World Socialist Web Site


Bugün Yeni
Olanlar

Haber ve Analiz
Tarih
Sanat Eleştirisi
Polemikler
Bilim
Bildiriler
Röportajlar
Okur Mektupları

Arşiv

DSWS Hakkında
DEUK Hakkında
Yardım

DİĞER DİLLER
İngilizce

Almanca
Fransızca
İtalyanca
İspanyolca
Portekizce
Lehçe
Çekce
Rusça
Sırp-Hırvat dili
Endonezyaca
Singalaca
Tamilce


ANA BAŞLIKLAR

Dünya ekonomik krizi, kapitalizmin başarısızlığı ve sosyalizmin gerekliliği
SEP/DSWS/TEUÖ bölgesel konferanslarında kabul edilen karar önergesi

Bush, Türkiye’ye Irak’ta PKK’ya saldırması için yeşil ışık yaktı
Türk-Kürt çatışmasındaki tarihsel ve siyasi sorunlar

Asya’da tsunami: neden hiçbir uyarı yapılmadı

Mehring Books’tan yeni bir kitap: Amerikan Demokrasisinin Krizi: 2000 ve 2004 Başkanlık seçimleri

Livio Maitan (1923-2004):
eleştirel bir değerlendirme

  DSWS : DSWS/TR : Haber ve Analiz : Bölgesel haberler : Avrupa Birliği

Yazıcıya hazırla

İsyan yayılırken, sağcı Ukrayna muhalefeti yeni çatışmalar tehditinde bulunuyor

Alex Lantier
25 Ocak 2014
İngilizce’den çeviri (24 Ocak 2014)

Muhalefet yanlısı isyancılar Ukrayna’nın batısındaki birçok kentte devlet binalarını ele geçirirken, Batı destekli sağcı muhalefetin önderleri, dün Ukrayna devlet başkanı Viktor Yanukoviç ile yaptıkları toplantının ardından şiddet içeren gösterileri arttırma tehditinde bulundular.

Başkent Kiev’deki Bağımsızlık Meydanı’nı işgal eden protestocular, polis ile bir ateşkes gerçekleştirdiler. Toplantıdan önce, Yanukoviç, kısa süre önce kabul edilmiş olan ve protestoları yasaklayan anti-demokratik yasayı iptal etmeyi ve 28 Ocak’ta Ukrayna Parlamentosu’nu krizi tartışmak üzere olağanüstü bir oturuma çağırmayı düşündüğünü belirttiği bir açıklamada bulundu. Yanukoviç, sözlerine, Başbakan Mikola Azarov hükümetini görevden alarak yeni genel seçimlere gitmeyi değerlendirebileceğini ekledi.

Aktarılanlara göre, Ortodoks papazlar da “tanrısız iktidarı Ukrayna’dan uzaklaştıralım” sloganı atan göstericileri yatıştırmak amacıyla meydanda belirdi.

Bu, Yanukoviç’i destekleyen Ukraynalı oligarklar ve muhalefetin arkasındaki emperyalistler arasında, protestoların kontrol dışına çıkabileceğine ilişkin artan kaygıyı yansıtıyordu. Polis ile protestocular arasındaki çatışmalarda, Çarşamba günü beş gösterici öldü. Bu haftanın başlarında, Udar Partisi’nden Vitali Kliçko ve Anavatan Partisi’nden Arseniy Yatsenyuk gibi muhalefet önderleri, barışçıl gösteriler ve Şubat 2015’te başkanlık seçimleri çağrısında bulunmuştu.

Bununla birlikte, Kliçko, Yatsenyuk ve aşırı sağcı Svoboda Partisi’nden Oleg Tyagnibok, Yanukoviç ile görüşürken, protestolar Kiev’den Lviv’e, Rivne’ye ve muhalefete desteğin en güçlü olduğu ülkenin batısındaki başka kentlere yayıldı.

Lviv’de, tahminen 1.000 gösterici bölgesel yönetim binasını bastı ve ona artık bir “Halk Meclisi”nin egemen olduğunu açıkladı. Lviv Valisi Oleg Salo tarafından imzalanmış ve onun istifasını açıklayan bir mektup yayınlandı ama Salo, sonradan, bu mektubun kendisine zorla yazdırıldığını söyleyerek tepki gösterdi.

