World Socialist Web Site (www.wsws.org)

www.wsws.org/tr/2013/jul2013/turk-j25.shtml

Türk polisi muhalefetin üzerine gidiyor

Stefan Steinberg
25 Temmuz 2013
İngilizce’den çeviri (23 Temmuz 2013)

İstanbul polisi, siyasi muhalefete yönelik saldırıların bir parçası olarak, geçtiğimiz Salı günü bir dizi baskın gerçekleştirdi.

Terörle mücadele birlikleri, 16 Temmuz Salı sabahı erken saatlerde, İstanbul’da, aralarında öğrenci yurtlarının da bulunduğu 100’den fazla evi bastı. 30’un üzerinde insan terörist örgüt üyesi olma ve Gezi Parkı protestolarında kamu malına zarar verme suçlamalarıyla gözaltına alındı. Polis ayrıca, İzmir, Balıkesir, Manisa ve Bursa kentlerinde 15 kişiyi tutukladı.

Türk devletinin sert uygulaması, İstanbul’da ve ülke çapında geçtiğimiz altı hafta içinde geçrçekleşen gösteri ve protesto dalgasının ardından gerçekleşti. Protestoları tetikleyen şey, İstanbul belediye meclisinin, Osmanlı dönemindeki bir askeri kışlayı büyük bir alışveriş merkezine ev sahipliği yapacak şekilde yeniden inşa etmek için kentin en merkezi parklarından birinin büyük bölümünün üzerinden buldozerlerle geçme kararıydı.

Protestolar, Haziran ayı içinde, bir dizi büyük kenti kapsayacak ve hızla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki İslamcı Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetinin sağcı politikalarına karşı gösterilere dönüşecek şekilde yayıldı.

İçişleri Bakanlığı’na göre, en az 79 kentte gerçekleşen protestolara şimdiye kadar 2,5 milyon kişi katıldı. Bakanlık, 4.900 göstericinin tutuklandığını ve çevik kuvvet ile çatışmalarda 4.000 kişinin yaralandığını bildiriyor.

Çevik kuvvet, İstanbul’da, göstericileri dağıtmak için sürekli olarak gözyaşartıcı gaz ve plastik mermi kullanmıştı. Binlerce yaralının yanı sıra, polisle çatışmalarda beş kişi öldürülmüştü.

20 Temmuz Salı günü, bu gösterilerde tanışmış olan genç bir çift, evlilik kutlamalarını Gezi Parkı’nda kutlamaya kalkıştı. Binlerce insanın eşlik ettiği çift, önce Taksim Meydanı’na girişleri durduran, ardından da onları ve onlara eşlik edenleri bölgeden çıkartmak için basınçlı su sıkan çevik kuvvetle karşılaştı.

Başbakan Erdoğan, Pazar günü AKP’nin düzenlediği iftar yemeğinde yaptığı bir konuşmada, protestoların ardında terörist grupların bulunduğuna ilişkin alışıldık sözlerini tekrarladı. Erdoğan, "Düğünün arkasından baktık ki kara maskeliler ve o örgütün mensupları yine meydanda ve sokak aralarında cirit atıyor... Niye bunlara zemin hazırlıyoruz, buna ne gerek var." dedi.

Polis, geçen hafta, Hatay, Eskişehir ve Ankara’da da saldırdı. Hatay’da, 19 yaşındaki Ali İsmail Korkmaz’ın aldığı yaralar sonucunda hastanede ölmesinin ardından binlerce insan sokaklara döküldü.

Korkmaz, 2 Haziran’da Eskişehir’de düzenlenen protestolar sırasında, polis provokatörü ya da Erdoğan hükümetinin destekleyicileri olarak değerlendirilen bir grup tarafından feci şekilde dövülmüştü. O, bu dövülmenin ardından komaya girdi ve iyileşemedi. Saldırıya ilişkin video görüntüleri internetten kaldırıldı.

Aynı zamanda, video kayıtlarında Korkmaz’ın dövülmesinde başı çekenlerden biri olarak tespit edildiği iddia edilen biri Eskişehir’deki bir mahkeme tarafından serbest bırakıldı.

Hükümet, aynı zamanda, kendisine karşı protestoların medyada yer almasını da önlemeye çalışıyor. Foto Muhabirleri Derneği’nin bir raporuna göre, Haziran ayı içinde ve Temmuz ayı başında İstanbul ve Ankara’daki gösteriler sırasında 111 foto muhabirinin gözaltına alınmış ve şiddet kurbanlarının fotoğrafları polis tarafından silinmiş. Çok sayıda foto muhabiri, polisin kameraları kırdığından ya da fotoğrafları sildiğinden şikayet etmiş.

Erdoğan, son zamanlarda Türkiye’de ve yurt dışında yaptığı bir dizi konuşmada, sürekli olarak, sözde iç terörizm tehdidini Mısır’daki son gelişmeler ile bağlantılandırıyor. Erdoğan, Mısır’ın görevden alınmış olan cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin sıkı bir müttefiki ve 3 Temmuz’da gerçekleşen darbenin ardından Mursi’yi yeniden iktidara getirmek için doğrudan müdahalede bulunmadığı için Batılı hükümetleri eleştiriyor.

Erdoğan, Türkiye’deki son protestolara verdiği sert tepkiyle, kendi yönetiminin müttefiki Mursi ile benzer yazgıyı paylaşacağından korktuğunu göstermektedir.

O, aynı zamanda, ABD’nin Ortadoğu savaşlarına verdiği destekten dolayı, ABD yönetiminin, özellikle de Başkan Obama’nın, Türkiye içindeki muhalefetin bastırılmasına verdiği koşulsuz desteğine yaslanabilmektedir.

Musevi Ulusal Güvenlik Sorunları Enstitüsü’nün "Erdoğan’ı Yanlış Anlamak" başlıklı bir raporu, Obama’nın Türkiye’deki protestolar sırasında eleştiriden kaçındığını belirttikten sonra şu sonucu çıkartıyor: "Erdoğan, Obama’nın ona sunmuş olduğu dostluk eliyle meşrulaşmış ve yüceltilmiş durumda."

Erdoğan’a yönelik kitlesel muhalefet, onun ABD yanlısı dış politikasıyla bağlantılı şekilde sınıf çelişkileri ve derin toplumsal eşitsizlik eliyle teşvik edilirken, bu konular, Gezi Parkı protestolarını örgütleyen grupların perspektifinde yansımalarını bulmuyorlar.

Taksim Dayanışma Platformu’nda yer alan 127 grup ve çevre, en baştan beri, daha kapsamlı toplumsal ve siyasal sorunların gündemin dışında tutulması için çaba harcadı.

Dayanışma Platformu, 5 Haziran tarihli açıklamasında, taleplerini parktaki düzenleme çalışmasına ve polis şiddetine son verilmesi ile sınırlandırmıştı.

Dayanışma Platformu, Gezi Parkı’nı protestoculardan temizlemek için Başbakan Erdoğan’ın emriyle gerçekleşen yoğun polis operasyonunun ardından, hükümet temsilcileriyle görüşmelere katıldı. O, İstanbul belediye başkanının, parkın geleceği konusunda referanduma başvurulacağına ilişkin vaatlerini kabul etti.



Telif Hakkı 1998-2009, Dünya Sosyalist Web Sitesi, Bütün hakları saklıdır