World Socialist Web Site


Bugün Yeni
Olanlar

Haber ve Analiz
Tarih
Sanat Eleştirisi
Polemikler
Bilim
Bildiriler
Röportajlar
Okur Mektupları

Arşiv

DSWS Hakkında
DEUK Hakkında
Yardım

DİĞER DİLLER
İngilizce

Almanca
Fransızca
İtalyanca
İspanyolca
Portekizce
Lehçe
Çekce
Rusça
Sırp-Hırvat dili
Endonezyaca
Singalaca
Tamilce


ANA BAŞLIKLAR

Dünya ekonomik krizi, kapitalizmin başarısızlığı ve sosyalizmin gerekliliği
SEP/DSWS/TEUÖ bölgesel konferanslarında kabul edilen karar önergesi

Bush, Türkiye’ye Irak’ta PKK’ya saldırması için yeşil ışık yaktı
Türk-Kürt çatışmasındaki tarihsel ve siyasi sorunlar

Asya’da tsunami: neden hiçbir uyarı yapılmadı

Mehring Books’tan yeni bir kitap: Amerikan Demokrasisinin Krizi: 2000 ve 2004 Başkanlık seçimleri

Livio Maitan (1923-2004):
eleştirel bir değerlendirme

  DSWS : DSWS/TR : Haber ve Analiz

Yazıcıya hazırla

NATO-Rusya görüşmeleri Avrupa’da askeri çatışma endişelerinin ortasında sürüyor

Alex Lantier
25 Nisan 2016
İngilizce’den çeviri (21 Nisan 2016)

NATO ülkelerinin ve Rusya’nın elçileri, dün, Brüksel’de, Kiev’deki NATO destekli darbe ve onu izleyen Ukrayna’daki çatışmanın ardından Şubat 2014’te askıya alınan NATO-Rusya Konseyi’nin toplantısı için bir araya geldiler.

Konsey görüşmelerinin yeniden başlamasını teşvik eden başlıca endişe, Doğu Avrupa’ya NATO askeri konuşlanmalarının ve bunun sonucunda oluşan NATO ile Rus güçleri arasındaki yakınlaşmanın bir askeri çatışmaya yol açabileceği ve topyekün bir savaşı tırmandırabileceği korkusuydu. Toplantı, Rus savaş uçaklarının Baltık Denizi bölgesinde Rusya civarında faaliyet gösteren NATO savaş gemilerine ve gözetim uçaklarına çok yakın uçtuğu bir dizi olayın ardından geldi.

Toplantının ardından, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, “Ben sadece NATO-Rusya Konseyi’nin bir toplantısına başkanlık ettim. Ve bizler, siyasi diyalogu genişletmek için siyasi kanalları sürdürmenin hepimizin çıkarına olduğu konusunda hemfikiriz.” diye konuştu.

Stoltenberg’e göre, tartışılan konular, “Ukrayna’daki ve çevresindeki kriz, bölgesel terörist tehditler dahil Afganistan’daki güvenlik durumu”nu ve “askeri faaliyetler” ile ilgili “şeffaflık ve risk azaltma”yı kapsıyordu.

O, “NATO müttefikleri, Rus askeri uçağının Baltık bölgesinde dahil olduğu geçtiğimiz haftaki olaylar hakkındaki endişesini ifade ettiler. Şeffaflığı ve öngörülebilirliği arttırmak için hangi adımları atabileceğimiz üzerine düşünmek önemli. Özellikle gerilimler yüksek olduğunda, siyasi diyalog, farklılıklarımızı tartışmak ve askeri olaylar riskini azaltmak için gerekli.” diye belirtti.

Stoltenberg’in sözleri, NATO’nun Kiev darbesinden bu yana Avrupa’da izlediği pervasız politikaların, uluslararası gerilimleri, korkunç sonuçlara sahip bir askeri tırmanmaya yol açacak şekilde bir sınır çatışmasının kolayca patlak verebileceği noktaya yükselttiğinin çok az örtülü bir itirafıdır.

Tehlikenin yakınlığı, geçtiğimiz yıl Türk savaş uçakları Suriye üzerinde bir görev uçuşu yapan Rus bombardıman uçağını vurup düşürdüğünde açıkça ortaya konmuştu: NATO üyesi bir devlet Kore Savaşı’ndan beri ilk kez, 60 yılı aşkın bir süre sonra bir Rus savaş uçağını yok etmişti.

Yine de, NATO-Rusya konseyi toplantısı, Avrupa’nın ve tüm dünyanın karşı karşıya olduğu muazzam tehlikelere rağmen, büyük güçler arası gerilimleri yatıştırmak için hiçbir somut eylem belirlemedi. “NATO ve Rusya derin ve kalıcı anlaşmazlıklara sahip. Bugünkü toplantı bunu değiştirmedi.” diye belirten Stoltenberg, Rusya ile “pratik işbirliğine hiçbir dönüş olmayacağı”nı doğruladı.

Toplantı, ABD Başkanı Barack Obama ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında, Rus ağır silahlarının orada olası bir yeni saldırıya yönelik olarak Suriye’nin kuzeyinde konumlandırıldığı haberleri üzerine, ABD’li yetkililerin “yoğun” olarak betimlediği bir telefon görüşmesinden iki gün sonra yapıldı.

