World Socialist Web Site (www.wsws.org)

www.wsws.org/tr/2015/apr2015/yeme-a02.shtml

Suudi Arabistan ve Mısır Yemen’in ABD destekli istilasına hazırlanıyor

Niles Williamson
2 Nisan 2015
İngilizce’den çeviri (27 Mart 2015)

Suudi Arabistan ve Mısır, ülkenin büyük kısmında yönetimi ele geçiren Husi milislerini geri püskürtmek ve kuşatılmış Devlet Başkanı Abd Rabbuh Mansour Hadi’nin kontrolünü yeniden sağlamak amacıyla, Yemen’in ABD destekli bir askeri istilasına hazırlanıyor.

Mısırlı yetkililer Associated Press’e, kuzeyde Suudi Arabistan’dan, batıda Kızıl Deniz’den ve güneyde Arap Denizi’nden üç-çatallı bir saldırının gerçekleşeceğini söylediler. Asker taşıyan beş Mısır gemisi Yemen kıyısında konuşlandırıldı. Yetkililer, saldırının, hava saldırıları Husi isyancıları yeterince zayıflattıktan sonra başlayacağını söylediler.

Yemen’e yönelik Kararlı Fırtına Operasyonu kod adlı saldırı, İslam’ın Zeydi Şii koluna mensup ve ezici çoğunluğu Şii olan İran tarafından desteklenen Husileri bastırmak için, Kuzey Afrika’daki, Ortadoğu’daki ve Orta Asya’daki çoğunluğu Sünni Müslüman ülkeler koalisyonundan hava desteği ve kara birlikleri alıyor.

Suudi televizyon kalanı Al Arabiya, Perşembe günü, en az 150.000 Suudi askerinin yanı sıra, Mısır’dan, Pakistan’dan, Ürdün’den ve Sudan’dan askeri kuvvetlerin kara istilasına katılmaya hazırlandıklarını duyurdu. Suudi Arabistan, halihazırda, askerlerini ve ağır toplarını güneyindeki Yemen sınırına yığmaya başlamış durumda.

Bölge çapındaki ülkelerden yararlanan eli kulağındaki kara kuvvetleri müdahalesi, iç savaşı, Suudi Sünni Monarşisi ile ittifak halindeki güçlerin, Şiilerin egemen olduğu İran hükümeti ile ilişkili kuvvetler ile boy ölçüştüğü bölge genelinde açık bir mezhepsel savaşa dönüştürecektir.

Sudan’ın savunma bakanı Abdül Rahim Muhammed Hüseyin, Perşembe günü, ülkesinin, halihazırda bölgeye gönderilmiş olan kara birliklerinin yanı sıra savaş uçaklarıyla da katkıda bulunacağını bildirdi. Mısır hükümeti, Aden Körfezi’nde devriyeye çıkması ve Husi ikmal yollarını ablukaya alması için dört savaş gemisini Kızıl Deniz’e sevk etti.

Washington, hızlı bir şekilde, hava saldırılarına ve yaklaşan istilaya desteğini açıkladı. Ulusal Güvenlik Konseyi’nin sözcülerinden Bernadette Meehan, Çarşamba günü, Husileri kınayan ve Obama yönetiminin Suudi önderliğindeki saldırıyı desteklediğini ortaya koyan bir açıklama yayınladı. Meehan’a göre, ABD, Yemen’deki askeri operasyonlara yardımcı olmak için, “ABD askeri ve istihbarat desteğini koordine etmek üzere Suudi Arabistan ile ortak bir planlama birimi kuruyor”.

ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Perşembe günü, Suudi Arabistan’ın ve diğer Körfez İşbirliği Konseyi devletlerinin dışişleri bakanları ile görüştü ve Obama yönetiminin, Husi isyancılara karşı saldırıya olan desteğini yineledi. Bir Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, Reuters’e, Kerry, “Husilere karşı askeri olarak harekete geçen koalisyonun çalışmasını övdü ve Amerika Birleşik Devletleri’nin, istihbarat paylaşımı, hedef belirleme desteği ve Husi hedeflerine yönelik hava saldırıları için danışma ve lojistik destek dahil, koalisyonun çabalarına desteğini belirtti” dedi.

