World Socialist Web Site


Bugün Yeni
Olanlar

Haber ve Analiz
Tarih
Sanat Eleştirisi
Polemikler
Bilim
Bildiriler
Röportajlar
Okur Mektupları

Arşiv

DSWS Hakkında
DEUK Hakkında
Yardım

DİĞER DİLLER
İngilizce

Almanca
Fransızca
İtalyanca
İspanyolca
Portekizce
Lehçe
Çekce
Rusça
Sırp-Hırvat dili
Endonezyaca
Singalaca
Tamilce


ANA BAŞLIKLAR

Dünya ekonomik krizi, kapitalizmin başarısızlığı ve sosyalizmin gerekliliği
SEP/DSWS/TEUÖ bölgesel konferanslarında kabul edilen karar önergesi

Bush, Türkiye’ye Irak’ta PKK’ya saldırması için yeşil ışık yaktı
Türk-Kürt çatışmasındaki tarihsel ve siyasi sorunlar

Asya’da tsunami: neden hiçbir uyarı yapılmadı

Mehring Books’tan yeni bir kitap: Amerikan Demokrasisinin Krizi: 2000 ve 2004 Başkanlık seçimleri

Livio Maitan (1923-2004):
eleştirel bir değerlendirme

  DSWS : DSWS/TR : Haber ve Analiz

Yazıcıya hazırla

Washington’ın çağrılarını geri çeviren Türkiye Suriye’deki ABD destekli Kürt güçlerine saldırıyı genişletmeye yemin etti

Barry Grey
2 Eylül 2016
İngilizce’den çeviri (1 Eylül 2016)

Türkiye, IŞİD’i Suriye’nin kuzeyindeki Türkiye sınır bölgelerinden çıkarma mücadelesinde Washington’ın vekilleri olarak işlev gören Suriyeli Kürt milis gücüne yönelik saldırılarını durdurması yönündeki ABD taleplerini açıkça reddetti.

Türkiye, 24 Ağustos’ta, CIA’in finanse ettiği, silahlandırdığı ve eğittiği Suriyeli Sünni milisleri seferber ederek Suriye istilasını başlatmasından bu yana, ateş gücünü, IŞİD’e karşı değil, aksine, artan biçimde, Kürt Halk Savunma Birlikleri’nin (YPG) hakim olduğu Pentagon destekli bir oluşum olan Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) karşı yönlendirmiş durumda.

Bunun sonucunda, Washington’ın Rusya ve İran yanlısı Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad hükümetini beş yıldır devirme çabasında ABD vekil gücü olan iki grup, Suriye’de birbirleriyle savaş halinde. ABD politikasının patlayıcı çelişkileri, ABD Özel Operasyon kuvvetlerinin en baştan bir Amerikan oluşumu olan SDG içine yerleştirilmiş olduğu ve onların CIA’in Özgür Suriye Ordusu adı altında örgütlediği Sünni milislerin saldırısına uğrayabileceği gerçeğiyle vurgulanmaktadır.

ABD, iki haftadan kısa bir süre önce, Suriye hükümetinin savaş uçaklarına karşı jetleri havalandırmış ve Suriye’nin, Haseke kasabasında Suriye hükümet birliklerine karşı bir saldırıda bulunan YPG güçlerini bombalamayı durdurmaması haline saldırma tehdidinde bulunmuştu. ABD, aynı anda, YPG ile birlikte konuşlanmış olan Özel Operasyon askerlerinin tehlikeye sokulmuş olduğu uyarısı yapmıştı.

Washington, CIA destekli Sünni vekil güçlerini “ılımlı” ve “demokratik” olarak niteliyor. Ancak onların, El Kaide bağlantılı gruplarla bağlarına rağmen ABD’den ve müttefiklerinden örtülü yardım alan Nureddin el Zinki grubunu içeriyor olması, bu güçlerin gerçek karakterinin göstergesidir. Bu örgütün bir grup savaşçısı, kendilerini genç bir tutsağın başını keserken videoya çekerek kötü bir şöhret kazanmıştı.

Türkiye’nin istilası, ABD’nin tam ve açık desteğiyle başlatılmıştı. Bu, ABD savaş uçaklarının Türk tanklarına, askerlerine ve Sünni milislere sağladığı havadan korumayı kapsıyordu. Baskın günü Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmek üzere Ankara’yı ziyaret etmiş olan ABD Başkan Yardımcısı Joseph Biden, saldırıyı övmüş ve YPG’ye, Türkiye’nin talebini (YPG’nin güçlerini Fırat Nehri’nin doğusuna geri çekmesi) hızla yerine getirmesi emri vermişti.