Mevcut durumdaki askeri tırmanma tehlikesi, Alman diplomat, Münih Güvenlik Konferansı başkanı Wolfgang Ischinger tarafından da, Deutsche Welle ile bir röportajda vurgulandı. Ischinger, NATO-Rusya Konseyi görüşmelerinin aniden kesilmesinin NATO için bir hata olup olmadığı sorulduğunda, görüşmeleri askıya alma kararı “diplomasi için mükemmel bir an değildi” yanıtını verdi ve mevcut durum, “Soğuk Savaş’ın sona ermesinden beri en tehlikeli” halde, diye ekledi.

O, “Geçtiğimiz birkaç gün içinde, Baltık Denizi’nde, Rus askeri uçağı ile bir ABD savaş gemisi ve keşif uçağı arasında ‘yakın karşılaşma’ söz konusu oldu. Böylesi durumlarda, tek yanlış hamle hızla hesaplanamaz bir tırmanmaya yol açabilir.” diye belirtti.

Ischinger, NATO-Rusya Konseyi’nin yeniden bir araya gelmesi gerektiğini vurguladı ve ekledi: “İlk işin, aşırı ihtiyaç duyulan, 7/24 çalışan bir kriz önleme düzenlemesinin kurulması olması gerektiğini söyleyebilirim. Batılı ve Rus yetkililerin bu tür tehlikeli yaklaşmalardan ve bunların yol açtığı olası yanlış anlamalardan kaçınıldığından emin olması gerekir.”

Bu tür açıklamalar, NATO güçlerinin son birkaç yıldır izlediği, Rusya ve Çin ile gerilimleri saldırgan bir şekilde körükleyen provokatif politikanın, dünyayı, nükleer silahlı güçler arasında bir dünya savaşının eşiğine getirmiş olduğunu vurgulamaktadır. Ischinger’in sözleri, aynı zamanda, Kiev darbesine ve onun sonucunda ortaya çıkan Ukrayna’daki NATO-Rusya vekil savaşına ilişkin -tüm çatışmadan yanlış bir şekilde Rus saldırganlığını sorumlu tutan- resmi tanımın altını oymaktadır. Bu açıklamalar, Kiev darbesinin ardından iletişim hatlarını aniden kesen tarafın Kremlin değil NATO olduğunu netleştirmektedir.

Yine de, Washington ile Berlin’in öncüğündeki tüm NATO güçleri, Rusya ile Ukrayna üzerine bir çatışma politikasının gerisine düşmüş durumda. Bizzat NATO, özellikle Doğu Avrupa’da önde gelen hükümetlerin katı, Rusya karşıtı bir hat için bastırmasıyla, NATO’nun çatışmayı hafifletme yönündeki sınırlı girişimleri üzerine derinlemesine ve açıkça bölünüyor.

Temmuz’da Varşova’daki bir NATO zirvesinde hükümetinin Doğu Avrupa’da Rusya’yı hedef alan aralıksız NATO askeri tırmanması isteyeceğini ilan eden Polonya Savunma Bakanı Antoni Macierewicz, Rusya sınırları yakınındaki NATO askerlerinin gücünün daha fazla arttırılması çağrısında bulundu. O, Rzeczpospolita gazetesi ile bir röportajda, “Şimdiye kadarki tüm Rus tavrı, saldırı için sistematik hazırlığa delalet ediyor. Ve şimdi, bunun hakkında açıkça konuşma zamanı.” dedi.

Le Monde, Almanya ile Fransa’nın, Baltık cumhuriyetlerinden, Polonya’dan ve Kanada’dan gelen muhalefet karşısında NATO-Rusya Konseyi toplantısı için bastırdığını bildirdi. Gazete, “Yalnızca birkaç hafta önce düşünülemez olan bir olayı sonunda mümkün kılan, gerçekte ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin daha uzlaştırıcı tutumuydu.” diye ekledi.

Rus yetkililer, gerilimleri yatıştırmak için daha fazla görüşmeye açık olduklarını fakat bu gerilimlerin NATO Doğu Avrupa’da Rusya’yı tehdit eden askeri varlığını tırmandırdığı sürece dinmeyeceğini belirttiler.

Rusya’nın NATO elçisi Aleksandr Gruşko, konsey toplantısından ayrıldığı sırada, “Güven arttırıcı önlemler üzerine daha ileri bir diyalog, NATO’dan Rusya sınırlarındaki askeri hareketliliği kesme yönünde gerçek hamleler olmaksızın imkansızdır.” dedi ve ekledi: “NATO’nun Rusya’yı caydırmaya dayanan politikası ve askeri planlaması, güven arttırıcı önlemler oluşturma yönündeki herhangi bir planla bağdaşmamaktadır.”

Bununla beraber, Kremlin, görünüşte oranın güvenlik güçlerini eğitmek için binlerce askerini ülkede tutan NATO’nun Afganistan’daki “Kararlı Destek” operasyonunu genişletme yönündeki gerici planı gibi seçilmiş önlemlerde işbirliğine açık olduğunu belirtti.

 

Sayfanın başı

Okuyucularımız: DSWS yorumlarınızı bekliyor. Lütfen e-posta gönderin.



Telif Hakkı 1998-2017
Dünya Sosyalist Web Sitesi
Bütün hakları saklıdır