ABD, Assange’ın iadesi için resmi talepte bulundu

Oscar Grenfell
12 Haziran 2019

Washington Post, Salı günü, ABD Adalet Bakanlığı yetkililerinin geçtiğimiz Perşembe günü WikiLeaks’in kurucusu Julian Assange’ın iade edilmesi için Britanya makamlarına resmi bir talepte bulunduğunu bildirdi.

ABD hükümetinin, Assange’ın 11 Nisan’da Britanya polisi tarafından gözaltına alınmasından itibaren Britanya’ya tam bir iade başvurusu yapmak için 60 günü vardı. ABD’nin iade talebi üzerine ilk bağımsız duruşma, 14 Haziran’da Londra’da yapılacak.

Julian Assange

Gazete haberi, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, ABD’de ve dünya çapında işçilerin, öğrencilerin, gençlerin ve temel hak savunucularının geniş muhalefetine rağmen, Assange’a 17’si Casusluk Yasası’nı ihlalden olmak üzere 18 suçtan dava açma girişimini kararlılıkla sürdürdüğünü doğrulamaktadır.

Assange’a ABD’nin savaş suçlarını ve diplomatik komplolarını ifşa etmesindeki rolü nedeniyle getirilen suçlamalar, ABD anayasasındaki birinci değişiklikle güvence altına alınmış basın özgürlüğü haklarına cepheden bir saldırıdır.

Daha önce hiçbir ABD yönetimi, bir gazeteciye ve yayıncıya Casusluk Yasası kapsamında dava açmaya çalışmamıştı. Son derece sert Casusluk Yasası, tarihsel olarak savaş karşıtı aktivistleri, casus olduğu iddia edilenleri ve ifşaatçıları hedef almak üzere kullanılmıştır.

Britanya’nın ve ABD’nin mevcut yasalarına göre, Britanya’dan ABD’ye iade edilen kişiler, resmi iade talebinde yer alanlardan ya da başvuru yapıldıktan sonra işlendiği iddia edilenlerden başka ek suçlarla suçlanamıyor.

Washington Post’a göre, Adalet Bakanlığı, Assange’a, WikiLeaks’in 2017’de “Vault 7” adı verilen CIA belgelerini yayınlamasından suçlama getirmeyecek. Gazete, bu kararın, “Hükümet yetkililerine göre, bunu yapmanın ulusal güvenliğe daha fazla zarar vereceği kaygısından dolayı” alındığını belirtti.

WikiLeaks, ABD’nin Assange’ı ele geçirme çabasında yaşanan tırmanışın, “Vault 7”nin yayınlanmasından kaynaklandığını defalarca açıklamıştı. Bu belgelerin yayınlanması, dönemin CIA müdürü Mike Pompeo’yu, Nisan 2017’de, Assange’ı bir “şeytan” ve WikiLeaks’i ve “devlet dışı bir düşman istihbarat kurumu” olarak alenen suçlamaya itmişti.

Bunun ardından, ABD’li yetkililer, Assange’ın sığınmasını kaldırması ve onu büyükelçilikten çıkarması için Ekvadorlu yetkililere yaptıkları baskıyı hızla arttırdılar ve Casusluk Yasası suçlamaları ile sonuçlanan bir FBI soruşturması başlattılar.

“Vault 7”, CIA’in saldırgan hekleme yetenekleri geliştirdiğini ve kötücül bilgisayar virüsleri yaydığını açığa çıkarmıştı. Belgeler, kurumun, bilgisayar sistemlerini hekleme ve saldırıların sorumluluğunu Rusya, Çin ve İran gibi düşmanlara yüklemek amacıyla “belirtiler” bırakma beceresi geliştirmiş olduğunu gösteriyordu.

Diğer belgeler ise, CIA’in, akıllı televizyonlar gibi ev gereçlerine sızma yeteneğine sahip olduğunu ve bunun ona potansiyel olarak toplu gözetleme yapma olanağı sağlandığını ortaya çıkardı. Bazı belgeler, kurumun, bir suikast programında kullanılabilecek şekilde, modern arabaların bilgisayar sistemlerini hekleme yeteneği geliştirmeye çalıştığını gösteriyordu.

Assange aleyhine, resmi iade talebinde yer alanlardan başka ek suçlama getirme konusundaki kısıtlamaya rağmen, ABD’nin Assange’a karşı soruşturmalarının devam ettiğinin belirtileri söz konusu.

