World Socialist Web Site (www.wsws.org)

www.wsws.org/tr/2013/sep2013/cens-s24.shtml

Obama’nın “toparlanma”sının dördüncü yılında

ABD Nüfus Sayım raporu kalıcı yoksulluğu ve gerileyen yaşam standartlarını gösteriyor

Thomas Gaist
24 Eylül 2013
İngilizce’den çeviri (18 Eylül 2013)

ABD Nüfus İdaresi’nin Salı günü yayımlanan “ABD 2012: Gelir, Yoksulluk ve Sağlık Sigortası Kapsamı” başlıklı raporu, Başkan Barack Obama’nın, “orta sınıf için güvenlik ve fırsat”ın 2008 mali çöküşünün ardından yeniden sağlandığı biçimindeki iddialarını gülünç duruma düşürüyor.

Rapor derin kriz içindeki bir toplumun fotoğrafını sunuyor. Yoksulluk, yaklaşık bir kuşaktan bu yana en yüksek düzeye ulaşmış durumda (1965’teki Yoksullukla Mücadele’den beri 1983’te ulaşılmış en yüksek oran yüzde 15,2 idi). Salı günü açıklanan rapora göre, 9,5 milyon aileyi kapsayan 46,5 milyon insan yoksulluk içinde yaşıyor.

20,4 milyon dolayında insan, resmi yoksulluk çizgisinin yarısından az bir gelirle yaşıyor ve bunların 7,1 milyonu 18 yaş altı çocuklardan oluşuyor. 48 milyondan fazla insanın ise sağlık sigortası bulunmuyor.

2009-2011 yılları arasında, nüfusun yüzde 31’inden fazlası yoksullaşmış durumda. Yıllık 51.017 dolarlık ortalama hanehalkı geliri, 2011’dekinden biraz aşağıda, 2007’dekinden ise yüzde 8,3 düşük. Yoksulluk içinde yaşayan 65 yaş üstü insan sayısı, 2011’de 3,6 milyon iken, 2012’de 3,9 milyona ulaşmış.

Dört yıldan uzun süren sözde “toparlanma”ya rağmen, yoğun bir mahrumiyet ve kalıcı bir yoksulluk Amerikan toplumuna bela olmuş durumda. Obama yönetimi altındaki “toparlanma”, Eylül 2008’deki Wall Street çöküşünün hemen ardından uğramış oldukları bütün kayıpları karşılamış ve mali kriz öncesindekinden çok zenginleşmiş olan zenginlerle ve süper zenginlerle sınırlı. Serveti toplumun alt tabakalarından alıp üst kesimlere aktarmak üzere tasarlanmış politikalar sonucunda, toplumsal eşitsizlik derinleşmiş durumda.

Nüfus İdaresi’nin raporunu yayımlamasından bir gün önce, Forbes dergisi, bu yılın en zengin 400 Amerikalı’sının listesini yayımladı. Bu 400 bireyin toplam geliri, önceki yıla göre büyük ölçüde artmış (1,7 trilyon dolardan 2,2 trilyon dolara). Bu şaşırtıcı rakam, ABD’nin toplam gayrisafi yurtiçi hasılasının (GSYH) yüzde 12’sine ve 2013 yılında ülkedeki toplam vergi gelirlerinin ise üçte ikisine eşit.

Bu günümüz aristokrasisinin kişisel varlıkları, ABD’deki federal, eyalet ve yerel yönetimlerin toplam bütçe açıklarını kapatmaya yettiği gibi, elde fazladan milyarlarca dolar kalıyor. Onların 2,2 trilyon dolarları, Amerikalılar’ın en alttaki yarısının (150 milyondan fazla insanın) servetinden daha fazla. Bu, İtalya, Meksika ve Kanada gibi ülkelerin GSYH’sinden daha büyük.

Forbes’in listesindeki tanınmış milyarderler arasında Bill Gates (72 milyar dolar), Warren Buffett (58,5 milyar dolar), Michael Bloomberg (31 milyar dolar) ve Mark Zuckerberg (19 milyar dolar) yer alıyor.

Ekonomist Emmanuel Saez tarafından geçtiğimiz hafta güncelleştirilmiş bir araştırma, toplumsal eşitsizlikte Obama’nın “toparlanma”sının resmen başladığı 2009’dan bu yana yaşanan devasa artışı belgeledi. Saez’in raporuna göre, Amerikalıların ezici çoğunluğunun geliri azalırken, nüfusun en zengin yüzde 1’i, 2009’dan bu yana, toplam gelirlerin yüzde 95’ini almış. Amerikalılar’ın en zengin yüzde 10’luk kesiminin toplam gelirlerden aldığı pay, yaklaşık yüz yıldan bu yana, ilk kez, yüzde 50’yi aşmış durumda.

Nüfus İdaresi’nin raporu ve Forbes’in milyarderler listesi, Obama’nın, yönetiminin “orta sınıfı” Wall Street çöküşünün ardından yeniden kurma sicilini övdüğü Beyaz Saray konuşması ile aynı hafta içinde açıklandı. Bu rapor ve liste, Obama’nın sıradan Amerikalılar’ın çıkarları uğruna mücadele ettiği iddiasının saçmalığını vurgulamaktadır.

Nüfus sayımında yeralan bir istatistik, işçi sınıfının yaşam standartlarındaki sistematik gerilemenin sürdüğünü gösteriyor. Tüm yıl boyunca tam zamanlı çalışan insan sayısı, 2012’de yalnızca 1 milyon artmış durumda -ki bu, ekonomistlerin tahminlerinin ve 2011’deki rakamın yarısıdır. Bu, part-time işlerin tamgün çalışma zararına anormal artışını yansıtmaktadır. 2007-2009 yılları arasındaki resmi durgunluk sırasında ortadan kalkan işlerin yerini almak üzere yaratılmış olan yeni işlerin büyük çoğunluğu, hizmet sektöründeki düşük ücretli ve part-time işlerdi. Russell Sage Foundation’dan Sheldon Danziger, New York Times’a, “Sürmekte olan yüksek işsizlik, yüksek yoksulluk oranı, dondurulmuş ücretler ve devlet harcamalarındaki kesintiler göz önünde bulundurulduğunda, bu yüksek yoksulluk oranı şaşırtıcı değil” dedi ve ekledi: “Günümüzde, yoksulluk, 2000 yılında olduğundan daha yüksek ve hanehalkı gelirleri daha düşük. ‘Kayıp on yıl’, ‘kayıp yirmi yıl’a dönüşecek gibi görünüyor.”



Telif Hakkı 1998-2009, Dünya Sosyalist Web Sitesi, Bütün hakları saklıdır