World Socialist Web Site


Bugün Yeni
Olanlar

Haber ve Analiz
Tarih
Sanat Eleştirisi
Polemikler
Bilim
Bildiriler
Röportajlar
Okur Mektupları

Arşiv

DSWS Hakkında
DEUK Hakkında
Yardım

DİĞER DİLLER
İngilizce

Almanca
Fransızca
İtalyanca
İspanyolca
Portekizce
Lehçe
Çekce
Rusça
Sırp-Hırvat dili
Endonezyaca
Singalaca
Tamilce


ANA BAŞLIKLAR

Dünya ekonomik krizi, kapitalizmin başarısızlığı ve sosyalizmin gerekliliği
SEP/DSWS/TEUÖ bölgesel konferanslarında kabul edilen karar önergesi

Bush, Türkiye’ye Irak’ta PKK’ya saldırması için yeşil ışık yaktı
Türk-Kürt çatışmasındaki tarihsel ve siyasi sorunlar

Asya’da tsunami: neden hiçbir uyarı yapılmadı

Mehring Books’tan yeni bir kitap: Amerikan Demokrasisinin Krizi: 2000 ve 2004 Başkanlık seçimleri

Livio Maitan (1923-2004):
eleştirel bir değerlendirme

  DSWS : DSWS/TR : Haber ve Analiz

Yazıcıya hazırla

İsrail ordu-polis baskısı Doğu Kudüs’ü tecrit ediyor

Jean Shaoul
22 Ekim 2015
İngilizce’den çeviri (15 Ekim 2015)

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, hukuk devletini ve temel demokratik hakları askıya alan önlemleri uygulamak için orduyu ve polisi seferber etti.

Netanyahu, aşırı milliyetçi Museviler ile Filistinliler arasında tırmanan çatışmaların ortasında, Filistinli grupların Mescid-i Aksa’yı bir şiddeti tahrik merkezi olarak kullandığını söyledi. Eldeki “tüm araçlar”ın kullanılacağını söyleyen Netanyahu, İsrail’in Filistinli yurttaşlarını ve yerleşimcilerini hedef alan geniş bir güvenlik önlemi sözü verdi. O, “Biz onların sadece haklarını ortadan kaldırmayacağız; onlar bütün bedeli ödeyecekler… her kim ki bize zarar vermek için elini kaldırırsa, onun eli kesilecek” dedi.

Şiddet, İsrail’in, Filistinlilerin, Müslümanlar için Harem-i Şerif ve Museviler için Tapınak Tepesi olarak bilinen Kudüs’ün Eski Şehir’indeki Mescid-i Aksa’ya erişimlerini kısıtlama çabalarıyla tetiklenmişti.

Gerginlik, Musevi yerleşimcilerin Filistinlilere ve mülklerine yönelik artan saldırıları, İsrailli yetkililer tarafından cezalandırılmayan suçlar ve sağcı çetelerin ve milislerinin “Araplara Ölüm” sloganı arkasında aşırı milliyetçi Musevi partiler tarafından seferber edilmesi sonucunda bir süredir artıyordu. Polisin dokunmadığı bu tür çetelerin ortalığı kasıp kavurmalarına izin veriliyor.

Kudüs Belediye Başkanı Nir Barkat, açıkça, Musevi İsraillileri silahlanmaları için teşvik ediyor. Yetkililer, 2013’te, sivil yurttaşlar için yaklaşık 160.000, örgütler için de 130.000 adet silah taşıma ruhsatı verdi. 2008’de çıkartılan bir yasa, yurttaşların mülkiyeti korurken öldürücü güç kullanmasına izin veriyor.

Buna karşılık, yalnızca taşlar, bıçaklar, tornavidalar ya da arabalarıyla silahlanmış olan genç Filistinliler, bıçaklayarak, vurarak ya da araçla sekiz İsrailli Musevi’yi öldürdü.

Dükkanlarını ve ofislerini kapatan İsrail’deki Filistinliler, Pazartesi ve Salı günü iki günlük bir genel grev ilan ettiler. 50.000’i aşkın insan, Salı günü, İsrail’de Filistinliler tarafından şimdiye kadar düzenlenen en büyük gösterilerden birinde, İsrail’in kuzeyindeki Sakhnin’in sokaklarına döküldü.

Kudüs’te ve Batı Şeria’daki tüm büyük Filistin kentlerinde, güvenlik güçleriyle çatışmaların gerçekleştiği kitlesel protestolar düzenlendi. İsrail Silahlı Kuvvetleri (İSK), Gazze’de, geçtiğimiz Cuma ve Cumartesi günleri, İsrail sınırına yaklaşan on binlerce silahsız Filistinliye ateş açtı ve en az dokuz protestocuyu öldürdü.

Filistin Sağlık Bakanlığı’na göre, güvenlik güçleri, 15’i Batı Şeria’da ve 11’i Gazze Şeridi’nde olmak üzere, Ekim başından beri 29 Filistinliyi öldürdü. Ölenlerin çoğu hiçbir tehdit oluşturmuyordu ya da öldürülmeden önce zaten kontrol altına alınmıştı. En az 1.300 Filistinli, gerçek mermi, plastik mermi ve biber gazıyla yaralandı.

Komşu Ürdün’de, çeşitli üniversitelerdeki öğrenciler, Filistinlilerle dayanışma amacıyla okulları boykot ettiler.

İsrail bakanlar kurulu, nüfusun yüzde 20’sini oluşturan İsrail’deki Filistinlileri bastırmada polise yardım etmek için ordunun altı bölüğünü büyük kentlerde ve ülke genelindeki karayolları boyunca konuşlandırmayı kararlaştırdı. Bakanlar kurulu, İsrail’in Arap komşularıyla 1967 savaşının ardından yasadışı olarak ilhak ettiği Doğu Kudüs’ü çevreleyen köylerdeki insanların ve araçların hareketini denetlemek için polis kontrol noktaları kurulmasını onayladı.

