World Socialist Web Site


Bugün Yeni
Olanlar

Haber ve Analiz
Tarih
Sanat Eleştirisi
Polemikler
Bilim
Bildiriler
Röportajlar
Okur Mektupları

Arşiv

DSWS Hakkında
DEUK Hakkında
Yardım

DİĞER DİLLER
İngilizce

Almanca
Fransızca
İtalyanca
İspanyolca
Portekizce
Lehçe
Çekce
Rusça
Sırp-Hırvat dili
Endonezyaca
Singalaca
Tamilce


ANA BAŞLIKLAR

Dünya ekonomik krizi, kapitalizmin başarısızlığı ve sosyalizmin gerekliliği
SEP/DSWS/TEUÖ bölgesel konferanslarında kabul edilen karar önergesi

Bush, Türkiye’ye Irak’ta PKK’ya saldırması için yeşil ışık yaktı
Türk-Kürt çatışmasındaki tarihsel ve siyasi sorunlar

Asya’da tsunami: neden hiçbir uyarı yapılmadı

Mehring Books’tan yeni bir kitap: Amerikan Demokrasisinin Krizi: 2000 ve 2004 Başkanlık seçimleri

Livio Maitan (1923-2004):
eleştirel bir değerlendirme

  DSWS : DSWS/TR : Haber ve Analiz

Yazıcıya hazırla

ABD destekli Kürt milisler Rakka’ya yönelik saldırıyı duyurdu

James Cogan
8 Kasım 2016
İngilizce’den çeviri (7 Kasım 2016)

Pazar günü, ABD başkanlık seçimlerinden sadece iki gün önce, ABD’nin silahlandırdığı ve büyük ölçüde Kürt milislerden oluşan bir grup olan Suriye Demokratik Güçleri (SDG), Rakka’yı IŞİD’den geri alma yönünde “büyük bir savaş” başlatmış olduğunu duyurmak üzere bir basın toplantısı düzenledi. Suriye’nin merkezinde bulunan, yaklaşık 200.000 kişinin yaşadığı Rakka kentinden, genellikle IŞİD’in “başkenti” olarak söz ediliyor.

Rusya ve İran destekli Devlet Başkanı Beşar Esad rejimini devirmeye çalışan ABD destekli Suriyeli “asi” koalisyonlarından biri olan SDG, basın toplantısında, Rakka saldırısına zamanla 30.000 savaşçı sevk edeceğini söyledi. Seçim kampanyası bir yana, Amerikan medyasında neredeyse hiç değinilmeyen en az 300 Özel Kuvvet personeli de, halihazırda SGD ile birlikte karada. Özel Kuvvetler SGD savaşçılarını eğitiyor, onlara “danışmanlık” yapıyor ve ABD, Britanya, Avustralya ve Fransa uçaklarının IŞİD’e yönelik hava saldırılarına hedef gösteriyor. 

Basın toplantısı, Rakka’nın 50 kilometre kuzeyinde Kürtlerin kontrolünde bulunan Ain Issa kasabasında düzenlendi. Irak’taki ABD ordusu sözcülerinden Albay John Dorrian, gazetecilere, e-mail aracılığıyla, SDG’nin Rakka’ya fiilen saldırmasının “biraz zaman alabileceği”ni ifade etti. İster haftalar isterse aylar içinde başlasın, saldırının, arttırılmış hava saldırılarını ve kenti kuşatarak ve tedarik yollarını keserek kenti yalıtma girişimlerini içermesi bekleniyor.

Büyük ölçüde söylemsel operasyon ilanı, esasen, seçim kampanyasının sonu günlerinde, Obama yönetiminin ve Demokratların adayı Hillary Clinton’ın Suriye’de IŞİD’in üstesinden gelme yönünde bir plana sahip oldukları iddiasını desteklemeyi amaçlıyor gibi görünüyor. Cumhuriyetçi Donald Trump’ın kampanyası, IŞİD’in 2013’ten beri Suriye’nin ve Irak’ın geniş bölgelerini ele geçirme başarısı nedeniyle Obama’nın ve onun ilk döneminde dışişleri bakanı olarak görev yapan Clinton’ın politikalarını suçlayarak mesafe kat etmeye çalıştı.

Obama yönetimi, seçim kampanyasının son haftalarında, Ortadoğu’daki askeri şiddetin büyük çaplı bir tırmanmasını sahneye koydu. Ekim ayının ortasında, ABD destekli on binlerce kişilik Irak kuvvetleri, IŞİD’in elindeki Musul’a bir saldırı başlatmıştı.

Irak hükümeti askerleri, üç hafta sonra, doğu mahallelerindeki sokak savaşları bataklığına saplanmış durumdalar ve kentin güney ilçelerinden hala dört kilometre uzaktalar. Yüz binlercesi çocuk olmak üzere 1,5 milyon dolayında sivilin, aralıksız ABD hava bombardımanı altında ve gıdadan ve tıbbi yardımdan yoksun bir şekilde Musul’da kapana kısıldığına inanılıyor.

ABD ve Irak kuvvetlerini kentin batısındaki kaçış yollarını kasten açık bırakmakla suçlayan Suriye ve Rusya hükümetleri, resmi olarak, Musul operasyonuna ilişkin sorular gündeme getiriyorlar. Onlar, IŞİD savaşçılarının ve destekçilerinin Suriye hükümetine karşı operasyonlara katılabilecekleri Rakka’ya engelsizce gitmelerini izin verildiğini iddia ediyor.

