World Socialist Web Site


Bugün Yeni
Olanlar

Haber ve Analiz
Tarih
Sanat Eleştirisi
Polemikler
Bilim
Bildiriler
Röportajlar
Okur Mektupları

Arşiv

DSWS Hakkında
DEUK Hakkında
Yardım

DİĞER DİLLER
İngilizce

Almanca
Fransızca
İtalyanca
İspanyolca
Portekizce
Lehçe
Çekce
Rusça
Sırp-Hırvat dili
Endonezyaca
Singalaca
Tamilce


ANA BAŞLIKLAR

Dünya ekonomik krizi, kapitalizmin başarısızlığı ve sosyalizmin gerekliliği
SEP/DSWS/TEUÖ bölgesel konferanslarında kabul edilen karar önergesi

Bush, Türkiye’ye Irak’ta PKK’ya saldırması için yeşil ışık yaktı
Türk-Kürt çatışmasındaki tarihsel ve siyasi sorunlar

Asya’da tsunami: neden hiçbir uyarı yapılmadı

Mehring Books’tan yeni bir kitap: Amerikan Demokrasisinin Krizi: 2000 ve 2004 Başkanlık seçimleri

Livio Maitan (1923-2004):
eleştirel bir değerlendirme

  DSWS : DSWS/TR : Haber ve Analiz

Yazıcıya hazırla

Suriye üzerine ABD-Rusya gerilimleri şiddetleniyor

Jordan Shilton
12 Ocak 2017
İngilizce’den çeviri (10 Ocak 2017)

Wall Street Journal’da (WSJ) dün yayınlanan bir haber, Suriye’de, Rusya ile Türkiye’nin arabuluculuğundaki ateşkese rağmen devam eden son derece patlayıcı jeopolitik durumu gözler önüne seriyor. Yazı, ABD ve Rusya savaş uçaklarının Suriye semalarında sık sık birbirleriyle çarpışma tehdidi yarattıklarını belirtiyor ve bölgeyi, “gerçekleşmeyi bekleyen uluslararası bir vaka” olarak betimleyen ismi açıklanmayan ABD’li yetkililerin sözlerini aktarıyor.

WSJ’ye göre, 150 kadar uçak ve insansız hava aracı (İHA), kenti IŞİD’den geri alma yönündeki ABD destekli saldırının on binlerce sivilin evlerini terk etmeye zorladığı ve çok sayıda ölüme yol açtığı Musul semalarında düzenli olarak uçarken, çeşitli ülkelerden 50 ile 75 arası uçak ve İHA IŞİD kontrolündeki Rakka kenti çevresinde faaliyet gösteriyor.

WSJ savaş uçakları arasındaki birkaç yakın uçuşun suçunu çoğunlukla Rusya’ya yüklemeye çalışsa da, son aylardaki en ciddi olayın ABD savaş uçakları tarafından tetiklenmiş olduğunu kabul etmek zorunda kaldı. Eylül ayının ortasında, Moskova ile Washington arasında yapılan bir ateşkes anlaşmasının ilk haftasında, ABD uçakları, anlaşmayı etkin bir şekilde baltalayan bir hamleyle, Suriye ordusunun Deyrizor’daki üssünü hedef almıştı. Hava saldırısı, IŞİD militanlarının, ABD tarafından iyi bilinen Suriye ordu üssüne saldırmasına olanak sağlamıştı.

Pazar günü, ABD güçleri, Suriye’nin doğusunda, IŞİD yetkililerini sorgulamak üzere ele geçirme resmi amacıyla, az rastlanan bir kara baskını düzenledi. Washington Post’a göre, Irak’ta konuşlu Yurtdışı Seferi Hedef Belirleme Kuvveti’ne bağlı özel kuvvet birlikleri, Deyrizor yakınında, sahada 90 dakika geçirdi ve ismi açıklanmayan önder kadroyu ele geçirmek amacıyla IŞİD militanlarıyla çatışmaya girdi.

Esad karşıtı muhalefete bağlı Britanya merkezli bir grup olan Suriye İnsan Hakları Gözlemevi 25 kadar IŞİD militanının öldürülmüş olduğunu ileri sürmesine karşın, ABD ordusunun sadece iki IŞİD şüphelisinin öldürüldüğünü iddia etmesiyle birilikte, ölü sayısı hakkındaki haberler önemli ölçüde farklılık gösterdi.

