World Socialist Web Site


Bugün Yeni
Olanlar

Haber ve Analiz
Tarih
Sanat Eleştirisi
Polemikler
Bilim
Bildiriler
Röportajlar
Okur Mektupları

Arşiv

DSWS Hakkında
DEUK Hakkında
Yardım

DİĞER DİLLER
İngilizce

Almanca
Fransızca
İtalyanca
İspanyolca
Portekizce
Lehçe
Çekce
Rusça
Sırp-Hırvat dili
Endonezyaca
Singalaca
Tamilce


ANA BAŞLIKLAR

Dünya ekonomik krizi, kapitalizmin başarısızlığı ve sosyalizmin gerekliliği
SEP/DSWS/TEUÖ bölgesel konferanslarında kabul edilen karar önergesi

Bush, Türkiye’ye Irak’ta PKK’ya saldırması için yeşil ışık yaktı
Türk-Kürt çatışmasındaki tarihsel ve siyasi sorunlar

Asya’da tsunami: neden hiçbir uyarı yapılmadı

Mehring Books’tan yeni bir kitap: Amerikan Demokrasisinin Krizi: 2000 ve 2004 Başkanlık seçimleri

Livio Maitan (1923-2004):
eleştirel bir değerlendirme

  DSWS : DSWS/TR : Haber ve Analiz : Bölgesel haberler : Avrupa Birliği

Yazıcıya hazırla

Syriza içindeki Sol Platform’un siyasi iflası

Alex Lantier
05 Ağustos 2015
İngilizce’den çeviri (01 Ağustos 2015)

Perşembe günü, Yunanistan’ın iktidardaki Syriza (Radikal Sol Koalisyon) partisinin merkez komitesi, Başbakan Alexis Tsipras’a Avrupa Birliği ile daha fazla kemer sıkmayı müzakere etmesi için bir yeşil ışık yaktı. Merkez Komite, kurtarma paketi üzerine müzakerelerin sonuçlandırılmasının ardından, 86 milyar avroluk bir avro bölgesi Yunanistan’ı kurtarma paketi tartışmasını, Syriza’nın Eylül ayındaki parti kongresine kadar erteledi.

Merkez Komite’nin bu kararı, Syriza içindeki Sol Platform gibi, kaynayan halk öfkesini Syriza’yı destekleme siyasi deli gömleği içinde tutmaya çalışan güçlerin iflasını ortaya koymaktadır. Sol Platfrom, kemer sıkma üzerine 5 Temmuz referandumundaki ezici “hayır” oyunu tanımayan Tsipras’ın on milyarlarca avroluk yeni kesintilerde anlaşmasından ve Syriza milletvekillerinin çoğunluğunun kesintiler yönünde oy vermesinden sonra bile, ileriye giden yolun Syriza’ya politikalarını değiştirme çağrısı yapmak olduğunda ısrar etti.

Bu sinikler ve laf ebeleri grubu, kendisini, Syriza’nın çeşitli siyasi taklalarını, örgütün kemer sıkmaya karşı olduğunun sözde kanıtı olarak desteklemeye adamıştır. Bu tür ayak oyunlarından biri, Tsipras’ın kemer sıkma anlaşmasını Yunanistan’a karşı bir AB “darbe”si olarak protesto eden, 201 Merkez Komite üyesinden 109’unun imzaladığı 15 Temmuz tarihli bir mektuptu.

Merkez Komite, kurtarma paketini oylamak şöyle dursun, AB’nin kurtarma paketi tartışmasını erteleme teklifi üzerine bile bir oylama yapmadı. Merkez Komite, kendisini ve Sol Platform’u hükümetin kemer sıkma politikasından yana veya onun karşısında resmi bir tutum almaya zorlayacak herhangi bir oylamayı önlemeye yönelik korkakça yolu tuttu.

