World Socialist Web Site (www.wsws.org)

www.wsws.org/tr/2016/feb2016/inte-f18.shtml

Uluslararası Sosyalist Örgüt, Bernie Sanders ve Demokratik Parti

Tom Hall ve Barry Grey
18 Şubat 2016
İngilizce’den çeviri (9 Şubat 2016)

Iowa parti toplantısı üzerine Uluslararası Sosyalist Örgüt’ün (ISO) Socialist Worker [Sosyalist İşçi] web sitesinde “Iowa’nın Radikal Mesajı” başlığıyla yayınlanan bir yazı, örgütün, kendisini “demokratik sosyalist” olarak tanımlayan Bernie Sanders’ın kampanyası üzerinden Demokratik Parti’ye yönelik yanılsamaları destekleme çabalarını ileriye taşıyor.

Yazının ana hattı, Demokratik Partili başkan adayı Sanders’ın gerçek bir ilerici, hatta sosyalist olduğu; Demokratik Parti’nin Amerikan kapitalist sınıfına Cumhuriyetçilerden her nasılsa daha az minnettar olduğu ve emekçilerin ve gençliğin, aşağıdan baskı uygulama yoluyla hem Sanders’ı hem de Demokratik Parti’yi bir bütün olarak sola itmeye çalışması gerektiğidir.

ISO’nun ayırt edici bir özelliği, Marksizm karşıtı sahte solu oluşturan diğer tüm örgütlerde olduğu gibi, siyasi gelişmelerin, siyasi partilerin ya da figürlerin herhangi bir sınıfsal çözümlemesini reddetmesidir. Bu, ISO’yu, “sol” ve “ilerici” gibi bulanık terimlerin sis perdesinin arkasında, sol söylemli burjuva adayları ve partileri destekleme yönünde serbest bırakmaktadır.

Bu [destek], büyük şirketlerin her iki partisine yönelik kitlesel yabancılaşma ve bütün siyaset kurumunun şiddetli bir meşruiyet krizi koşulları altında, egemen seçkinler için artan bir şekilde acildir. Bu süreç, Sanders’ın kendisi dahil olmak üzere siyaset ve medya kurumunun sürprizle karşıladığı, Sanders’a yönelik halk desteğinde bir yansıma bulmuştur.

Sanders’ın toplumsal eşitsizliğe ve Wall Street’in caniliğine odaklanan kampanyası, işçiler ve gençlik arasında yükselen militanlığın ve siyasi radikalleşmenin bir ifadesi değildir. Aksine, bu kampanya, Amerikan egemen sınıfının, geniş toplum kesimleri içinde siyasi bilinçteki sola kaymaya yanıtıdır. Onun amacı, bu gelişmeyi Demokratik Parti’nin arkasına kanalize etmek ve siyasi olarak zararsız hale getirmektir.

Egemen sınıf için, halkın Sanders’a yönelik yanılsamalarının gelişmesine yardım etmek ve böylece, Demokratik Parti’ye yönelik sönük yanılsamaları yeniden canlandırmak, bu nedenle önemlidir. ISO’nun oynadığı rol budur.

Yazının ilk paragrafında “Demokratik başkan adaylığı için ilk ön seçimin kazananı, Vermont sosyalistiydi.” diye yazan Danny Katch ve Alan Maass, Sanders’ın bir sosyalist olduğu yönündeki asılsız iddiaya apar topar itibar kazandırmaya girişiyor. Onlar, yazılarını, Sanders’ı “demokratik sosyalist bir aday” olarak adlandırarak, aynı notla bitiriyorlar.

Bu ana fikir daha da geliştiriliyor ve onun, “siyasi devrim” hakkındaki boş konuşması dahil düzen karşıtı söylemi gerçek olarak yutturuluyor. Bu, Vermont senatörünün onlarca yıl Kongre’de Demokratik Partili olarak hizmet ettiği ve tüm Demokratik Parti yönetimlerini desteklediği gerçeğine rağmen yapılmaktadır.

