World Socialist Web Site (www.wsws.org)

www.wsws.org/tr/2015/apr2015/luft-a02.shtml

Fransız savcı yardımcı pilotun Germanwings uçağını kasten düşürdüğünü söyledi

Stefan Steinberg
2 Nisan 2015
İngilizce’den çeviri (27 Mart 2015)

Salı günkü Germanwings Airbus A320 kazasını soruşturan Fransız Cumhuriyet Savcısı, dün Marsilya’da düzenlediği basın toplantısında, Alman yardımcı pilot Andreas Lubitz’i, uçağı kasten Alpler’deki bir dağa doğru uçurmuş olmakla suçladı.

Savcı Brice Robin, kokpit ses kayıt cihazındaki kayıtlara dayanarak, uçağın (tüm yolculardan ve mürettebattan oluşan 150 kişiyi öldürecek şekilde) bir dağa çarpmasından hemen önce, içerideki son korkunç dakikaların ayrıntılarını verdi.

Robin’e göre, uçağın Barcelona’dan havalanmasından sonraki ilk 20 dakika, pilot ve yardımcısı pilot arasındaki dostça sohbet ile birlikte, normaldi. Sonra, pilotun, muhtemelen tuvalete gitmek için kokpitten ayrılmasının ardından, Lubitz uçağı bir dik dalışa soktu ve baş pilotun kokpite girmesine izin vermedi.

Alıcı-verici cihazın verileri, Lubitz’in uçağı 38.000 fitten 96 fite (en düşük seviyeye) alçalmaya programlamış olduğunu gösteriyor. Söylendiğine göre, ses kayıtları, onun, hava trafik kontrol görevlilerinden gelen taleplere herhangi bir şey söylememesine veya onlara karşılık vermemesine karşın, çarpışmanın öncesindeki süre boyunca normal olarak nefes aldığını gösteriyor.

Robin’in açıklamalarından önceki akşam, ses kaydı üzerinde çalışan araştırmacılara yakın bir kaynak, New York Times’a, “[Kokpit] dışındaki adam kapıyı yavaşça çalıyor ve yanıt yok. Ve sonra, kapıya daha sert vuruyor ve yanıt yok. Asla bir yanıt yok.” diye konuştu. O, sonunda, “Onun kapıyı kırmaya çalıştığını duyabiliyorsunuz.”dedi.

11 Eylül saldırılarının ardından, başlıca uluslararası taşıyıcı firmalar tarafından uçurulan tüm uçakların kokpitleri sağlamlaştırılmış ve mürettebat dışında herhangi birinin kabine girmesini engellemek için kilitleme elemanlarıyla donatılmıştı.

Mürettebatın, bir acil durumda kokpite erişim sağlayabilmeleri için özel bir kodları bulunuyor. Bununla birlikte, pilotun ve yardımcı pilotun, kabin içine tüm girişleri engelleyebildikleri bir elle kumanda üstünlüğü de var. Bunu aşmak için de bir araç bulunuyor ama pilotun onu kullanma girişiminde bulunup bulunmadığı belirsiz.

Lubitz, pilotun kokpite geri dönmesini engellemiş ve sonra uçağı aşağı doğru dalışa ayarlamış gibi görünüyor. Robin, Airbus A320’nin, büyük ölçüde bilgisayar odaklı kontrol anlamına gelen kontrollü uçuş teknolojisine sahip olduğunu ama Airbus’ın uçuş rotasındaki köklü değişikliklerin yalnızca elle kullanılan araçlarla mümkün olduğunu söyledi.

Fransız savcı, yardımcı pilotu, “uçağı imha etmek istemekle” suçladı. O, aynı zamanda, herhangi bir terörist etkene ilişkin hiçbir kanıtı olmadığını söyledi.

Germanwings’in bağlı olduğu havayolu Lufthansa’nın CEO’su Carsten Spohr, Almanya’da, saat 14.30’da düzenlenen bir basın toplantısında, Fransız savcının açıklamalarını yineledi ve yardımcı pilotun davranışında bir terörist etken bulunmadığını belirtti. Spohr, ayrıca, Lubitz’in geçmişi hakkında bazı ayrıntılar verdi.

Soruşturma devam ediyor ve kuşkusuz, önümüzdeki günlerde daha fazla bilgi su yüzüne çıkacak. Araştırmacılar, hala, uçağın, kazayı daha fazla aydınlatabilecek olan ikinci kara kutusunun hafıza kartının yerini saptamaya çalışıyorlar ve uçağın ses kaydının eksiksiz soruşturması biraz daha zaman alacak.

27 yaşındaki Lubitz, Eylül 2013’ten beri Germanwing için uçuyordu ve toplam 630 saat uçuş tecrübesine sahipti. O, altı yıl önce kısa süreliğine eğitimini kesmesine rağmen, bir pilot olmak için normal eğitimini tamamlamıştı. Bazı gazeteler, onun bu süreçte bir tür “tükenme” yaşamış olabileceği üzerine spekülasyonlar yaptılar.

Bununla birlikte, basının, yakınlarıyla yaptığı görüşmelere göre, Lubitz, uzun zaman hayalini kurmuş olduğu bir işi sürdüren, dengeli bir adam olarak görünüyordu.

Bu noktada, Lubitz’i böylesi dehşet verici bir harekete yönlendirecek birkaç belirti bulunuyor. Ancak, mevcut kanıtlara göre yapılan açıklamanın doğru olduğunu varsayarsak, öldürücü intihar/cinayet hareketi, yalnızca, toplumsal yabancılaşmanın hastalıklı bir düzeyinin ürünü olarak anlaşılabilir. Bu tür hareketlere, sağlıklı bir toplum içinde rastlanmaz.



Telif Hakkı 1998-2015, Dünya Sosyalist Web Sitesi, Bütün hakları saklıdır