World Socialist Web Site


Bugün Yeni
Olanlar

Haber ve Analiz
Tarih
Sanat Eleştirisi
Polemikler
Bilim
Bildiriler
Röportajlar
Okur Mektupları

Arşiv

DSWS Hakkında
DEUK Hakkında
Yardım

DİĞER DİLLER
İngilizce

Almanca
Fransızca
İtalyanca
İspanyolca
Portekizce
Lehçe
Çekce
Rusça
Sırp-Hırvat dili
Endonezyaca
Singalaca
Tamilce


ANA BAŞLIKLAR

Dünya ekonomik krizi, kapitalizmin başarısızlığı ve sosyalizmin gerekliliği
SEP/DSWS/TEUÖ bölgesel konferanslarında kabul edilen karar önergesi

Bush, Türkiye’ye Irak’ta PKK’ya saldırması için yeşil ışık yaktı
Türk-Kürt çatışmasındaki tarihsel ve siyasi sorunlar

Asya’da tsunami: neden hiçbir uyarı yapılmadı

Mehring Books’tan yeni bir kitap: Amerikan Demokrasisinin Krizi: 2000 ve 2004 Başkanlık seçimleri

Livio Maitan (1923-2004):
eleştirel bir değerlendirme

  DSWS : DSWS/TR : Haber ve Analiz

Yazıcıya hazırla

Fransa’da işçiler ve öğrenciler iş yasası reformuna karşı yürüdü

Alex Lantier
17 Mart 2016
İngilizce’den çeviri (14 Mart 2016)

Çarşamba günü, işçi ve öğrenci sendikalarının çağrısıyla 250.000-450.000 arası işçi ve genç, Sosyalist Parti’nin (PS) iş yasası reformuna karşı Fransa çapında protesto yürüyüşleri gerçekleştirdi. Protestocular, yalnızca haftalık çalışma saatini uzatan ve temel işyeri haklarını rafa kaldıran iş yasası reformu teklifini değil ama aynı zaman Avrupa Birliği’nin sığınmacılara yönelik zulmünü ve PS’nin Paris’teki 13 Kasım terör saldırılarının ardından uygulamaya koyduğu olağanüstü hali de suçlayan dövizler taşıdılar.

SNCF ulusal demiryollarında ve RATP Paris taşımacılık kurumunda çalışan işçiler aynı gün greve gittiler.

PS hükümeti, bugün, kitlesel muhalefet karşısında yasayı geçirmek için desteklerini kazanmak amacıyla, yasada önemsiz değişiklikler yapma girişimi içinde sendikalarla bir araya geliyor.

Paris’te, on binlerce insan, kentin farklı bölgelerinde yapılan çeşitli protesto yürüyüşlerine katıldılar. Lise öğrencileri Alexandre ve Mathilde, “Saldırı altında olan bizim geleceğimiz. Bizler bugün çalışmaya bile başlamış değiliz ve onlar, bizi kolayca işten atmalarının mümkün olacağını söylüyorlar.” diye konuştular.

Kendi iş alanı olan turizm işletmeciliğinde iş bulamamış olan Flavie, şunları söyledi: “Bugünkü çalışma koşulları zaten karmaşık, patronunuzla konuşmanız kolay değil. Bu yasa ile birlikte, sorun sadece daha da kötüleşiyor. Yasadan sonra, daha fazla insan çalıştırmak yerine, insanlara daha fazla saat -ta ki bitap düşene kadar- çalışmaları söylenecek. Bu mantıklı değil! [Başbakan] Valls, bunun iş yaratacağını söylerken, yalan söylüyor.”

Olağanüstü hal tarafından protestoculara saldırma ve görülmemiş hapis cezaları uygulama yetkisi verilen polis güçlerini kullanan PS hükümeti ve polis, Lyon’da 20.000 kişinin katıldığı gösteriye şiddetle göz açtırmadı. O gün, Lyon’daki birkaç lise abluka altına alındı ve polis aniden göstericilerin yolunu kapatmaya kalkıştığında çatışmalar patlak verdi. Çevik kuvvet polisinin plastik mermiyle saldırmasının ardından en az iki protestocu hastaneye kaldırıldı ve bir protestocunun kafatası polis copuyla çatladı.

Çatışmalar sırasında gözaltına alınan üç protestocuya karşı getirilen suçlamalar, PS’nin, henüz gösterileri yasaklamak için olağanüstü hale başvurmaya yeltenmediği halde, halk protestolarını yasadışılaştırmaya kalktığını netleştirmektedir. Devlet savcısı Jean Ailhaud, yalnızca “kamu otoritesini temsil eden bir yetkiliye karşı ağır şiddet” ile değil ama aynı zamanda “isyan” gerekçesi ile de suçlamalar getirirken, “Demokrasi seçim sandığında ifade edilir, sokakta değil.” diye ilan etti.

Anayasal olarak korunan protesto hakkını kullanan ve kendilerini polis saldırısına karşı savunan insanların silahlı bir ayaklanma örgütlediklerini ima eden bu suçlamalar, ipe sapa gelmez provokasyonlardır. Gerici programına yönelik yaygın halk muhalefetiyle karşı karşıya bulunan PS, tüm muhalefet ifadelerini devletin varlığına tehdit kabul ettiğini ve bunların ezilmesi gerektiğini ilan ediyor.

