Artan gerilimlerin ortasında, NATO şefi Rusya ile cepheleşmeyi ABD Kongresi’ne taşıdı

Bill Van Auken
5 Nisan 2019

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Çarşamba günü, ABD Kongresi’nin ortak oturumunda, ABD önderliğindeki bu emperyalist ittifakın bir önderi tarafından yapılan ilk konuşmada, durmadan büyüyen çatlakların bizzat NATO’yu parçalanmakla tehdit ettiği koşullarda, Rusya’ya karşı askeri takviyeyi teşvik etti.

Yaptığı sıkıcı konuşma oradaki ABD Senatörleri ve Temsilcileri tarafından 18 kez ayakta alkışlanarak kesilen Stoltenberg, yeni bir Soğuk Savaşı için bastırmadığı iddiasında bulundu ama yine de, NATO ittifakının merkezi ekseninin Moskova ile askeri çatışmaya hazırlanma olarak kaldığını açıkça ortaya koydu.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg Kongre’de konuşuyor [Fotoğraf: C-Span]

“İlk kez, ittifakımızın doğusunda konuşlandırılmış savaşa hazır birliklere sahibiz,” diyen NATO genel sekreteri, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Kuvvetlerimizin hazırlığını arttırdık, NATO Mukabele Gücü’nün boyutunu üçe katladık, komuta yapımızı modernize ettik, siber savunmalarımızı pekiştirdik ve kendi yollarını seçme egemenlik hakkına sahip egemen uluslar olan yakın ortaklarımız Gürcistan’a ve Ukrayna’ya desteğimizi arttırdık.”

Rusya’nın sınırlarının dibine silahlı taburlar konuşlandırma hakkındaki bu böbürlenme, Washington’da düzenlenen NATO dışişleri bakanları toplantısı NATO savaş gemilerini Kerç Boğazı’na gönderme planlarını onaylarken geliyordu. Karadeniz ile Azak Denizi arasındaki bu geçiş yolu, geçtiğimiz Kasım ayında, Ukrayna’nın bir silahlı çatışma ile sonuçlanan provokasyonuna sahne olmuş; Rusya Ukrayna’nın üç gemisini ve iki düzine kadar denizciyi ele geçirmişti.

ABD’nin NATO Temsilcisi Kay Bailey Hutchison, Salı günü, NATO dışişleri bakanları toplantısı sırasında, gazetecilere, “Oldukça saldırgan Rusya’yı caydırma kapasitesine sahip olduğumuzdan emin olacağız,” dedi. Hutchison, yaklaşan NATO müdahalesinin “Ukraynalı gemiler için Kerç Boğazı üzerinden güvenli bir geçişin var olduğunu garanti etmek üzere” tasarlandığını söyledi.

Kremlin sözcüsü Dmitri Peskov, planlanan eylemi kınadı ve şunları söyledi: “Bu olumsuz [bir adım]. Ne kastettiklerini anlamıyoruz. Kerç Boğazını ve deniz taşımacılığını çevreleyen durum iyi bilinmektedir ve uluslararası mevzuat, uluslararası yasalar doğrultusundadır. Rusya’nın tavrı da oldukça tutarlıdır ve iyi bilinmektedir.”

Stoltenberg, ayrıca, Trump yönetiminin 1987’de yapılan Orta Menzilli Nükleer Güçler (INF) Antlaşması’nı yırtıp atmasına desteğini belirtti ve “NATO müttefikleri, bu konuda ABD’yi güçlü bir şekilde desteklemektedir,” dedi. Washington’ın attığı ve Rusya’nın anlaşmayı ihlal ettiğine ilişkin kanıtlanmamış iddialarla gerekçelendirdiği bu adım, yeni bir nükleer silahlanma yarışının önünü açıyor.

ABD’li yetkililer, bu adımın atılmasındaki önemli bir etkenin, anlaşmaya bağlı olmayan Çin’in, Washington’ın “Asya’ya dönüş” adı altında gerçekleştirdiği askeri kuşatmaya karşı koymak için füzeler konuşlandırması olduğunu kabul ettiler.

Bir Rus televizyon yorumcusu, Stoltenberg’in konuşmasını, Rusya’nın “sınırlarını NATO’ya çok yakın yerleştirmiş olduğu” kaygısına dayanan “alışıldık tehditler ve yersiz korkular yığını” olarak betimledi.

ABD Temsilciler Meclisi Sözcüsü Nancy Pelosi, Stoltenberg ile birlikte fotoğraf çektirdi ve NATO şefinin Capitol Hill’de boy göstermesinin “çok sevindirici bir olay” olduğunu söyleyip, “dünyayı daha barışçıl bir yer yapan önderliği” için ona teşekkür etti.