Rivne’de, yüzlerce gösterici valiliğe saldırdı. “Kahrolsun çete” sloganı atan göstericiler, pencereleri ve kapıları kırıp içeriye girdiler ve ulusal marşı söylediler.

Zhitomir, Khmelnitskiy ve Ivano-Frankivsk’te hükümet binalarına yönelik saldırılar olduğuna ilişkin doğrulanmamış haberler çıktı. Söylentilere göre, birkaç yüz kişilik bir gösterici grubunun Cherkassi’deki devlet dairelerini basma girişimi başarısızlıkla sonuçlanmış.

Üç muhalefet önderinin Kiev’de Yanukoviç ile görüşmeden çıktıktan sonra yaptığı sükunet çağrısı şiddetle reddedildi. Şimdi, Kiev’de polisle çatışan güçlerin çoğunluğunu, Sağ Sektör ve Svoboda gibi faşizan grupların Musevi düşmanlığıyla tanınan Tyagnibok’un önderliğindeki çekirdek üyelerinden oluşan küçük bir grup oluşturuyor.

Belirtildiğine göre, aşırı sağcı protestocular Kliçko’nun açıklamalarını yuhalıyor ve hükümet güçlerine karşı daha belirleyici bir saldırı çağrısı yapıyorlar. Bir gösterici, Almanya’da yayımlanan Der Spiegel dergisine, “Bu şekilde savsaklanmamıza izin vermemeliyiz” dedi.

Muhalefetin önderleri alanı terk ettiler ama ardından, belli ki kendilerinin ve Batılı destekleyicilerinin dizginlerini serbest bıraktığı faşizan güçleri kontrol altına almak için, geri dönüp, yönetimden daha fazla talepte bulundular. Onlar, Yanukoviç’in istifa etmesini ve erken seçim çağrısı yapmasını talep ettiler; bunun yapılmaması durumunda şiddetli gösterilerin tırmandırılması çağrısında bulunacaklarını söylediler.

Kliçko, “Eğer devlet başkanı yarın bizi dinlemezse, saldırıya geçeceğiz. Başka yol yok.” dedi. Sözlerini, “Korkarım ölümler olacak; bundan gerçekten korkuyorum” diyerek sürdüren Kliçko, bir “kan banyosu”ndan korktuğu uyarısında bulundu.

Yatsenyuk, “Yarın daha ileri gideceğiz” dedi ve ekledi: “İsterse alnımıza bir mermi gelsin. Bu şerefli, adil ve cesur bir eylem olacak.”

Davos Zirvesi’nde konuşan Ukrayna Başbakanı Mikola Azarov, muhalif gösterileri bir darbe girişimi olarak damgaladı: “Bu darbeyi destekleyenlerin hepsi, açıkça, ‘Evet, biz Ukrayna’daki meşru yetkili makamları devirmek istiyoruz’ demeli ve barışçıl göstericilerin arkasına gizlenmemeliler... Gerçek bir hükümet darbesi gerçekleştiriliyor.” Bununla birlikte, Azarov, parlamentonun istemesi durumunda hükümetinin çekileceğini söyledi.

En kavgacı değerlendirmeler, Soğuk Savaş sırasında Sovyet karşıtı propagandayı Doğu Avrupa’ya yaymak için Washington tarafından kurulmuş olan Hür Avrupa Radyosu’na (HAR) konuşan aşırı sağcı gruplardan geldi. HAR, Sağ Sektör adlı grubun koordinatörü olan ve polis ile göstericilerin daha fazla karşı karşıya gelmesinin bir iç savaşa yol açacağı tehditinde bulunan Andrei Tarasenko ile söyleşi yaptı.

Tarasenko, HAR’ye, “Eğer saldırırlarsa ve kanlı bir baskı uygularlarsa, bir katliam olacağını düşünüyorum. Ukrayna’da gerilla savaşı başlayacak.” dedi ve şunları ekledi: “Yahukoviç’in istifa etmesi gerekiyor. Halk, bunun gerçekleşmesi için herşeyi yapmaya hazır.”

HAR’ye göre, Sağ Sektör, güçlerini Vkontakte adlı sosyal ağ kurma sitesi üzerinden harekete geçiriyor ve polise saldırmak için sapanları, çelik bilyeleri, gazyağını, lazer kalemleri, cam şişeleri, zincirleri ve havai fişekleri kapsayan maddelerin bağışlanmasını örgütlüyor.

