World Socialist Web Site


Bugün Yeni
Olanlar

Haber ve Analiz
Tarih
Sanat Eleştirisi
Polemikler
Bilim
Bildiriler
Röportajlar
Okur Mektupları

Arşiv

DSWS Hakkında
DEUK Hakkında
Yardım

DİĞER DİLLER
İngilizce

Almanca
Fransızca
İtalyanca
İspanyolca
Portekizce
Lehçe
Çekce
Rusça
Sırp-Hırvat dili
Endonezyaca
Singalaca
Tamilce


ANA BAŞLIKLAR

Dünya ekonomik krizi, kapitalizmin başarısızlığı ve sosyalizmin gerekliliği
SEP/DSWS/TEUÖ bölgesel konferanslarında kabul edilen karar önergesi

Bush, Türkiye’ye Irak’ta PKK’ya saldırması için yeşil ışık yaktı
Türk-Kürt çatışmasındaki tarihsel ve siyasi sorunlar

Asya’da tsunami: neden hiçbir uyarı yapılmadı

Mehring Books’tan yeni bir kitap: Amerikan Demokrasisinin Krizi: 2000 ve 2004 Başkanlık seçimleri

Livio Maitan (1923-2004):
eleştirel bir değerlendirme

  DSWS : DSWS/TR : Haber ve Analiz : Bölgesel haberler : Diğer bölgeler

Yazıcıya hazırla

Suriye’deki ABD destekli muhalefette iç çatışma

Patrick Martin
16 Temmuz 2013
İngilizce’den çeviri (15 Temmuz 2013)

Suriye’de Esad yönetimiyle çatışan ABD destekli gruplar içindeki rakip hizipler, "rejim değişikliği"ne yönelik bütün ABD kampanyasının gerici ve anti-demokratik karakterini gösteren bir dizi tuzakla ve suikastle uğraşıyorlar.

Çatışmaların kıvılcımını oluşturan şey, Özgür Suriye Ordusu’nun önde gelen komutanlarından Kemal Hamami’nin 11 Temmuz Perşembe günü suikaste uğraması oldu. Hamami, Suriye’nin kuzeybatısındaki Lazkiye’de vurularak öldürüldü. Cinayet, Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD) adlı El Kaide bağlantılı bir örgüt tarafından, Hamami ile IŞİD’in yerel önderi Ebu Ayman arasındaki bir tartışmanın ardından gerçekleştirildi.

Basında yer alan haberlerde, Ebu Ayman ve diğer IŞİD militanlarının ÖSO’yu Hristiyanlara ve Alevi azınlıklara dinsel hoşgörü gösteren bir açıklamayı imzaladığı için eleştirdiği ve "kafir" olarak suçladığı belirtiliyor. ABD’nin Katar gibi müttefikleri tarafından finanse edilen IŞİD ve El Nusra gibi İslamcı gruplar, sistematik olarak, Sünni olmayan grupların yanı sıra İslam’ın daha yumuşak biçimini uygulayan Sünnileri hedefliyorlar.

İki komutanın Suriye hükümetinin Suriye-Türkiye sınırındaki bir kontrol noktasına saldırma planları konusunda farklı görüşlere sahip olduğuna ilişkin söylentilerden hareketle, çatışmanın parasal bir anlaşmazlıktan kaynaklanmış olması da mümkün. Hem iç savaştan kaçan sığınmacılar hem de mal taşımacılığı asilerin "vergilendirme"sine -yani, gaspına ve hırsızlığına- maruz kalabildiği için, sınır geçişleri, stratejik öneminin yanı sıra kazançlı bir gelir kaynağı.

Kanada’da yayımlanan CTV kanalı, "aynı zamanda her grup bölgede idari yapılar kurmaya çalışıyor; muhalefet, bir yıldır kuzeyde denetimi elinde tutuyor ve Türkiye sınırından kaçak olarak Suriye’ye sokulan mallardan bir miktar para alıyor." haberini verdi.

Hamami’nin öldürülmesi, Lazkiye bölgesindeki bu tür ikinci saldırı. Bir hafta önce IŞİD ile ÖSO’nun silahlı adamları arasında yaşanan çatışmada, onu kimin başlattığına ve sonucunun ne olduğuna ilişkin haberler çelişkili olmakla birlikte, 10 kişi öldürülmüş ve onlarcası yaralanmıştı.

Hamami’nin 11 Temmuz’da öldürülmesi, ÖSO’nun en üst koordinasyon organı Yüksek Askeri Konsey’in 30 üyesinden biri olduğu için son derece önemliydi. İki gün sonra, Halep’te, kentin kuzeydoğu bölgesindeki Bostan El-Kasr’da ağır çatışmaların yaşandığı açık bir savaş patladı.

ÖSO geçtiğimiz yıl boyunca Halep’in doğusunun büyük bölümünde denetimi elinde tutuyordu ama basında yer alan haberlere göre, İslamcılar kentin Esad’a bağlı güçlerin egemen olduğu batı bölgesine giden bir trafik kontrol noktasının kontrolünü ellerine aldı.

