World Socialist Web Site


Bugün Yeni
Olanlar

Haber ve Analiz
Tarih
Sanat Eleştirisi
Polemikler
Bilim
Bildiriler
Röportajlar
Okur Mektupları

Arşiv

DSWS Hakkında
DEUK Hakkında
Yardım

DİĞER DİLLER
İngilizce

Almanca
Fransızca
İtalyanca
İspanyolca
Portekizce
Lehçe
Çekce
Rusça
Sırp-Hırvat dili
Endonezyaca
Singalaca
Tamilce


ANA BAŞLIKLAR

Dünya ekonomik krizi, kapitalizmin başarısızlığı ve sosyalizmin gerekliliği
SEP/DSWS/TEUÖ bölgesel konferanslarında kabul edilen karar önergesi

Bush, Türkiye’ye Irak’ta PKK’ya saldırması için yeşil ışık yaktı
Türk-Kürt çatışmasındaki tarihsel ve siyasi sorunlar

Asya’da tsunami: neden hiçbir uyarı yapılmadı

Mehring Books’tan yeni bir kitap: Amerikan Demokrasisinin Krizi: 2000 ve 2004 Başkanlık seçimleri

Livio Maitan (1923-2004):
eleştirel bir değerlendirme

  DSWS : DSWS/TR : Haber ve Analiz

Yazıcıya hazırla

Romanya’da yolsuzluğa karşı protestolar devam ediyor

Peter Schwarz
8 Şubat 2017
İngilizce’den çeviri (4 Şubat 2017)

Romanya’da her gün on binlerce insan, yolsuzluk karşıtı yasaların yumuşatılmasına karşı sokaklara dökülüyor.

Hükümet, 31 Ocak Salı akşamı, yolsuz politikacıları kovuşturmadan koruyan yasal değişiklikler yapan bir kararname çıkardı; ayrıca, beş yıldan az hapis cezasına çarptırılmış suçlulara af çıkaran bir yasayı meclise sundu. Sonuç olarak, bundan, yolsuzluktan hapiste bulunan çeşitli politikacılar yararlanacak.

Çarşamba günü başkent Bükreş’te ve başka 55 kentte öfkeli protestolar gerçekleşti. Polise göre, gösterilere 250.000 dolayında insan katılırken, diğer kaynaklar 300.000 rakamını verdiler. Protestolar Perşembe ve Cuma günleri de devam etti. Katılımcılara göre, protestolar 10 gün sürecek. Eğer hükümet geri adım atmazsa, yeni düzenlemeler yürürlüğe girecek.

Yolsuzluk, Romanya politikasında yaygındır. Önde gelen birçok politikacı, ya soruşturuluyor, ya suç siciline sahip ya da gözaltında. Ulusal Yolsuzlukla Mücadele Müdürlüğü’ne (DNA) göre, şu anda 2.150 kişi hakkında görevi kötüye kullanma suçlaması var. Söz konusu suçlamalar yalnızca iktidardaki Sosyal Demokrat Parti’den (PSD) değil, tüm burjuva partilerden kişileri içeriyor.

Protestolar, sadece görünüşte, özellikle orta sınıfın genç temsilcileri tarafından kendi sosyal ilerlemelerinin önünde bir engel olarak görülen yolsuzlukla ilgilidir. Protestoların arkasında, egemen seçkinler içinde, dış politika yönelimi ve arpalığın paylaşımı üzerine yıllardır şiddetle devam eden bir iktidar mücadelesi bulunuyor.

NATO üyesi Romanya, Rusya’ya yakınlığı ve Ukrayna ve Karadeniz ile sınıra sahip olması nedeniyle, ABD’nin Rusya’yı askeri olarak kuşatma çabalarında kilit bir rol oynuyor. Romanya, ABD füze savunma kalkanının bulunduğu yer ve Bulgaristan ve Türkiye ile birlikte, Rus Donanması’nın en önemli üssü olan Karadeniz’de kalıcı bir NATO filosu kurmaya uğraşıyor.

ABD ile Avrupa arasındaki gerilimler, Romanya iç politikasında her zaman doğrudan bir yankı bulmaktadır. Yeni Donald Trump yönetiminin bir sonucu olarak gerilimlerin yoğunlaşmasıyla birlikte, Romanya’daki mevzi savaşı daha saldırgan biçimler alıyor. Protestoların aniden alevlenmesinin ana nedeni budur.

Avrupa Birliği’nin gösterilerin açıkça arkasında duruyor olması önemlidir. Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker ile yardımcısı Frans Timmermans’ın ortak açıklamasında, “Romanya’daki son gelişmelere ilişkin derin kaygılar” dile getirildi. İkili, “Yolsuzluğa karşı mücadele yarım bırakılmamalı, ileriye taşınmalı.” talebinde bulundu.

Almanya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Martin Schaefer de, Romanya hükümetinin kararnamesi, “iyi ve uygun bir işaret değil” açıklamasında bulundu.

Romanya Devlet Başkanı Klaus Johannis, açıkça, hükümetin planlarına karşı safta yer aldı. Johannis, hükümetin yasa değişikliğini kabul ettiği gece, Facebook hesabında, bu, “hukukun üstünlüğü için bir matem günü” ve “adaletin, eşitliğin ve yolsuzlukla mücadelenin karşıtları tarafından” indirilmiş “güçlü bir darbe” diye yazdı. Johannis, kendi görevini, hukukun üstünlüğünü yeniden kurmak olarak tanımladı.

