World Socialist Web Site (www.wsws.org)

www.wsws.org/tr/2017/feb2017/twih-f14.shtml

100 yıl önce: Çarlık otokrasisi Rusya’da baskıyı arttırıyor


14 Şubat 2017
İngilizce’den çeviri (6 Şubat 2017)

Şubat 1917’de bu hafta, St. Petersburg Savaş Sanayileri Komiteleri İşçi Grubu’nun üyeleri Rusya’daki Çarlık hükümeti tarafından tutuklandı. Bu hamle, Rusya’nın savaş çabasına katılmasına yönelik kitlesel muhalefetin ve St. Petersburg’da 150.000 kadar işçinin katıldığı 22 Ocak grevini içeren bir siyasi grev ve gösteri dalgasının ortasında, otokratik rejimin yükselttiği bir baskı dalgasının parçasıydı.

1915’te, Rusya’nın önde gelen kapitalistleri, ülkenin I. Dünya Savaşı’na müdahalesini desteklemek üzere Savaş Sanayileri Komiteleri’ni oluşturmuştu. “İşçi grupları”, bu komiteler içinde, yurtseverliği teşvik etmek ve üretkenliği arttırmak amacıyla oluşturulmuştu.

İşçi gruplarına meşruiyet kazandırmak için, ülke genelinde fabrika temsilcileri toplantıları çağrısı yapıldı. Ekim 1915’te, Petrograd işçi grubunun kuruluşuna hazırlık için düzenlenen bir toplantıda, Bolşeviklerin grup için yapılacak seçimin boykot edilmesi ve savaşa karşı devrimci mücadele çağrısı yapan bir karar önerisinden yana oy verildi (95’e 81). Gvozdev’in önderlik ettiği ulusal-oportünist Menşevikler, Bolşeviklerin katılımı olmaksızın bir toplantı düzenleyecek ve Petrograd işçi grubunun kontrolünü elde geçirecek şekilde, Savaş Sanayileri Komitesi’ni kurmuş olan kapitalistler ile gizlice anlaştılar.

Komite’ye herhangi bir meşruiyet kazandırmayı reddeden Lenin, yine de, ortaya çıkmış olan siyasi tartışmaların önemine dikkat çekti. O, şunları yazdı:

“Bugün Rus Sosyal Demokrasisinin yaşamında öne çıkan olgu, St. Petersburg işçilerinin savaş sanayileri komitelerine seçilmesidir. Savaş sırasında ilk kez, bu komiteler proleter kitleleri, şimdiki politikaların temel sorunlarına ilişkin bir tartışmaya ve çözüme çekmiştir. Onlar, bir kitle partisi olarak Sosyal Demokrasi içindeki durumun gerçek resmini açığa çıkarmıştır.

“Açığa çıkarılmış olan şey, iki akımın, yalnızca iki akımın olduğudur. Bunlardan biri, devrimci ve enternasyonalist, gerçekten proleter, bizim partimizde örgütlenmiş ve anayurdun savunusuna karşı çıkan akım; diğeri ise, ‘savunma’ ya da sosyal-şovenist akım… bu [ikinci] blok, Rusya’daki tüm burjuva basın ve Kara Yüzler tarafından destekleniyor ki bu, onun politikasının burjuva ve proleter olmayan karakterini kanıtlamaktadır.”

Ocak 1917’de, İşçi Grupları, “ülkeyi kurtarmak için” yeni bir “hükümet” kampanyası başlattı. İşçilere yönelik bir mektupta, Duma’dan, otokrasiyi ortadan kaldırmasını ve halk tarafından desteklenen bir geçici hükümeti kurmasını talep ettiler. Onlar, Duma’nın toplandığı gün, “tam düzen içinde, halkın huzurunu bozmayan, kimseyi kışkırtmayan, kimseye saldırmayan ve polisi şiddete teşvik etmeyen” bir yürüyüş çağrısı yaptılar. Menşevik çizgi, Çarlık rejiminin, Rus savaş çabalarının benzeri görülmemiş krizinin ortasında çöküşün eşiğinde olduğuna ilişkin burjuvazi içindeki kaygılarla örtüşüyordu.

Bolşevikler Menşeviklerin burjuvaziye ilişkin yanılsamalar yaymasına karşı çıktılar ve birçok toplantıda, teklifin işçi sınıfının bağımsız inisiyatifini zayıflattığı yönünde uyarıda bulunan kararlar geçirdiler. Menşeviklerin çağrısı kitlesel destek bulmadı ama Çarlık rejimi, siyasi olarak sınırlı bile olsa her tür muhalefete yönelik yoğun korkusunun bir belirtisi olarak, çağrının yazarlarına karşı harekete geçti.



Telif Hakkı 1998-2015, Dünya Sosyalist Web Sitesi, Bütün hakları saklıdır