Perşembe günü, ABD Senato’sunun bir oturumunda konuşan Pentagon Merkez Komutanlığı Başkanı Orgeneral Lloyd Austin, ABD ordusunun, stratejik Bab’ül Mendep ve Hürmüz boğazlarından geçen deniz yollarının çatışma boyunca açık kalmasını sağlayacağını belirtti. Austin, Senatörlere, “Ticaretin her iki boğaz üzerinden serbestçe devam etmesini sağlamak, bizim merkezi çıkarlarımızdan biridir.” dedi. İki ABD savaş gemisi, USS Iwo Jima ve USS Fort McHenry, Yemen sahillerinin hemen açığında, Kızıl Deniz’de konumlandırıldı.

ABD özel operasyon birlikleri, geçtiğimiz hafta, Husi saldırısı karşısında, söylendiğine göre (daha sonra milislerin eline geçen) istihbarat dosyalarını arkalarında bırakarak, Yemen’i boşaltmak zorunda kalmıştı.

Fransa ve Britanya hükümetleri de hava saldırılarına destek sağlarken, Avrupa Birliği dışişleri bakanı Federica Mogherini, dün, bir askeri saldırıya karşı temkinli bir açıklama yayınladı. Mogherini, “Askeri harekatın bir çözüm olmadığına inanıyorum” dedi ve ekledi: “Bu kritik dönemeçte, tüm bölgesel aktörler, acilen müzakerelere dönüş koşullarını oluşturmak için sorumlu ve yapıcı davranmalıdır.”

İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevat Zarif, gazetecilere, Suudi önderliğindeki operasyona karşı çıkan bir açıklama yaptı: “Yemen’in dışından, onun toprak bütünlüğüne ve halkına karşı askeri harekatın, daha fazla katliamdan ve ölümden başka bir sonucu olmayacaktır.” 

İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Marzieh Afkham, Perşembe günü, askeri operasyonlara son verilmesi çağrısı yapan bir açıklama yayınladı. Afkham, “İran, Yemen’e ve halkına karşı tüm askeri saldırganlıkların ve hava saldırılarının derhal durdurulmasını istemektedir.” dedi. O, Yemen’deki askeri operasyonların, “durumu daha fazla içinden çıkılmaz bir hale getireceği” ve “krizin barışçıl yollardan çözülmesi yönündeki çabaları engelleyeceği” uyarısında bulundu.

Ülkesinin Washington’daki elçiliğinde konuşan Suudi Arabistan’ın ABD Büyükelçisi Adel Al Jubeir, askeri operasyonların, Suudi Arabistan, Mısır, Fas, Ürdün, Sudan, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Bahreyn jetlerinin katıldığı hava saldırılarıyla, Çarşamba gecesi geç saatlerde başladığını duyurdu.

Yemen’in her yerindeki yerleşim yerlerine bombalar atıldı. Yerel sağlık görevlilerine göre, başkent Sana’ya yönelik hava saldırılarında 25’ten fazla insan öldü, 40’tan fazlası yaralandı. Haberler, ölenlerin çoğunun siviller olduğunu bildiriyor.

Bildirilen hedefler arasında, Husiler’in yaşadığı kuzeydeki Saada bölgesi, Al Dailami hava üssü, Sana’daki uluslararası havaalanı ile güneydeki liman kenti Aden’in kuzeyinde bulunan ve ABD ve Avrupa özel operasyon askerlerinin eski üssü olan Al Adnan hava üssü vardı. Husilerin yanında savaşan, eski uzun süreli diktatör Ali Abdullah Salih’e bağlı askeri güçler de hava saldırılarının hedefiydi.

2011 ve 2012’deki kitlesel protestolar karşısında iktidarı bırakan Salih, Hadi’yi devirmek ve ülke üzerindeki kontrolü geri kazanmak çabası içinde, desteğini ve kendisine hala sadık askeri güçlerini Husilere yöneltti. Bazı isyancı Husi grupları, Yemen’in bundan sonraki devlet başkanı olarak Salih’in oğlu Ahmed Ali Abdullah Salih’in seçilmesi çağrısı yaptılar.

Hadi, Sana’nın bir aylık işgalinin ardından, Şii Husi milisleri tarafından istifasını açıklamaya zorlanmış ve Ocak’ta ev hapsine alınmıştı. Hadi, Şubat ayında esaretten kaçtı ve Husilere yönelik bir saldırı için destek toplamaya çalıştığı güneydeki liman kenti Aden’e gitti. Suudi Arabistanlı yetkililer, Perşembe günü, Hadi’nin Yemen’den kaçtığını ve Suudi başkenti Riyad’da olduğunu bildirdiler.



Telif Hakkı 1998-2015, Dünya Sosyalist Web Sitesi, Bütün hakları saklıdır