World Socialist Web Site


Bugün Yeni
Olanlar

Haber ve Analiz
Tarih
Sanat Eleştirisi
Polemikler
Bilim
Bildiriler
Röportajlar
Okur Mektupları

Arşiv

DSWS Hakkında
DEUK Hakkında
Yardım

DİĞER DİLLER
İngilizce

Almanca
Fransızca
İtalyanca
İspanyolca
Portekizce
Lehçe
Çekce
Rusça
Sırp-Hırvat dili
Endonezyaca
Singalaca
Tamilce


ANA BAŞLIKLAR

Dünya ekonomik krizi, kapitalizmin başarısızlığı ve sosyalizmin gerekliliği
SEP/DSWS/TEUÖ bölgesel konferanslarında kabul edilen karar önergesi

Bush, Türkiye’ye Irak’ta PKK’ya saldırması için yeşil ışık yaktı
Türk-Kürt çatışmasındaki tarihsel ve siyasi sorunlar

Asya’da tsunami: neden hiçbir uyarı yapılmadı

Mehring Books’tan yeni bir kitap: Amerikan Demokrasisinin Krizi: 2000 ve 2004 Başkanlık seçimleri

Livio Maitan (1923-2004):
eleştirel bir değerlendirme

  DSWS : DSWS/TR : Haber ve Analiz : Bölgesel haberler : Avrupa Birliği

Yazıcıya hazırla

Irak hükümeti ile Kürt bölgesi arasındaki ilişkiler kopuyor

James Cogan
16 Temmuz 2014
İngilizce’den çeviri (12 Temmuz 2014)

Bağdat’taki Şiiler’in egemen olduğu hükümet ile kuzeydeki özerk Kürt bölgesi arasındaki ilişkilerde yaşanan bozulma, Irak’taki krizin bölge çapında bir savaşı tetikleme tehlikesini arttırıyor.

Irak Başbakanı Nuri El Maliki, bu haftaki ulusa yönelik televizyon konuşmasında, çarpıcı biçimde, Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ni (KBY), ülkenin nüfusun çoğunluğunu Sünniler’in oluşturduğu kuzey ve batı bölgelerindeki Bagdat karşıtı ayaklanmanın başını çeken Irak-Şam İslam Devleti (IŞİD) ile gizli işbirliği yapmakla suçladı.

Maliki, Kürt önderliğinin, “Irak’ta uygulamaya konmuş olan” ve IŞİD’in Musul ile ülkenin kuzeyindeki geniş kesimini ele geçirmesini mümkün kılan “komployu destekleyen iç ve dış kesimler” arasında yer aldığını iddia etti. O, Kürt bölgesinin “İslam Devleti’nin, Baasçılar’ın, El Kaide’nin ve teröristlerin faaliyetleri için bir üs” olduğunu ilan etti.

Kürtlerin buna tepkisi çok sert oldu. Irak Başbakan Yardımcılığı konumundaki bir Kürt politikacı olan Roz Nuri Şawez, Perşembe günü düzenlediği bir basın toplantısında, Maliki hükümetinde yer alan Kürt bakanların gelecekteki bütün kabine toplantılarını boykot edeceğini açıkladı. O, Maliki’nin iddiaları, “büyük güvenlik başarısızlığını başkalarını suçlayarak gizlemek anlamına geliyor” dedi.

KBY Başkanı Mesut Barzani’nin resmi sözcüsü, gazetecilere, “Maliki gerçek bir histeri yaşıyor ve dengesini kaybetmiş durumda. O kendi yanlışlarını ve başarısızlığını aklamaya çalıştıkça bunlardan dolayı başkalarını sorumlu tutuyor” dedi.

Bununla birlikte, Kürt milliyeçilerinin IŞİD önderliğindeki ayaklanmaya tepkisi, Bağdat’taki histerinin nedensiz olmadığını gösteriyor.

