazetelerde, ABD istihbarat örgütleri ile Avustralya’nın en büyük iletişim şirketi Telstra arasında, ABD’ye veri aktarma konusunda bir ortaklık olduğu üzerine haberler çıktı. Telstra, Avustralya’daki internet omurgasının ana kısmını denetliyor ve Asya’dan gelen iletişim trafiğinin çoğunu aktarıyor.

Snowden ile birlikte çalışan gazeteci Glenn Greenwald, bu ayın başlarında, Brezilya’da yayımlanan O Globo adlı gazetede, sıradan Brezilyalılara ait milyarlarca iletişimi toplamış olan FAIRVIEW adlı bir programdan bahsetti. İletişim şirketleri, burada da doğrudan işin içindeydi. Greenwald’a göre, "NSA büyük bir ABD iletişim şirketiyle birlikte çalışıyor... Ardından, o ABD şirketi yabancı ülkelerdeki telekomlarla ortaklık kuruyor." Yabancı telekomlar ABD şirketine veri sağlamakta, bu şirket de onları NSA’ya aktarmaktadır.

İstihbarat örgütleri ile iletişim şirketleri arasındaki çok yakın bağlantı, kimi durumlarda, kişilerin onların birinden diğerine geçişini de içermektedir. Örneğin, Verizon’un şimdiki güvenlik şefi Michael Mason, FBI’ın Suç, Siber, Müdahale ve Hizmetler Bölümü’nün önceki şefidir. AT&T’deki aynı makamda, Başkan Reagan’ın, 1980’lerdeki, ABD üzerine bir füze savunma kalkanı kurma projesi olan "Stratejik Savunma Girişimi"nin üyelerinden Edward Amoroso bulunmaktadır.

ABD Başkanı Dwight Eisenhower, 1961’deki veda konuşmasında, "devasa ordu kurumu ile büyük silah sanayisinin birlikteliği" olarak betimlediği "askeri-sanayi blok" hakkında uyarıda bulunmuştu. Giderek gelişen bu bağ, onun "özgürlükleri ve demokratik süreçleri tehlikeye sokuyor" dediği "yanlış gücün felaket getiren yükselişi" tehlikesini ortaya çıkarmaktadır.

50 yıl sonra, askeri-istihbarat aygıtı ile devasa şirketlerin bütünleşmesi, Eisenhower’ın hayal bile edebileceğinin çok daha ötesine geçmiştir. Yalnızca ordu silah üretimi için özel yüklenicilerle son derece yakın ilişki içinde değil. Bir bütün olarak egemen sınıf adına davranan devlet, halkı gizlice dinlemek için devasa şirketlerle bir ilişki ağı geliştirmiştir.

Dünya Sosyalist Web Sayfası’nın sürekli vurguladığı gibi, demokratik haklar, şirket-mali sektör seçkinlerinin sürmekte olan egemenliğiyle ve onun üzerinde yükseldiği kapitalist sistemle bağdaşmamaktadır. Amerikan egemen sınıfı, küresel bir savaş ve toplumsal karşı-devrim politikası uyguluyor. Polis devleti aygıtının inşası, öncelikle, işçi sınıfını hedeflemektedir ve bu politikaya yönelik toplumsal ve siyasal muhalefete karşı kullanılacaktır.

İstihbarat-sanayi bloğunun ortaya çıkarılması, demokratik hakların savunusunun, ayrılmaz bir şekilde ekonomik yaşamın demokratikleştirilmesi ve sosyalizm uğruna mücadeleye bağlı olduğunu açıkça göstermektedir. Microsoft, Apple, Verizon ve AT&T gibi şirketler ile onların uluslararası ortakları, kar değil ama toplumsal ihtiyaçlar temelinde faaliyet gösteren kamuya ait şirketlere dönüştürülmelidir.



Telif Hakkı 1998-2009, Dünya Sosyalist Web Sitesi, Bütün hakları saklıdır