World Socialist Web Site


Bugün Yeni
Olanlar

Haber ve Analiz
Tarih
Sanat Eleştirisi
Polemikler
Bilim
Bildiriler
Röportajlar
Okur Mektupları

Arşiv

DSWS Hakkında
DEUK Hakkında
Yardım

DİĞER DİLLER
İngilizce

Almanca
Fransızca
İtalyanca
İspanyolca
Portekizce
Lehçe
Çekce
Rusça
Sırp-Hırvat dili
Endonezyaca
Singalaca
Tamilce


ANA BAŞLIKLAR

Dünya ekonomik krizi, kapitalizmin başarısızlığı ve sosyalizmin gerekliliği
SEP/DSWS/TEUÖ bölgesel konferanslarında kabul edilen karar önergesi

Bush, Türkiye’ye Irak’ta PKK’ya saldırması için yeşil ışık yaktı
Türk-Kürt çatışmasındaki tarihsel ve siyasi sorunlar

Asya’da tsunami: neden hiçbir uyarı yapılmadı

Mehring Books’tan yeni bir kitap: Amerikan Demokrasisinin Krizi: 2000 ve 2004 Başkanlık seçimleri

Livio Maitan (1923-2004):
eleştirel bir değerlendirme

  DSWS : DSWS/TR : Haber ve Analiz : Bölgesel haberler : Avrupa Birliği

Yazıcıya hazırla

Gazze’de süresiz ateşkes başladı

Peter Symonds
10 Eylül 2014
İngilizce’den çeviri (27 Ağustos 2014)

İsrail ile Filistinli grupların Mısırdaki cunta aracılığıyla Kahire’de imzaladıkları anlaşmanın ardından, dün yerel saatle 19.00’da, Gazze’de açık uçlu bir ateşkes yürürlüğe girdi. Ateşkes, İsrail tarafından yüksek nüfuslu yerleşim alanları üzerinde yürütülen tek taraflı savaşın sonlanması için umut vaat ediyor olsa da en küçük bir bahaneyle yeniden harekete geçmeye hazır olan İsrail ordusu onu geçici kılıyor.

Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas tarafından duyurulan ateşkes, 8 Temmuz’dan bu yana sürekli olarak saldırı altında olan Gazze’de coşku ve rahatlama duygusu ile karşılandı. Ezici çoğunluğu sivil olan en az 2.143 Filistinli ölmüş ve 11.000 civarında insan yaralanmıştı. Hayatını kaybedenlerin en az 490’ı çocuk. Buna karşın, ölen 70 İsrailli’nin çoğu askerdi; altı sivil vatandaş ise Filistinli militanlar tarafından ateşlenen kısa menzilli roketler ve havanlar nedeniyle hayatını kaybetti.

Bir önceki ateşkes 19 Ağustos’ta çöktükten sonra İsrail saldırılarının şiddetini arttırmış ve düzenlediği 350’den fazla hava saldırısıyla en az 112 Filistinli’yi öldürmüştü. Cumartesi gününden bu yana beş büyük çok katlı bina ve alış-veriş kompleksi moloz yığınına dönüştürüldü. İsrail ordusu dün 15 katlı Başa Kulesi’ni hedef aldı ve 13 katlı İtalyan Kompleksi’nde de ciddi hasar meydana geldi. Geçtiğimiz 50 gün içinde yaklaşık 17.000 konut yıkıldı ve daha fazlası da hasar gördü. Yaklaşık yarım milyon insan acil durum sığınaklarında ya da dost ve akrabalarının yanında yaşamaya mahkum edildi.

Hamas liderleri, dün zafer kazandıklarını iddia ettiler fakat onların taleplerinin birçoğu karşılanmadı. İsrail, insani yardım ve yeniden inşa için gerekli malzemeleri de kapsayan malların akışı için sınır kapılarını açarak, on yıldır süren ablukayı sınırlı olarak gevşetmeyi kabul etti. Ayrıca, İsrail’in Gazze kıyılarında balıkçılık yapılabilen alanı 3 milden 6 mile genişletmesi ve yerleşim alanlarının içlerine kadar giren tampon bölgeyi 300 metreden 100 metreye çekmesi konusunda anlaşma sağlandı.

Anlaşmaya göre, Hamas, yetkilerinin önemli bir bölümünü Gazze’deki kontrolünü 2007’de yitirmiş olan Abbas liderliğindeki Filistin Yönetimi’ne (FY) teslim etmek zorunda kaldı. ABD’de eğitilen ve İsrail ile işbirliği içinde olan FY’nin kolluk güçleri, Gazze tarafındaki sınır geçişlerini denetleyecek. Aynı zamanda, yerleşim alanların yeniden inşası da FY kolluk güçlerinin gözetiminde olacak.

