World Socialist Web Site (www.wsws.org)

www.wsws.org/tr/2016/may2016/mayd-m05.shtml

Üçüncü Uluslararası Çevrimiçi 1 Mayıs Toplantısı güçlü bir karşılık buldu

Shannon Jones
5 Mayıs 2016
İngilizce’den çeviri (2 Mayıs 2016)

WSWS, bugün David North’un açılış raporuyla başlayarak, Uluslararası Çevrimiçi 1 Mayıs Toplantısı’nın tüm konuşmalarını yayımlayacak.

Pazar günü düzenlenen 2016 Uluslararası Çevrimiçi 1 Mayıs Toplantısı, 90’dan fazla farklı ülkeden binlerce işçinin ve gencin katılımını çekti. Toplantı, emperyalist savaşa karşı işçilerin, öğrencilerin ve gençliğin küresel bir hareketinin inşası mücadelesine odaklandı.

Toplantıya birçok insan, Michigan Detroit, Almanya Berlin ve gün içinde 200 işçi ve gencin bir araya geldiği bir 1 Mayıs toplantısının düzenlendiği Sri Lanka Colombo dahil bir dizi farklı kentte toplu halde dinleyerek katıldı.

Bu, Dünya Sosyalist Web Sitesi (WSWS) ve Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi (DEUK) tarafından örgütlenen üçüncü uluslararası 1 Mayıs toplantısıydı. Toplantıda, dünya Troçkist hareketi DEUK’un dört kıtadan önde gelen kişilerinin sunumları yayımlandı. Konuşmalar eş zamanlı olarak İngilizce’den Almanca’ya, Sinhala ve Tamil dillerine çevrildi.

WSWS mesaj panosunda, Güney Kore ve Filipinler’den Birleşik Arap Emirlikleri’ne; Hırvatistan’dan Türkiye ve Meksika’ya kadar birçok ülkeden gönderilen selamlar dahil olmak üzere 700’den fazla yorum yapıldı. Amerika Birleşik Devletleri’nden, Almanya’dan, Britanya’dan ve Sri Lanka’dan çok sayıda katılımcı vardı.

Dünya Sosyalist Web Sitesi’nin Uluslararası Yayın Kurulu başkanı ve ABD’deki Sosyalist Eşitlik Partisi’nin (SEP) ulusal başkanı David North, tüm katılımcıları içtenlikle karşılayarak toplantıyı açtı. O, tam olarak 25 yıl önce, birinci Körfez Savaşı’nın sona ermesinin ardından DEUK’un şu uyarıda bulunan bir 1 Mayıs açıklaması yayınlamış olduğunu belirterek başladı: “Amerikan emperyalizminin giderek artan pervasızlığı ve savaşçılığı, son tahlilde, onun ekonomik güçsüzleşmesini, ABD'nin hala tartışılmaz üstünlüğe sahip olduğu askeri gücü kullanarak dengeleme ve tersine çevirme yönünde bir girişimdir.”

North, o zamandan beri, DEUK’un çözümlemesinin doğrulanmış olduğunu söyledi. Etkili nesnel güçler, Amerika Birleşik Devletleri’ni her zamankinden daha pervasız maceralara sürüklüyordu. Onun egemen olma peşinde konuştuğu yalnızca Asya değil, ama bütün Avrasya bölgesi kara parçasıydı. North, büyük emperyalist güçlerin siyasi liderlerinin hedeflerine ulaşmak için bir nükleer savaşın yıkıcı sonuçlarını göze almayacağını düşünmenin en ağır hata olacağı uyarısında bulundu.

North, işçi sınıfının savaş karşıtı stratejisinin burjuva politikasının geleneksel hesaplamalarına dayandırılamayacağını söyledi. “Bizler, bunun yerine, sosyal sınıflar arasındaki güç dengesine ilişkin bir değerlendirmeden yola çıkarız. Emperyalist savaşa karşı mücadele işçi sınıfının siyasi seferberliğine bağlıdır. Bu yüzden, işçi sınıfını, savaşa karşı savaş açabilmesi için eğitmek ve siyasi bilincini yükseltmek sosyalist hareketin sorumluluğudur. Bu mücadelenin dayandığı program kapitalizm karşıtı ve sosyalist olmalıdır. Savaş, askeri çatışmalara yol açan ekonomik sisteme, kapitalizme son vermeksizin durdurulamaz.”

North, en zehirli ve gerici biçimiyle milliyetçiliğin, bütün dünyada yeniden ortaya çıkmakta olduğu uyarısında bulundu. O, bu tehlike karşısında, işçi sınıfının stratejisini Lev Troçki’nin sürekli devrim teorisine dayandırması ihtiyacını vurguladı. North, “Bugünkü toplantının amacı, savaşa karşı kitlesel bir uluslararası işçi ve gençlik hareketinin gelişmesi için açık bir çağrı yayınlamaktır.” dedi ve ekledi “Bu acil görev, Sosyalist Devrimin Dünya Partisi olarak Dördüncü Enternasyonal’in inşasına ayrılmaz biçimde bağlıdır.”