Stoltenberg’e yönelik övgülerini açıkça Cumhuriyetçi Başkan Donald Trump’a bir ders verme olarak gören Demokrat vekiller, NATO genel sekreterini coşkuyla alkışlama konusunda en öndelerdi. Trump, 2016 seçim kampanyasında, NATO ittifakını “köhne” olarak tanımlamış ve Avrupalı üyeleri, defalarca, haksız ticari üstünlükler elde ederken askeri gücüne güvenerek ABD’den yararlanmakla suçlamıştı.

Aynı zamanda, özel hukuk müşaviri Robert Mueller’in, Trump’ın 2016 seçimlerine sözde müdahalede Kremlin’le “gizli anlaşma” yaptığı yönündeki aralıksız iddiaları doğrulayamayan raporu nedeniyle, Demokratların Stoltenberg’i kucaklaması, partinin, Rusya’ya karşı daha da saldırgan bir askeri politika talepleriyle Trump yönetimine sağdan karşı çıkmaya devam etme yöneliminin bir parçasıdır.

Stoltenberg NATO içinde gitgide sertleşen bölünmeleri bir “güç ve demokrasi işareti” olarak resmetmeye çalışsa da, Washington’da düzenlenen NATO kuruluş yıldönümü toplantısında konuşan ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence, hem Türkiye’ye hem de Almanya’ya, Washington’ın emirlerine boyun eğmeleri konusunda ültimatomlarda bulundu.

Pence, “Türkiye seçimini yapmalı. Tarihteki en başarılı askeri ittifak içindeki kritik bir ortak olarak mı kalmak, yoksa ittifakımızın altını oyan böyle pervasız kararlar alarak ortaklığın güvenliğini riske mi atmak istiyor?” dedi.

ABD başkan yardımcısı, Ankara’nın Rusya’dan S-400 füze savunma sistemleri satın alma kararından söz ediyordu. Birkaç gün önce, Washington, buna karşı, diğer NATO ülkelerine sağlanan F-35 savaş uçaklarının teslimatını durdurarak misilleme yapmıştı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Twitter’da, Pence’in ültimatomuna şu sert yanıtı verdi: “ABD seçimini yapmalı. Türkiye’nin müttefiki olarak mı kalmak, yoksa teröristlerle el ele vererek NATO müttefikinin düşmanlarına karşı savunmasını zayıflatıp dostluğumuzu riske mi atmak istiyor?”

Oktay, Pentagon’un Suriyeli Kürt ayrılıkçı YPG milislerini silahlandırıp desteklemeye devam etmesine gönderme yapıyordu. Ankara, YPG’yi, on yıllardır kanlı bir bastırma harekatı yürüttüğü Türkiye’deki PKK örgütünün bir kolu olarak görüyor.

Daha önce, Washington’daki başka bir etkinlikte konuşan Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ankara’nın Washington’dan gelen taleplere boyun eğmek üzere olmadığını ortaya koymuştu. Çavuşoğlu, S-400 konusunda şunları söyledi: “İş bitti, geri adım atmayacağız. Türkiye, Rusya ile diğerleri arasında seçim yapmak zorunda değil ve Rusya ile ilişkilerimizi diğerlerine bir alternatif olarak görmüyoruz.”

Pence, ayrıca, Alman hükümetini, “ortak savunmamıza GSYİH’sinin yüzde 2’si kadar gereken yatırımı yapmayı” reddettiği gerekçesiyle kınayarak, sert eleştirilerini Berlin’e yöneltti.

Alman hükümeti Hitler’in Üçüncü İmparatorluk’unun çökmesinden beri görülmemiş bir ölçekte silahlanırken (askeri harcamaları 2014’ten beri yüzde 40 arttırdı), Pence, Berlin’i, sorumluluklarından yan çiziyormuş gibi gösterdi.

ABD başkan yardımcısı, Alman hükümetini, Rus doğalgazını Baltık Denizi üzerinden Almanya’ya taşıyacak olan Kuzey Akım 2 boru hattı projesini sürdürdüğü için kınadı ve Almanya’nın “Rusya’nın esiri” haline gelme riskini göze aldığını ısrarla vurguladı. Washington, Almanya’ya, ABD’li şirket tarafından sağlanan sıvılaştırılmış doğalgazı, Rus doğalgazına bir alternatif olarak kabul etmesi için baskı yapıyor.

Trump, Salı günü Stoltenberg ile yaptığı görüşmede, anlaşılan Washington’ın peşinde olduğu açık emperyalist çıkarların tonunu yumuşatma çabasıyla, Almanya’ya “büyük saygı” duyduğunu ilan ederken, aynı konular üzerinde durdu.

“Babam Alman, Alman’dı,” diyen Trump, “Almanya’da çok müthiş bir yerde doğdu, bu yüzden Almanya için harika hislerim var,” diye ekledi. Bu, Trump’ın, herkesin önünde, babası Fred Trump’ın Almanya’da doğduğunu üçüncü kez iddia edişiydi. Devlet kayıtlarına göre ise, Fred Trump, aslında, 1905’te, New York City’de doğmuştu.