World Socialist Web Site (www.wsws.org)

www.wsws.org/tr/2015/jun2015/ukra-j04.shtml

Binlerce Ukraynalı Kiev yönetiminin kamu hizmetlerindeki sert fiyat artışını protesto etti

Alex Lantier
4 Haziran 2015
İngilizce’den çeviri (25 Mayıs 2015)

Kiev’deki NATO destekli yönetimin enerji, su ve diğer temel ihtiyaç mallarının fiyatlarını sert bir şekilde arttırma yönündeki kararlarına karşı protestolar artıyor. Anlatılanlara göre, protestocular, bu hafta sonu, Kiev’in şehir merkezindeki hükümet binaları civarına sahte darağaçları kurdular. Protestolar, Kiev’de tahminen 5.000 kişinin fiyat artışlarını protesto etmek için 16 Mayıs’ta yaptığı bir yürüyüşün ardından geliyor.

Kiev’deki sağcı hükümet, Ukrayna yönetiminin Wall Street’teki kredi vericilerine ve Ukrayna’nın doğusundaki Rusya destekli güçlere karşı savaş üzerine askeri harcamaları arttırmaya para akıtmak için, temel mal ve hizmetlere yönelik devlet harcamalarını kesiyor. Sonuç olarak, temel ihtiyaç mallarının tüketici fiyatları hızla yükseliyor.

Sıcak ve soğuk su fiyatları 1 Mayıs’ta yüzde 71 yükseldi. Doğalgaz fiyatları, bir ay önce, bin metre küp başına 1.000 grivnanın (48,20 ABD Doları) biraz üstünden 4.000 grivnanın üstüne çıkarak, yüzde 285 oranında artmıştı.

Geçtiğimiz yıl kamu hizmetleri fiyat tarifesinin yüzde 35 yükselmesinden ve gıda, ulaşım ve sağlık fiyatlarının yüzde 50 ile 200 arasında artmasından sonra, Ukraynalıların neredeyse yüzde 30’unun faturalarını ödeyemez durumda olduğunu gösteren Ocak ayındaki bir habere göre, Ukraynalılar zaten hizmet faturalarını ödeme mücadelesi veriyorlardı. Artık, Ukrayna halkının geniş kesimi aşırı yoksulluk tehdidi altında.

Protestocular, 16 Mayıs günü, Kiev’de, “[Başbakan Arseniy] Yatsenyuk Ukrayna için yoksulluk demektir.” gibi hükümeti suçlayan dövizler taşıdılar.

21 Mayıs’ta, polisle çatışan ve parlamentoya girmeye çalışan protestocular, Kiev’deki Ukrayna parlamentosunun dışında lastikleri ateşe verdiler.

Protestocular, Ukraynalılar tarafından döviz olarak çekilmiş özel kredilerin, Kiev’deki mevcut yönetimi kuran geçtiğimiz yılki NATO destekli darbeden önceki döviz kuru baz alınarak yeniden yapılandırılmasını talep eden “Mali Maidan” hareketindendi. Şimdi, 1 ABD Doları’nın kabaca 5 grivnadan 20 grivnaya çıkmasının ardından, [yabancı paralar üzerinden] kredi almış olan yurttaşların ödeme maliyeti dörde katlanmış durumda.

Ukrayna’daki toplumsal öfke, ülke ekonomisini uluslararası bankaların ve Ukrayna’daki bir avuç multi-milyarder oligarkın yararına yağmalayan Kiev rejiminin gerici ve anti-demokratik politikaları karşısında yükseliyor. Sanayiye yönelik devlet yardımları kesildiği ve madenler kapanmaya zorlandığı için işlerini kaybeden kömür madencilerinin protestolarının yanı sıra, doğu Ukrayna’daki Rusya destekli güçlere karşı savaşmak için batıda yaşayan Ukraynalıları askere alma girişimlerine karşı geniş çaplı asker kaçaklığı söz konusu.

Kiev merkezli Research and Branding Group tarafından Mart ayında yapılan bir kamuoyu yoklaması, Ukraynalıların yüzde 58’inin Devlet Başkanı Petro Poroşenko’nun performansını beğenmediğini ve sadece üçte birinin onu desteklediğini göstermişti. Yatsenyuk, sadece yüzde 24’lük bir onay oranıyla, daha da az tutuluyordu. Bu ankete katılanların yalnızca yüzde 8’i, Ukrayna’nın doğru yolda gittiğini düşündüğünü söylemişti.