Bir sonraki konuşmacı, Sri Lanka’daki Sosyalist Eşitlik Partisi’nin genel sekreteri Wije Dias’tı. Bölgenin ABD emperyalizminin küresel savaş planlarında yaşamsal bir bileşen olduğunu belirten Dias, Güney Asya’daki son gelişmeleri yeniden değerlendirdi. O, özellikle, egemen sınıfın ABD savaş yönelimine hizmetini sunduğu Hindistan’ın rolüne dikkat çekti.

Avusturalya’daki SEP’in ulusal sekreteri James Cogan, ABD’nin -gerilimleri bölge genelinde tutuşturan- Asya’ya “dönüş”ü hakkında konuşma yaptı. Cogan, bununla birlikte, Çin rejiminin ABD provokasyonlarına tepkisinde ilerici hiçbir şeyin olmadığını söyledi. Pekin’in Çin milliyetçiliğini yükseltmesi savaş kışkırtıcılarının ekmeğine yağ sürerek, işçi sınıfını bölüyordu.

SEP’in (Avustralya) ulusal sekreter yardımcısı Cheryl Crisp, Avustralya ve Japonya egemen sınıflarının hız verdiği şovenizme ve militarist hazırlıklara dikkat çekti. Crisp, “Irkçılığa ve yabancı düşmanlığına yalnızca işçi sınıfının uluslararası birliği uğruna mücadele yoluyla karşı koyulabilir.” dedi. “Bizler, savaşın kaynağı olan kapitalizmi yıkmak üzere ortak bir mücadelede birleşmeliyiz.”

WSWS yazarı ve SEP (ABD) Ulusal Komite üyesi Bill Van Auken, Orta ve Güney Amerika’da büyüyen devrimci kriz hakkında konuştu. Van Auken, Latin Amerika’ya uzun süredir kendi “arka bahçesi” gözüyle bakmış olan Amerika Birleşik Devletleri, Çin’in etkisine karşı koymak için Monroe Doktrini’nin yeni, daha düşmanca bir biçimini geliştiriyor, dedi. O, ABD’nin özellikle, sınıf mücadelesini frenlemek için asgari sosyal harcamaları kullanmış olan çeşitli “sol” hükümetlerin altını oyan bölgedeki büyüyen ekonomik krizden çıkar sağlamayı planladığını söyledi.

Van Auken, bu yönetimlerin iflası, burjuva ulusalcığını işçi sınıfı içinde devrimci bir önderlik inşa etmenin bir alternatifi olarak desteklemiş olan bütün sahte sol eğilimlerin çarpıcı bir teşhiridir, dedi.

Almanya’daki Partei für Soziale Gleichheit’ın (PSG, Sosyalist Eşitlik Partisi) ulusal sekreteri Ulrich Rippert, 1 Mayıs 2016’nın, Alman devrimci Karl Liebknecht’in I. Dünya Savaşı katliamının ortasında Berlin Potsdamer Platz’daki savaş karşıtı kahramanca konuşmasını yapmasının 100. yıldönümüne işaret ettiğini belirtti. Rippert, bugün, bütün çelişkilerin o korkunç katliamın geri dönmesine yol açtığı uyarısında bulundu. O, özellikle, Alman militarizminin tekrar ortaya çıkması tehlikesine dikkat çekti.

Bir sonraki konuşmacı, Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi’nin sekreteri Peter Schwarz, Avrupa Birliği’ndeki (AB) kriz hakkında konuştu. AB ve onun öncelleri bir zamanlar bir dereceye kadar siyasi istikrar sağlamışken, AB artık ulusal çatışmalar ve işçi sınıfına yönelik artan saldırılar için itici güç idi. Schwarz, krizin çözümü için tek ilerici temelin, işçi sınıfının Avrupa Birleşik Sosyalist Devletleri programı temelinde birleşmesi olduğunda ısrar etti.

SEP’in (Britanya) ulusal sekreter yardımcısı Julie Hyland’ın açıklamaları, Avrupa sığınmacı krizine ve onun yol açtığı korkunç ölü sayısına odaklandı. O, ABD emperyalizminin ve Avrupalı güçlerin başlattığı canice savaşlar nedeniyle, insanlık tarihindeki herhangi bir zamanda bugün olduğundan daha fazla sığınmacı olmadığını belirtti.

SEP’in (Britanya) ulusal sekreteri Chris Marsden, Britanya’nın AB’deki katılım durumu üzerine yaklaşan referandum hakkında konuşma yaptı. O, SEP’in oylamayı aktif boykot çağrısını açıkladı. “En büyük tehlike, sahte sol grupların AB karşıtlığını milliyetçi bir yöne akıtma girişiminin hiçbir karşı çıkış olmaksızın devam etmesine izin vermek olurdu. Brexit kampanyası, tüm bu grupların canice siyasi rolünü ve onların işçi sınfına yönelik düşmanlıklarını vurgulamıştır.” O, SEP’in politikasının, emekçiler için, milliyetçiliğe ve şovenizme karşı çıkmak üzere sosyalist bir politika sağladığını söyledi.