Merkez Komite toplantısı, Yunanistan’daki geniş emekçi kitleleri Syriza ve onun yanlış adlandırılmış Sol Platform’u tarafından temsil edilen burjuva ve üst orta sınıf güçlerden ayıran siyasi ve sınıfsal uçurumu bir kez daha vurgulamıştır. 5 Temmuz’daki “hayır” oyu, Yunan işçi sınıfının kemer sıkmaya karşı mücadeleye hazır olduğu yönünde açık bir işaret vermişti.

Hem Yunanistan’da hem de uluslararası açıdan, işçi sınıfının karşı karşıya olduğu asıl engel, siyasi önderlik krizidir. Tsipras’ın referandum sonucunu görmezden gelmesinden ve Berlin’in dayattığı ve önceki Yunan hükümetleri tarafından kabul edilenlerden bile daha acımaz bir kemer sıkma paketini kabul etmesinden sonra bile, Yunanistan’daki hiçbir parti, işçi sınıfını Syriza hükümetine, AB’ye ve bankalara karşı harekete geçirmeye çalışmadı.

Sol Platfrom, siyasi olarak bağımsız bir işçi sınıfı hareketinin ortaya çıkmasını engellemek amacıyla, işçileri ve gençliği Syriza’nın ihanetinden dersler çıkarmaktan alıkoymaya çalışarak, halk muhalefetinin seferberliğinin sona erdirilmesinde merkezi bir rol oynadı.

Syriza içindeki sahte “sol”un hain rolü, Jacobin dergisinde Sol Platform’un önde gelen üyesi Stathis Kouvelakis ile yapılan 14 Temmuz tarihli “Yunanistan: Mücadele Sürüyor” başlıklı bir röportajda örneklenmektedir.

Kouvelakis, Tsipras’ın, Syriza’nın AB kemer sıkma programını sona erdireceği yönündeki seçim sözünü inkar ettiğini ve onun yeni kemer sıkma önlemleri dayatmasının Yunan halkına verdiği sözlere bir ihanet olduğunu reddetti. O, şunları söyledi: “Bence, ‘ihanet’ sözcüğü, ne olduğunu anlamak istiyorsak, uygunsuz olur… ihanet kavramı, belirli bir anda, kendi sözlerinden dönme yönünde bilinçli bir karar verme demektir.”

Bu, saçma bir çarpıtmadır. Tsipras, Ocak ayındaki son seçimlere giderken halk kitlelerinin önündeki taahhütlerinde, kendisini AB’nin kemer sıkma memorandumunu sona erdirmeye adamıştı. Onun, memorandumu uzatmak için 20 Şubat’taki anlaşmasından, yeni ve her zamankinden daha derin sosyal kesintiler karşılığında yeni bir AB kurtarma paketi peşinde koşmaya yönelik anlaşmasına kadar, hükümetteki tüm sicili, Yunan halkına verdiği taahhütlerin terk edilmesinden ibarettir.

Kouvelakis, röportajını, Syriza’nın Yunanistan parlamentosunda Tsipras’ın AB kemer sıkma anlaşmasına oy vermesinden önce vermişti. Onun açıklamaları, Sol Platform’un, parlamentonun yeni kesintileri onaylamasını önlemeyecek ve Tsipras hükümetinin hayatta kalmasını tehdit etmeyecek noktaya kadar “hayır” oyu vereceği yönünde bir işaretti.

Kouvelakis, Sol Platform’un, “hayır” oyu vermek yerine, “bazı insanların… şimdilik ‘halihazırdaki’ne oy vermek zorunda olması anlamına gelen, farklılaşmış oy kullanma”ya hazırlandığını açıklamıştı. Sol Platform’un “hayır” oyu kullanması, Tsipras’ı koalisyonu içinde çoğunluktan mahrum bırakabilir ve hükümetini düşürebilirdi. Kouvelakis, Sol Platform’un, “niyetinin herhangi bir şekilde hükümeti devirmek olmadığını göstermek” istediğini vurguluyordu.

