Ford’daki işten çıkarmalara karşı mücadele edin! Otomotiv işçilerini Avrupa genelinde birleştirmek için taban komiteleri inşa edin!

Sosyalist Eşitlik Partisi (Almanya–Britanya–Fransa)
19 Ocak 2019

Ford Motor Company’nin, 10 Ocak Perşembe günü, Avrupa’nın birçok yerinde fabrikaları kapatıp binlerce otomotiv işçisini işten çıkaracağını duyurması, otomotiv şirketlerinin işçi sınıfının işlerine, ücretlerine ve koşullarına karşı küresel saldırısında en son aşamadır.

Perşembe günü, Ford’un Avrupa Başkanı Steven Armstrong, Financial Times’a, 14 milyar dolarlık uluslararası bir maliyet azaltma planının parçası olan işten çıkarmaların, Ford’un kıtadaki 19 fabrikasında çalışan 53.000 işçinin “önemli” bir kısmını etkileyeceğini söyledi. Armstrong, Ford’un her ne kadar şu anda Avrupa’daki faaliyetlerini sürdürmeyi planlıyor olsa da, “eğer yeniden yapılanmayı başaramazsak her şey mümkün,” diye ekledi. Yani, 2019’da işçilere daha fazla taviz vermeleri için şantaj yapmak üzere daha fazla işten çıkarma tehdidine başvurulacak.

Yıllarını şirkete vermiş on binlerce işçi ve aileleri bir kenara atılacak. Ford, 10 Ocak’taki basın açıklamasında, bunu, “tüm işlerdeki fazla emeği azaltma” diye adlandırdı. Bu, Fransa’daki tek Ford montaj fabrikası olan Blanquefort’daki Ford Aquitaine Industries tesisinin Ağustos 2019’da 900 işi doğrudan, 3.000 işi de dolaylı olarak ortadan kaldıracak şekilde kapatılmasını ve Almanya’daki, C-Max modelinin üretiminin sona erdirileceği Saarlouis Montaj Tesisi’ndeki büyük işten çıkarmaları içerecek.

BBC’ye göre, güney Galler’deki Bridgend Montaj fabrikasında en az 370 işçi işten çıkarılacak. Britanya’daki 13.000’i aşkın Ford işçisi arasından başka işten çıkarmaların da olması bekleniyor. Rus medyası, ülkedeki Ford fabrikalarının kaderinin St. Petersburg yakınlarındaki Vsevolozhsk'taki (2.700 işçi) ve Yarçallı’daki (1.000 işçi) tesislerin beklenilen kapatılmalarıyla “çizildiğini” bildirdi.

İşçi sınıfı, şirketlerin fabrikaları kapatma, tüm mahalleleri kırıp geçirme ve on binlerce işçinin yaşamını mahvetme “hakkı”nı kabul edemez! Ford’un gayrimeşru eylemlerine, şirketin milyarder hissedarlarının ve mali spekülatörlerinin ceplerine durmadan daha büyük miktarda servet akıtma yönündeki tek amaçlı arzu yön vermektedir. Ford, geçtiğimiz yıl, sadece kar paylarına 2,3 milyar dolar harcamıştır. Bu, Avrupa’daki her bir Ford işçisi için 43.000 bin dolara denktir.

İşçilerin, tüm işyeri kapamalarına, işten çıkarmalara ve tavizlere karşı, fabrikalardaki işçilerin uluslararası ölçekte haberleşme hattını kurmak ve birleşik bir karşı saldırı örgütlemek için, Avrupa genelindeki fabrikalarda taban komiteleri kurma yoluyla bir mücadele örgütlemesi gerekiyor.

Sendikalara hiçbir şekilde güvenilemez; onlar hiçbir şeye karşı çıkmayacaklar. Gerek Fransa’daki CGT, gerek Britanya’daki Unite sendikası, gerekse Almanya’daki IG Metall ya da başka yerlerdeki sendikalar olsun, onların tamamı, işçilere karşı şirketlerin kolları olarak çalışıyorlar. Ford’un 10 Ocak tarihli basın açıklamasındaki tek dürüst ifade, bu örgütleri “sendika ortaklarımız” olarak nitelendirmesidir. Şirket, “kapsamlı dönüşüm stratejisi”ni, sendikalarla birlikte gerçekleştirmeye çalışacak.

Britanya’daki Unite sendikası, şimdiden, Ford’a yardımcı olmak ve işçilerin muhalefetini etkisiz hale getirmek için “gönüllü” işten ayrılmaları teşvik edeceğini açıkladı. Sendika yöneticisi Des Quinn, “hükümet, araba üreticileri ve sendikalar için zorlu görevin,” Britanya imalatının “başarısı”na uygun “ortamı sürdürmek” olduğunu ilan etti. Bu, Britanya’daki işçilerin daha düşük ücretleri ve daha sömürücü koşulları kabul etmesinden başka bir anlama gelmemektedir.

IG Metall’e gelince; onun tavrı, en açık şekilde, geçtiğimiz Ağustos ayında, Ford Ortak İş Konseyi’nin önderi Martin Hennig tarafından ifade edilmişti. Henning, Ford “iyi gidiyor ve birlikte iyi para kazanıyoruz” diye övünüyor ve ekliyordu: “Maliyetleri göz önüne almamız gerekiyor. Bu, şirket yönetiminin en önemli görevi olmalıdır.” Henning, 50 yaş üstündeki işçilerin sayısından yakınıyor ve “bu yaştaki işçiler, halihazırda hastalık sahibiler,” diyordu.