İsrail hükümeti, açıkça, Hamas’ı zayıflatmak ve Abbas’ın, 2006 seçimlerini Hamas karşısında kaybetmiş olan ve büyük ölçüde yozlaştığı kabul edilen El Fetih örgütünün otoritesini arttırmak için çaba harcıyor. Hamas, İsrail’in ve Mısır’ın uyguladığı abluka sonucunda Gazze’de ciddi bir mali krizle karşı karşıya olduğundan, Haziran ayında El Fetih ile bir birlik hükümeti kurma konusunda anlaşmaya varmıştı.

Mısır, Filistinli gruplara Gazze’nin güneyine geçiş sağlayan Refah sınır kapısını açma konusunda ayrı bir anlaşma önerdi fakat bunun gerçekleşmesi ertelenecekmiş gibi görünüyor. Geçen yıl Müslüman Kardeşler iktidarını devirerek yönetime gelen Mısır cuntası Hamas’a düşman ve onu mevcut ateşkes yoluyla köşeye sıkıştırmak için Obama yönetimi ile yakın işbirliği içerisinde.

Filistinliler’in birçok talebi ancak bir ay sonra başlayacak olan görüşmelerde ele alınmak üzere baştan savıldı. Gazze’de inşa edilecek liman, 2000 yılında İsrail tarafından bombalanan Yaser Arafat Uluslararası Havaalanı’nın yeniden inşa edilmesi ve geçen yıl sonundan bu yana ücretleri ödenmeyen polis, kamu işçisi ve diğer idari personelden oluşan 40.000 kişinin maaşlarını alabilmeleri için, dondurulan fonların serbest bırakılması bu talepler arasında yer alıyor. Ayrıca, hem Hamas hem de El Fetih, Filistinli mahkumların serbest bırakılması için çağrı yapıyor.

Ateşkes anlaşması koşullarında, Gazze, her yanı düşman kuvvetlerle çevrilmiş olarak, sürekli abluka eliyle kötürüm edilmiş ekonomisiyle ve İsrail’in askeri müdahalelerinin kesintisiz tehdidi altında savunma durumundaki bir yerleşim konumunda olacak. İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun sözcüsü Mark Regev, Gazze’nin geleceği ile ilgili bundan sonraki görüşmelerde, yalnızca “Gazze’den gelen terör saldırıları bütünüyle biterse” yer alacaklarını açıkladı.

İsrail, ateşkes için çok az ödün vermiş olsa dahi, anlaşma, içeride siyasi krizin artmasına neden olacaktır. Netanyahu, Gazze’den Hamas’ı askeri olarak yok edemeden çekildiği gerekçesiyle, kendi kabinesindeki ve koalisyondaki aşırı sağcı unsurların ağır eleştirine hedef oluyor.

Netanyahu, ateşkes anlaşmasını bakanlar kurulunda oylamaya sunmayarak, sert bir tartışmadan kurtuldu. Bakanlar kurulunun üç önemli ismi (Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman, Ekonomi Bakanı Naftali Bennett ve İç Güvenlik Bakanı Yitzhak Aharonoviç) anlaşmaya karşı olduklarını açıkladılar.

Netanyahu’ya kendi partisi Likud’dan da eleştiriler yükseldi. Geçen ay savunma bakan yardımcılığı görevinden uzaklaştırılan Danny Danon “Hamas yönetiminin varlığını sürdürdüğü ve Gazze’deki teröristlerin etkisiz hale getirilmediği her türlü anlaşma, İsrail devleti tarafından tümüyle reddedilmedir.” şeklinde konuştu.

Netanyahu, aynı zamanda, askeri operasyonlarının neden olduğu vahşete tepki gösteren ve savaşın yarattığı yeni ekonomik yüklerden zarar gören İsrailliler’in muhalefetiyle karşı karşıya. İsrail’de yayın yapan Kanal 2 televizyonu tarafından düzenlenen bir ankette, başbakana yönelik desteğin yüzde 38 olduğu ortaya çıktı ki bu rakam, üç hafta önce yapılan benzeri bir araştırmaya göre yüzde 63’tü.

İsrai’inl işgaline karşı halk muhalefeti de büyüyor. Geçen hafta “Yönümüzü değiştiriyoruz: barışa doğru, savaştan uzağa” pankartı altında gerçekleştirilen protesto gösterisine, tahminen 10.000 İsrailli katıldı. Böylesi bir muhalefetin, savaşı sonuna kadar destekleyen İsrailli egemen politik çevrelerde herhangi bir karşılığı bulunmuyor. Scoop Medya raporuna göre, protestolara katılanların çoğu Peace Now [Şimdi Barış] ve Meretz gibi sözde sol örgütleri daha önceki savaş karşıtı gösterileri desteklemeyi reddettikleri için eleştiriyorlar.

 

Sayfanın başı

Okuyucularımız: DSWS yorumlarınızı bekliyor. Lütfen e-posta gönderin.



Telif Hakkı 1998-2017
Dünya Sosyalist Web Sitesi
Bütün hakları saklıdır