World Socialist Web Site


Bugün Yeni
Olanlar

Haber ve Analiz
Tarih
Sanat Eleştirisi
Polemikler
Bilim
Bildiriler
Röportajlar
Okur Mektupları

Arşiv

DSWS Hakkında
DEUK Hakkında
Yardım

DİĞER DİLLER
İngilizce

Almanca
Fransızca
İtalyanca
İspanyolca
Portekizce
Lehçe
Çekce
Rusça
Sırp-Hırvat dili
Endonezyaca
Singalaca
Tamilce


ANA BAŞLIKLAR

Dünya ekonomik krizi, kapitalizmin başarısızlığı ve sosyalizmin gerekliliği
SEP/DSWS/TEUÖ bölgesel konferanslarında kabul edilen karar önergesi

Bush, Türkiye’ye Irak’ta PKK’ya saldırması için yeşil ışık yaktı
Türk-Kürt çatışmasındaki tarihsel ve siyasi sorunlar

Asya’da tsunami: neden hiçbir uyarı yapılmadı

Mehring Books’tan yeni bir kitap: Amerikan Demokrasisinin Krizi: 2000 ve 2004 Başkanlık seçimleri

Livio Maitan (1923-2004):
eleştirel bir değerlendirme

  DSWS : DSWS/TR : Haber ve Analiz

Yazıcıya hazırla

Fransa ile Belçika’da kemer sıkmaya karşı grevler sendikaların satış basıncına karşı koyuyor

Alex Lantier
14 Haziran 2016
İngilizce’den çeviri (9 Haziran 2016)

Fransa’da ve Belçika’da kemer sıkmaya karşı grevler bir satış yönündeki sendika basıncına rağmen demiryolu ve kamu işçileri arasında devam ederken, Fransa’da Sosyalist Parti (PS) hükümetinin geriletici iş yasasına karşı grevler çöp toplama ve arıtma işçileri arasında yayılıyor.

Çöp toplama işçileri greve gitti ve Paris’teki kamyon depoları ile arıtma tesislerini ve resmi olarak grev oylaması yaptıkları Marsilya bölgesinde atık tehdidi yaratacak şekilde Fos-sur-Mer’deki büyük çöp yakma fırınını bloke ettiler. Çöp toplama işçileri, aynı zamanda, St. Etienne ve Lyon dahil, diğer birkaç kentte daha grev yaptılar.

Paris belediyesi, yaptığı bir açıklamada, kendi işyerlerini bloke eden grevci çöp toplama işçilerine saldırmak üzere “Çarşamba sabahı güvenlik güçlerini çağırdığı”nı doğruladı. Paris’in Ivry-sur-Seine, Issy-les-Moulineaux ve Saint-Ouen banliyölerindeki çöp toplama tesislerinde de grev çağrıları ve blokajlar söz konusu.

Paris bölgesi atık yönetim dairesi Syctom’un personel şefi Patrice Furé, “İşler karmaşıklaşıyor” dedi.

O, Reuters’a, “Grev hareketi şu anda büyüyor.” dedi ve ekledi: “Etkilenmeye başlayan özel şirketler var. Bizler, coşkusu kalmayan bir hareket ile karşı karşıya değiliz, tam tersine.”

Çöp toplama grevleri, Fransa ve Belçika’daki demiryolu sendikaları ücret ve yan ödeme kesintilerine ve Fransız ve Belçika hükümetlerinin iş reformlarına karşı greve devam etmeyi oylarken geldi. Belçika’da, Flamanca konuşan ACOD-Spoor sendikası yönetimle bir anlaşma arayacağını belirtirken, Fransızca konuşan Kamu Sektörü Genel Konfederasyonu (CGSP) grevi bir hafta uzattı. Çöp toplama grevi, Mons, Tournai ve Liège kentleri dahil olmak üzere Belçika’nın Fransızca konuşulan bölgesinde yayılıyor.

Grev hareketi, Fransa’da, sendika bürokrasilerinin devlet yetkilileriyle gizli görüşmelerine rağmen devam ediyor ve PS hükümetinin yaklaşan Euro 2016 futbol kupası öncesinde grevleri sona erdirme yönündeki basıncı yoğunlaşıyor.

Kuzeydeki Donges ve Gonfreville-l’Orcher ile Marsilya yakınındaki Rhône vadisinde bulunan Feyzin dahil olmak üzere, en önemli rafineriler hala grevde ve Lavéra tesisi hala bir dereceye kadar bloke ediliyor. Paris civarındaki Grandpuits rafinerisinde, CGT kaynaklarına göre, belirlenemeyen sendikaların bir grev oylaması çağrısı yapmasının ve greve karşı çıkan işçileri oraya yığmasının ardından, tesisteki işçilerin çoğunluğu grevi sürdürmeye istekli olmasına rağmen çalışma yeniden başladı.