Avrupa genelinde sendikalar, Ford’daki ve tüm sektördeki saldırıları kabul ettirmeye çalıştıkları için, herhangi bir grev çağrısında bulunmadılar. Geçtiğimiz Kasım ayında, General Motors, Kanada ile ABD’deki beş fabrikanın ve Kuzey Amerika dışında henüz belirlenmemiş iki fabrikanın kapatılacağını duyurdu.

Avrupa’da, Ford toplu işten çıkarmaları ilan ederken, Jaguar Land Rover önümüzdeki yıl içinde 4,500 işçiyi işten çıkaracağını doğruladı. Fransız araç üreticisi PSA, şu anda, Avrupa genelindeki fabrikalarını kapatıyor; Almanya’da yan kuruluşu Opel’deki 3.700’den fazla tam zamanlı işi ve Britanya’daki Vauxhall’da yüzlerce işi ortadan kaldırıyor.

Sendikalar, bu saldırının planlanmasına yardımcı olurken, farklı ülkelerdeki ve farklı şirketlerdeki otomotiv işçilerini bölmeyi amaçlıyor. Onlar, “uluslararası ölçekte rekabetçi” kalmak amacıyla bütün ülkelerde işçileri daha düşük ücretleri ve daha kötü koşulları kabul etmeye zorlayan dibe doğru küresel bir yarışta, işçileri birbirleri ile karşı karşıya getiriyorlar.

İşçiler için ileriye giden yol, sendikaların örgütsel boyunduruğundan kurtulmaktan ve bağımsız, uluslararası bir mücadele yürütmekten geçmektedir. İşçilerin, bir işe sahip olma biçimindeki sosyal hakkı dünya çapında savunmak üzere birleşmek ve harekete geçmek için yeni örgütlenmelere; işçiler tarafından demokratik olarak seçilmiş taban komitelerine ihtiyacı var.

Otomotiv işçilerinin bu mücadelesi, işçiler arasında toplumsal eşitsizliğe, militarizme, kemer sıkmaya ve dünyanın her yerindeki kapitalist hükümetlerin büyük şirket politikalarına karşı artan muhalefetin ortasında, işçi sınıfı içinde çok büyük bir destek görecektir. 2018 yılı, uluslararası ölçekte -ABD’deki kitlesel öğretmen grevlerini de kapsayan- işçi sınıfı mücadelelerinin başlangıç niteliğindeki patlamasına tanık oldu ve toplumsal eşitsizliğe ve Macron hükümetinin büyük sermaye yanlısı politikalarına yönelik derin öfkenin canlandırdığı ve hala devam eden Fransa’daki Sarı Yelek gösterileri ile kapandı.

8 Ocak Salı günü, Kanada’nın Oshawa kentindeki GM işçileri, şirketin 2019 sonunda fabrikanın kapatılmasının planlandığını doğrulamasının ardından, Unifor sendikasından bağımsız olarak iş bırakıp fiili bir oturma grevine gittiler. 9 Aralık’ta, ABD’li üç araba üreticisinden (Ford, Fiat Chrysler ve GM) otomotiv işçileri ve başka sektörlerden işçiler ile gençler, Michigan’ın Detroit kentinde, WSWS Otomotiv İşçileri Bülteni ve Sosyalist Eşitlik Partisi tarafından örgütlenen bir toplantıya katıldılar ve oybirliğiyle, General Motors’un işten çıkarma planına karşı bir mücadele örgütlemek için taban komiteleri kurma kararı aldılar.

İşçilerin karşı karşıya olduğu kritik görev, kapitalizmi savunan tüm partilere ve örgütlere karşı muhalefet içinde, bağımsız bir siyasi mücadele geliştirmektir. Bugün, bütün ülkelerdeki egemen sınıflar, halka, kemer sıkmadan, ticaret savaşlarından, “büyük güç” askeri çatışmalarından, artan toplumsal eşitsizlikten ve halk muhalefetini bastırmak için polis devleti baskısına ve diktatörlüğe dönüşten oluşan bir gelecek sunuyor.

Buna verilecek yanıt, işçi sınıfının, Avrupa Birleşik Sosyalist Devletleri uğruna mücadelenin parçası olarak iktidarı alması ve ekonomik yaşamı özel kar değil toplumsal gereksinimleri karşılamak için yeniden örgütlemesidir. Bu, dev otomotiv şirketlerinin işçilerin demokratik denetimi altındaki kamu işletmelerine dönüştürülmesini içerecektir. Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi’nin Avrupa şubeleri, Avrupa seçimlerine, bu perspektif uğruna mücadele etmek için müdahale ediyorlar.

Sosyalist Eşitlik Partileri ve Dünya Sosyalist Web Sitesi, otomotiv sektöründeki işten çıkarmalara karşı bir mücadele örgütlemek ve uluslararası kardeşleri ile birleşmek isteyen işçilere her türlü yardımı yapacaktır. Bütün işçileri, bugün bizimle bağlantı kurmaya çağırıyoruz.