World Socialist Web Site


Bugün Yeni
Olanlar

Haber ve Analiz
Tarih
Sanat Eleştirisi
Polemikler
Bilim
Bildiriler
Röportajlar
Okur Mektupları

Arşiv

DSWS Hakkında
DEUK Hakkında
Yardım

DİĞER DİLLER
İngilizce

Almanca
Fransızca
İtalyanca
İspanyolca
Portekizce
Lehçe
Çekce
Rusça
Sırp-Hırvat dili
Endonezyaca
Singalaca
Tamilce


ANA BAŞLIKLAR

Dünya ekonomik krizi, kapitalizmin başarısızlığı ve sosyalizmin gerekliliği
SEP/DSWS/TEUÖ bölgesel konferanslarında kabul edilen karar önergesi

Bush, Türkiye’ye Irak’ta PKK’ya saldırması için yeşil ışık yaktı
Türk-Kürt çatışmasındaki tarihsel ve siyasi sorunlar

Asya’da tsunami: neden hiçbir uyarı yapılmadı

Mehring Books’tan yeni bir kitap: Amerikan Demokrasisinin Krizi: 2000 ve 2004 Başkanlık seçimleri

Livio Maitan (1923-2004):
eleştirel bir değerlendirme

  DSWS : DSWS/TR : Haber ve Analiz : Bölgesel haberler : Avrupa Birliği

Yazıcıya hazırla

Rusya Ukrayna konusunda ABD ile uzlaşma peşinde

Chris Marsden
9 Mayıs 2014
İngilizce’den çeviri (8 Mayıs 2014)

Artan askeri ve ekonomik tehditler, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e, Kiev’deki seçilmemiş yönetimin 25 Mayıs’ta yapmayı planladığı devlet başkanlığı seçimlerinin meşruiyetini kabul ettirmede başarılı oldu.

Putin, Çarşamba günü, Kiev yönetiminin Rusya yanlısı eylemcilere ve Güneydoğu Ukrayna’daki silahlı protestoculara yönelik ezme harekatının ortasında, Ukrayna’daki devlet başkanlığı seçimini “doğru yönde” bir adım olarak öven bir açıklama yaptı.

Putin, ayrıca, “diyalog için gerekli koşullar sağlandığı için”, Güneydoğu Ukrayna’daki eylemcilerin bu hafta sonunda yapılması planlanan bağımsızlık referandumlarından vazgeçmelerini istedi.

Bu çağrıya kulak verilip verilmeyeceği ayrı bir konu. İsviçre Cumhurbaşkanı ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’nın (AGİT) şimdiki başkanı Didier Burkhalter ile yaptığı görüşmenin ardından konuşan Putin, ayrıca, “kaygıların sürekli olarak iletilmesinin ardından” Rus güçlerini Ukrayna sınırından geri çektiklerini söyledi. Putin, bu güçlerin şimdi “her zamanki tatbikat ve eğitim alanlarında” olduklarını söyledi.

Putin, ABD ve müttefileri ile askeri çatışma noktasına tırmanan anlaşmazlığı önlemekte çaresiz. Putin’in bütün kaygısı, ABD’nin oligarklar ile Kremlin’in arasını açmaya yönelik çabaları karşısında, onun yönetimine toplumsal zemin oluşturan Rusyalı oligarkların sadakatinin sürmesidir. ABD ve Britanya, St. Petersburg Ekonomik Forumu’nun boykot edilmesi yönünde baskı yapıyor. Beyaz Saray, Wall Street yöneticilerinden, Forum’a katılarak “uygun olmayan bir mesaj göndermemelerini” istedi.

Moskova, Kiev yönetimi karşıtı muhalefetin halen ona önderlik eden Rus milliyetçisi unsurların denetiminin dışına çıkması ve Moskova’nın, daha önce devrik Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç’in Bölgeler Partisi’ni kurmuş olan kendi oligarklarını tehdit eden konumlar edinmesi olasılığına da ilgisiz kalmayacaktır.

Batı yanlısı bir yayın olan Svobodnaya Pressa, kısa süre önce, Moskova Ekonomi Enstitüsü’nden Boris Shmelyov ile bir röportaj yaptı. Shmelyov, bu röportajda, “Donbass ve Luhansk’ta oligarklara yönelik hoşnutsuzluk çok büyük... Toplumsal öfke kabarıyor ve bu, halk ile fabrika ve maden sahipleri arasında bir çatışmaya yol açacak” diyor.

Moskova’daki Maliye Üniversitesi’nden Aleksandr Şatilov daha açık sözlü. O, “yalnızca Kiev’e değil ama aynı zamanda Ukraynalı oligarklara karşı bir savaş” öngörüyor.

Bu tür bir meydan okuma, Ukraynaca ve Rusça konuşanları birbirine düşürme çabalarını boşa çıkartabilir ve bizzat Rusya’daki oligarşik yönetimi tehdit edecek birleşik bir mücadeleye temel oluşturabilir. Bu, Putin’in Rusya’ya karşı askeri tehditleri arttırmış olan Washington, Berlin, Londra ve Paris ile bir uzlaşma arama hamlelerinde belirleyici bir etmendir.

ABD Hava Kuvvetleri Generali Philip Breedlove, Çarşamba günü, NATO’nun Rusya ile Ukrayna arasındaki artan gerilimlerden dolayı Doğu Avrupa’nın kimi bölgelerine kalıcı olarak birlikler göndermeyi değerlendireceğini söyledi.

Halen NATO Avrupa Müttefik Kuvvetleri Komutanlığı’nın ve ABD Avrupa Komutanlığı’nın başında olan Breedlove, “daha önce Kırım’da ve şimdi Ukrayna’nın doğu sınırında ortaya çıkan bu yeni paradigmaya yanıt verebilmek için, karşılık verme yeteneğimizi, hazırlıklı olup olmadığımızı ve ardından güçlerimizin konumlanışını gözden geçirmemiz gerekiyor” dedi.