Kouvelakis, Sol Platform’un Tsipras hükümetini desteklemeye devam edeceğini ortaya koyarken dahi, Syriza’nın içinde kemer sıkmaya yönelik alttan gelen bir muhalefet dalgası olduğunu iddia etti. O, “Haziran’ın son haftasına gelindiğinde, az çok şekillenen anlaşmanın Syriza içinde ve kamuoyunda sınavı geçmeyeceği açıktı.” diyor ve ekliyordu: “Önderliğe ve bizzat Tsipras’a, parti içinden, Sol Platform saflarının çok ötesinden, bunun kabul edilebilir olmadığı yönünde mesajlar gönderildi.”

Kouvelakis’in öngörüsünün bütünüyle yanlış olduğu görüldü. Sol Platform, sadece Syriza’nın çoğunluğunu kemer sıkma karşıtı bir konuma çekmekte başarısız olmakla kalmadı, bizzat Sol Platform’un, Tsipras’ın AB ile gerici ilişkilerinin bir savunucusu olduğunu kanıtladı.

Kouvelakis, röportajını, Syriza’ya kuruluşundan itibaren karşı çıkan ve Marksist bir çözümlemeye dayanarak, AB yönelimli kapitalizm yanlısı bir parti olarak Syriza’nın, kaçınılmaz şekilde işçi sınıfına saldıracağı konusunda uyarıda bulunan Dünya Sosyalist Web Sitesi’ne (WSWS) üstü örtülü bir saldırıyla tamamladı.

O, “söylenilen şeyin doğruluğu kanıtlandığı için haklı çıktığı” düşüncesini suçladı. Kouvelakis, “Bu, alışıldık, sana söylemiştim stratejisidir. Ama bu tutuma somut bir güç sağlamak elinden gelmiyorsa, siyasi olarak yenilmişsindir. Çünkü eğer güçsüzsen ve tutumunu kitlesel pratiğe dönüştüremediğin kanıtlandıysa, o zaman, açıkçası, doğruluğun kanıtlanmamıştır.”

Bu zırva, şüphesiz, en saçma laf ebeliği örnekleri arasında yer alıyor. Syriza’nın seçim sözlerini inkar edeceği ve AB’nin kemer sıkma programının arkasında hizaya geçeceği yönündeki uyarılar, Syriza tam da bunu yapmasına rağmen doğrulanmamıştır. Neden? Çünkü biz (Sol Platform), Syriza’nın sosyalist karşıtlarının uğruna mücadele ettiği, AB’ye ve Yunan egemen sınıfına karşı bağımsız bir işçi sınıfı seferberliğini önlemek için, başarılı bir biçimde Syriza önderliğine, diğer burjuva partilerine ve sendikalara katıldık!

WSWS’nin Syriza hakkındaki uyarılarının doğruluğu yalnızca güçlü bir şekilde kanıtlanmakla kalmamıştır. WSWS’nin Yunanistan krizi üzerine yazdıkları, Marksizmin gücünün ve sadece Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi tarafından ileri sürülmüş olan devrimci sosyalist ve enternasyonalist programın aciliyetinin bir ilanı olarak durmaktadır. Yunanistan’daki ve Avrupa genelindeki ileri işçiler ve gençlik, Syriza ve benzeri sahte sol örgütlerin kapitalizm yanlısı politikalarının WSWS tarafından gerçekleştirilen ilkeli ve acımasız teşhirine dayanarak, Yunanistan deneyiminden yaşamsal dersler çıkaracak; bu derslerin, devrimci bir Yunan ve Avrupa işçi sınıfı hareketinin gelişiminde son derece önemli olduğu görülecektir.

 

Sayfanın başı

Okuyucularımız: DSWS yorumlarınızı bekliyor. Lütfen e-posta gönderin.



Telif Hakkı 1998-2017
Dünya Sosyalist Web Sitesi
Bütün hakları saklıdır