World Socialist Web Site


Bugün Yeni
Olanlar

Haber ve Analiz
Tarih
Sanat Eleştirisi
Polemikler
Bilim
Bildiriler
Röportajlar
Okur Mektupları

Arşiv

DSWS Hakkında
DEUK Hakkında
Yardım

DİĞER DİLLER
İngilizce

Almanca
Fransızca
İtalyanca
İspanyolca
Portekizce
Lehçe
Çekce
Rusça
Sırp-Hırvat dili
Endonezyaca
Singalaca
Tamilce


ANA BAŞLIKLAR

Dünya ekonomik krizi, kapitalizmin başarısızlığı ve sosyalizmin gerekliliği
SEP/DSWS/TEUÖ bölgesel konferanslarında kabul edilen karar önergesi

Bush, Türkiye’ye Irak’ta PKK’ya saldırması için yeşil ışık yaktı
Türk-Kürt çatışmasındaki tarihsel ve siyasi sorunlar

Asya’da tsunami: neden hiçbir uyarı yapılmadı

Mehring Books’tan yeni bir kitap: Amerikan Demokrasisinin Krizi: 2000 ve 2004 Başkanlık seçimleri

Livio Maitan (1923-2004):
eleştirel bir değerlendirme

  DSWS : DSWS/TR : Haber ve Analiz

Yazıcıya hazırla

Polis Fransız iş yasasına karşı eylemin dördüncü gününde saldırırken protestolar daralıyor

Alex Lantier
4 Mayıs 2016
İngilizce’den çeviri (29 Nisan 2016)

Fransa genelinde yüz binlerce insan, Sosyalist Partili (PS) Çalışma Bakanı Myriam El Khomri’nin iş yasası reformuna karşı sendikalar, lise ve üniversite öğrenci sendikaları tarafından çağrısı yapılan eylemin dördüncü gününde yürüyüş gerçekleştirdi; demiryolu, havaalanı ve liman işçileri greve gitti. El Khomri yasasına karşı her protestoda gençliğe vahşice saldıran çevik kuvvet, yine ülke genelindeki kentlerde protestocularla çatışmaya girdi.

Kaç insanın yürüyüşe katıldığına ilişkin tahminler geniş ölçüde çeşitlilik gösterirken (yetkililere göre 170.000, Stalinist Genel İşçi Konfederasyonu’na -CGT- göre 500.000), katılımda 31 Mart’ta protesto gerçekleştiren 1 milyonu aşkın insandan keskin bir düşüş olduğu açıktı.

Bu, işçiler ve gençlik arasında El Khomri Yasası’na yönelik geniş muhalefette herhangi bir azalmayı yansıtmamaktadır. Bulguları genel olarak egemen sınıfın ihtiyaçlarını yansıtan anketçiler bile, yasanın büyük ölçüde halk desteğinden yoksun olduğunu itiraf ediyorlar. El Khomri Yasası, çalışma gününü uzatıyor, genç işçilerin iş güvencesinin altını oyuyor ve sendikalara İş Kanunu’nun belirlediği standartların altında toplu sözleşmeleri görüşme izni veriyor. Protesto, asli bir engelle karşı karşıyadır: protestolarda yürüyen işçi ve öğrenci kitleleri, PS hükümetine karşı mücadele için uygulanabilir bir stratejiye sahip değiller.

Dünkü mitinglerde birkaç genç, Dünya Sosyalist Web Sitesi (WSWS) muhabirlerine, PS’ye gerçekten nasıl karşı çıkılacağı hakkında sorular sordu. Bu, temel bir siyasi gerçeği yansıtıyor: protestoları kontrol eden örgütler PS’nin müttefikleridir ve El Khomri Yasası’na karşı gerçek bir mücadeleye girişmemişlerdir. Onlar, PS’yi savunuyorlar. CGT’nin siyasi müttefiki Sol Cephe, Yeni Anti-Kapitalist Parti (NPA) ile birlikte, 2012’de Cumhurbaşkanı François Hollande’a oy verme çağrısı yapmıştı. Onlar on yıllardır PS ile çeşitli ittifaklar içinde çalışıyorlar.