Bizzat ISO yazarları, Sanders’ın programında, sosyalist talepler şöyle dursun herhangi bir geniş kapsamlı reform önerisinin yokluğuna dikkat çekiyorlar. Onlar, Sanders’ın “sosyalizm ve devrim hakkında radikal sözler”inin, “Demokratik Parti’nin liberal geçmişine daha yakından benzeyen, devrimci olmaktan çok uzak siyasi görüşleri tanımlamak için” kullanıldığını kabul ediyorlar. Yazı şöyle devam ediyor: “Ve onun [Sanders’ın], geleneksel anaakım Demokratlardan ve hatta birkaç ılımlı Cumhuriyetçiden ayırt edilmesinin olanaksız olduğu dış politika gibi konulardan bahsetmeye bile gerek yok.” Bu, ISO’nun, Sanders’ın Amerikan emperyalizmine ve onun kanlı saldırganlık savaşlarına tam desteğinden söz etmesinin örtülü yoludur.

Ancak bu [kabuller], nabza göre şerbet veren yazarların, Sanders’ın kampanyası, Hillary Clinton tarafından temsil edilen ve “[Demokratik] parti tabanının usandığı”, “toplumsal uzlaşma türü”ne “karşı çıkanlar için umudu temsil ediyor” diye yazmasına engel oluşturmuyor.

Onlar, başka bir noktada, Sanders’ın Demokratik Parti’nin seçmen tabanını genişletmekten ibaret olan sözde “siyasi devrim”ine onay veriyorlar. Yazarlar, birçok Sanders destekçisi, önümüzdeki haftalarda, “Sanders’ın çağrıda bulunduğu ‘siyasi devrim’e cidden ihtiyaç duyan çürümüş ve eşitsiz bir statüko lehine tasarlanmış bir sistemi mahkum etmelerinde desteklenecekler.” diye yazıyorlar.

ISO’nun Clinton’ı bir “uzlaştırıcı” olarak nitelemesi, onun, bu Wall Street, Pentagon ve CIA partisinin gerici karakterini önemsiz gibi gösterme çabalarına işaret etmektedir. Multi-milyoner eski dışişleri bakanı Clinton, Suriye ile Libya’daki savaşların organize edilmesinde önemli bir rol oynadı ve insansız hava aracı suikastları programını destekledi. O, Obama’nın bakanlar kurulunun bir üyesi olarak, yönetimin, kemer sıkma ve baskı yönündeki iç politikalarının uygulanmasına yardımcı oldu. Clinton’ın cani egemen sınıfın bir temsilcisi olarak değil de, salt bir “uzlaştırıcı” olarak etiketlenmesi, ISO’nun bir bütün olarak Demokratik Parti’ye ilişkin tutumunu yansıtmaktadır.

Yazarlar, bir başka yerde, Sanders’ın geçtiğimiz baharda başkan adaylığını ilan etmesini, “Genel olarak iki partili statükoya ve özel olarak da hem sola hem de sağa hitap eden, neoliberalleşmiş Demokratik Parti’ye yönelik hoşnutsuzluğun açık ve hoş karşılanan bir belirtisi” olarak selamlıyorlar [vurgular sonradan]. Başka bir ifadeyle, sorun, Demokratik Parti’nin kendisi değil, ama sadece onun yakın zamandaki cisimleşmesidir.

ISO’nun kendi sınıfsal konumunu gizlemeye yönelik bulanık, sınıf dışı, Marksist olmayan terminoloji kullanımı, Clinton’ı destekleyen Demokratik Partililerin üstünü peşinen örtmek isteyen yazarlar, “iyi tanınan pek çok ilerici ses”, parti kurumunun Sanders’a karşı saldırılarında yer alacağını yazdığında, başka bir noktada ortaya çıkıyor. Onlar, “ilerici” adlandırmasını, “neo-liberalleşmiş” parti kurumuna destek ile uyumlulaştırmaya kalkışmıyorlar.