ABD medyasının bazı kesimleri, Suriye-Rusya iddialarını destekledi. 3 Kasım’da, Rupert Murdoch’a ait ve Trump’a yakın olan Fox News, önemli bir rapor yayınladı. Rapor, şunu belirtiyordu: “Musul’da mermiler uçuşurken, batıya giden kırsal yollar trafikten tıkanmış durumda. Bunların çoğunun, terörist ordusunun yaklaşık 440 kilometre uzaktaki Suriye kalesine kaçan IŞİD savaşçıları olduğuna inanılıyor.”

Fox, ABD’deki “kimi uzmanlar”, “ABD askerlerinin [Obama yönetimi altında Irak’tan] vaktinden önce çekilmesinin, kara giysili cihatçı ordusunun ikiz kalelerini bağlayan arka kapılar boyunca şimdi tanık olunan hareketliliğe yol açmakla suçluyor.” iddiasında bulunuyor.

ABD destekli Kürt milislerin Rakka’da IŞİD’e karşı bir saldırı başlatacağını duyurmasının, Obama yönetiminin İslamcı aşırılıkçılara karşı koyduğu konusundaki iddiaların veya onun ABD seçimleri üzerindeki etkisinin ötesinde sonuçları bulunmaktadır.

SDG’nin Rakka’ya doğru ilerlemesi, ABD ve müttefiklerinin Suriye hükümet birlikleriyle çatışma tehlikesini yükseltecektir. Suriye ordusu, Haziran ayından beri, IŞİD başkentine karşı Rusya’nın hava desteğiyle kendi saldırısını başlatmaya hazırlanıyor. Eğer rakip güçler aynı zamanda kente yaklaşırlarsa, çatışma olasılığı hatırı sayılır derecede yüksek olacaktır.

Suriye’deki ABD müdahalesinin öncelikli hedefinin ABD’ye bağımlı bir devlet kurmak olduğu koşullar altında, Rakka’nın kontrolü üzerine bir çatışma, kolayca, Rusya’yla ve Suriye rejiminin İran ve Iraklı Şii milisler gibi diğer destekçileriyle bir çatışma riski yaratacak şekilde, Esad rejimine yönelik büyük çaplı bir saldırının bahanesi haline gelebilir. 

Ayrıca, Washington’ın SDG’ye bel bağlaması, Türkiye ile zaten dengesiz olan ilişkileri daha da kötüleştirebilir. SDG savaşçılarının omurgasını, Suriye’nin Türkiye sınırındaki Kürtlerin çoğunlukta olduğu alanlarda özerk Rojava bölgesini ilan etmiş olan Halk Savunma Birlikleri (YPG) oluşturuyor. Türkiye hükümeti, YPG’nin, Türkiye’nin doğusundaki Kürdistan İşçi Partisi’nin (PKK) paravanı olduğunu savunuyor ve onu bir “terör örgütü” olarak adlandırıyor.  

YPG Suriye’nin kuzeyinde daha fazla toprağın kontrolünü ele geçirdiğinde, Türk ordusu en az 22 topçu bombardımanı ya da hava saldırısı gerçekleştirdi. En son saldırı, YPG savaşçılarının Suriye'nin kuzeyindeki alanlardan IŞİD savaşçılarını çıkarmasının ardından Ekim ayında gerçekleşti.

SDG, basın konferansında gerilimlerin altını çizdi. SDG sözcüsü, Türkiye’nin, “Suriye’nin iç işlerine karışmaması” gerektiği uyarısında bulundu. SDG, birkaç gün önce, Rakka’daki operasyonlarda “bir Türk katılımı”nın söz konusu olamayacağını ilan etmişti.

Obama yönetimi, Kürt güçlerinden saldırıda Washington’ın vekili olarak yararlanma planlarında Türkiye’nin işbirliği yapmasını güvence altına alma yönünde üst düzey çabalarda bulunuyor. SDG’nin planlarını ilan ettiği gün, ABD Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford, Türkiye Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’la baş başa görüşme için başkent Ankara’daydı.

Dunford, gazetecilere şunları söyledi: “Koalisyon ve Türkiye, Rakka’nın ele geçirilmesi, muhafaza edilmesi ve yönetilmesi yönündeki uzun vadeli plan konusunda birlikte çalışacak. Açıkçası, yakın bir müttefik olarak, bizler, sadece, kimi zorlu meseleleri detaylı biçimde ele alırken tümüyle uzlaştığımızdan emin olmak istiyoruz.”

ABD tarafından Türkiye’ye, Rakka’nın IŞİD’den alınmasının ardından kenti Kürt milislerin değil, SDG’nin Arap savaşçılarının “muhafaza edip yöneteceği” güvencesi verildi. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’deki Kürt siyasi partilere yönelik şiddetli bir baskı başlattığı ve etnik gerilimlerin hızla yükseldiği koşullar altında, durum, kolaylıkla, Washington’ın kontrolünden çıkabilir. 

 

Sayfanın başı

Okuyucularımız: DSWS yorumlarınızı bekliyor. Lütfen e-posta gönderin.



Telif Hakkı 1998-2017
Dünya Sosyalist Web Sitesi
Bütün hakları saklıdır