Reuters’in 11 Temmuz tarihli bir haberine göre, Bostan el-Kasr’da denetimi elinde tutan "asi" güçler, kentte, hükümetin elindeki bölgelerinden gıda ve ilaç sağlanmasını engelleyen ablukaya karşı düzenlenen sivil protestoları şiddetle bastırdılar.

İnternette yayımlanan bir video, Bostan el-Kasr kontrol noktasındaki asiler tarafından gönderilmiş bir işareti gösteriyor: "Yiyecek, ilaç, yağ, bebek ürünleri, süt, sebze, et, ekmek: tamamen yasak."

Bu yüzden, kent sakinleri, kenti bölen belirsiz savaş hatlarının diğer tarafında yaşayan akrabalarına ya da arkadaşlarına son derece ihtiyaç duydukları malları gönderemiyorlar. Reuters, "asiler"in, "halk kuşatmaya son verilmesini istiyor" sloganının atıldığı protestoları dağıtmak için havaya ateş açtığını bildirdi.

ABD destekli güçler ile Suriye halkı arasındaki ilişkinin dürüst bir tasvirini sunan bu haber, Batı basınında az bulunur bir şeydir. Asi güçler, "özgürlük savaşçıları" gibi davranmak şöyle dursun, kendilerini "kurtarılmış" bölgelerde yaşıyor bulanları şiddet kullanmayla tehdit ederken, Esad yönetimi altında yaşamaya devam edenleri açlıktan öldürmeye çalışıyorlar.

Cumartesi günü, IŞİD’in silahlı adamlarının kuzeybatıdaki İdlib ilindeki ÖSO merkezlerine saldırdığı söyleniyor.

El Kaide bağlantılı grupların tehditlerine gönderme yapan ÖSO, bu olayları, ABD’den ve diğer emperyalist devletlerden gelen silah sevkiyatının hızlandırılması için bir kanıt olarak kullandı. ÖSO’nun medya koordinatörü Luay El Mukdad, İslamcıların "ÖSO önderlerini öldürme planı" olduğunu söyledi ve şöyle devam etti: "Biz bir parti savaşı istemiyoruz. Onlarla çatışmak istemiyoruz. Ama onlar bizim insanlarımızın kanını akıtırlarsa ki bunu yapıyorlar, savaşmak zorundayız."

Britanya’da yayımlanan Daily Telegraph gazetesi, ÖSO’nun, Hamami’nin öldürülmesine yanıt olarak İslamcılara karşı bir intikam saldırısı başlatacağını yazdı. Yerel bir eylemci, gazeteye, "Özgür Suriye Ordusu, komutanının öldürülmesinin intikamını almak için Lazkiye bölgesindeki El Kaide grubuna karşı büyük bir saldırıya hazırlanıyor" demiş ve eklemiş: "Çok sayıda aşırılık yanlısı unsur var. Onların hakkından elinizi kolunuzu sallayarak gelemezsiniz. ÖSO onlara, ya burayı terk edersiniz ya da sizinle savaşacağız ültimatomu verdi."

12 Temmuz Cuma günü, ÖSO’nun adı açıklanmayan "üst düzey bir komutan"ı, Reuters’e, "Bunu onların yanına kar bırakmayacağız; çünkü onlar bizi hedefe yerleştirmek istiyorlar. Onları paspas gibi çiğneyeceğiz." dedi.

Suriye’de genişleyen katliamdaki ek bir etmen, İsrail’in müdahalesidir. ABD’li ve Britanyalı kaynaklar, Pazar günü, İsrail denizaltılarının 5 Temmuz’da, Suriye ordusunun liman kenti Lazkiye’deki bir silah deposuna güdümlü füzelerle bir saldırı gerçekleştirdiğini bildirdi.

Jerusalem Post’a göre, İsrail’in saldırısı, "ABD ile yakın işbirliği içinde" gerçekleşmişti ve İsrail hücumbotlarına karşı etkili bir silah olan Rus yapımı 50 tane Yakhont P-800 gemisavar füzesini hedeflemişti. Bu, yılın başından beri Suriye’nin askeri tesislerine yönelik dördüncü İsrail saldırısıydı.

ABD destekli Suriyeli gruplar, 9 Temmuz günü Beyrut’un Şiilerin yaşadığı ve çok sayıda Hizbullah önderine ev sahipliği yapan güney varoşlarındaki bir süpermarketi bombalayarak, savaşlarını Lübnan’a yaymış durumdalar. Bir Şii partisi ve milisi olan Hizbullah, Esad ile birlikte davranıyor. 313. Tugay-Özel Görevler adlı Suriyeli bir grubun üstlendiği bombalamada yaklaşık yirmi kişi yaralanmıştı.

 

Sayfanın başı

Okuyucularımız: DSWS yorumlarınızı bekliyor. Lütfen e-posta gönderin.



Telif Hakkı 1998-2017
Dünya Sosyalist Web Sitesi
Bütün hakları saklıdır