Yazarlar, yazının sonuna doğru, ISO’nun, Sanders’ın bir bağımsız ya da üçüncü parti adayı olarak değil, bir Demokrat olarak aday olduğu gerçeğine ilişkin taktiksel kelime oyununu pekiştiriyorlar. Onlar, şöyle yazıyor: “Ve ne yazık ki, Sanders, kampanyasının başından itibaren, başkan adaylığını kaybetmesi halinde, kampanyasını bağımsız bir adaylığa ya da Yeşil Parti’den Jill Stein gibi gerçek solcu bir adayı desteklemeye dönüştürmektense, sadece Demokratik Parti’nin adayını destekleyeceğini açıkça ortaya koymuştur.”

Yani, [ISO’ya göre] Sanders, bu kararın onun sınıfsal konumuyla ya da onun sözde “siyasi devrim”inin esas karakteriyle hiçbir ilişkisi yokmuş gibi, Demokratik Parti başkan adaylığı için aday olmaya karar vererek talihsiz bir hata yapmıştır.

Ayrıca, orada, herhangi bir nesnel içerikten yoksun “gerçek solcu aday” ifadesi bulunuyor. Gerçekte, Yeşil Parti, desteğinin çoğunu orta sınıfın daha varlıklı kesimlerinden alan bir burjuva partisidir ve işçi sınıfının çıkarlarına düşmandır. Jill Stein’in uluslararası meslektaşları, Avrupa hükümetleri tarafından uygulanan savaş, kemer sıkma ve baskı politikalarını tümüyle desteklediler ve şu anda, kıta çapında, sığınmacılara ve Müslümanlara karşı ırkçı bir cadı avının kışkırtılmasında yer alıyorlar.

Sanders bağımsız olarak aday olmaya karar vermiş olsaydı bile, bu, onun kampanyasının karakterini özünde değiştirmeyecekti. Amerikan egemen sınıfı, 19. yüzyılın sonundaki Halkçı Parti’den 1948’deki Henry Wallace’ın “İlerici Parti” kampanyasına kadar, toplumsal hoşnutsuzluk için yıldırımsavarlar olarak işlev gören ve işçi sınıfının bağımsız bir siyasi hareketini önceden önlemeye hizmet eden sözde “bağımsız” ve “üçüncü parti” kampanyaları icat etmekte pek çok deneyime sahiptir.

Sanders’ın kampanyasının ISO tarafından tüm sunuluşunun esas noktası, halktan gelen basıncının Sanders’ı ve Demokratik Parti’yi sola kaydırabileceği; bu sağcı kapitalist partinin, bir şekilde emekçilerin ihtiyaçlarını ve çıkarlarını güvence altına almanın bir aracı işlevini görebileceği yönündeki yanılsamaları teşvik etmektir.

ISO, sekiz yıl önce, bütün sahte sol ile birlikte, Barack Obama’nın başkanlık kampanyasının ateşli amigosu olmuştu. ISO, Obama’nın seçilmesini, on yılların siyasi gericiliğine son verecek ve Amerika’da ilerici sosyal reformun yeni bir dönemini başlatacak “dönüştürücü” bir olay olarak göklere çıkarmıştı. ISO, Obama, öncelinin gerici politikalarını sürdürüp yoğunlaştırarak kampanya sözlerinden yıldırım hızıyla döndüğünde, aşağıdan gelen halk basıncının Obama’yı sağın etkisinden kurtarabileceği ve onun ilerici reform doğrultusundaki sözümona doğal eğilimlerini izlemesine imkan verebileceği çizgisini benimsedi.

Elbette, bunun, siyasi bir sahtekarlık olduğu milyonlarca deneyim eliyle kanıtlandı. Ancak ISO, sahte sol topluluğun geri kalanı gibi, geçmişinin hesabını asla vermemiştir. Aynı sinik yöntemi kullanan ISO, aynı gerici amaçlar için bu kez Sanders'a yönelik benzer yanılsamaları destekleme yönünde bir kampanyaya girişmiştir.



Telif Hakkı 1998-2015, Dünya Sosyalist Web Sitesi, Bütün hakları saklıdır