Bu, olağanüstü halin karakterine ve devletin düşmanları olarak kabul edilenlerin vatandaşlıktan çıkarılması politikasına dair ciddi bir uyarıdır. Olağanüstü hal, gerçekte PS’nin Suriye’deki rejim değişikliği politikasının araçları olarak işlev gören İslamcı terörist grupları hedefliyor gibi sunulsa da, aslında, doğrudan, PS’nin halk tarafından desteklenmeyen içeride kemer sıkma ve savaş gündemini protesto eden işçileri ve gençleri hedef almaktadır.

Dün itibariyle, bir lise öğrencisi soruşturmaya tabi tutuldu ve şartlı tahliye edildi, işsiz bir adam, saldırının ardından bir polisin uçarak üstüne atlaması nedeniyle altı ay hapis ve 1.000 avro para cezasına çarptırıldı, bir öğrenci 800 avro para cezası ve altı ay ertelenmiş hapis ile karşı karşıya. Polislerin, daha katı hükümler elde etmek amacıyla temyize gitmeleri bekleniyor.

İşçiler ve gençlik, PS’nin gerici sosyal politikalarına karşı muhalefet yürütürken, kapsamlı bir siyasi meydan okumayla karşı karşıyadır. PS’ye karşı herhangi bir gerçek mücadele, aynı zamanda, onun Avrupa çapındaki ve uluslararası ölçekteki mevkidaşlarıyla paylaştığı emperyalist savaş, göçmen karşıtı şovenizm ve demokratik haklara saldırı gündemine yönelik muhalefeti de harekete geçirmeyi gerektirmektedir.

Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi’nin (DEUK) “Sosyalizm ve Savaşa Karşı Mücadele” başlıklı açıklamasında belirttiği gibi, Fransa’daki işçilerin ve gençliğin doğal müttefiki, kemer sıkmaya ve emperyalist savaşa karşı sosyalizm uğruna küresel bir mücadele geliştiren, uluslararası işçi sınıfıdır.

Bu mücadele, Sol Cephe, Yeni Anti-Kapitalist Parti ve işçi/öğrenci sendikaları gibi PS’nin siyasi müttefikleri tarafından dayatılan siyasi deli gömleği içinde yürütülemez. Bu örgütlerin “sosyalist” olduğu ya da herhangi bir şekilde kapitalizme yönelik bir muhalefeti temsil ettikleri yönündeki sahtekarlık, bütün yönleriyle teşhir olmuştur.

Onlar, François Hollande’ın 2012’de seçilmesiyle PS’nin iktidara gelmesinden beri sürekli olarak, işçi sınıfı içinde Fransa’nın II. Dünya Savaşı’ndan bu yana en tutulmayan hükümetine yönelik yükselen muhalefeti bastırdılar. Onların NATO güçlerinin Suriye’deki savaşına verdikleri destek, PS’nin gerici politikalarıyla işbirliği yapmalarının en açık göstergesiydi.

İleriye gitmek için, hareket, PS müttefiklerinden tam siyasi bağımsızlık içinde yürütülmeli ve çeşitli sendika bürokrasilerinin elinden alınmalıdır. Fransa Demokratik Emek Konfederasyonu (CFDT) gibi PS’nin arkasında hizaya geçmiş sendikaların iş yasası değişikliğini durdurmak için grev eylemini yükseltmeye karşı açık muhalefeti ve öğrenci sendikalarının liseleri ve üniversiteleri bloke etmeyi desteklemeyi reddetmesi, bu sosyal tabakanın rolüne tanıklık etmektedir.

Eğer şimdi Hollande iş yasası reformunda “düzeltmeler yapılacak” diye ilan ediyor ve Başbakan Valls “büyük ve dinamik bir uzlaşma” çağrısında bulunuyor ise, bunun nedeni, onların, yasalarının hemen hemen hiç değiştirilmemiş bir versiyonunu geçirmek için sendikaları kullanmayı ummalarıdır. Onlar, sendikaların, PS ve onun Medef iş federasyonundaki büyük sermaye destekçileri için de kabul edilebilir bir anlaşmaya varırken, şu anda işçiler ve gençler arasında gelişen toplumsal öfkenin üstesinden gelmek için gereken en az sayıda protestoyu örgütlemeye çalışacaklarını biliyorlar.

PS’ye yönelik işçi sınıfı içindeki yaygın hoşnutsuzluğun ve muhalefetin harekete geçmesi, yalnızca, PS’nin siyasi ve sendikal çevresine muhalefet temelinde gerçekleşebilir.

Her şeyden önce, gerekli olan şey, siyasi bir perspektif ve PS ile müttefiklerinin kapitalizm yanlısı gerici politikalarına sosyalist bir alternatif sunan yeni bir partinin inşasıdır. Dünya Sosyalist Web Sitesi (WSWS), Fransa’daki okurlarını, dokümanlarını arkadaşlarıyla okuyup tartışmaya, WSWS ile bağlantıya geçmeye ve onun, işçi sınıfı için Fransa’da ve uluslararası ölçekte siyasi bir alternatif inşa etme mücadelesine katılmaya çağırıyor.

 

Sayfanın başı

Okuyucularımız: DSWS yorumlarınızı bekliyor. Lütfen e-posta gönderin.



Telif Hakkı 1998-2017
Dünya Sosyalist Web Sitesi
Bütün hakları saklıdır