Polis, etkin bir şekilde, çoğunlukla Filistinlilerin yaşadığı Doğu Kudüs’ü tecrit etmiş durumda.

Netanyahu, ayrıca, Kudüs’teki “sürtüşme ve kışkırtma merkezleri”nin kapatılmasını emretti. O, İsrail hükümeti tarafından yıkılan evlerin yeniden inşasını yasakladı ve saldırılarla suçlananların oturma haklarının kalıcı olarak yürürlükten kaldırılması emri verdi. Diğer önlemler, Kudüs’te kamu ulaşımını korumak için, 300 güvenlik görevlisi ile halen silah altına alınmış 850 yedeğe ek olarak, 1.400 Sınır Polisi yedek gücü dahil, 16 paramiliter Sınır Polisi taburunun konuşlandırılmasını kapsıyor.

İki ek tabur Batı Şeria’ya, üç bölük İsrail ile Batı Şeria’yı ayıran Yeşil Hat’a gönderildi ve iki tabur, asker sayısını yüzde 50 arttıracak şekilde Gazze Şeridi sınırına konuşlandırıldı.

Netanyahu’nun açıklamaları öncesinde, kentin birçok dükkanının kapalı olduğu ve insanların evlerinden çıkmadığı büyük bölümü ıssız olmasına rağmen, Doğu Kudüs’ün sokaklarında büyük bir asker ve polis varlığı söz konusuydu.

Huzursuzluktan Filistinli siyasi liderleri suçlayan Netanyahu, onlara yönelik bir kısıtlama ilan etti. O, 2001’den beri Mescid-i Aksa’da önemli bir varlığa sahip olan Şeyh Raid Salah önderliğindeki İslami Hareket’in kuzey kolunu yasaklama olasılığını inceliyor.

İsrail’in polis şefi Aharon Aksol, kuzeydeki İslami Hareket’i, çatışmaları ve Musevilere yönelik son saldırıları kışkırtmakla suçladı. Pazartesi günü, kuzeydeki İslami Hareket’in önderi Şeyh Yusuf Abu Gammah’ı şiddeti kışkırtmak ve İsrail’in güneyindeki Bedevi kasabası Rahat’ta yasadışı bir toplantı örgütlemekle suçlayan polis, onu tutukladı. İsrail, geçtiğimiz ay, cami temelli bir İslami öğrenci hücresi olan Murabitun’u yasaklamıştı.

Başbakan, ayrıca, bir röportajda Filistinlileri bir “halk intifadası” başlatmak için Mescid-i Aksa’da toplanmaya çağırdığı iddiasıyla, İsrailli milletvekili Haneen Zoabi’yi de kışkırtma suçuyla mahkemeye vermeye çalışıyor. Netanyahu, onu, “İsrail yurttaşlarına karşı topyekün terör” çağrısında bulunmakla suçladı.

Netanyahu, Filistin polisi İsrail’in muhalefeti ezmesine yardım etmek amacıyla göstericilere saldırmış olmasına rağmen, Batı Şeria’daki Filistin Yönetimi’ni bile [olayları] tahrik etmekle suçladı. O, ilerideki herhangi bir huzursuzluktan Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas’ı sorumlu tutacağı tehdidinde bulundu.

“Kurbanların vergilerini kullanan teröristlerin yasal avukatlık ve temsil edindiği kuruntulu politika”yı durdurma çağrısı yapan Kültür ve Spor Bakanı Miri Regev, Adalet Bakanı’ndan terör sanıklarının yasal savunmasına son verme talebinde bulundu.

Netanyahu, tamamı kendisini Filistinlilere karşı “yumuşak” olmakla eleştiren, İsrail Evimiz Partisi, kendi Likud partisi ve çeşitli dinci partilerdeki sağcı rakiplerinden gelen devasa baskı altında.

O, sözde “merkez sol”dan gelen eleştirilerle de karşı karşıya. Siyonist Birlik’in (eski İşçi Partisi) önderi Isaac Herzog, Batı Şeria’nın tecrit edilmesini istedi. Netanyahu, bunu, ordu komutanlarından gelen, bunun saldırıları azaltmayacağı ve İsrail’e yönelik, Filistinlileri toplu olarak cezalandırmak olduğu eleştirilerinin önünü açacağı uyarısının ardından reddetti.

ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, son şiddet dalgası için İsrail’i ya da Filistinlileri suçlama niyetinde olmadığını söyledi. O, Washington’daki bir basın açıklamasında, “Ben uzaktan birilerini suçlamayacağım.” dedi. “Bu, herkesin geleceğine zarar veren bir kısır döngü… Ancak aynı Filistinli bir aileye yönelik yerleşimci şiddetini kınadığımız gibi, üç masum İsraillinin öldürülmesi gibi bir şiddet gördüğümde onu da kınayacağım.”

Kerry, Başkan Obama’nın “tırmanan gerilimler hakkındaki… derin kaygı”sını vurguladı ve ekledi: “Tüm taraflar sükuneti yeniden sağlamak için girişimde bulunmalı.”

Washington, artan şiddetin Arap dünyası genelinde halk muhalefetini tutuşturabileceğinden korkuyor. Kerry, Ortadoğu’yu ziyaret edeceğini ve durumu “bu uçurumdan uzağa” taşımaya çalışacağını söyledi.

 

Sayfanın başı

Okuyucularımız: DSWS yorumlarınızı bekliyor. Lütfen e-posta gönderin.



Telif Hakkı 1998-2017
Dünya Sosyalist Web Sitesi
Bütün hakları saklıdır