IŞİD’in Musul’u ele geçirdiği birkaç gün içinde, Barzani ve diğer Kürt önderler, Irak’ın fiilen ortadan kalktığını ve Kürt bölgesinin uluslararası düzeyde bağımsız bir ulus devlet olarak tanınması gerektiğini açıkladılar. Büyük bir Kürt azınlığa sahip olan ve her türlü Kürt devleti düşüncesine tarihsel olarak karşı çıkan Türk hükümeti, en azından, ayrılma yönünde bir hamleyi önlemeye kalkışmayacağına işaret etti. Irak’taki Kürt bölgesi ile önemli ilişkiler kurmuş olan İsrail hükümeti de bu talebe açık destek verdi. O, Washington’da ve başka yerlerde Kürt bağımsızlığı yönünde propaganda yapıyor.

Peşmerge olarak bilinen Kürt askeri gücü, Musul’un doğu kesimini bütünüyle ele geçirmiş ama 10 Haziran’da, Irak ordu birliklerinin mevzilerini terk etmesinin ardından batı bölgesini almış olan IŞİD savaşçılarını kovmak için hiçbir adım atmamıştı. Buna karşılık, peşmergeler, hükümet güçleri güneye doğru Bağdat yönünde çekilirken, Kerkük kentini ve Irak’ın kuzeydeki petrol alanlarını KBY bayrağı altında işgal ettiler. Irak ile Suriye arasında yer alan ve hem Cumhurbaşkanı Beşar Esad’ın İran destekli yönetimine hem de Suriye’deki IŞİD güçlerine karşı savaşan Suriyeli Kürt güçlerin bulunduğu başlıca sınır kapısını ele geçirmek için birlikler gönderildi. Artık onlara, Irak Kürsitanı’ndan kolayca silah, donanım ve savaşçı gönderilebilir. Peşmerge birlikleri, İranlı Kürt nüfusun yaşadığı topraklarla sınır oluşturan Diyala’daki Kürtlerin yaşadığı bölgeleri de kontrolü altına aldı.

Şimdi binlerce Şii köktenci milisle güçlendirilmiş olan Irak ordusu, IŞİD güçlerinin Bağdat’a doğru ilerlemesini engellemiş durumda ve Sünni isyancıları Beyji petrol rafinerisi ile Bakuba ve Tikrit gibi kentlerden çıkarma yönünde bazı ilerlemeler kaydetmiş durumda. Bununla birlikte, onun bu saldırıya tüm kuzey bölgesini yeniden ele geçirmek için bir şekilde devam edebileceğine ilişkin pek fazla belirti görünmüyor. KBY, ele geçirmiş olduğu bölgedeki egemenliğini sağlamlaştırmak için bu durumdan yararlanıyor.

Cuma günü, Maliki ile Kürt önderliği arasındaki karşılıklı iddiaların ve suçlamaların ortasında, Irak Petrol Bakanlığı’nın Sözcüsü Assam Cihad, Kürt birliklerinin, Kerkük ve Bia Hassan petrol sahalarındaki hükümete bağlı yöneticileri ve işçileri kovduklarını açıkladı. Sözcü, “Bunlar Irak’ta petrol çıkartılan başlıca kuyular arasında yer alıyor. Bunlar, Irak’ın petrol zenginliğinin belkemiği ve günde 400.000 varil petrol üretiyorlar... Bu anayasa ihlalini ve Irak’ın egemenliğinin çiğnenmesini kınıyoruz.” dedi.

KBY, kendi topraklarından çıkartılan petrolü, Türkiye’nin Ceyhan limanına giden bir boru hattı üzerinden ihraç etmeye başlamış durumda. Bu satışlar, Irak’taki merkezi hükümete, ABD’ye ve Avrupa Birliği’ne rağmen yapılıyor. Gelinen noktada, bu petrolün başlıca alıcısı, söylentilere göre onu dünya fiyatlarının oldukça altında satın alan İsrail ki bu, onun bir Kürt devletine ilişkin hevesinin ardında yatan etmeni aydınlatmaktadır. KBY’nin açık niyeti, Kerkük petrol alanlarını kendi boru hatlarına bağlamak ve petrol üretimini ve ihracatını büyük ölçüde arttırmaktır.