Yazı, önemli bir şekilde, Pentagon’un bu tür operasyonları normalde gizli tuttuğunu, ancak bu son baskını, yerel bir aktivist web sitesinin olayı haber yapmasının ardından doğruladığını belirtti. Başkan Obama, son aylarda, Irak’a ve Suriye’ye konuşlandırılmış özel kuvvet askerlerinin sayısını büyük oranda arttırmıştı.

Washington’ın kara kuvvetleri konuşlandırması, egemen seçkinlerin, ABD destekli muhalefetin Halep’te uğradığı bozgunun ardından yağmacı jeopolitik ve ekonomik çıkarlarını savunmak amacıyla Suriye’deki ABD müdahalesini önemli ölçüde yoğunlaştırmaya hazır olduğunu gösteriyor. Göreve gelecek olan Başkan Donald Trump, Çin’in daha doğrudan bir şekilde üstüne gitmek için daha iyi bir konuma sahip olmak amacıyla, Rusya ile ilişkileri iyileştirme yönünde şüpheli vaatlerde bulunmuştu. Buna karşılık, Suriye’de sahadaki gerçeklik, Washington ile Moskova’nın, hızla nükleer silahların konuşlandırılması ihtimali içeren daha geniş bir bölgesel savaşa dönüşecek doğrudan bir askeri çatışmaya tehlikeli biçimde yakın halde kalıyor olmasıdır.

ABD baskını üzerine bilgiler, Rusya uçaklarının El Bab kasabası yakınındaki Türk saldırısını desteklemek için Suriye’nin kuzeyindeki IŞİD mevzilerini bombalamaya başladığı anlaşıldığı sırada gün ışığına çıktı. Ankara, ABD tarafından desteklenen ve Demokratik Birlik Partisi’ne (PYD) bağlı olan YPG’nin önderlik ettiği Kürt güçleri koalisyonundan önce, bu stratejik açıdan önemli yerin kontrolünü ele geçirmeyi hedefliyor. El Bab’ın kontrolü, IŞİD’in Suriye’deki fiili başkenti Rakka’ya yönelik yaklaşan saldırı için daha büyük bir öneme sahip olacak.

Rusya karşıtı propagandada öncü bir rol üstlenen New York Times’ta (NYT) Pazartesi günü yayınlanan bir makale, Moskova ile Ankara arasında artan işbirliğini kaygıyla dile getiriyordu. Gazete, “Derinleşen bağlar, Amerika Birleşik Devletleri’ni Suriye’nin nihai yazgısını biçimlendirme mücadelesinde tecrit etme tehlikesi oluşturuyor.” uyarısında bulundu ve Türkiye’nin son saldırısının, ABD’nin koordinasyonu ve ABD hava saldırılarının yardımı olmaksızın başlatılmış olduğuna dikkat çekerek sürdürdü. NYT, Kremlin’in, Ankara’nın Esad rejimi ile doğrudan karşı karşıya gelmemesi koşuluyla, Suriye’nin kuzeyindeki Türk ilerlemesine uyum sağlamaya karar vermiş olduğunu ileri sürdü.

Türkiye, bölgede bir çatışma olasılığını keskin şekilde arttıracak bir hamleyle, geçtiğimiz hafta istihbarat toplamak üzere El Bab üzerinde uçan ABD İHA’larına ve uçaklarına yönelik ilk muhalefetini geri çekti. Bu, Amerika ve Rus uçaklarının, artık her zamankinden daha açık bir şekilde çatışan hedefler peşinde koşmak üzere, kasaba üzerinde birbirlerine oldukça yakın uçacakları anlamına geliyor. İki taraftan birinin çatışmayı kasten bir tırmandırması bir yana, ufak bir kaza bile, savaşın, bölgenin kuşatılmış halkı için felaket getirici sonuçları olacak yıkıcı bir yayılmasını tetikleyebilir.

