İşçiler koronavirüs salgınından korunma talep ederken öfke büyüyor

Tom Hall ve Joseph Kishore
21 Mart 2020

Yayılan koronavirüs salgınına rağmen hâlâ çalıştırılmaları ve yaşamlarını ve geçimlerini güvence altına alacak hiçbir önlem alınmaması nedeniyle ABD’deki ve dünya genelindeki işçiler arasında öfke büyüyor.

Salı günü öğlen saatlerinde, Tipton, Indiana’daki bir Fiat Chrysler fabrikasında çalışan otomotiv işçileri, eyalet genelinde toplanma yasaklanmışken hâlâ çalıştırılmalarını protesto etmek için vardiyadan önce fabrika dışında toplandılar. Yönetim, onlara, eğer çalışmazlarsa işten atılacaklarını bildirdi. Şirketin bu tehdidi, işbaşı yapmaları için işçilerin gözünü korkutmak amacıyla düzenlenen bir fabrika toplantısında Birleşik Otomotiv İşçileri (UAW) sendikası tarafından da desteklendi.

Aynı gün, Hammond, Indiana’daki Lear araç koltuğu fabrikasındaki çok sayıda işçi çalışmayı reddetti ve parça fabrikası ile yakındaki Chicago montaj tesisini durmaya zorladı. Detroit’teki otobüs şoförleri de güvensiz koşullarda çalışmayı reddettiler.

Louisville, Kentucky’de bulunan Ford Kentucky Kamyon Fabrikası’nda işçiler Ford kamyonlarının parçalarını birleştiriyor (AP Photo/Timothy D. Easley)

Pazartesi günü Fiat Chrysler’in Detroit’te bulunan Warren Kamyon Montaj Fabrikası’ndaki boyahane işçileri eylem yapmış; geçtiğimiz Perşembe günü de Windsor, Ontario’daki Kanadalı Fiat Chrysler işçileri benzer şekilde iş bırakmıştı. İtalya’da ve İspanya’da da otomotivde ve başka sektörlerde çalışan işçiler, ülke genelindeki karantina koşullarında çalışmaya zorlanmalarına karşı greve gittiler.

Detroit dışındaki Sterling Heights Montaj Fabrikası’nda çalışanlar dahil olmak üzere birçok otomotiv işçisinin testi çoktan pozitif çıktı. Üretimi sürdürme yönündeki canice kararın sonucunda çok sayıda işçinin daha hastalığına yakalanmış olduğundansa kuşku duyulamaz.

İmalat tesisleri ABD genelinde faaliyetlerini sürdürüyor. Hükümetten on milyarlarca dolarlık kurtarılma parası isteyen Boeing, üst yönetime evden çalışma talimatı verirken işçileri işyerinde çalışmaya zorluyor. Birçok Boeing işçisine çoktan koronavirüs bulaştı ve çok daha fazlasına da bulaştığı kesin.

Hizmet sektöründe çalışan ve her gün yüzlerce insanla görüşen işçiler de çalışmaya devam ediyor.

Amazon, internetten alışverişte artan talebi karşılamak için yüz binlerce işçiyi çalıştırıyor. Şirket yönetimi evden çalışırken, Amazon depolarındaki korkunç koşullar olduğu gibi duruyor. Bir Amazon işçisi, Buzzfeed News’e şunları söyledi: “Hiçbir önleyici çözüm önermiyorlar. Yalnızca hastalığa yakalanırsak ödeme yapıyorlar. Bu, salgının yayılmasını yavaşlatmaya yardımcı olmadığı gibi ölüm riskini de azaltmıyor.”

Başka bir ifadeyle, Amazon, işçilerin yaşamını harcanabilir görüyor ve hastalık kapanlara teklif ettiği ücretli hastalık iznini, iş maliyetinin kârlardaki artışla telafi edilebilecek bir parçası olarak kabul ediyor.

Toplum açısından elzem olmayan sektörlerdeki işçilerin çalışmaya devam etmesi için hiçbir neden yoktur. Sağlık gibi gerekli sektörlerde çalışan işçilere ise güvenli çalışma koşulları sağlanmalıdır. Ülke genelindeki sağlık emekçileri, kritik önem taşıyan işlerini, son derece tehlikeli koşullar altında en temel koruyucu ekipmanlar olmadan yapmaya zorlanmalarına büyük öfke duyuyorlar.

Diğer işçiler ya ücretsiz izne çıkarılmış ya da çalışma saatlerinde ve gelirlerinde ciddi bir kesintiye uğramış durumdalar. İşsizlik şimdiden artmaya başlıyor ve yüzde 20’ye kadar yükselebileceği tahmin ediliyor. “Esnek ekonomi”deki Uber ve Lyft gibi şirketlerde çalışan işçiler, iş olması halinde tehlikeli koşullara maruz kalmaya devam ediyor.