2010’da belgeleri WikiLeaks’e sızdıran cesur ifşaatçı Chelsea Manning, Trump yönetimi tarafından hala hapiste tutuluyor. WikiLeaks’i soruşturmak üzere bir araya getirilmiş bir Büyük Jüri önünde Assange aleyhine yalan ifade vermeye zorlanan Manning, bir suçlama olmadan hapse atılmış durumda.

WikiLeaks, geçtiğimiz Cuma günü, ABD’nin, ayrıca, FBI’ın Assange’a 2011’de İzlanda’da “bilgisayar hekleme” iftirası atma girişimini canlandırmayı amaçladığı uyarısında bulundu.

WikiLeaks, daha önce sahtekarlıktan ve zimmetine para geçirmekten hüküm giymiş olan İzlandalı FBI muhbiri Sigurdur Thordarson’un, potansiyel olarak Assange aleyhine ek uydurma suçlamalara yol açacak şekilde, geçtiğimiz ay soruları yanıtlamak üzere Washington DC’ye gitmiş olduğunu bildirdi. Thordarson, ayrıca, Mayıs ayının başında, İzlanda’da, Assange soruşturmasını yürüten FBI ekibi ile görüşme yapmıştı.

ABD’nin resmi talebi, Assange’ın sağlığının kötüleşmekte olduğuna ilişkin haberler ile aynı zamanda geldi. WikiLeaks, 30 Mayıs’ta, Assange’ın, “sağlık durumu”na yönelik “ciddi kaygılar”ın ortasında, Belmarsh Hapishanesi’nin sağlık koğuşuna aktarılmış olduğunu doğrulayan bir açıklama yaptı.

Sonraki gün, Assange’ı Mayıs ayı başında ziyaret etmiş olan BM İşkence Özel Raportörü Nils Melzer, WikiLeaks’in kurucusunun “uzun süre psikolojik işkenceye maruz kalanlarda tipik olan tüm belirtileri gösterdiği” uyarısında bulunan bir açıklama yaptı.

ABD, Britanya, İsveç ve Ekvador hükümetlerinin Assange’a yönelik zulümlerini kınayan Melzer, Britanya mahkemelerinin Assange’ın adil yargılanma haklarına zarar verdiği ve WikiLeaks’in kurucusunun ABD’ye iade edilmesi durumunda daha fazla işkenceye ve insan hakları ihlaline maruz kalma tehlikesi ile karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu.

BM’nin raporu ve Assange’ın sağlık krizi, ABD’nin onu iade ettirme girişimlerine yönelik muhalefeti yoğunlaştırmış durumda.

Meksika Basın Kulübü, Cuma günü, Assange’ı savunmak için ortak eylem çağrısından bulunan bir açıklama yaptı. Kurumun genel sekreteri Celeste Saenz de Miera, şunları belirtti: “Harekete geçme kapasitemizi göstermek için birlikte hareket etmemiz gerekiyor. Eğer Assange’dan vazgeçersek, kendimizden vazgeçeriz. Bu olmamalı.”

Bu açıklama, Assange’a yönelik saldırıların basın özgürlüğüne karşı geniş bir saldırının kapısı açtığını gösteren uluslararası gelişmelerin ardından geldi.

Geçtiğimiz hafta, Avustralya Federal Polisi, Afganistan’daki savaş suçlarını ve hükümetin gözetleme planlarını açığa vuran yazılar üzerine, News Corp’tan bir gazetecinin evine ve Australian Broadcasting Corporation’ın (ABC) Sidney bürolarına baskın düzenledi. Fransız hükümeti ise, Suudi Arabistan’ın Yemen’e karşı savaşındaki suç ortaklığını ifşa eden gazetecilere yönelik soruşturma yürütüyor.

Salı günü KPFA radyosuna konuşan Avustralyalı araştırmacı gazeteci John Pilger, bu adımların, Assange’ın “sözde liberal demokrasilerin değiştiği” ve giderek daha çok “otokrasilerin” yöntemlerini benimsediklerine ilişkin uyarılarını doğruladığını söyledi.

Bu hafta Britanya’da ve başka yerlerde mitingler düzenlenecek. Sosyalist Eşitlik Partisi, Sidney’de, Melbourne’de ve Brisbane’de bir dizi gösteri düzenleyeceğini duyurdu. Gösterilerde, Avustralya hükümetinin, Assange’ın Britanya’da serbest bırakılmasını ve ABD’ye iade edilmeye karşı bir güvence ile Avustralya’ya geri dönmesini sağlayarak, bir yurttaş ve gazeteci olarak Assange’a karşı yükümlülüklerini yerine getirmesi talep edilecek.