Bu, Washington, Berlin ve Avrupa Birliği’nin (AB), Kiev’de NATO yanlısı ve şiddetle Rusya karşıtı bir rejim oluşturmak için desteklediği geçtiğimiz yılki darbenin gerici karakteri üzerine çarpıcı bir hükümdür. Bu hamle, ülkeyi, en az 6.000 kişinin ölümüne yol açan, 1,5 milyon insanı evlerini terk etmeye zorlayan ve Ukrayna ekonomisi ve para birimi çökerken milyarlarca dolara mal olan bir iç savaşa sürükledi.

Darbe, onun Batılı destekçileri tarafından, Rusya yanlısı Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç rejimine karşı bir demokrasi mücadelesi olarak ilan edilen Bağımsızlık Meydanı’ndaki (Maidan) bir dizi sağcı, AB yanlısı protestoların sonucuydu. Yanukoviç, 2013’te, AB ile eksiksiz bir biçimde devlet desteğinde derin kesintiler modelini ve halkın elindekilerin yağmalanmasını gerektiren bir anlaşma imzalamayı reddetmişti ki bu model, şimdi Kiev rejimi tarafından uygulanıyor. Yanukoviç, bu gündeme yönelik halk muhalefetinin hükümetinin devrilmesine yol açacağından korkmuştu.

Buna karşılık, CIA ve onun Avrupalı meslektaşları, AB’ye katılmak için can atan Kiev’deki ve batı Ukrayna’daki cılız bir kentli orta sınıf tabakası içindeki öfkeyi seferber ettiler. Onlar, ABD ve AB yetkilileri ile Sağ Sektör gibi Rusya karşıtı faşist çeteler tarafından desteklenen birkaç on bin kişilik protestolarla, çevik kuvvet polisini yenilgiye uğratmayı ve Yunokoviç rejimini devirmeyi başardılar.

Ukrayna’nın, ekonomik ve kültürel olarak Rusya ile ilişkili doğusundaki sanayi merkezlerinde hiçbir destek almayan Kiev’deki aşırı sağcı rejim, ülkeyi iç savaşa sürükledi. Sonuç, Ukrayna’nın toplumsal ve ekonomik parçalanması ve ülkede, NATO ile Rusya arasında topyekün bir küresel savaşa dönüşme tehlikesi oluşturan bir vekil savaşının ortaya çıkması oldu.

Kiev’deki şimdiki protestolar, Ukrayna’da ve uluslararası işçi sınıfı içinde, pervasız savaş kışkırtıcılığına ve Kiev rejimi ile onun NATO’daki destekçileri tarafından uygulanan mali yağmacılığa yönelik derin muhalefetin bir ilk ifadesidir.

Ukrayna’nın ilk çeyrekteki gayrisafi yurtiçi hasılası geçtiğimiz yıla göre, çarpıcı bir şekilde, yüzde 17,6 düştü ve bu yıl, yüzde 8,5’lik bir düşüş daha bekleniyor. Ukrayna, aynı zamanda, başlıca ticaret ortağı olan Rusya ile ilişkilerin kesilmesi nedeniyle büyük zarara uğradı. Der Spiegel’e göre, daha önce ülkenin ağır sanayi merkezleri olan, savaştan zarar görmüş Donetsk ve Luhansk’taki üretim, sırasıyla, yüzde 50 ve yüzde 87 oranında düşmüş durumda.

Memurların beşte biri işten atıldı, emeklilik maaşlarında kesinti yapıldı ve devlet harcamalarında, ekonominin altını daha fazla oyarak, yüzde 17 kesinti yapıldı.

Her şeye karşın, ABD’li ve Avrupalı yatırımcılar, Ukrayna’nın, kanını emen milyarlarca dolarlık borçları geri ödemeye devam etmesini talep ediyorlar. Geçtiğimiz hafta, Franklin Templeton Investments, T. Rowe Price, TCW Group ve BTG Pactual Europe’u kapsayan bir mali firmalar konsorsiyumu, Ukrayna’nın borcu içindeki alacaklarında herhangi bir kaybı önlemek için Kiev ile görüşme haline olduğunu duyurdu.



Telif Hakkı 1998-2015, Dünya Sosyalist Web Sitesi, Bütün hakları saklıdır