KBY’nin, Bağdat’ı daha fazla kızdıracak şekilde, kendi enerji nakil şebekesinden Musul’a elektrik sağlamaya başladığı belirtiliyor ki bu, Kürt milliyetçilerinin kenti kalıcı biçimde bölmek ve Dicle Irmağı’nın doğusundaki varoşların kontrolünü elde tutmak istediği ihtimalini güçlendiriyor.

Barzani, Kerkük ve geçtiğimiz ay içinde ele geçirilmiş olan diğer bölgeler dahil, KBY’nin ve peşmergenin denetimi altındaki bölgelerde bir bağımsızlık referandumu için hazırlıklar yapılması talimatı vermiş durumda. Bununla birlikte, Washington’ın Irak’ın parçalanmasına karşı çıkmaya devam etmesi karşısında, oylama için gün tespit edilmiş değil.

Maliki yönetimi, gerilimleri ciddi biçimde artıracak şekilde, dün, KBY’nin en önemli iki kenti olan Erbil ve Süleymaniye’ye gelen ve oralardan kalkan bütün kargo uçuşlarını iptal eden bir talimat verdi. İranlı ve Rus pilotlar tarafından kullanıldığı söylenen Irak savaş uçaklarının emre uymayan uçakların yolunu kesmesi ihtimali beliriyor.

Maliki, bundan birkaç saat sonra, Kürt Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari’yi görevden alıp, onun yerine, 2003’teki ABD işgalinden bu yana kurulmuş çeşitli Irak hükümetlerinde görev almış olan önde gelen Şii politikacısı Hüseyin Şahristani’yi atadığını ilan etti.

IŞİD önderliğindeki ayaklanmada Bağdat’a askeri ve siyasi destek veren İran yönetimi, Kürtler’in hamlelerine tehditlerle yanıt verdi. Britanya’da Arapça yayımlanan Al Hayat’a göre, İran’ın Irak Büyükelçisi Hasan Banie, bu hafta, KBY’yi yöneten Kürt milliyetçisi partiler ile buluşmuş. Belirtildiğine göre, Banie, onlara, Kürtler’in bağımsızlığının “İran’ın ulusal güvenliği için tehlike oluşturan bir İsrail projesi” olduğunu ve bunun ilan edilmesi durumunda, Tahran’ın “Kürdistan ile olan tüm sınır kapılarını kapatıp ona karşı duran tüm Iraklı yetkilileri ve partileri destekleyecek” olduğunu söylemiş.

İran’ın ve Maliki hükümetinin KBY’ye yönelik saldırgan hamleleri, kaçınılmaz biçimde, egemen seçkinleri önemli bir petrol üreticisi olarak gelişen Kürt bölgesinde kayda değer maddi çıkarları olan Türkiye’nin ve İsrail’in tepkisine yol açacaktır.

Obama yönetiminin, hem İran’ın Maliki hükümeti üzerindeki açık etkisine yanıt olarak hem de ABD’nin uzun süreli Suriye’de ve İran’da rejim değişikliği perspektifini ilerletmek için bir Kürt devletine destek vermesi yönündeki çağrılar ABD medyasında da giderek artıyor.

Gazeteci Jonathon Foreman, Perşembe günkü Wall Street Journal’da şunları yazdı: “ABD ve Batı için, Kürtlerin bağımsızlığını desteklemenin ve eşzamanlı olarak, orayı Amerikan ordusunun bölgedeki aktarma merkezi kılacak şekilde Irak Kürdistanı’nda ABD üsleri kurmanın zamanı geldi... Her ikisi de uygun uzun pistlere sahip olmakla övünen Süleymaniye ve Erbil gibi Kürt illerinin yakınlarında yeni bir ABD Hava Kuvvetleri üssü, bölgedeki herkes, özellikle de İran ve Suriye üzerindeki Amerikan baskısını büyük ölçüde arttıracaktır. Hem Süleymaniye hem de Erbil, Tahran’a 600 mil uzakta.”

 

Sayfanın başı

Okuyucularımız: DSWS yorumlarınızı bekliyor. Lütfen e-posta gönderin.



Telif Hakkı 1998-2017
Dünya Sosyalist Web Sitesi
Bütün hakları saklıdır