Onlar, son derece zayıf ve desteği az olan Cumhurbaşkanı Hollande’ın PS hükümetini devirebileceği korkusuyla, protestolara yönelik düzenli polis saldırılarına karşı herhangi bir genel işçi seferberliği çağrısı yapmamıştır. İşçiler, büyük ölçüde, onların etkisiz sembolik protesto çağrılarını görmezden geldiler. Bu, işçilerin hareketliliğini bitirmek için sendikalara güvenen, böylece öğrenci protestolarını yalıtan PS’ye, yasasını, olağanüstü hal bahanesi altında kaba baskıyla dayatmaya çalışma imkanı vermiş, polis, art arda gelen her bir eylem gününde gençliğe vahşice saldırmıştır.

PS’nin, Avrupa Birliği’nin Avrupa genelinde ilerlettiği kemer sıkma programını zorla uygulamaya ve halkın yüzde 70’inden fazlasının muhalefetini çiğnemeye kararlı olduğunun açık olduğu bugün bile, bu örgütler, PS’ye sadece daha aciz çağrılar ileri sürüyorlar. Hükümet El Khomri Yasası’nı 3 Mayıs’ta Ulusal Meclis’e sunmaya hazırlanırken, sendikalar, işyerlerinde, işçilere “sosyal ilerleme üretmek üzere yeni kolektif garantiler elde etme” imkanı verecek grev toplantıları düzenlemeyi öneren bir açıklama yayınladılar.

PS’ye bağlı yozlaşmış sendika bürokrasilerine siyasi kılıf sağlamak için tasarlanmış bu sahte ve içi boş sözler, binlerce işçinin ve gencin içinden geçtiği deneyimlere ters düşmektedir. PS ve Ulusal Meclis’teki diğer partiler, ücretlerde ve çalışma koşullarında kesinti yapmaya kararlılar ve bunu hayata geçirmek içi her şeyi yapacaklar.

İşçi sınıfının Fransa’da ve Avrupa genelinde kendisini savunabilmesinin tek yolu, sosyalizm uğruna açık bir siyasi mücadelede —Fransa’da Sosyalist Parti hükümetine ve onun sahte sol müttefiklerine karşı— hep birlikte seferber olmasıdır. Fransa’daki işçilerin ve gençliğin karşı karşıya olduğu esas zorluk, şu anda böylesi bir mücadeleyi savunan hiçbir siyasi partinin olmamasıdır. Her bir sözde “sol” parti, bir büyük sermaye partisi olan PS’yi, onlarca yıldır, sosyalizmin ve işçi hareketinin bir temsilcisi olarak kabul etmiştir.

Sonuç olarak, Hollande Fransa’nın II. Dünya Savaşı’ndan beri en az desteklenen cumhurbaşkanı olmasına rağmen, işçilerin geniş kesimleri mücadeleye girmemiş durumda ve küçük bir protestocular tabakası, çevik kuvvet sürüleriyle karşı karşıya gelecek şekilde, sonuçsuz sokak çatışmalarına zorlanıyor.

Paris, Le Havre, Lyon, Rennes, Nantes ve Marsilya’dakiler dahil olmak üzere protestolarda ve çevrelerinde çatışmalar yaşandı. Nantes’ta polis ile protestocular arasındaki çatışma sırasında bir araç yakılırken, polis Marsilya’da genç protestoculara saldırdı ve bir kısmını St. Charles tren istasyonuna hapsetti.

WSWS muhabirleri, bir dizi sendika yetkilileri heyetinin, PS’nin ve Sol Cephe’nin gençlik örgütü üyelerinin ve çeşitli yerel okullardan ve üniversitelerden öğrenci gruplarının katıldığı Paris merkezindeki ana protestoya katıldılar. Muhabirler, El Khomri Yasası’na karşı Paris gösterilerinde yer alan, Paris’in 13. semtinden bir öğrenciyle konuştu.