Tarasenko’nun değerlendirmeleri, Ukrayna’nın yoğun kemer sıkma önlemleri temelinde Avrupa Birliği ile (AB) bütünleşmesini talep eden muhalefetin ve onun Batılı destekleyicilerinin ülkeyi bir iç savaşın eşiğine getirdiğini vurgulamaktadır.

Kökü Yanukoviç’e karşı 2004’te ABD destekli “Turuncu Devrim”i gerçekleştirmiş olan güçlerde yatan muhalefet, Batı Ukrayna’da belirli bir desteğe sahip. Bununla birlikte, Ukrayna’nın doğusundaki sanayi merkezlerinde derin bir kitlesel muhalefetle karşı karşıya.

Los Angeles Times gazetesi, adı belirtilmemiş bir ABD yetkilisinin “bizi daha fazla şiddetin ve bir iç savaşın patlamasının bekleyebileceğinden kaygılı” olduğunu aktardı.

Hükümet karşıtı gösterilerin artmasında, Batılı yetkililer merkezi bir rol oynadılar. ABD’li Senatör John McCain ile AB Dış Politika Komitesi Başkanı Elmar Brok’u kapsayan ABD’li ve AB’li yetkililer, aşırı sağcı karakterine rağmen, bu gösterileri resmen desteklemek amacıyla kışkırtıcı bir şekilde Kiev’e gittiler.

Batılı güçlerin Ukrayna’yı istikrarsızlaştırma becerisi, işçi sınıfının kamusal yaşamda hiçbir role sahip olmadığı SSCB’nin Stalinist tasfiyesinden doğmuş olan oligarşik rejimin tarihsel iflasını yansıtmaktadır. Bu, Avrupa’nın en yoksul ülkesi Ukrayna’yı AB’nin ve ABD’nin manipülasyonuna ve müdahalesine bırakmaktadır.

İşçi sınıfına yönelik ağır saldırılar temelinde AB’ye girmek için görüşmelerini yapmış olduğu anlaşmadan son dakikada vazgeçen Yanukoviç’in protestoları vahşice bastırma yönündeki girişimleri, halkın geniş kesimlerini tahrik etmiş ve onları sokaklara çıkartmıştır. Bununla birlikte, Batılı güçler, gösterilerin büyük ölçüde faşizan unsurlardan oluşan küçük bir tabana geri çekildiği şimdi bile, onları, ödünler elde etmek için baskı yapmada kullanıyorlar.

ABD Başkan yardımcısı Joe Biden, dün, Yanukoviç’e Ukrayna’daki durumu tartışma çağrısı yaptı. Beyaz Saray’ın web sitesinde yer alan kısa açıklamaya göre, Biden, “Kiev’in merkezinde protestocular ile güvenlik güçleri arasında varolan açmazın derhal hafifletilmesi yönünde çaba gösterilmesi” çağrısında bulundu. Açıklama şöyle devam ediyor: “Başkan yardımcısı, krize barışçıl bir şekilde son verilmesini yalnızca Ukrayna hükümetinin sağlayabileceğinin; daha fazla kan akmasının, Ukrayna’nın ABD ile ilişkileri açısından sonuçları olacağının altını çizdi.”

Şiddetin suçunu bütünüyle Yanukoviç yönetiminin üzerine atan Beyaz Saray sözcüsü Jay Carney, komik bir şekilde, “Buradaki muhalefet hareketi şiddet içermeyen bir hareketti ve o ilkeleri benimsemişti” iddiasında bulundu.

AB dış politikasının şefi Catherine Ashton da aşırı sağa daha fazla ödün ve siyaset kurumunda daha fazla rol verilmesi çağrısı yapan bir açıklama yayımladı: “Durumun daha fazla kötüleşmesini önlemek ve yetkililer ile muhalefet ve sivil toplum arasında gerçek bir diyaloğun önünü açmak gerekiyor. İleriye yönelik uygun bir yolu, yalnızca kapsayıcı bir diyalog sağlar.”

 

Sayfanın başı

Okuyucularımız: DSWS yorumlarınızı bekliyor. Lütfen e-posta gönderin.



Telif Hakkı 1998-2017
Dünya Sosyalist Web Sitesi
Bütün hakları saklıdır