Yasa değişikliğine dair ilk planların sızdığı 22 Ocak’ta, devlet başkanı, buna karşı sokaklardaki protestolara katılmıştı. Sonuçta, PSD Genel Başkanı Liviu Dragnea, onu bir darbede yer almayı istemekle suçladı.

Almanya Başbakanı Angela Merkel’in bir izleyicisi olarak kabul edilen Johannis, 2014 sonunda devlet başkanı seçilmişti. En önemli muhalefet adayı, dönemin PSD’li başbakanı Victor Ponta idi. Bir yıl sonra, Ponta, bugünkü protestolarla büyük benzerlik taşıyan bir protesto dalgasının ardından istifa etmişti.

WSWS, o dönemde, protestoları şöyle nitelemişti: “Medyada bir ‘halk devrimi’ olarak adlandırılan gösteriler, emperyalist güçlerin ve yerel seçkinlerin, üst orta sınıfın bir tabakasını kendi savaş ve kemer sıkma politikalarına kazanma çabalarını temsil etmektedir.”

Johannis, Ponta’nın istifasından, Brüksel’in kemer sıkma emirlerini acımasızca uygulamaktan sorumlu, eski Avrupa Komisyonu üyesi, partisiz Dacian Ciolos önderliğinde bir teknokrat hükümeti kurmak için yararlandı.

Bunun işçi sınıfı için sonuçları yıkıcıydı. Stalinist Çavuşevsku rejiminin düşmesinden yaklaşık 25, Romanya’nın AB’ye katılmasından 10 yıl sonra, ülke Avrupa’nın yoksullar evi olmayı sürdürüyor. Bertelsmann Vakfı’nın AB Sosyal Adalet Raporu’na göre, Romanya, bu listede 27. sırada, yalnızca Yunanistan daha kötü. Ortalama ücret aylık 400 avro, nüfusun yüzde 40’ı ve 18 yaş altı gençlerin yüzde 48’i yoksulluk koşullarında yaşıyor, nüfusun yüzde 28’i ciddi maddi yoksunluk içinde.

Ciolos hükümetinin politikalarından öylesine nefret ediliyordu ki, sonunda, PSD geçtiğimiz Aralık ayındaki erken seçimlerde oyların yüzde 45’inden fazlasını kazandı. Bununla birlikte, seçimlere katılım yüzde 40’ın altındaydı. PSD, bu yılın başında, şimdi protestoların odağında olan Sorin Grindeanu önderliğinde yeni bir hükümet kurdu.

PSD ve önceli olan örgüt, Çavuşevsku’nun devrilmesinden bu yana, Romanya’daki kapitalist egemenliğin güvenilir destekçisidir. Sendikalar ile yakın bir şekilde ilişkili olan PSD, işçi sınıfına yönelik şiddetli saldırıları, devlet kuruluşlarının özelleştirilmesini, NATO’ya ve Avrupa Birliği’ne katılmayı destekledi. Eski Stalinist devlet partisinin mirasçısı olan PSD, her zaman, Washington’ın, Brüksel’in ve Berlin’in belirli bir güvensizliği ile karşılaştı. Yolsuzluk suçlaması, her zaman, PSD’nin Moskova’nın etkisi altında olması şüphesinin eşanlamlısı olmuştur.

Şimdi, Brüksel ile Washington arasındaki gerilimler tırmanırken, PSD Trump yönetimine yaranmaya çalışıyor. Parti Genel Başkanı Liviu Dragnea ve Başbakan Grindeanu, Donald Trump’ın göreve başlama töreni sırasında, yeni başkanının da hazır bulunduğu özel bir akşam yemeğine katılmış olmalarıyla övündüler.

Dragnea, Facebook’ta fotoğraflar yayınladı ve Trump’a, Romanya ile ABD arasında yeni bir düzeyde stratejik ortaklık kurmak istediğini söylediğini iddia etti. Trump, onu, “Bunu yapacağız! Romanya bizim için önemli!” diye yanıtlamış.

Onlar, ayrıca, Trump’ın ulusal güvenlik danışmanı Michael Flynn ile bir araya gelmiş ve “Romanya ile ABD arasındaki stratejik ortaklığa ilişkin mükemmel perspektifler”i ele almışlar. Dragnea, Flynn’e, [Romanya’daki] yeni hükümetin Romanya’nın GSYİH’sinin yüzde 2’sini savunmaya ayırma taahhüdüne uyacağı garantisi vermiş.

Devlet Başkanı Johannis, bu açıklamalara hızla yanıt verdi. Devlet Başkanlığı, göreve başlama töreninde Romanya’nın tek resmi temsilcisinin Romanya’nın ABD büyükelçisi olduğunu söyleyen bir açıklama yayınladı: “Resmi göreve başlama törenlerinin aralarında düzenlenen etkinliklerde yer alan bazı kurumların ya da siyasi partilerin temsilcilerinden oluşan heyetler, Romanya devletini temsil etmemektedir.”

 

Sayfanın başı

Okuyucularımız: DSWS yorumlarınızı bekliyor. Lütfen e-posta gönderin.



Telif Hakkı 1998-2017
Dünya Sosyalist Web Sitesi
Bütün hakları saklıdır