WikiLeaks ifşaatları ve ABD emperyalizminin suçları

11 Mart 2017

Washington’ın saldırgan dış politika hamleleri, medya ve siyaset kurumu tarafından, giderek artan bir sıklıkta, ABD emperyalizminin jeopolitik rakipleri Rusya ile Çin’in “hekleme”sine ve “siber casusluğu”na yönelik savunmacı yanıtlar olarak yutturulmaya çalışılıyor.

Aylardır, haber programlarına, Rusya’nın 2016 seçimlerini altüst etmek için Demokratik Parti Ulusal Komitesi’ni “hekledi”ği yönünde histerik iddialar hakim. Basılı ve görsel medya Rusya’ya yönelik ateşli suçlamalarla ilgilenirken, ABD ve onun NATO müttefikleri, binlerce askeri ve yüzlerce tankı Rusya sınırına sevk etti.

Yalnızca Amerikan seçimlerine müdahale iddialarıyla yetinmeyen ABD medyası ve onun uluslararası vekilleri, Rusya’nın Fransa’daki, Almanya’daki ve başka uzak ülkelerdeki seçimlere de burnunu soktuğunu iddia ediyor. Rusya’nın seçimleri “heklediği”ne ilişkin şimdiki öfkeden önce, Obama yönetimi, Çin’e karşı, “Asya’ya dönüş”e eşlik eden ticari yaptırımları ve askeri tırmandırmayı haklı göstermek için “hekleme” ve “entelektüel mülkiyet hırsızlığı” iddialarını kullanmıştı.

ABD Dışişleri Bakanlığı, CIA ya da ismi açıklanmayan “istihbarat yetkilileri” ne zaman Washington’ın jeopolitik rakipleri tarafından gerçekleştirilen bir “siber” provokasyon iddiasında bulunsalar, haber sunucuları, bu iddiaları, karanlık bir odada bilgisayar başında saldırgan bir şekilde bir şeyler yazan maskeli adamların görüntüleri eşliğinde, nefes nefese, bir gerçekmiş gibi tekrar ediyorlar.

Ancak, Rus ve Çinli bilgisayar korsanları sürülerinin, casusların ve “internet trolleri”nin saldırısı altındaki iyiliksever ve iyi niyetli bir ABD yönetimi biçimindeki bu resmi model, Merkezi İstihbarat Örgütü’nün (CIA) suç oluşturan siber casusluk, kötüye kullanma, hekleme ve yanlış bilgilendirme amacıyla tüm dünyada kullandığı yöntemleri gösteren 9.000 dolayında belgenin Salı günü WikiLeaks tarafından yayınlamasıyla çöktü.

Belgeler, CIA’in, cep telefonları dahil, internet ile bağlantılı tüm aygıtları kendi çıkarı için kullanma ve denetleme becerisine sahip olduğunu ortaya koyuyor. 5.000 kişilik bir CIA internet korsanları ordusunun kullandığı bu araçlar, örgüte, ABD içindeki ya da dışındaki, “dost” ya da düşman yabancı hükümetler ve Birleşmiş Milletler gibi uluslararası kurumlar dahil, herkesi fiilen dinleme/izleme olanağı sağlıyor.

WikiLeaks belgeleri, ABD’yi dünyanın en büyük “haydut devlet”i ve “siber suçlusu” olarak açığa vurmaktadır. Vergilerden edinilen yüz milyonlarca dolarla karşılanan devasa ABD casusluk ağı, faaliyetlerini “müttefikler”inden gizlemek için diplomatik görevleri kullanmakta, dünya liderlerini izlemekte, insan kaçırmalar ve suikastlar örgütlemekte ve dünyanın dört bir yanındaki seçimleri etkilemekte ya da tersine çevirmektedir.

Salı günü, eski CIA müdürü Michael Hayden, ifşaatlara, “Ama oralarda, bizim gözetlememizi istediğiniz insanlar var. Bizim, bir kişinin niyetlerini öğrenmek için televizyonun içine o dinleme aygıtını yerleştirme becerisine sahip olmamızı siz istiyorsunuz.” diye atıp tutarak yanıt verdi.

Bu tür açıklamaların eski bir Rus istihbarat şefi tarafından yapılması durumunda Amerikan basınında yol açacağı öfke feryatlarını hayal edebiliyoruz. Hayden, açıklamalarında, ABD’nin, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in yalnızca hayal edebileceği bir dinleme/izleme ve siyasi karışıklık operasyonları sürdürdüğü gerçeğini gizlemeye hemen hiç kalkışmadı.