İşçilerin hem kendilerinin hem de mahallelerindeki insanların sağlığını ve güvenliğini korumak için kolektif eyleme geçme çabası, sendikalar tarafından her adımda engelleniyor. Bu şirket maşaları açısından, şirketlerin kârları, temsilcisi olduklarını iddia ettikleri işçilerin yaşamından önce gelmektedir.

Tüm yönetimi federal yolsuzluk suçlamalarıyla karşı karşıya bulunan bir suç örgütü olan Birleşik Otomotiv İşçileri (UAW) sendikası, Salı akşamı yaptığı açıklamayla hiçbir eylemde bulunmayacağını ifade etti. Buna göre sendika, “Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’nin işyerlerinde sosyal mesafe koyma konusundaki tavsiyelerine uymayı arttıracak yeni önlemleri” devreye sokan şirketlerle birlikte çalışacak.

UAW, bu anlaşmayı “kısmı duruş” olarak pazarladı. Gerçekte ise üretim, en fazla vardiyalarda bir azalma ile devam edecek. Amaç, hayatları tehlikeye atılan işçilerin sırtından kâr etmeyi sürdürmek için üretim bandını işler tutmaktır.

İşçiler, buna sosyal medyada öfkeyle tepki gösterdiler. UAW’nin Facebook sayfasında anlaşmayı duyuran gönderiye gelen yorumlar arasında şunlar vardı: “Yine hiçbir şey yapılmıyor ve işçiler korunmuyor”, “Toplu iş bırakmaya var mısınız?”, “Fabrikaları şimdiden durdurun”, “Siz [UAW], saatlerce konuşup zaten tam olarak yaptığımız şeye varmışsınız … tıpkı toplu sözleşme görüşmeleri gibi!”

Virüsün daha fazla yayılmasını engellemek ve milyonlarca insanın hayatını kurtarmak için, gerekli olmayan işyerleri derhal kapatılmadır! Hiçbir işçiden hayatını tehlikeye atması beklenemez. Tüm üretim, sağlık ekipmanları dahil olmak üzere acil gereksinimleri üretmeye yönlendirmelidir. İşçiler, yaptıkları işin hayat kurtaracağını bildiklerinde memnuniyetle çalışırlar fakat bu çalışma güvenli koşullarda, bilim insanlarının ve sağlık uzmanlarının denetiminde olmalıdır.

İzne gönderilen işçilere tam maaş ödenmeli ve bu, şirketler ve devlet kaynakları tarafından karşılanmalıdır. Bütün işçilerin ücretli sağlık izni kullanma hakkı olmalıdır. Gelirlerinde azalma olan işçilerin temel gereksinimlerini karşılayabilmelerini güvence altına almak için, koronavirüs krizi sırasında kira, ipotek ve fatura ödemeleri askıya alınmalıdır.

Bu talepleri karşılayacak para olmadığı iddiası saçmalıktan ibarettir. Bütün bu şirketler işçileri sömürerek milyarlarca dolar kâr ediyorlar. Wall Street’e trilyonlarca dolar aktarılıyor. Bu kaynaklar, temel toplumsal ihtiyaçları karşılamaya yönlendirilmelidir.

İşçiler, bu talepler uğruna mücadele etmek, kendi sağlıklarını ve güvenliklerini savunmak için, yozlaşmış sendikalardan bağımsız fabrika ve işyeri komiteleri kurmalılar.

İşçiler, muhalefeti örgütlemek, toplantılar ve tartışmalar düzenlemek, diğer sektörlerdeki işçilere ulaşmak ve süreci uluslararası ölçekte koordine etmek için sosyal medya dahil ellerindeki tüm araçları kullanmalılar. İşçilerin hakları tek başlarına değil ancak kolektif mücadele yoluyla güvenceye alınabilir.

Bu mücadele, tüm işçi sınıfını savunan bir eylem programıyla birleştirilmelidir. Herkese test, ücretsiz ve eşit sağlık hizmeti sağlanması ve bu ölümcül virüsle mücadeleye büyük kaynaklar aktarılması, bu programa dahildir. Trilyonlarca dolar mali oligarşinin elinden alınmalı ve salgına küresel ölçekte eşgüdümlü bir müdahalede bulunmak üzere kullanılmalıdır.

Sosyalist Eşitlik Partisi (ABD) Ulusal Komitesi’nin dünkü açıklamasında belirttiği gibi: “Krize yönelik yanıta yol göstermesi gereken temel ilke şudur: emekçilerin ihtiyaçları, şirket kârları ve özel servet hakkındaki tüm kaygılar karşısında mutlak ve koşulsuz önceliğe sahip olmalıdır. Önemli olan egemen sınıfın neyi karşılayabileceğini iddia ettiği değil, emekçi kitlelerin neye ihtiyaç duyduğudur.”

Bu program için örgütlenip mücadele etmenin tam zamanıdır. Söz konusu olan milyonlarca insanın hayatıdır.