ABD baskını, görevi sona eren Savunma Bakanı Ashton Carter’ın Rusya’ya yönelik yenilenmiş eleştirisiyle aynı zamana denk geldi. Carter, Rusya’yı, IŞİD’e karşı savaşta “neredeyse hiçbir şey” yapmamakla suçladı. O, sözlerini, Kremlin “Esad’ın usulca kenara çekilmesine yardımcı” olamadığı ve “ılımlı muhalefeti Suriye hükümetine getirme”yi beceremediği için, Rusya’nın Suriye’deki müdahalesinin “Suriye iç savaşının sona ermesini neredeyse kesin şekilde zorlaştırmış” olduğunu ilan ederek sürdürdü.

Carter, ardından, Rusya konusunda Trump yönetiminden ne beklediğini açıkça ortaya koyarak devam etti. Demokratik Parti’nin Kasım ayındaki başkanlık seçimlerine doğru yaptığı ispatlanmamış Rus heklemesi suçlamalarına değinen Carter, benimsenmesi gereken tepkinin tarzı konusunda, “Askeri ya da tümüyle askeri bir yanıt olması gerektiğini düşünmüyorum. Bir yanıt verilmeli ve bence, şimdiye kadar atılan adımlar, sonu değil başlangıcı, tavanı değil zemini temsil ediyor… Bedelin daha fazla olması gerektiğine inanıyorum.” dedi.

Gerçekte, Suriye felaketinin baş sorumluluğu, enerji zengini Ortadoğu’daki konumunu jeostratejik rakiplerine karşı güçlendirmek için Şam’da rejim değişikliği gerçekleştirmek amacıyla iç savaşı sistematik olarak kışkırtmış olan ABD emperyalizmine aittir. ABD, bu süreçte, Obama yönetiminin Libya’daki Kaddafi rejimini devirirken işbirliği yaptığı cihatçı grupları aktif bir şekilde teşvik etti. Ne zaman ki IŞİD militanları Irak’a geçip toprakları ele geçirdi, IŞİD ancak o zaman Washington için bir sorun haline geldi.

Rusya ve Türkiye bu ayın başında çeşitli muhalefet gruplarını ve Suriye hükümetini kapsayan bir ateşkesi sonuca bağlamaya çalışırken, ABD, kenarda durmaya ve diğer ülkelerin Suriye’nin geleceğine karar vermesine izin vermeye razı olmayacaktır. Barış görüşmelerinin, bu ayın sonunda Kazakistan’ın başkenti Astana’da başlaması bekleniyor.

Pazartesi günü, Esad, hükümetinin tüm Suriye toprakları üzerinde denetim kurmaya çalıştığını vurgularken, görüşmelerde her şeyi müzakere etmeye hazır olduğu sözünü verdi.

Ateşkes, şimdiden sendeleme işaretleri veriyor. Başkente su sağlayan Barada Vadisi’nde, Esad yanlısı güçler ile muhalefet milisleri arasındaki çatışmalar şiddetlenerek devam ediyor. Muhalefet gruplarının bir koalisyonu olan Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ise, geçtiğimiz hafta, saldırılar nedeniyle ateşkes görüşmelerine katılımını durdurduğunu ilan etmişti.

Bununla birlikte, Esad hükümeti, muhalefetin elindeki bölgeye saldırmakta haklı olduğunu belirtiyor. Hükümet, muhalefet gruplarını, beş milyon insanı üç haftadır susuz bırakacak şekilde, Şam’a su sağlayan şebekenin kasıtlı olarak bozulmasına yol açmakla suçluyor. Esad yönetimi, ayrıca, Barada Vadisi’ndeki saldırılarını meşrulaştırmak için, ÖSO’nun, önceden El Kaide’nin Suriye kolu olan ve ateşkes anlaşmasına dahil edilmeyen El Nusra Cephesi ile işbirliğine dikkat çekiyor. Halep’teki ABD destekli asiler de, benzer şekilde cihatçı savaşçılarla yan yana savaşmışlardı.

 

Sayfanın başı

Okuyucularımız: DSWS yorumlarınızı bekliyor. Lütfen e-posta gönderin.



Telif Hakkı 1998-2017
Dünya Sosyalist Web Sitesi
Bütün hakları saklıdır