Salı günü, Fransız demiryolu sendikaları, demiryolu yönetimi ve devlet yetkilileri ile yoğun görüşmelerin ardından, grev çağrılarını zar zor sürdürdüler.

Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Fransız Stalinist lider Maurice Thorez’in 1936 genel grevini işçi sınıfı iktidarı almadan bitirmek için yaptığı kötü ünlü çağrıya gönderme yaparak, “Ünlü bir alıntı uyarınca, bir grevi ne zaman sona erdireceğinizi bilmeniz gereken bir an vardır.” diye belirtti.

Hollande’nın 1936 genel grevine ve Fransa Komünist Partisi’nin hain rolüne yönelik imalı referansı, PS’nin, ezici halk muhalefeti karşısında geriletici yasaları zorla geçirirken, Avrupa burjuvazisinin işçi sınıfıyla devrimci boyutlarda bir siyasi karşılaşmayı kışkırttığını onayladığı anlamına gelmektedir. Onun ana stratejisi, işçi sınıfı içinde devrimci önderliğin yokluğunu kendi çıkarına kullanmaktır.

Fransa’da yasayı geri çekmeye zorlamanın tek yolunun, işçi sınıfının PS hükümetini alaşağı etmesi olduğu artık açıktır. Mücadeleleri işçi sınıfının sınırlı kesimleri içinde yalnızlaştırmak için sendikalara ve onların siyasi müttefiklerine güvenen PS, işçi sınıfı içindeki tüm muhalefete rağmen yasaya sadık kalma niyetinde olduğunu belirtmiştir.

Sendika bürokrasileri daha geniş bir öfkeyi ve 1936 genel grevi gibi işçi mücadelelerinin kontrol edilemez bir patlamasını kışkırtma korkusuyla demiryolu grevini bitirmeye cesaret edemezken, grev hareketine ellerinden geldiği kadar fren uyguluyorlar. Bunda, başlıca rol, Stalinist Genel İşçi Konfederasyonu (CGT) ve küçük-burjuva Yeni Anti-Kapitalist Parti’ye yakın olan Dayanışma Birlik Demokrasi (SUD) sendikası tarafından oynanıyor.

Salı günü, hükümet kaynakları, Le Monde gazetesine şu açıklamayı yaptılar: “CGT Salı sabahı bir anlaşmaya varmaya karşı çıkmak istiyor gibi görünmüyordu, ancak bütün durum, ne yazık ki, iş yasası ile ilgili ulusal duruma bağlı.”

Bununla birlikte, onlar, PS’nin iş yasası reformunda ve Fransız demiryolu sektörünü özelleştirme hamlelerinde taviz vermeyeceğini açıkça ortaya koydular: “Yeni pazarlıklar olmayacak. Bu gece görüşülen anlaşma yürürlüğe girmeyecek, ama SNCF [Ulusal Demiryolları Kuruluşu] yönetiminin tek taraflı önlemleri söz konusu olacak.”

PS bağlantılı sendikalar açıkça grevi bitirmeyi talep ederlerken, CGT Salı günü ilk kez demiryolu grevini sürdürme yönünde resmi bir çağrı yayınlamadı. Bununla birlikte, SUD sendikasının grevi sürdürme çağrısına karşı çıkmadı.

Sendikaların düzenlediği genel kurullara katılan ve Dünya Sosyalist Web Sitesi’ne (WSWS) konuşan grevci işçiler, sendikaların, açıkça grevi bırakma çağrısı yapmasalar da, bunun temsil edeceği yenilgiyi önemsiz gibi gösterecek şekilde, iş yasası geri çekilmeksizin grevi bitirmeyi tartışmaya başladıklarını söylediler. 

Bir işçi, WSWS’ye, “Onlar, protestoların enerji ve liman işçilerini zaten daha yakın şekilde bir araya getirmiş olduğunu söylediler. Protestolarda ne olursa olsun, mahcup olmamamız gerektiğini çünkü iyi mücadele etmiş olduğumuzu söylediler.” diye konuştu.

http://www.wsws.org/en/articles/2016/05/13/fran-m13.html

 

Sayfanın başı

Okuyucularımız: DSWS yorumlarınızı bekliyor. Lütfen e-posta gönderin.



Telif Hakkı 1998-2017
Dünya Sosyalist Web Sitesi
Bütün hakları saklıdır