WikiLeaks belgeleri, ABD’nin, yasadışı operasyonlarını, kendi suçlarından Rusya ve Çin dahil jeopolitik rakiplerini sorumlu gösterecek şekilde nasıl sahte bayrak altında sürdürerek gizlemeye çalıştığını gösteriyor.

Örneğin, siber güvenlik uzmanı Robert Graham, bir blog gönderisinde, “bir anti-virüs araştırmacısı, bana, bir zamanlar Rusya’dan ya da Çin’den geldiğinden kuşkulandıkları bir virüsün şimdi CIA’e mal edilebileceğini, çünkü onun, tanımlamayı sızdırmadaki bir şey ile tam olarak eşleştiğini anlattı.” diye yazdı.

İfşaatlar, daha şimdiden tüm dünyada yankı yapmaya başladı. Almanya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Sebastian Fischer, Çarşamba günü, Berlin’in ifşaatları “son derece ciddiye” aldığını belirtti ve “bu tür konular sık sık ortaya çıkıyor” dedi. Bu arada, sözcüsü, Reuters’e, “Somut suç eylemi ya da kesin failler bulmamız durumunda bir soruşturma başlatacağız… Konuyu son derece dikkatli bir şekilde ele alıyoruz.” diyen Almanya başsavcılığı, belgelerin içeriğine ilişkin bir soruşturma açıklamasında bulundu.

Belgeler, CIA’in, CIA ve NSA ajanlarını, askeri istihbarat görevlilerini ve ABD İç Güvenlik Bakanlığı çalışanlarını istihdam eden Frankfurt’taki (Almanya) ABD konsolosluğunu, Avrupa çapındaki dinleme/izleme ve siber operasyonları için bir üs olarak kullandığını ortaya koyuyor. Bu ajanların çoğuna, operasyonlarını Alman ve Avrupa hükümetlerinden gizlemeleri için, sahte kimlikler ve diplomatik pasaportlar sağlanmış.

Alman hükümetinin Çarşamba günkü çıkışması, 2013 yılında Edward Snowden tarafından yapılan ve Almanya başsavcısının 2015’teki sözleriyle, “ABD istihbarat servislerinin bilinmeyen üyeleri Başbakan Angela Merkel’in cep telefonunu gözetliyor” biçimindeki ifşaatın ardından geliyor.

ABD medyası, CIA’in ve diğer istihbarat örgütlerinin propaganda kolu biçimindeki işlevine bağlı bir şekilde, ifşaatların önemini en aza indirmek ve hiçbir kanıt olmaksızın, Rusya’yı, belgeleri ABD çıkarlarına zarar vermek amacıyla piyasaya sürmekle suçlamak için harekete geçti.

Washington Post, belgelerde kaygılanacak bir şey yok diyen bir grup güvenlik uzmanının sözlerini aktarırken, NPR, “Bu araçların bir Amerikalıya karşı kullanılmayacağını söyleyebilirim” diyen Hayden’ın açıklamasından uygun bir alıntı yaptı. O, bu tür “uzman”lardan biri olan Jan Dawson’ın, “Bizim büyük çoğunluğumuza gelince; bu, hiçbir şekilde bize uygulanmıyor... Yasalara bağlı herhangi bir yurttaş için kaygılanacak hiçbir şey yok.” sözlerini aktardı.

Milyonlarca Amerikalının özel iletişimlerini gözetlemiş ve ardından halka ve Kongre’ye yalan söylemiş olduğu Snowden’ın ifşaatları eliyle kanıtlanmış olan güvenlik aygıtları hakkında yapılan bu tür saçma açıklamalar, ABD medyası tarafından iyi bir buluş olarak kabul edildi.

WikiLeaks ifşaatlarından yalnızca bir gün sonra, medya tezgahı, onları Rusya’nın ABD’ye yönelik komplosunun bir parçası olarak göstermekle ve WikiLeaks’i dış güçlerin bir ajanı işlevi görmekle suçlamakla meşguldü. NBC’nin Çarşamba akşamki haber programı “Rusya CIA’i heklemiş olabilir mi?” sorusunu sorarken, bir başka bölümün başlığı, “CIA içinde bir [Rus] köstebek olabilir mi?” idi.

Belgelerde açığa vurulan bu tür casusluk ve karışıklık çıkarma mekanizmaları, gezegenin dört bir yanında halkın demokratik haklarını ABD’nin çıkarları doğrultusunda ortadan kaldırmak için çalışan ABD dış politikasının önemli bir aracıdır. Casusluk, hekleme, şantaj, cinayet, işkence ya da gerektiğinde bombalama ve istila; hiçbir yöntem dışlanmamaktadır.

Andre Damon