Ancak, Türkiye önderliğindeki istila gücü IŞİD’i Suriye sınır kasabası Cerablus’tan çıkarır çıkarmaz, Türkiye, YPG’yi Menbic kasabasından çıkarma kısa vadeli amacıyla, güneyde Kürt milislerine ve kasabalarına saldırmaya başladı. Ağustos ayının başında, ABD’nin yüzlerce sivilin yaşamına mal olan aralıksız bombardımanıyla desteklenen YPG, Menbic’teki IŞİD güçlerine karşı haftalar süren savaşın ardından stratejik kasabanın kontrolünü ele geçirdi.

Geçtiğimiz hafta sonunda, Türkiye önderliğindeki güçler, haberlere göre, YPG’nin kontrolündeki Menbic yakınındaki köylere yönelik hava ve topçu saldırılarında 40 dolayında Kürt sivili öldürdü.

Şimdi, Washington, Türk hükümetinin Kürt vekillerine yönelik saldırılarını kınarken, aynı anda, Kürtlerden, Suriye’nin kuzeydoğusunda bir Kürt oluşumu kurma hedeflerinde merkezi olarak gördükleri kasabanın kontrolünü devretmelerini talep ediyor.

Çarşamba günü, Cumhurbaşkanı Erdoğan hükümeti, önceki gün ABD’li yetkililerden gelen ve Suriye’deki Kürt güçlerine yönelik saldırılarını durdurmasını isteyen bir dizi talebe, istilasını tüm “terörist” güçleri (hem Kürtleri hem de IŞİD güçlerini) yok edene kadar sürdürme niyetini yineleyerek karşılık verdi. Ankara, YPG’yi ve onun siyasi kolu Demokratik Birlik Partisi’ni (PYD), terör örgütü olarak adlandırdığı ve kendisine karşı onlarca yıldır savaşan PKK’nin uzantıları olarak görüyor.

Başbakan Binali Yıldırım, “Terör unsurları tamamen ortadan kaldırılıncaya, sınırlarımıza, topraklarımıza ve vatandaşlarımıza yönelik tehditler tamamen bitinceye kadar faaliyetler devam edecek.” dedi.

Bu açıklama, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, bir önceki hafta bir Kürt düğününe yönelik intihar saldırısında 54 kişinin öldürüldüğü Gaziantep’teki konuşmasını izliyordu. Erdoğan, “Sınırlarımız içinde ve yakınında hiçbir terör örgütünün faaliyetine müsamahamız yok. Cerablus'ta, Başika'da bunun için varız. Gerekirse diğer bölgelerde de aynı şekilde sorumluluk üstlenmekten kaçınmayacağız.” diye ilan etmiş ve “Bu terör örgütünün de kökünü kazıyana kadar mücadeleyi sürdüreceğiz.” diye eklemişti.

Türkiye, Salı günü ABD ordusu ve Kürt destekli Cerablus Askeri Konseyi tarafından yayınlanan, Suriye’de Türkiye önderliğindeki güçler ile Kürt milisler arasında geçici bir ateşkes yapıldığı yönündeki haberleri reddetti.

Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Tanju Bilgiç, ABD’nin Türk saldırısının ölçeğine ve hedeflerine ilişkin eleştirisini “kabul edilemez” olarak adlandırdı ve ABD Büyükelçisi John Bass’ın konuyu görüşmek üzere bakanlığa çağrılmış olduğunu duyurdu.

Washington’ın doğrudan endişesi, Türkiye’nin Suriyeli Kürtlere yönelik saldırısının, IŞİD’in Rakka kalesine yönelik planlanmış saldırıya etkileridir. David Ignatius, Salı günü, Washington Post’ta yayınlanan “ABD’nin Suriye politikası güvenilmez bir fay hattına dayanıyor” başlıklı köşe yazısında, Pentagon’un Kürtlerin hakimiyetindeki Suriye Demokratik Güçleri’ni “Rakka’yı almak için yaklaşan harekatın omurgası” olarak gördüğünü doğrulamak amacıyla kendisinin “Suriye’nin kuzeyindeki gizli bir ABD eğitim kampı”na ziyaretini aktarıyor. Ignatius, “Türkiye ile Suriyeli Kürt milisler arasındaki çirkin çatışma”nın Rakka operasyonunu erteleyebileceğinden endişe duyuyor.

 

Sayfanın başı

Okuyucularımız: DSWS yorumlarınızı bekliyor. Lütfen e-posta gönderin.



Telif Hakkı 1998-2017
Dünya Sosyalist Web Sitesi
Bütün hakları saklıdır