Breedlove’ın bu açıklaması, onun hafta başında, Rusya’nın Doğu Ukrayna’ya birlikler göndermesinin pek mümkün olmadığını kabul etmesinin ardından geldi. O, NATO’nun, şimdi kalıcı bir düzenleme olduğunu belirttiği Polonya’ya, Romanya’ya ve Baltık devletlerine birlikler yerleştirmesinin, “doğası gereği savunmacı olduğu kolayca farkedilir” iddiasını yalanlamaktadır.

NATO’nun liderleri, Eylül ayı başlarında, bazı Doğu Avrupa ülkesini ittifaka alma kararı alması beklenen bir zirve gerçekleştirecek.

Breedlove, Avrupalı güçlere ve ABD’ye askeri harcamalarını arttırma çağrısı yaptı. O, “Şimdi bizim ülkemizde ve sanırım her NATO ülkesinde, Rusya’nın Kırım’da ve Ukrayna sınırında sergilediğini gördüğümüz örnekten hareketle ... daha önce alınmış olan kararlarımızın bazılarını gözden geçirmek zorundayız.” dedi.

ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Breedlove’ın açıklamasına paralel şekilde, Doğu Ukrayna’daki Rusya yanlısı ayrılıkçı grupların 11 Mayıs Pazar günü referandum düzenleme hamlesini, Moskova’nın daha fazla Ukrayna toprağını ilhak etme yönündeki bir girişimi olarak suçladı.

Kerry, “Bu, Kırım senaryosunun yeniden sergilenmesidir” dedi ve ekledi: “Biz, Ukrayna’yı daha fazla bölme yönündeki bu yasadışı çabayı kesinlikle reddediyoruz.”

Avrupa Birliği’nin Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton ile birlikte Salı günü Washington’da konuşan Kerry, Ukrayna’nın doğusunda bir özerklik referandumu düzenleme yönündeki çabaları, 25 Mayıs’taki seçimlere karşı çıkmanın bir aracı olarak betimledi.

Britanya Dışişleri Bakanı William Hague, daha önce BBC’ye verdiği bir röportajda, 25 Mayıs seçimlerine olan desteğini ifade etmişti. Hague, Ukraynalılar, “bir başka ülke -bu durumda Rusya- tarafından kasten kışkırtılan ve koordine edilen düzensizlik eliyle seçimlerden mahrum bırakılamaz” demişti.

Geçen hafta, ABD Başkanı Barack Obama ve Almanya Başbakanı Angela Merkel, Rusya’nın seçimleri engelleme çabasının, Rus ekonomisinin savunma, mali sektör ve enerji gibi sektörlerine yönelik daha sert yaptırımların uygulanmasına yol açacağını söylemişlerdi.

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Avrupa ve Avrasya’dan Sorumlu Müsteşarı Victoria Nuland, Çarşamba günü, Senato Dışişleri Komitesi’ne, Rusya’nın ayrılıkçı referandumu tanımasının yaptırımları tetikleyebileceğini anlattı.

Britanya Dışişleri Bakanı William Hague, Kiev’de yaptığı konuşmada aynı tehditlerde bulundu. O, Ukrayna üzerine ikinci tur uluslararası görüşmelerin yararlı olması için Rusya’nın 25 Mayıs seçimlerinin meşruiyetini kabul etmesi gerektiğini söyledi.

Hague, “Rusya, Ukrayna’nın toprağını yasadışı yollarla ilhak etmiştir ve ülkenin diğer bölgelerinde etkin bir şekilde huzursuzluk yaratıyor.” dedi ve ekledi: “Bana göre onlar, sizin seçimleri gerçekleştirmenizi engellemek istiyorlar. Amaç budur ve bu, demokrasinin gücünden duyulan korkuyu yansıtmaktadır.”

Rusya Ukrayna’da yapılacak olan seçimlerin meşru olmadığını iddia etmiş ve doğudaki Rusya yanlısı ayrılıkçı güçleri bu konuda daha fazla tartışmaya girmemeye zorlamıştı. Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov, bu hafta başında, ordu seferber edilmişken Ukrayna’da bir seçim yapmanın “alışılmadık” olacağını söyledi. O, “ordunun nüfusun bir bölümüne karşı kullanıldığı bir zamanda seçim planlamak alışıldık bir şey değil.” dedi.

Ama Batılı güçlere göre, bu seçimlerin yapılması, Şubat darbesi ile dayatılmış olan oligarklar ve faşistler hükümetinin demokratik bir yetkiye sahip olduğu iddiasını güçlendirmek için siyasi olarak zorunlu görülüyor.

Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier, Salı günü, El Pais, Le Monde, La Repubblica ve Gazeta Wyborcza gazetelerine, Ukrayna’nın “askeri bir çatışmadan yalnızca birkaç adım uzakta” olduğu uyarısında bulunduğu bir röportaj verdi.

Steinmeier, çatışan taraflara, Ukrayna’nın yeni yönetimine “demokratik meşruiyet” sağlayacak olan devlet başkanlığı seçimlerinin düzenlenmesi konusunda anlaşmak üzere, Cenevre’de ikinci bir diplomatik konferans düzenleme çağrısı yaptı.

Fransa Devlet Başkanı Francois Hollande da seçimlerin gerçekleşmemesi durumunda “kaos ve iç savaş riski” uyarısında bulundu.

 

Sayfanın başı

Okuyucularımız: DSWS yorumlarınızı bekliyor. Lütfen e-posta gönderin.



Telif Hakkı 1998-2017
Dünya Sosyalist Web Sitesi
Bütün hakları saklıdır