O, El Khomri Yasası’na şiddetle karşı çıktı ve şunları söyledi: “Bizler zaten yeterince belirsiziz, eğer iş güvencesinde daha da fazlasını kaybedersek, bu hoş olmayacak. Gençliğin geleceği için ve sadece gençlik değil, çalışanlar için, her tanımdan işçiler için iyi olan hiçbir şey yok.”

O, “insanların sokağa çıkmasını ve sokaklarda yürümesini engellemek için iyi bir kılıf” diye adlandırdığı PS’nin uyguladığı olağanüstü hale saldırdı ve “Ama burada iyi bir katılım var, bu yüzden, onların planları çok iyi işlemiyor, bu iyi.” diye konuştu.

O, ayrıca, PS hükümetinin, birdenbire ortaya çıkan ve El Khomri Yasası’nı protesto eden öğrencileri bölme amaçlı bir önlem olarak üniversitelerde İslami peçeyi yasaklama yönündeki gerici önergesini de eleştirdi. “Onlar, şimdi bir hükümet kanununu protesto eden bütün gençliğin sokaklarda olduğu bir sırada, kusursuz tesadüfle, üniversitelerde İslami peçeyi yasaklama konusunu gündeme getiriyorlar. Ben buna katılmıyorum.”

O, aynı zamanda, Suriye’deki savaşı da eleştiriyordu: “Bu ülkelerde yaşananlardaki, gerek Kaddafi’nin düşüşündeki gerekse ölümündeki Batı politikası boşuna değil. Bugün Fransa’da, Belçika’da, Almanya’da veya başka yerlerde, gençliğin Suriye’ye ya da Ortadoğu’ya gitmesi nedensiz değil. Belki de, bir şekilde gitmeye zorlandılar ve onlara, burada hiçbir geleceklerinin olmadığı açık hale getirilmişti. Ben, [terörist] saldırılarda öldürülenler, kurbanlar ve bu ülkelerden ayrılmaktan başka çözüm görmeyen gençler için üzüntü duyuyorum. Ve bunların hepsinin ardında birçok manipülasyon var.”

WSWS muhabirleri, Marsilya’daki bir gençlik mitingine katıldılar ve birkaç öğrenci ile konuştular. Bir lise öğrencisi WSWS muhabirine El Khomri Yasası’na neden karşı çıktığı hakkında şunları söyledi: “Çünkü o geleceğimizi alıkoyuyor, çünkü çalışma saatleri artmasına rağmen ücretler artmıyor. Fiziksel olarak daha önceki dönemlerde olduğundan daha az [emek] gerektirse bile, çok daha fazla çalışmamızı sağlıyorlar.”

O, ayrıca, özellikle polisin konuşlanmalarını durmadan arttırdığı ve PS’nin kanun ve düzeni zorla kabul ettirmek için ordunun gönderilmesini istediği Marsilya’daki polis şiddetini ağır biçimde eleştirdi: “İnsanların gözlerini açmak zorunda olduğunu düşünüyorum. Polis şiddeti sadece protestolardakilerle sınırlı değil, bu sorunların her gün olduğu Marsilya’nın belirli alanlarında da bu var.”

O, “Herkes için eşitlik istiyorum fakat bu, özellikle işyerlerinde kimse bunun uğruna uğraşmadığı için bir ütopya. Ama birbirimize yardım etmemiz gereken bir toplumda yaşadığımızı düşünüyorum.” diyerek Fransa’da toplumsal eşitliği savunan hiçbir siyasi örgütün olmamasından yakındı.

 

Sayfanın başı

Okuyucularımız: DSWS yorumlarınızı bekliyor. Lütfen e-posta gönderin.



Telif Hakkı 1998-2017
Dünya Sosyalist Web Sitesi
Bütün hakları saklıdır