SEP’in (ABD) başkanlık adayı Jerry White, bir sonraki konuşmacıydı. O, SEP’in, seçimlere, savaşa ve baskıya karşı koymak için sosyalist bir program sağlamak üzere katıldığını söyledi. Savaş konusu üzerine kayda değer herhangi bir tartışmadan ya da fikir çatışmasından büyük ölçüde kaçınılan bir adaylık sürecinin ardından, Demokratlar ve Cumhuriyetçiler, iki savaş çığırtkanını, Hillary Clinton ile Donald Trump’ı başkan adayları olarak belirlemenin eşiğinde.

White, başlangıçta “sosyalist” Bernie Sanders’a destek biçiminde yansıtılan Amerikan işçi sınfının artan radikalleşmesinin, sınıf mücadelesinin patlayıcı bir büyümesine yol açacağını söyledi. “Sosyalist Eşitlik Partisi, bu seçim kampanyasını, 1 Mayıs ruhuyla, işçi sınıfını eğitmek, ulusal şovenizmin ve bağnazlığın bütün biçimlerine karşı çıkmak ve savaşa, toplumsal eşitsizliğe ve sömürüye karşı güçlü, uluslararası bir hareket inşa etmek için kullanacak.”

Çevrimiçi toplantının son konuşmasını yapan SEP (ABD) ulusal sekreteri Joe Kishore, tüm konuşmacılara ve çevrimiçi olarak katılan herkese teşekkür etti. “Bugün yapılan konuşmalar, son derece patlayıcı bir dünya durumunun güçlü bir portresidir. Onların birleşik etkisi, karşı karşıya olduğumuz muazzam görevleri açıkça ortaya koymaktadır. Bizler, sürekli bir savaş çağının içinde yaşıyoruz.”

Kishore, şöyle sürdürdü: “Çok büyük tehlikeler var, ama aynı zamanda devasa olasılıklar da söz konusu. Eski düzen parçalanıyor. Eski siyasi kurumlar, patlayıcı toplumsal gerilimleri zaptetmede giderek artan ölçüde acizler. Emperyalist savaşı üreten çelişkiler, aynı zamanda sınıf çatışmasını şiddetlendiriyor ve toplumsal devrimin nesnel koşullarını yaratıyor.”

Kishore, tüm dinleyicileri, insanlığın sosyalist geleceği uğruna mücadelede aktif bir şekilde yer almaya çağırdı. “Fabrikanızda ya da işyerinizde SEP’in bir grubunu inşa edin. SEP’in ve Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi’nin programını inceleyin ve Sosyalist Devrimin Dünya Partisi’ne katılma ve onu inşa etme kararı alın!”

Toplantıya yönelik coşkulu tepki, katılımcıların yorumlarında yansıtılıyordu. Bir dinleyici şöyle yazdı: “Bu 1 Mayıs forumu için size teşekkür ederim. Ben, ABD’nin emperyalist birinci Basra Körfezi Savaşı’ndan (Baba Bush’un bozgunu) eski bir asker olarak, petrol uğruna savaştan tiksiniyorum. Bugün birçok konuşmacı, son iki dünya savaşını başlatan aynı kapitalist güçlerin Üçüncü Dünya Savaşı’nı başlatan güçler olacağına değindiler. Ben, onların bunu daha şimdiden başlatmış olduklarını ileri süreceğim!”  

Başka bir dinleyici şunları yazdı: “Egemen sınıfların, dünya çapında, daha yıkıcı savaşlar hazırlamak için milyarlarca dolar harcadıklarını ve aynı anda, kendi halklarına katıksız kemer sıkmadan ve baskıdan başka sunacak bir şeylerinin olmadığını dinlemek inanılmaz.”

Detroit’teki Wayne Devlet Üniversitesi’nde 1 Mayıs toplantısına katılan Michigan Jackson’dan genç bir engelli işçi, Sarah, etkinlik deneyimi hakkında şunları söyledi: “Terörle Mücadele, kendimi bildim bileli devam ediyor. Bu, çocuklarımın tüm yaşamları boyunca devam etti. Kaynaklarımız yanlış yolda kullanılıyor, bu durumu nasıl meşrulaştırabilirsiniz? Bunun bedelini kim ödüyor? Yoksullar daha da yoksullaşırken, zenginler daha da zenginleşti. Ben, hep birlikte birleşmemiz gerektiğini düşünüyorum ve bu bir başlangıçtır.”



Telif Hakkı 1998-2015, Dünya Sosyalist Web Sitesi, Bütün hakları saklıdır